{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR                                                          \t\t\t\t<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                        \t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2020/42 <br>KARAR NO\t: 2020/312<br>DAVA\t: Murazanın  Giderilmesi <br>DAVA TARİHİ\t: 20/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2020<br>Mahkememizde görülmekte olan Murazanın giderilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif kurallarının çekildiğini ve herkesin bağımsız parselinin belirlendiğini, inşaata başlanmadan tüm ortakların projenin niteliği konusunda ortaklaşa karara vardıklarını ve her bir ortağın ileri yaşlarında yaşayacakları zorlukları dikkate alarak merdiven sıkıntısı yaşanmaması, araçlarını bahcesine park etmesi, evin tek katlı olması gibi konularda mutabakata varıldığını, arazinin kodlarının bu amaca hizmet edecek şekle getirilerek inşaatlara başlandığını, davalı kooperatifte kura çekilmesi neticesinde müvekkiline ... ilçesi ... Mah ... ada ... parselde kaim taşınmazın isabet ettiiğini, 1163 sayılı yasa gereği müvekkiline tahsis edilen parselinde yapılacak binanın temel ve su basma betononunun atıldığını, kat kolonlarının döküldüğünü, bahçe betonlarının da diğer ortaklar gibi projesine uygun kesintisiz bahçe peyzajı elde edilecek nitelikte yapıldığını, davalı kooperatifin yönetim kurulunun değişiminden sonra yeni gelen yönetim kurulu tarafından anlaşılamaz şekilde müvekkiline ilk ruhsata esas projede değişiklik talep edip etmediğinin sorulduğunu, ilk projeye sadık kalınmasının müvekkili tarafından istendiğini, müvekkilinin hiçbir şeklide proje değişikliğini ve mimari değişikliği kabul etmediğini açıkça beyan etitğini, ancak müvekkilinin haricen binanın giriş ve bahçe kotunun bir buçuk metre düşürüleceği, bahçenin tüm ortakların istek ve amacına uygun şekilde tek düzeyde değil kademeli şekilde yeniden düzenleneceği, binanın yıkılarak yeniden yapılacağı şekilde duyumlar aldığını ve kooperatife ve ihbar olunan olarakta Kemalpaşa Belediyesine ihtarname gönderilerek mevut projenin aynen uygulanmasını, proje tadilatına ve proje değiştirilmesine onay vermediğini, onay ve bilgisi olmadan hiçbir tadilat ve yıkıma müsaade etmediğini, yıkım ve benzeri şekilde bahçe kademelendirme gibi işlem tesisi yönünden yönetim kurulu kararı alınması halinde kendilerine tebliğ edilmesine, müvekkilinin onayı olmadan ve genel kurul kararı alınmadan yapılacak bir yıkım halinde yasal yollara başvuralacağının ihtar olunduğunu, kooperatif ortakları tarafından kooperatifler kanunu ve ana sözleşme hükümleri gereğince kuralar çekildiğini, fark bedellerinin mevcut duruma göre ödendiğini, kura çekimi ile birlikte 1163 sayılı yasa gereği ilgili parselin müvekkiline tahsis edildiğini, tahsis öncesi projelerin genel kurul onayı ile kabul edildiğini, tahsisin gerçekleşmesinden sonra parsel ve üye bazında  proje değişikliği yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumun hem ortaklar arası eşitlik prensibine hem de kooperatifin en yetkili organı olan genel  kurul karrarlarına da aykırı olduğunu, genel kurul kararlarına aykırı şeklide üyelere parsellerin tahsis edilmesinden önce genel kurulda onaylanan projeye göre inşaata başlanmış iken hiçbir genel kurul kararı alınmadan sadece yönetim kurulunun kendi insiyatifi ile projelerde tadilata gidilmesinin kooperatifler kanunu ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı tarafa ihtarname gönderilmesine rağmen müvekkilinin parselinde tadilat ve yıkım işlemlerine başlanmış olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini bildirerek taraflar arasındaki muaraazanın giderilmesi suretiyle müvekkiline tahsis ve inşaata başlanmış olan ... ilçesi ... mah. ... ada ... parselde kain taşınmazında yapı ve çevresini kapsayan bahçe alanı da dahil olmak üzere genel kurulda onaylanan mevcut projenin uygulanmasına inşaatın bu projeye göre devamına karar verilmesini, taşınmazın ve bahçe duvarlarının yıkımına başlanmış olması nedeniyle acilen delil tespiti yapılmasına ve müvekkilinin parselinde tadilat ve yıkım işlemlerini tedbiren durdurulmasına karar verilmesini kararın müzekkere yazılarak talebin Kemalpaşa Belediyesine ihbar edilmesini talep etmiştir. <br>Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin 31/01/2020 tarihli ara karar ile kısmen kabulü ile dava konusu ... Mah ... ada ... parselde davalı tarafça yapılacak yıkım işlemlerinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına, taşınmaz değeri üzerinden %15 teminat alınmasına karar verilmiştir.<br>Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkin 11/02/2020 tarihli dilekçesinde özetle: Davacının muarazaanın giderilmesi talebinde korunması gerekli bir hukuki yararının olmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, kooperatifin yani yönetim kurulunun yaptığı yıkım ve tadilat işlerinin hukuki ve fenni zorunluluk olup dayanağını 03.08.2019 tarihli genel kurul kararının oluşturduğunu, genel kurul kararının 3.maddesi ile taş duvarların yıkılıp yeniden yapılması veya sağlam kalan duvarların ruhsat gerektirmeyecek seviyeye getirilmesi,bahçelere kademe duvarları yapılması işlerinde yeni yönetime yetki ve görev verildiğini,kararın davacının da katıldığı genel kurulda oy birliğiyle alındığını,  İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasında kooperatif üyesi davacı ... tarafından neticesi kooperatif lehine olmak üzere eski yönetimi oluşturan kooperatif üyeleri davalılar ..., ... ve ... aleyhine sorumluluk davası açılmış olup davanın derdest durumda olduğunu, bahsi geçen davada alınmış olan 23/12/2019 tarihli 30 sayfalık bilirkişi raporu sonuç değerlendirmesine göre halihazırda sahada yapılmış olan istinat duvarlarına konulan barbakanların çalışmadığı,yeterli sayıda ve çapta konulmadığı, önümüzdeki dönemde oluşabilecek şiddetli yağışlarda can ve mal güvenliği açısından son derece tehlikeli olabileceği tespiti yapıldığını ve genel kurulda bu konuda karar alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini, hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi gereğince davacı dışındaki üyeler hangi haklara sahipse ve hangi vecibeleri yerine getiriyorsa davacının da aynı konumda olduğunu, yönetimin yaptığı işlerin de tüm üyelerin yararına olduğunu, tadilat ve yıkım işlerinin oybirliği ile alınan karar gereği olduğunu, yeni yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetki ile istinat duvarlarının yıkımına ve parsellerde kademe oluşturmaya başladığını, projenin bütünlük içinde yürütüldüğünü, ihtiyati tedbir kararının fen ve tekniğe uygun olarak yapılacak yıkım ve tadilatın gecikmesine, davacı parseli ile diğer parseller arasında kot uyumsuzluğu oluşmasına neden olacağından kooperatifin para ve zaman kaybedeceğini bildirerek ihtiyati tedbir kararının HMK m.394/4 gereğince kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İhtiyati tedbir kararına itirazın 12/03/2020 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiş, aşamada davacı vekili 19/06/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, dosyada tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmiş, 25/06/2020 tarihli dilekçesi ile yokluklarında karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili 19/06/2020 ve 25/06/2020 tarihli dilekçeleri ile davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığı bildirmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin davayı  sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu nazara alındığında davanın feragat nedeniyle reddine, Mahkememizce verilen 31.01.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin  aşağıdaki karar  verilmiştir.<br>HÜKÜM ;  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle ; <br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, <br>2-Mahkememizce verilen  31/01/2020 tarihli  ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,  ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığının davalı tarafa ve Kemalpaşa Belediyesine bildirilmesine, <br>3-Alınması gerekli 54.40 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 8.740,69 TL den mahsubu ile bakiye 8.686,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-Talep olmadığından davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde  ilgili taraflara iadesine,<br>Dair; tarafların yokluklarında karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar usülen okundu.  25/06/2020<br>Başkan<br>e-imzalı <br>Üye<br>e-imzalı <br>Üye<br>e-imzalı <br>Katip<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6411bee8dbc5fa6877f6744eda1995a9","SID":"f437d06476f37ff0"}}