{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/580 ESAS<br>KARAR NO: 2025/222   <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07.08.2024<br>KARAR TARİHİ: 25.03.2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında hizmet sözleşmesinin ----- yılında bir yıllık hizmet sözleşmesi kurulduğunu, bu hizmet sözleşmesi karşılığında müvekkili şirketten danışma, yönlendirme, bekçilik için hizmet verildiğini, ilerleyen yıllardan ------ yılına değin olarak da tarafların ortak iradesi ile bu hizmetin devam ettiğini, verilen hizmetlerin karşılığı olarak ---------- faturaların davalıların adi ortaklık projesinde verilen hizmetler karşılığında kesildiğini ve davalıların da işbu faturaları tebliğ alarak kabul ettiğini, daha öncesinde de bulunan fatura alacağı cari hesap açıkları ile birlikte kötü niyetli biçimde  ödemeden imtina ettiklerini, daha sonra ise kötü niyetli biçimde 433.324,13-TL ödemeden imtina ettiklerini, -----  sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, her üç davalının da yetkiye itirazı sebebi ile dosyanın ---- gönderildiğini, bunun üzerine---- icra takibi başlatıldığını, bu  takibe yetki yönünden davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine --------- esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve bu dosyaya da davalı tarafından haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınamaması üzerine davalının bu haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile Mahkeme huzurunda itirazın iptali davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle; davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhinde takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu itirazın iptali talepli ikame edilen iddia ve davanın; mahiyet ve niteliği ile ortaya konuluş biçimi itibariyle, yapılacak yargılama sonrasında tüm dosya içeriği ile de haksız, maddi ve hukuki olgu ve dayanaklardan yoksun olduğu sübut bulacağı cihetle, taraflar arasındaki akdi bağ ve münasebete aykırı, işbu haksız ve iyiniyetten yoksun davanın reddini, öncelikle, her ne kadar işbu davada müvekkili ---- husumet yöneltilmiş ise de; bu durum açıkça hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ----, tüzel kişiliği olmadığı için taraf ehliyetinin de olmadığını, husumete ehil varlığının bulunmadığını, adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti bulunmadığını, buna ilişkin emsal ------- tarihli kararında; \"adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur. bu nedenledir ki takibin veya davanın bütün ortaklara karşı açılması zorunludur.\" şeklinde olduğunu,   taraflar arasında akdedilmiş olan 31.12.2019 tarihli sözleşmenin \"İhtilafların Halli\" başlıklı 9. Maddesinde \"işbu sözleşme ile ilgili doğabilecek her türlü ihtilaf halinde istanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kabul edilecektir.\" şeklinde belirtilmek suretiyle, mezkür sözleşmeye \"yetki şartı\" getirildiğini, 6100 Sayılı HMK. nun 17. Maddesinde; \"tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" şeklinde belirtildiğini, yetki sözleşmesi/yetki şartı ile yetkili kılınan mahkemenin münhasır yetkili olacağını, genel ve özel yetkili mahkemelerinin yetkisinin ortadan kalktığı hükme bağlanmış olduğundan, ----İcra Daireleri yetkili olmadığı gibi, Mahkemenin de işbu davaya bakma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında, müvekkillerinin yüklenimindeki projelere ilişkin şantiyelerde hizmet alınması için ''danışma ve yönlendirme hizmet sözleşmesi'' imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı firmanın işbu dava ve icra takibi tarihi itibariyle davalı müvekkillerinden sözleşme koşullarında ödenebilir herhangi bir alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, her türlü zarar ve risk yüklenicinin işverenden olan hak ve alacaklarından karşılanacağından,  davacının her ne ad altında olursa olsun müvekkilleri nezdinde talep edilebilir ve ödenebilir hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının tüm hakedişleri/ödemeleri, ihtirazi kayıt içermeksizin imzalamış olduğundan, içeriğini kabul etmiş olduğunu,-------da ışığı altında artık başkaca hak ve alacağı olduğunun iddia edemeyeceğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; işbu davada  adi ortaklığa husumet yöneltilmiş ise de, adi ortaklığın taraf ehliyeti olmadığından, öncelikle işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini ayrıca yetki şartı ile münhasır yetki getirilmiş olması nedeni ile yerel mahkemenin işbu davaya bakma yetkisi bulunmadığından, yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmek sureti ile davanın usulden reddini, hukuki yarar bulunmayan davanın usulden reddini, haksız, maddi ve hukuki olgu ve dayanaklardan yoksun, kötü niyetli ve bir hakkın suistimali mahiyet ve niteliğindeki davanın esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının işbu davada haksız ve kötü niyetli olmakla İİK. 67. Maddesi gereği davacı aleyhine dava konusunun en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Mahkeme aksi kanatte ise mezkur dava dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ---- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında 2020 yılından itibaren hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu hizmet sözleşmesi karşılığında davacı tarafından davalı adi ortaklığa danışma, yönlendirme, bekçilik için hizmet verildiğini, 2024 yılına kadar bu hizmetin devam ettiğini, hizmet karşılığında cari hesaptan kaynaklı olarak alacaklı olduklarını beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili yetki ilk itirazında bulunmuştur.Taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" düzenlemesi yer almaktadır. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın niteliği gereği taraflar arasında kurulan 31/12/2019 tarihli sözleşmenin 9. maddesiyle ''İşbu sözleşme ile ilgili doğabilecek her türlü ihtilaf halinde -------Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kabul edilecektir” kararlaştırıldığı, mahkememizin davaya bakmada yetkili olmadığı ve uyuşmazlığın ------Asliye Ticaret Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden, mahkememizin yetkisizliğine yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir:<br><br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkisinin ------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşıldığından MAHKEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,<br>2-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın yetkili ------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına,<br>3-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,<br>4-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2  uyarınca yargılama giderleri konusunda  görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davaya yetkili mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65b4a2eccbb7b0c66072e4342decdb09","SID":"3e51da9d11bd5d13"}}