{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/952 <br>KARAR NO: 2025/1075<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2025<br>NUMARASI: 2025/118 E - <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 22/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalıların  \"... Mah. ... Sk. N:... Esenyurt/İstanbul\" adresinde müvekkili şirket ekiplerince ... numaralı tesisatta 19/07/2018 tarihinde yapılan kontrolde; ilgili tesisata ait akım trafosunun sistemde 600/5 (x120) gözükmesine rağmen mahalde 400/5 (x80) akım trafosu bulunduğu görüldüğünden etolon testi yapıldığını, sonrasında değişmiş olan sayacın kaldırma endeksine göre ek tüketim alınması gerektiği tespit edildiğini, bu hususa ilişkin olarak endeks bilgileri ve ek tüketim hesabı tablosu tablo halinde dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının kullanım yerinde bulunan panonun mühürsüz olduğunu,  ölçü devresi kontrolü yapılmış ve aboneye sözleşme gücüne uygun olan 600/5 amper 0,5 class 10 vA akım trafosundan 3 adet takıldığını, sonrasında  06/12/2018 tarihinde mahale tekrar gidildiğini ve  yapılan kontrolde sayacın arkasına neodyum mıknatıs konularak sayacın eksik kayıt yaptığı tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerince ... seri numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalılar tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla  Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... (yeni no: ...) Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalılar-borçlu bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket alacağı elektrik aboneliğinden kaynaklı faturaya dayalı alacak olup alacak rehinle de teminat altına alınmadığını, elektrik aboneliğine dayalı fatura alacağı olan 191.178,28-TL toplam alacağı nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 20/02/2025   tarihli ara karar ile  ; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde kaçak elektrik kullanıldığının tespitine yönelik vidoe kaydının, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı alacağa ilişkin olarak tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklanmakta olduğu,  davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağının varlığının tespiti halinde ne kadar alacağının bulunduğu hususunun yargılamaya muhtaç olduğu, her ne kadar davacı tarafça dosyaya CD ibraz edilmiş ise de söz konusu cd içeriğindeki görüntünün uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek kaçak tüketim olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden anılan sebeplerle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/93 Esas, 2023/52 Karar Sayılı, 10/01/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulmakla davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, nitekim davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar Sayılı, 25.03.2024 Tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair \"Elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine,\" şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda takdir yetkisi dosya durumuna göre mahkemelere bırakılmış olup eldeki davada dosyada bulunan deliller \"  itibarıyla; İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;Dosya içeriğinde hali hazırda  sunulmuş olan deliller ve bilhassa sundukları  kaçak kullanımı gösterir sayaç görüntüsü ve kaçak kullanımı gösterir video kaydı neticesinde borcun varlığının  kesinlik teşkil ettiği,kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu,  bu bağlamda ispat yükünün , tutanağın aksini iddia eden tarafa aitt olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tarihinde davalının tespit anında mahalde olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında yer alan davalının T.C. kimlik numarası ile ve davalının dosya kapsamındaki ikrarlarıyla sabit olduğu, davalı, kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği sırada mahalde fiili kullanıcı olup işbu tespitlere de şahitlik ettiği, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceği, . Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42 ve devamı maddeleri uyarınca davalının kaçak elektrik kullandığı sabit olup  kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun  mevzuata uygun olduğu,  müvekkili şirket işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı,   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;dava,itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.  Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Kaçak tutanağının incelenmesinde borçlu isminin  bulunduğu,kimlik bilgilerinin yer aldığı,imzasının bulunmadığı,imtina yönünden bilgi olmadığı görülmektedir. Takip dosyasında ,borç bulunmadığı beyan edilerek itiraz edildiği görülmüştür. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Dosyadaki bilgi ,belgelere  göre yapılan değerlendirmede; yargılamanın bulunduğu aşama,mevcut belgelere göre  bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,   davacı    tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39ded8faae8c613f76c71c81dff57177","SID":"712aa24002ee4a2d"}}