{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1040 <br>KARAR NO: 2025/1224<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2025<br>NUMARASI: 2025/93 E - 2025/204 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 06/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı  ve  karşı taraf yabancı uyruklu olup eskiden beri arkadaş olduğu,davalının  davacıyı  ikna etmesi sonucu  taraflar arasında Bakırköy ... Noterliğinin 04.11.2020 gün ve ... Yevmiye ile adi ortaklık sözleşmesi tesis edildiği, ... isimli  ortaklığın faaliyet konusu  bayan kuaför ve güzellik merkezi olarak belirlendiği,söz konusu işletme ... Mah. ... Sokak No.... Esenyurt/İstanbul adresinde Esenyurt Vergi Dairesine bağlı olarak ... Vergi Numarası ile  faaliyette bulunduğunu,3 yılı aşan ortaklık sürecinde davalı başlangıçta ekonomik sıkıntılarını göstererek davacıdan  önemli miktarda paralar aldığını,ortaklık faaliyeti devam ederken  kasa hareketleri tamamen davalının denetiminde olmuş ve davacıya  hiç bir surette hesap verilmediğini, ortaklık boyunca davacıya  tabiri caizse tek bir lira ödeme dahi yapılmadığını,bu süreç içerisinde yapılan ticari faaliyetler ve müvekkilinin maruz kaldığı hukuki ve ticari eylem ve/veya işlemlere karşı tüm dava, talep hakları saklı kalmak kaydıyla ,davacının  karşı taraftan yüksek miktarda alacağı bulunduğunu,ticari faaliyetin beşeri ilişkisine zarar vermemesi ve karşı tarafın davranış biçiminden rahatsız olan  davacının  davalı tarafla anlaşarak   Büyükçekmece ... Noterliğinin 29.04.2024 gün ve ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile ortaklığını sonlandırdığını,davacının  bu tarihten sonra karşı tarafla ortaklık müddetince payına düşen   alacağı  belirlemek için sözlü olarak bir çok kez konuşsa da herhangi bir netice alamadığını,belirttiği tarihlerde yurtdışında bulunduğunu,ancak davalının  bu durumu bilmesine rağmen İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... takip numarası ile ilamsız  icra takibi başlattığını,davacının yurt dışında olması nedeniyle   tebligata geç muttali olduğunu, hem icra dosyasına itirazda bulunulmuş hem de 08.01.2025 tarihinde  İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin  2025/22 E. Sayılı dosyası üzerinden tebligatın iptali ve gecikmiş itiraz konulu dava ikame edildiğini,karşı taraf dava açtıkları  tarih ile İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin  2025/22 E. Sayılı dosyası üzerinden takibin tensiben durdurulmasına karar verildiği tarihe kadar davacıya  ait banka hesaplarına haciz yazıları göndermiş ve adına kayıtlı bulunan araçlarında yakalanması talebinde bulunulduğunu,yabancı uyruklu olan müvekkilinin  özellikle banka haciz yazıları ile birlikte bankalar nezdinde zor duruma düşürülmüş ve riskli müşteri konumuna getirildiğini,takibe dayanak yaklaşık 140 kalem  evrakın tamamına en geniş kapsamda itiraz etmek ve borçlu olmadığını tekrar belirtmek kaydıyla  icra takibine konu evraklar incelendiğinde şu hususların tespitinin  <br>\"a-Bu evrakların önemli bir kısmı ... isimli şahsa ait olup davanın  tarafı değilidir. b-Bir çok evrak karşılığı ödeme yapılıp yapılmadığı, karşılığında fatura alınıp alınmadığı belli değildir. c-Evraklardan anlaşılan müvekkilin ortaklığının olduğu dönemde neredeyse işletmenin  hiç bir para  kazanamadığıdır ki bu durum gündelik hayatın olağan akışına aykırıdır. d-İcraya konu edilen makbuzlardan 470.000,00 TL bir sözde alacağa nasıl ulaşıldığı da anlaşılamamaktadır. e-Takip tarihinden fiili tahsil tarihine kadar bankalarca 1 yıl ve daha uzun vadeli tl mevduatlara fiilen uygulanan azami faizin hukuki dayanağı ile 178.941,24 TL   geçmiş gün faizine nasıl ulaşıldığı anlaşılamaması bir yana  yasaya ve usule açıkça aykırı\" olduğunun görüleceğini, İİK.m.72/3’e göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında  teminat mukabilinde icra veznesine yatan paraya yönelik ihtiyati tedbir kararı verebilebileceğini,belirterek bu konuda  ihtiyati tedbir talep ettiklerini belirterek ayrıca davanın kabulüne,davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında müvekkilimin borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı  yönünden takibin iptaline, icra takibi haksız ve kötü niyetli yapıldığından  davacı lehine  %20 tazminata hükmolunmasına,İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yatan paranın karşı tarafa ödenmemesi için  uygun görülecek teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi17.02.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davaya cevap verilmemiştir.Mahkeme, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere taraflar arasında TBK.nun 620. Maddesinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, tarafların tacir olmadığı, adi ortaklığın TTK.nda düzenlenmediği anlaşıldığından davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin açık olduğu, (Emsal; İstanbul BAM 37.HD.nin 05/03/2024 tarih ve 2023/2556 E. 2024/782 K.ile İstanbul BAM.3.HD.nin 07/12/2023 tarih ve 2023/896 E. 2023/3643 K.) huzurdaki davada, mahkemenin  görevli olmayıp, genel mahkemelerin  görevli olduğu gerekçesi ile; \"Mahkemenin  GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA\" istinafı kabil olarak 12/03/2025 tarihinde  karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ortaklar arasındaki işlemler yönünden taraflar bu adi ortaklık nedeniyle tacir kabul edileceğinden, ortaklık faaliyet dönemindeki işlemlerine dair ihtilaflarda Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu kanaatinde olduklarını belirterek kararın kaldırılarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, davacı aleyhine yapılan takipte davacının borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatına  ilişkindir. Taraflar arasında daha önce adi ortaklık sözleşmesi ve adi ortaklık ilişkisi bulunduğu,ancak sözleşmenin davacı tarafça noter kanalı ile sonlandırıldığı,davacının davalıya söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı ileri sürülmekle,davanın taraflarının tacir olmadığı dosya kapsamı ile belirlenmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Davacı ve davalının tacir olup olmadığı belirlendiğinden  uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereklidir.Görev hususu dava şartı olup,kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli olup,görev yönünden usuli kazanılmış hak da sözkonusu olmayacaktır. Mahkemenin görevsizlik kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02f06d88b58351a632d4d47290b23855","SID":"1de565c527d1307a"}}