{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/79 <br>KARAR NO\t: 2025/339<br><br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili gerçek kişi tacir  ---- (V.D. ----) ,----   Plakalı araçları satın aldığını, müvekkili bu araçları satın almadan önce ;  ---- ile  ----- market arasında imzalanmış olan nakliye / taşeronluk sözleşmesi gereğince söz konusu araçlar  ---- market siparişlerini ----- İli'nde müşteriye teslim amacıyla kullanıldığını, müvekkili de bu araçları satın almasının akabinde ---- ve  ----- arasındaki sözleşme devam ettiğinden, satın aldığı araçlarla birlikte bu teslimat işini yürüttüğünü, müvekkilin verdiği hizmetin bedeli de ; öncelikle  ---- ile    ---- arasındaki sözleşme gereği  ----- ödeneceğini, müvekkilin hakediş bedellerinin karşılığını------ tahsil etmesi gerektiğini, hakediş bedeli ise teslim ettiği paketlere göre belirleneceğini, ancak müvekkilin hak kazandığı hizmet bedeli ödenmediğini, müvekkili 2023 Nisan - 2023 Ekim arasında vermiş olduğu hizmete ilişkin hakediş bedellerine bağlı olarak  fatura düzenlemişse de bu fatura bedellerinin müvekkile ödenmediğini, fatura içeriklerine de yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, adı geçen -----, şirket bölünmesi yaşamış olup infisah edildiğini, davalı şirketler -----tüm aktif ve pasifleriyle birlikte -----. Noterliği 25.07.2024 tarih ----- sayılı,24.07.2024 tarihli Genel Kurul kararı ile devrolduğunu, bu karar   ---- Gazetesi'nde 31.07.2024 tarihinde ilan edildiğini, ---- Dosya numaralı dosyası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile, yargılama giderlerinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı itirazı olduğunu, davanın kötüniyetli açıldığını,  davacının hukuki yararı olmadığını davacı belirli alacak davası açmadığından davanın reddi gerektiğini, davaya mesnet fatura ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:<br>Vergi Dairesi müzekkere cevapları, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, alacak talebine ilişkindir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.\" Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek \"Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.\" ifadesine yer verilmiştir. <br>Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde; nispi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Aynı kanunun 12.maddesine \"bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.\" Anılan Yasanın 11.maddesinde \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.\"; 15.maddesinde de \"İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemeleri bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.<br> 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde; Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Gerçekten, 19.02.1986 tarih ----- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;<br>Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.(Yarg------<br>Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkememizce davacı tarafın uyuşmazlık konusu olayın gerçekleştiği iddia edilen 2022-2023 yılları arasına ait vergi kayıtlarının ilgili vergi dairelerinden istendiği, davacı tarafa ait vergi kayıtlarının incelenmesinde mezkur tarih aralığında işletme defteri esasına göre defter tuttuğu, gelir vergisi mükellefi olduğu, ticari kazancının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlayıcı faaliyette  bulunmadığı anlaşılmakla davacı taraf tacir olmadığından huzurdaki davanın nisbi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, aynı zamanda mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olup  görev yönünden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. <br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, <br>2-)6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin   ---- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>3-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten;  kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ  ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik  kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,<br>5-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde  mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde  mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca  yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı ----vekilinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak  üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"246ff4cb1802f9781c09936a16aeeb26","SID":"dbe37bbbf2eea410"}}