{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/437 <br>KARAR NO: 2025/904<br>KARAR TARİHİ: 25/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/01/2025<br>NUMARASI: 2025/5 2025/5<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında Davalılar ... ve ... vekili  tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalılar ... ve ... vekili  tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>KARAR Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;2015 yılından itibaren derdest  olan davada  usuli  ve aynı zamanda davanın esasına yönelik sundukları çok sayıda taleplerinin mahkeme heyetince  kimi zaman hiç değerlendirilmemiş,  kimi zaman da yasaya aykırı  gerekçeler ile reddedildiğini, müvekkillerin telafisi imkansız mağduriyetinin doğması riskini doğduğunu ve aynı zamanda  mahkeme heyetinin  tarafsızlığına gölge düşürmüş olduğunu,HMK Madde 36  \" Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. \" hükmü son derece açıklıkla hakimin tarafsızlığının şüpheye düşmesinin hakimin reddi sebebi olduğunu düzenlemiş olduğunu,Mahkeme heyetinin taraflarına karşı  ön yargılı tavır ve tutumları ile adil yargılanma ilkesini ihlal ettiğini, davaya konu alacağa yönelik Moskova mahkemelerindeki yargılamanın bekeletici mesele yapılması taleplerinin reddedildiğini,Ancak Moskova'da alacaklı tarafça dava konusu edilen alacağın 13 ekim 2021 tarihinde tahsil  edildiğini, böyle bir tahsilat hiç gerçekleşmemiş gibi mükerrer tahsilat sonucunu doğuracak şekilde  yargılamaya devam olunmakta  ve hesap yönünden raporlar alınmakta olduğunu,Davaya konu uyuşmazlığın Davacı bankanın temlik alan sıfatıyla devralmış olduğu , dava dışı Moskova / Rusya 'da kurulu ... şirketinin asıl borçlusu olduğu kredi sözleşmesinden doğan alacakların, sözleşmenin kefili oldukları iddiası ile davalı müvekkillerden ardan tahsili talebine ilişkin olduğunu, Aynı kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere davacı bankanın yine Moskova Rusya 'da kurulu ... Ltd. Şti  'nin   maliki olduğu  yüzölçümü 4.424,3 m2 olan, Moskova Şehri, ... Caddesi, Bina no ... adreinde yer alan bina üzerine ipotek  tesis  edildiği ve  ipoteğin paraya çevrilmesi talebi ile alacağı tahsilinin talep edilmiş olduğu hususunun önceki beyanlarında Mahkeme heyetine bildirildiğini, tahsilde tekerrür olmaması adına Moskova Arbitraj Mahkemesi'nin Temyiz A40 - 98386/15 sayılı kararının Sayın Mahkemede görülmekte olan dava açısından  bekletici mesele yapılması talep edildiğini,Devam eden yargılamada alacağın tahsiline ilişkin Moskova Mahkemeleri ve İcra mercilerinden alacağın varlığı  ve güncel durumu araştırılmadan sayın mahkememece dosya,  hesap yönününden  görevlendirilen bilirkişi heyetlerince davaya konu alacağın davacı tarafça temlik edilmiş olduğu ve temlik edilmiş alacağın da dava dışı  temlik alan tarafından tahsil edilmiş olduğu  hususu göz ardı edilerek raporlar  düzenlenmiş olduğunu,Davaya konu kredi sözleşmesi üzerinden imza davalı müvekkile ait olmadığını, imza  incelemesinin adli tıp kurumunca yapılması taleplerinin reddedildiğini, Mahkemece uzman ve  güvenilir  adli tıp  kurumu yerine özel  heyetten rapor alınmış olması ve rapor alım sürecindeki şaibelere yönelik itirazlarlarının yok sayıldığını,  kredi sözleşmesinde taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi  bulunmadığı  halde, asıl borçlunun ticari kayıtlarının  incelenmesi taleplerinin  reddedildiğini,   tek taraflı banka kayıtları esas alınarak yargılamaya devam olunduğunu,  davada türkiye mahkemeleri yetkili olmadığı taraflar arasındaki yetki sözleşmesi ile sabit olduğu halde yetki itirazlarının da   reddedildiğini,Müvekkilllerin  dava konusu  kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olmadıkları , dolayısıyla  asıl borçlu şirkete yönelik yasal tahsil süreci tamamlanmaksızın müvekkilllerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde dahi rehinle teminat alınmış borç bakımından önce rehne başvurulması gerektiği  hususundaki beyanlarının, dava dilekçesi davalı ...'a usulüne uygun tebliğ edilmediği halde cevap dilekçelerinin süresinde olmadığına karar verildiğini,  savunmalarının inkar hükümleri ile sınırlı  değerlendirildiğini, Mahkeme heyetinin 18.09.2024 tarihli ara kararı ile dosyayı hesap yönünden incelenmek üzere bilirkişiye tevdi etmiş olduğunu,  davaya konu borcun ipotek veren kefilden tahsil edilmiş  olamasına yönelik  talep etmiş olduğumuz hususlar araştırılmaksızın ve  davaya konu borcun tahsil edilmiş olduğu hususu göz ardı edilerek hesap yönünden dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiş olmasının mahkemenin tarafsızlığına yönelik inançlarını  zedelediğini beyanla;  Mahkeme heyetinin  davadan reddine, görülmekte olan  davanın  başka bir heyete  tevdi edilmesine  karar verilmesini  talep etmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davalılar tarafından  Moskova mahkemelerinde taraflar arasında görülen davanın bekletici mesel yapılmadığı, o yargılamaya konu bedel ödendiğinden mükerrer  şekilde alacak talep edildiği,  bu durumun araştırılması ve istinabeye ilişkin ilişkin taleplerin reddedildiği, kredi sözleşmesindeki imzaya yönelik incelemenin bağımsız ve tarafsız ATK tarafından yapılmasına ilişkin talebin kabul edilmediği, asıl borçluya ait  ticari defter kayıtlarının incelenmesine yönelik talebin reddedildiği, yetki anlaşması ve bu nedenle yapılan itirazın  reddedildiği,  müteselsil kefil olunmadığına yönelik beyanların değerlendirilmediği, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği hususundaki beyanların dikkate alınmadığı ve  diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddedenler aleyhine  para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre  red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir.  Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince,İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/5 D.İş, 2025/5 karar sayılı  kararının KALDIRLMASINA, 2-Davalılar ... ve ...'nın   reddi hakim talebinin reddine, 3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davalılar ... ve ...'ya  hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına, 4-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 25/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"663a2cb2e331ffc92a7dcab0693e3d57","SID":"8da3569ab381eb6f"}}