{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/418 - 2025/718<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/418 <br>KARAR NO\t: 2025/718<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/159 E.  -  2022/457 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2022 tarih ve 2022/159 Esas - 2022/457 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalı ..., ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 10.000'i aşkın satış noktasında tescilli \"...\" ve \"... ...\" ibareli markaların satış ve dağıtımını yapmakta olduğunu, hal böyle iken davalının davalının 2020/66318 başvuru  numaralı \"... ...\" ibareli markanın tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının müvekkiline ait markaların bir harfini değiştirerek oluşturmuş olduğu davaya konu markanın müvekkilinin markalarına aynıyet derecesinde benzer olup davalı markanın tescilinin istendiği 32, 33 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasının kapsamında  bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasına bu düzeyde benzer bir markayı tescil ettirmesinin markalar arasında iltibasa neden olacağını ve davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla   kötü niyetle başvuruda bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-1717 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/66318 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>         Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkilinin \"... ...\" markasında \"... ...\"  tarzında yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin sunulmasını amaçlamış olup davacının hazır ambalajlı ürünlerin üretilip market bünyesinde alışverişe gelen tüketicilere arzını  hedeflediğini, bu itibarla davacıya ait markaların hedef kitlesinin müvekkilinin hedef kitlesinden ve markalar da farklı mal ve hizmetlere ilişkin olduğundan iltibastan söz edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın yazılış ve okunuş olarak da davacının markasından farklı olduğunu ve itiraza mesnet markaların 03, 07, 09, 11, 29 ve 30. sınıflarda, müvekkilinin markasının ise 32, 33 ve 43. sınıflarda tescilli olması nedeniyle mal benzerliğinin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu marka ile  davacıya ait markalar arasında \"...\" ibaresinden kaynaklı olarak görsel ve işitsel benzerliğin söz konusu olduğu, bu benzerlik sonucu alıcılar mal ve hizmetlerin farklı olduğunu anlasa dahi kaynağının aynı işletme olduğu ya da satıcı veya hizmeti sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlantı bulunduğu algısı oluşacağından markalar arasında iltibas bulunduğu ve davacının eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve başvurunun kötü niyetli olduğuna dair  iddiaları bakımından dosyada yeterli belge ve bilgi bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-1717 sayılı YİDK kararının  35. sınıftaki \" müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için: parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvan için deodrantlar dahil; ilaç ihtiva eden  kozmetikler hariç) ilaç ihtiva eden kozmetikler, diş hekimliği için ürünler, (aletler cihazlar hariç) diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir  maddeleri, Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyerl el losyonları, mallarının bir araya  getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parekende toptan satış mağazaları, elektronik  ortamlar, katalog, ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) ve 43. sınıf \"yiyecek içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden kısmen iptaline ve bu mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraz aşamasında davaya konu markanın 2008/61383 \" ... ...\" ibareli marka ile 29 ve 30. sınıflar yönünden benzer görülerek bu mal ve hizmetlerin çıkarılmasıyla markalar arası benzerliğin giderildiğini, itiraza mesnet markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin 3, 29 ve 30. sınıfa dahil olup davalı markanın kapsamında bulunan 35 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler ile bir benzerlik içermediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf  başvuru dilekçesinde, itiraz edenin itiraza mesnet markanın kullanıldığını ispat etmek zorunda olduğunu, cevap ve ikinci cevap dilekçesinde kullanım ispatı talebinde bulunulmuş olmasına rağmen bu husustaki  itirazlarının dikkate alınmamasının hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, davacının faaliyet alanının market zinciri ve müvekkilinin ... ... tarzında yiyecek ve içecek  sağlanması hizmetleri olması itibariyle markalar arasında mal ve hizmet benzerliğinin söz konusu olmadığını, markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduklarından tüketicilerin markalar arasında bağlantı kurmayacaklarını, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kararı ile markalar arasında iltibasa neden olacak 29 ve 30. sınıflardaki emtiaların markadan çıkarıldığını ve bu karar sonrasında markalar arasında bir benzerlik kalmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu markanın müvekkilinin markası ile aynıyet derecesinde benzer olduğu tespit edilmişse de, davalının kötü niyetli ve  müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu iddiasının yetersiz inceleme sonucunda   reddedildiğini, müvekkilinin 81 ildeki 13.000'den fazla mağazasının günde 3.500.000insan tarafından ziyaret edildiği ve davacının itiraza mesnet markasını taşıyan ürünlerin bu mağazalarda satışa arz edildiği hususları nazara alındığında itiraza mesnet markanın tüm ülkede yüksek bir bilinirliğe sahip olduğunun tartışmasız olduğunu, buna bağlı olarak  başvurunun kötü niyetli olarak kabul edilip davanın tamamen kabulü gerektiğini ileri   sürerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br> GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “... ...” ibareli marka başvurusu ile davacının \"... ...\" ve \"...\" ibareli itirazına mesnet markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere markalar kapsamında aynı/ aynı tür ya da benzer olduğu tespit edilen  mal ve hizmetler  yönünden işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği ve ayrıca  davalı tarafından YİDK aşamasında ve cevap dilekçesinde itiraza mesnet markalar için kullanım ispatı talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 435,50'ar-TL bakiye harcın davacı ve davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06c49d110ba7c39873524115301016a2","SID":"78c5521b459fc5ca"}}