{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1733 Esas 2025/363 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1733 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/363<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/369 Esas  2022/381 Karar<br><br><br>DAVA\t: Kar Payı Alacağının Tespiti ve Tahsili<br>DAVA TARİHİ\t: 21/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/04/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki kar payı alacağının tespiti ve tahsili<br> istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in davalı şirketin yaklaşık %16,50 orana tekabül eden hissesine sahip ortağı olduğunu, şirketi temsile yetkili olan ve kuruluşundan şu ana kadar temsil eden şirket ortağının, murisin kardeşi ... olduğunu, şirketin ana faaliyet konusu olan fabrikanın 2016 yılından bu yana işletilmediğini, en son ortaklar arasındaki hesap mutabakatının 2016 yılında gerçekleştirildiğini, 2016 yılından sonraki dönemler için ise hesap mutabakatı için murisin toplantıya çağrılmadığını, bu tarihten sonra kendisine herhangi bir kar payı ödemesinin yapılmadığını, murise bugüne kadar şirketin üretim ve ticari faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan, finansal tabloları, yıllık bilançoları ve kar payı dağılımı ile ilgili bilgi ve belge verilmediğini, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen şirket yetkilisinin, murislerine herhangi bir hesap bildiriminde bulunmadığını, nakdi ya da gayri nakdi, şirketin elinde duran sermayeleri ile şirketin üzerine olan diğer varlıkların durumları, alım satımları, şirket adına olan kiralanan taşınmazların kira getirileri, banka hesapları, alacak ve borçları vs konularında murisin bilgilendirilmediğini, kendisine bu gelirlerden de herhangi bir kar payının verilmediğini belirterek murisin davalı şirketten şirketin faaliyetlerinden ve adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul satışlarından kaynaklı kar payının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiş, 29/09/2021 tarihli duruşmada kar payının ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 13/10/2020 tarihli dilekçesiyle dava değeri olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin fabrikasının 2015 yılının sonunda kapandığını, fabrikanın kapanmasıyla birlikte ortaklar arasındaki tüm hesapların görüldüğünü, davacıların murisi ...'in müvekkili şirketten demirbaş satım bedeli, kar payı vs. adı altında herhangi bir alacağının bulunmadığını, muris ...'nin müvekkili şirkete 573.787,00 TL borçlu olduğunun şirketin ticari defter ve kayıtlarıyla sabit bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı şirketin 2016 ve devamı yılları için kar dağıtımı yönünde aldığı bir genel kurul kararının olmadığı, kural olarak şirket ortağının şirketten hissesine düşen kar payını dava yolu ile isteyebilmesi için öncelikle kar payının dağıtılması hususunda genel kurul ya da ilgili kurul tarafından alınmış bir kararın olması gerektiği, genel kurul tarafından kar payı dağıtılması yönünde bir karar alınmamış ise, öncelikle genel kurulun toplanması, bu hususu karara bağlaması gerektiği, bu husus yerine getirilmeden mahkemeden doğrudan kar payının tahsili yönünde karar  istenemeyeceği, davacıların davalı şirketin ortağı muris ...'in varisleri olduğu, davacının kar dağıtılmayan bu süreç içerisinde ortaklar genel kurulunda kar payının dağıtılmasını talep etme ve bu talebin reddine karar verilmesi halinde de ise bu karara karşı iptal davası açması mümkün iken, bu yola başvurmadan doğrudan mahkemeden kar payının tespiti ile tahsilini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket defterlerinin incelenmesini talep etme yani ortağın bilgi isteme hakkının ihtarname ile talep edildiğini, ihtarnamede nakdi ya da gayri nakdi, şirketin elindeki duran sermayeleri ile şirketin üzerine olan diğer varlıkların durumları, alım satımları, şirket adına olan kiralanan taşınmazların kira getirileri, banka hesapları, alacak ve borçları vs. konularında müvekkilinin bilgilendirilmediğinin belirtildiğini, alınan bilirkişi raporunda şirketin genel kurul toplantısı yapmadığının tespit edildiğini, davanın konusunun TTK'ya göre ortağın bilgi istemine dayalı olarak açılan davada, eksik inceleme ve yeterli gerekçeden uzak ret kararı verildiğini, davalı şirketin, mahkemeden de bilgi ve belge kaçırarak yasal olarak tutması gereken tüm ticari defterlerini, şirketin finansal tablolarını, kapanış onaylı ticari defterlerini, büyük defteri, işletme defterini vs. mahkemeye ibraz etmediğini, bilirkişilerin davalı şirketin sunduğu şirket faaliyetlerini gösteren belgelere göre hareket ettiğini, davalı şirket temsilcisinin gerek vergi kaçırmak gerek müvekkilden kar payı ve gayrimenkul kaçırmak için hileli finansal raporlama yoluna giderek bilançoyu maskelediğini, bu hususun şirketin 332 parselin satışından elde ettiği bedeli ortaklara dağıtmasından ancak bilanço ve defterlerine kaydetmemesinden de anlaşıldığını, davacıların murisinin vefatı öncesi imzalamadığını iddia ettiği genel kurul toplantı karar defterlerinin incelenerek, hangilerinin müvekkili imzasına havi olmadığının da tespit edilmesi gerektiği hususlarının beyan ve talep edildiğini, sunulan uzman görüşünde elde edilen karların, makul sebeplerle ve belirli süreyle sermayeye eklenmesi veya yedek akçe olarak öz kaynaklarda korunması karar altına alınmamışsa, limited şirketlerde karın dağıtılması gerekliliğinin olduğunu, yönetimin her yıl net karın ne olacağı, dağıtılıp dağıtılmayacağı ve dağıtılmayacaksa hangi amaçla kullanılacağını belirterek karar almak zorunda olduğu, kar dağıtılmamasının süreklilik arz ettiği ve 2004 yılından başlayarak karların dağıtılmadığını, kısmen dağıtılması veya yedek akçe ayrılmasına dair karar da alınmadığını, dağıtılmamasına ilişkin olarak herhangi bir gündem maddesinin dahi görüşülmediğini, limited şirketin ana sözleşmesinde kalan kısmın dağıtılacağı şeklinde kesin hüküm olduğunu, kar payı dağıtımının sadece hissedarlara dağıtılan bir nema olmayıp çalışanlara, müşterilere, bağlı sandık yada vakıflara aktarılan payları da içerebileceğinden bu konuda dağıtılıp dağıtılmama kararının önem taşıdığını, 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin ekindeki şirkete ait bilançonun tetkikinde bu karların vergiden sonraki brüt karlar olduğunu, kanunlara ve ana sözleşmeye uygun olarak 1980 yılında kurulan şirketin sermayesinin %20'sine varacak tutarda yasal yedek akçe ayrılmadığını, olağanüstü yedekler diye ayrılan kısmın 40 kat daha fazla olduğunu, yasal yedekler ayrılmaksızın özel fonlar adı altında yedek akçeler oluşturulduğunu, bir kez 2017'de yapılan sermaye artırımı dışında gerek sermaye düzeltmesi olumlu farkları, gerek özel fonlar gerekse olağanüstü yedeklerle sermaye artırımına dahi gidilmediğini, bu şekilde ortakların zararına durumlar oluştuğunu, bu sermaye artırımı ve kanuni zorunluluklardan sonra kalan kısmın akıbeti konusunda hiçbir karar bulunmadığını,  şirket karlarının herhangi bir üretimden kaynaklanmadığını, çoğunluğunun satılan araç ve gayrimenkullerin karlarından oluştuğunu, bu durumun 30.11.2021 tarihli detay mizanda açıkça görüldüğünü, şirketin aktifinde bulunan ve daha sonra alınan kararlarla satılan menkul ve gayrimenkul hareketlerinde belli ortaklara piyasa değerinin ne kadar altında veya eşit olduğu belli olmaksızın satıldığını yönünde görüş bildirildiğini, açıkça ortakların zararına hareket ettiği tespit edilen, bu şekilde kendine menfaat temin eden şirket müdüründen dolayı şirketle ilgili talep ettikleri tüm hususların mahkeme tarafından tespiti gerekirken, bu hususların hiçbiri gözetilmeden, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilgi edilme hakkının yerine getirilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirket kar payı alacağını tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavalı şirketin 10/09/2016, 10/01/2018 tarihli genel kurul kararları, davacılar murisi tarafından davalıya gönderilen 20/10/2020 tarihli ihtarname ile davalı tarafından davacılar murisine gönderilen 28/10/2020 tarihli cevabi ihtarname sureti, 06/10/2015 tarihli davacılar murisinin imzasının da yer aldığı makbuz suretleri, tapu kayıtları, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, yargılama aşamasında mali müşavir ve hukukçu bilirkişi heyetinden alınan 10/03/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tYargılama aşamasında alınan ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi heyeti raporunda, davacılar murisinin davalı şirkette %16,54 oranında hissedar olduğu, şirket yetkilisinin aksi karar alınıncaya kadar ... olacağı, davalı şirketin 2016, 2017 ... 2020 yıllarında herhangi bir kar dağıtımı yapmadığı, kar dağıtımına ilişkin karar alınmadığı, davacılar murisinin bu konuda talebi olduğuna dair şirket karar defterine geçmiş bir karar bulunmadığı, 2016 yılında şirketin zarar ettiği, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılında ise şirketi kar ettiği, şirketin geçmiş yılları zararlarının mahsubundan sonra dağıtılabilir karının bulunduğu, kira gelir konusunda davalı kayıtlarında gelir kaydının yer almadığı, kira kontratına göre kira başlangıcının 01/05/2021 olup, henüz kira tahsilatı yapılmadığı, müteahhitlik kapsamında yapılan inşaatla ilgili dairelerin maliyet ve satış kayıtlarının mevcut olduğu, davalı şirketin dağıtılabilir karının bulunduğu, davacı mirasçılarının şirkette %16,5 hisseye sahip olup, azınlık ortakların da genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, şirket sermayesinin %10'una sahip ortakların gündemi ve toplantıyı gerektirir sebepleri belirterek şirket müdürlerinden genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilecekleri, davacıların bilgi alma hakkının bertaraf edilip edilmediği, şirketin hesap verme ve şirket defterlerini inceleme taleplerinin yerinde olup olmadığı, kar payı taleplerinin yerinde olup olmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavalı şirketin 10/09/2016 ve 10/01/2018 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarında davacılar murisi ...'in de imzası bulunmakta olup, şirkete ait makine, taşıt ve tesislerin belirtilen tutarlardan aşağı olmamak üzere şirket ortaklarına, şirket ortaklarının ortak olduğu diğer sermaye şirketlerine veya üçüncü şahıslara satılmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir. <br>\tDavacılar murisi tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile, şirket hesapları ve finansal tablolarla ilgili bilgi ve belge verilmesi talep edilmiş, davalı tarafından davacılar murisine gönderilen cevabi ihtarname ile kayıtlarla ilgili olarak istenildiği zaman her türlü bilgiyi alabileceği, şirket ortaklar kurulu tarafından alınmış bir kar dağıtım kararı bulunmadığı, aldığı 301.480,00 TL nakit borcu iade etmesi gerektiği, şirket kar dağıtım kararı aldığında davacılar murisine düşen kar payının hesaplardan mahsup edilerek kalan tutar varsa ödeme yapılacağı bildirilmiştir. <br>\tDavacılar murisinin de imzasının yer aldığı 06/10/2015 tarihli makbuzda, şirket adına kayıtlı taşınmaz satışından elde edilen 1.290.000,00 TL'den hissesine düşen 190.500,00 TL'yi nakden ve tamamen aldığı belirtilmiştir. <br>\tDavacılar murisi ...'in, davalı şirkette %16,54 oranında ortak olduğu, dava dışı şirket ortağı ...'in aksi karar alınıncaya kadar davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tDavacı yan murislerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kar payı dağıtımı yapmadığını, kar payı alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise kar payı dağıtımına ilişkin alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını, davacılar murisinin şirkete borçlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tUyuşmazlık, davalı şirket ortağı olan davacılar murisinin davalı şirketten kar payı alacağı talep etmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise kar payı alacağının miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinin açıklama kısmında bilgi alma hakkının ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, netice talebinde, davacılar vekilinin talebini açıkladığı 29/09/2021 tarihli duruşmada ve davanın açıklanmasına ilişkin 13/10/2020 tarihli  dilekçesinde bilgi alma hakkına ilişkin herhangi bir talep ileri sürmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacı yanın dava dilekçesinde netice talebi, vekilin yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanları gözetilerek açılan işbu davanın sadece kar payı alacağının tespiti ve tahsiline ilişkin olduğu gözetilerek sadece anılan talep yönünden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacı yan dava dilekçesinin içeriğinde davalı şirketten kar payı alacakları bulunduğunu, bu alacağının ödenmesini talep ettikten sonra netice talebinde kar payı alacağının tespitini talep etmiş ise de, davacılar vekili 29/09/2021 tarihli celsede kar payı alacağının ödenmesini talep ettiği gibi, 13/10/2020 tarihli dilekçesiyle de, kar payı alacağına ilişkin dava değerini 1.000,00 TL olarak belirtmiş, ön inceleme duruşmasında da davacı vekilinin kar payı alacağını tahsili talebi bulunmakta olup, davalı yanın iddianın genişletilmesine muvafakati olmadığına ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Mahkemece davanın kar payı alacağının tespiti ve tahsiline ilişkin olduğu gözetilerek yargılama yapılıp, anılan talepler doğrultusunda hüküm kurulması isabetlidir. <br>\tEsasa ilişkin değerlendirmelere gelindiğinde, limited şirkette karın dağıtımına ilişkin kurallar 6102 sayılı TTK'nun 608. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 608. maddesine göre, kar payı sadece net dönem karından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kar payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. Yine aynı Yasa'nın 616/1-e bendi gereği kar payı hakkında karar vermek genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Ayrıca anılan Yasa'nın 617/3. maddesinde yapılan atıfla işbu Yasa'nın \"Azlık\" başlıklı 411. maddesinde ise sermayenin en az onda birine sahip pay sahiplerinin yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebileceğini, 3. fıkrasında ise çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, 4. fıkrasında yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi halde çağrının istem sahiplerince yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. \tAnılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, kar payı hakkında karar vermek genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Kar dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisi ortaklar kuruluna ait olup, bu yetki başka bir organa devredilemeyeceği gibi ortaklar kurulu, kar dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağı dava açarak kendisine ait karı isteyemez. Bu kural emredici nitelikte olduğundan, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamaz. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin 19/11/2013 tarih ve 2013/16155 Esas 2013/20847 Karar sayılı emsal nitelikteki kararı da aynı yöndedir.<br>\tBu durumda mahkemece kar dağıtımına ilişkin kararları alma yetkisinin ortaklar kuruluna ait olduğu, bu yetkinin başka bir organa devredilemeyeceği, ortaklar kurulunun kar dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağının dava açarak kendisine ait karı isteyemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025 <br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"749cb749f3a46d7440095732ddb8ad42","SID":"b09972f6b16573db"}}