{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1332 Esas<br>KARAR NO:2025/107 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2016/451 Esas - 2022/150 Karar <br>TARİH:16/03/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yazılım ve bilet piyasasında araştırma ve geliştirme firması olarak tanınan bir firma olduğunu, davalı şirket ile aynı sektörde rakip olarak aynı yada benzer müşteri kitlesine hitap ettiklerini, davalı tarafın gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve yanlış bilgiler ile haksız rekabet oluşturduğunu, dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, dökümanlarında belirtilen ''Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda onaylı ilk ve tek Ingenico ...yazar kasa pos ile entegre bilet satış yazılımınız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.'' şeklindeki ifadeler ile ortak müşteri portföyünün kararlarını etkilediğini, davalı tarafa Ankara ... Noterliğinin 04.11.2015 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek durumun düzeltilmesinin istenildiğini, davalı tarafın ise Bursa ... Noterliğinin 04.12.2015 tarih ve  ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız olarak davacı tarafın haksız rekabet gerçekleştirdiği iddiasında bulunduğunu, ürün satış anlaşması aşamasına geldikleri müşterilerinin davalı firma tarafından  anlaşmadan caydırıldığını, davalı tarafın haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde davacı şirketin ciddi oranda maddi ve manevi zarar uğradığını iddia ederek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının düzeltilerek kaldırılmasını, 1.000,00 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemlerin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini, hükmün Türkiye genelinde yayınlanan beş büyük gazetede ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/03/2022 tarih ve 2016/451 Esas - 2022/150 Karar  sayılı kararında; \"Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, haksız rekabet sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazmini ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.Davacı yanca dava dilekçesi ekinde, \"...\" sitesine ilişkin bir kısım kayıtlar, mail yazışmaları ve ihtarname örnekleri ibraz edilmiştir.Taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları, davacı yanın iddia ve talepleri kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları, davalı şirketin gelir durumuna ilişkin vergi kayıtları celbedilmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi noktasında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/10 talimat dosyasından alınan 18/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalının her ikisinin de aynı iş alanında faal oldukları ve müşteri kitlelerinin de örtüştüğü, davalı tarafın, piyasaya sürdüğü... model cihaz ve ona bağlı yazılımın T.C. Maliye Bakanlığı'ndan rakibine nispeten on ay sonra onay almış olmasına karşın bire bir yazışmalarda “potansiyel müşterilere “Onaylı ilk ve tek” olduğunun ifade edildiği” hususunun sabit olduğu, davalı tarafın bu haksız eylemi neticesi müşteri kaybına uğradığını ifade eden davacının ticari defterlerinin İstanbul'da bulunması nedeniyle defterlerinde inceleme yapılamadığı, yanı sıra, müşteri kitlesinin de belirli bir farkındalığa ve basiretli bir tacir olarak temel araştırmayı yapma yükümlülüğü bulunması gereklerinden hareketle, 6102 sayılı Kanun'a (55. Madde birinci ve ikinci fıkralar) muhalif eyleminin bu müşteri kaybına yol açıp açmayacağı konusunda hukuki nitelemenin Mahkeme'ye ait olduğu, buna karşılık rekabetin en önemli unsuru olan “Gelir İdaresi Başkanlığı onayını haiz olup olmama” hususunda yanıltıcı ifadenin mevcudiyeti doğrultusunda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 56. Maddesi (a) bendi (Fiilin Haksız Olup Olmadığının Tespiti) ile (b) bendi (Haksız Rekabetin Men'i) hükümlerinin uygulanması için gerekli koşulların oluşmuş bulunduğu tespitlerinde bulunulmuştur.Davalı şirket ticari defterlerinin incelenmesi noktasında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/34 talimat dosyasından alınan 23/11/2020 tarihli raporda; davalı  taraf  ... A.Ş.'nin 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı TK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, davalı İnterbilet ... A.Ş.'nin 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ait yasal defter kayıtlarında ve Maliyeye bildirilen bilanço ve gelir tablolarında dava konusu olan ...isimli cihaz satışına ilişkin bir hesap olmadığı, davalı taraf ... A.Ş.'nin 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ait  yasal defter bilgilerine göre 2014 yılında 595.188,07 TL brüt satış hacmine karşılık -54.771,62 TL net zarar ederken, 2015 yılında, brüt satışlarını 687.069,30 TL ve net karını 21.919,91 TL olarak gerçekleştirdiği, 2016 yılında ise 3.937.001,86 TL brüt satışa ulaştığı ve net karını 53.026,48 olarak gerçekleştirdiği (2014-2015 yılları  arasındaki  Kar Artışı 76.691,53 TL,  2015-2016 yılları arasındaki Kar Artışı 31.106,57 TL ' dır) tespitlerinde bulunulmuştur. Talimat dosyalarından alınan raporlardaki tespit sonuçları da dikkate alınarak dava dosyasında Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/08/2021 havale tarihli raporda; deliller ve dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda davacı ile davalı tarafin aynı işkolunda (sektörde) faaliyet gösterdikleri, aynı iş alanlarında faaliyetlerini ifa eden her bir iş alanında olduğu gibi, ilgili sektörde de potansiyel (olası) müşteri (hedef) kitlesine hizmet sunma amacını taşıdıklarının açık olduğu, bu düşünceden hareketle, davacı ile davalı yanın birbirlerine karşı hizmet sağlama ve satış ile tanıtım faaliyetleri gerçekleştirme temelli ticari faaliyetlerini icra etme noktasında rakip olduklarını ifade etmenin yerinde olacağı, her iki tarafın da karşılıklı olarak “rakip” sıfatı ile anılmalarının günün olağan akışı uyarınca mümkün olduğu, ilgili sıfatın taraflara basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ile sonumluluğunun addedilmesini beraberinde getirdiği, davalı yanın hedef kitle olarak belirlediği müşteri portföyüne (grubuna), satışını gerçekleştirme amacı ile yürüttüğü bilgilendirme nezdinde gerçekleştirmiş olduğu “tanıtım” kapsamını taşıyan faaliyetleri (e-posta aracılığı ile yazılı, karşılıklı görüşme şeklinde gerçekleştirildiği iddia edilen toplantılar), somut olayın özellikleri incelendiğinde reklam ve tanıtım faaliyetleri olarak addedildiği, bu kapsamda davalı yanın faaliyetlerinin, kurumun, markanın veya ürün ile hizmetlerin bilinirliği tanınırlığı üzerindeki olumlu etki tesis etme amacı ile gerçekleştirildiğinin açık olduğu, hayatın doğal akışı, güncel yaşam pratikleri ve gerçekleri ölçütleri ile değerlendirildiğinde, ilgili hizmet ediminin karşılığının reklam faaliyetleri olduğunu ifade etmenin gerektiğini, davalı tarafın, ... model cihaz ve ilgili cihaz ile senkronize (bağlı/uzvu) yazılımının tanıtımı faaliyetleri (reklam) sektörde yer edinmeye çalıştığının açık olduğu, mevcut dava dosyasında sunulan deliller ve dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde, ... model cihaz ve ilgili cihaz ile senkronize (bağlı/uzvu) yazılımına dair onayın, T.C. Maliye Bakanlığı'ndan rakibi ile kıyaslandığında 10 (On) ay sonrasında alındığı kanaatine erişildiği, bu sebeple, davalı yanın, dosya dahilinde mevcut olan ve hedef kitlesinde yer alan müşterileri (portföyü) ile gerçekleştirdikleri yazışmalarda, söz konusu onayın temin edilmesi hususunda “ilk ve tek” olduklarının ifade edildiğinin görüldüğü, bu bağlamda, dürüstlük kuralına aykırı işlem şartlarının kullanıldığı sonucunun ortaya çıktığı, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanumuı (TTK) nezdinde değerlendirildiğinde, haksız rekabet hallerine işaret edilen maddeleri kapsamında değerlendirilmeye tabi tutulduğu, hali hazırda anlaşmazlığın çözümü noktasında, “dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlıklı, haksız rekabet hallerinden biri olarak addedilen dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar içeriğine sahip hükümlerinin, hukuki değerlendirmeye katkı sağlayacağı, yine aynı şekilde, TTK md.55/1-a; “Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek” hükmü ile de söz konusu onayın temin edilmesi hususunda “ilk ve tek” olduklarının ifade edilmesinin mevcut çelişkili durumun da gözler önüne serilmesini sağladığı, ancak, ilgili durumun bilirkişi heyetine tevdi edilen, davalı yanın haksız olarak nitelendirilmesi mümkün olan edimlerinin neticesinde, davacı yanın iş/ müşteri kaybına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi noktasında durumun aydınlatılması konusunda net bir kanıya varılmasını sağlamadığı, ayrıca mevcut davanın Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 10.01.2015 Resmi Gazete Sayısı: 29232) kapsamında değerlendirildiğinde, “Tanımlar” başlığı altında yer bulan Madde 4'te mevcut olan, “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ç) Haksız tesir: Tüketici üzerindeki nüfuzun, tüketicinin bilinçli karar verme yeteneğini önemli ölçüde kısıtlayacak şekilde baskı uygulamak suretiyle kötüye kullanılmasını”, şeklinde ifade edilen hükmü Davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet ediminin haksız tesir hükmü çerçevesinde değerlendirmeyi mümkün kıldığı, ihtilafın, “Doğruluk ve Dürüstlük” başlığı altında yer edinen Madde 7'de mevcut olan; “(1) Reklamlar doğru ve dürüst olmalıdır. (2) Reklamlar, ekonomik ve sosyal sorumluluk bilinci içinde ve haksız rekabete yol açmayacak şekilde hazırlanmalıdır.” temel ilkeleri ile bağdaşmadığı, neticeten, TTK m54, m55/1/a çerçevesinde davalı fiilinin haksız rekabet eylemi teşkil ettiği, davacı ... Tic. A.Ş.'nin maddi zararının eldeki verilerle tespitinin mümkün olmadığı tespit ve kanaatlerinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasında alınan heyet raporundaki tespitler doğrultusunda davalı şirketin ticari defterlerinin yeniden incelenmesi suretiyle zarar hesabına esas olmak üzere mali kayıtların istenilen şekilde dökümü yapılmasını teminen alınan ek raporda; Davalı taraf İnterbilet ... A.Ş.'nin 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinde davacı tarafın anlaşmak üzere iken davalı tarafın haksız rekabeti nedeni ile anlaşmadan çekildiğini iddia ettiği ... A.Ş.'ne düzenlediği fatura tutarlarından 563,42 TL ve pos cihaz satışları hesabında olan satış tutarından elde ettiği karın 251,57 TL olduğu, davalı taraf İnterbilet... A.Ş.'nin toplam bürüt satışlarının 2014 yılına göre 2015 yılındaki artış oranı ile 2016 yılının toplam satış tutarının değerlendirilmesi sonucu toplam 3.170.576,00 TL bir önceki yıla göre fazla bürüt satışının olduğu, karşılığında toplam 42.679,73 TL fazla net kar elde ettiği, bu artışın haksız rekabetten kaynaklanıp kaynaklanmadığı mütalaasının Mahkemenin takdirinde olduğu tespitlerinde bulunulmuştur.Davadaki ihtilaf, davalı tarafından davacının da aynı sektörde faaliyette bulunduğu ortak müşteri çevresine gönderilen maillerdeki \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda ilk ve tek onay almış ... yazarkasa ... ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" şeklindeki tanıtım beyanının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, davacı açısından maddi ve manevi bir zarara sebebiyet verip vermediği noktalarında toplanmıştır.Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilen kurallar olup, genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350). Hem 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6762 sayılı TTK) hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı TTK) haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nin 54. (6762 sayılı TTK’nin 56.) maddesinde haksız rekabete ilişkin amaç ve genel hükme yer verildikten sonra, aynı Kanun’un 55. (6762 sayılı TTK’nin 57.) maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350.). 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-1-2 bentleri uyarınca, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek yahut kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ya da yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek haksız rekabet oluşturur. Somut olayda, davalı yanca,... model cihaz ve ilgili cihaz ile senkronize yazılımın tanıtımını yapılırken, davacının da hedef müşteri çevresine hitaben gönderilen maillerde \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda \"ilk ve tek onay almış\" ... yazarkasa ... ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" beyanı kullanılmışsa da ilgili onayın Maliye Bakanlığından rakibi ile kıyaslandığında 10 ay sonrasında alındığı tespit edilmiştir. Davalı taraf, bu tutumuyla dürüstlük kuralına aykırı davranmış, \"ilk ve tek onay almış\" şeklindeki yanıltıcı açıklamaları ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakiplerine karşı kendisini öne geçirmek suretiyle TTK'nun 55/1-a maddesi 2. bendi kapsamında haksız rekabet oluşturmuştur.6102 sayılı TTK'nun 56. maddesinde; Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği, 59. maddesinde; Mahkemenin, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebileceği, 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, 51. maddesinde de; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği düzenlenmiştir.Anılan yasal düzenlemeler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının yanıltıcı açıklamaları karşısında müşterileri, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gören konumunda olan davacının, eldeki dava bakımından davalı fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini, sonuçlarının düzeltilerek kaldırılması talebini de kapsayan hükmün ilanını ve ayrıca bir miktar maddi tazminatı talep etmekte haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda ayrıntısına yer verildiği üzere, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, davalı şirketin davaya konu beyanının müşterilerine iletilmesi tarihinden itibaren yani 2015 ve 2016 yılları itibariyle önceki yıllara göre yüksek miktarda satış yaptığı ve zarar eden konumundan çıkarak net kar elde elde eden bir şirkete dönüştüğü tespit edilmiştir. Ancak, davacının ve davalının da faaliyet gösterdiği bilet satışı alanında dava dışı başkaca firmaların da faaliyette bulunduğunun sabit olması karşısında davacının zararının net olarak tespit edilmesi mümkün olmamıştır. Davalının yıllara göre artan satış miktarı ve net karı ile Maliye Bakanlığı'ndan onay almak suretiyle ortak alanda faaliyette bulunan firma sayısına göre zarar hesabı yapılabilecekse de talep miktarı ve usul ekonomisi de dikkate alınarak bu doğrultuda daha fazla irdeleme yapılmamış, bu bağlamda davacının 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan, davacı yanca manevi tazminat talebinde de bulunulmuşsa da, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin kötüleme amacı taşımaması, yanıltıcı beyan mahiyetinde olup davacının kişilik haklarını, doğrudan ticari itibarını hedef almaması ve davacı tarafça manevi tazminat istemi somutlaştırılmadığı gibi kişilik haklarının zarar gördüğünün elverişli delillerle de ispat olunamaması nedeniyle manevi tazminat istem koşullarının eldeki uyuşmazlık bakımından oluşmadığı sonucuna ulaşılmış; tüm bu nedenlerle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,''1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,2-Davalı şirketin dokümanlarında yer alan, \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda ilk ve tek onay almış... yazarkasa POS ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" beyanının haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, haksız rekabetin MEN'İNE,3-Haksız rekabetin sonuçlarının düzeltilerek kaldırılması talebine ilişkin olarak hükmün, kararın kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde İLANINA,4-1.000,00 TL maddi tazminatın 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Manevi tazminat isteminin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı  davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi incelemesinde haksız rekabetin oluştuğunun isabetli şekilde tespit edildiğini, somut olayda, davalı tarafça, ... model cihaz ve ilgili cihaz ile senkronize yazılımın tanıtımını yapılırken, davacının da hedef müşteri çevresine hitaben gönderilen maillerde \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda \"ilk ve tek onay almış\" ... yazarkasa POS ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" beyanı kullanılmışsa da ilgili onayın Maliye Bakanlığından rakibi ile kıyaslandığında 10 ay sonrasında alındığının tespit edildiğini; davalı tarafın, bu tutumuyla dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, \"ilk ve tek onay almış\" şeklindeki yanıltıcı açıklamaları ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakiplerine karşı kendisini öne geçirmek suretiyle TTK'nun 55/1-a maddesi 2. bendi kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, Anılan yasal düzenlemeler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının yanıltıcı açıklamaları karşısında müşterileri, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gören konumunda olan davacının, eldeki dava bakımından davalı fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini, sonuçlarının düzeltilerek kaldırılması talebini de kapsayan hükmün ilanını ve ayrıca bir miktar maddi tazminatı talep etmekte haklı olduğu sonucuna isabetli şekilde ulaşıldığını, hal böyle olmasına ve tespitler yerinde yapılmasına karşın manevi tazminata ilişkin isabetli bir hüküm kurulmadığını, tespitlerin isabetli yapılmış olmasına karşın manevi tazminat isteminin reddilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkili şirket aleyhinde gerçekleşen bu eylemler Kanun tanımına göre haksız rekabet teşkil eden fiillerden olduğunu; dolayısıyla söz konusu bu eylemlerden dolayı müvekkili şirketin ticari itibarı ve değeri zedelenmiş olup; bu hususta maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını; davalı şirket tarafınca kötü niyetli olarak müvekkili şirketin müşterilerine yanıltıcı beyanlarda bulunarak; müvekkili şirketin müşterilerinin yanılmasına ve müvekkili şirket ile iş yapmamalarına sebep olduğunu; müvekkili şirketin iş hacmini daralttığını, müvekkili şirketin söz konusu bu haksız rekabet sonucu ürünlerini satamadığını, ekonomik anlamda gelir kaybına uğrattığını ve müvekkili şirketin satamadığı ürün üzerinden davalı şirketin menfaat elde ettiğini; aynı zamanda davalı tarafın haksız eylemleri sonucunda yazılım ve bilet piyasasında tanındığını ve önemli işler yaparak adını duyuran müvekkili şirketin ticari itibarı ve değeri zedelenmiş olup; manevi anlamda da zarar gördüğünü; yine, davalı tarafın kusurlu olarak bu eylemlerini gerçekleştirdiğini; davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği tespiti yerinde olup, bu eylemlerin bu eylemlerin doğrudan müvekkilin ticari itibarını hedef aldığını; Yargıtay kararlarında da açıkça ifade edildiği şekilde “Haksız rekabet sonucu davacının ekonomik yararı yönünden, zarar veya tehlike ile davalının kusurlu olması yeterli olup, bu halde, manevi tazminat istenebilir. Yararın ihlalinin bir elem veya acıya sebebiyet vermiş olması gerekli olmayıp, tüzel kişiler için iyi ve haklı şöhretin korunması gerekmektedir.”  (Y.11.H.D. E. 2006/4006 K. 3778, T. 10.04.2006.)  İleri sürerek, yukarıda arz ve izahı yapılan ve re'sen dikkate alınacak nedenleri ile; ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan taraflarınca istinaf yoluna başvurulması gerektiğini, Dava konusunun özetle; davacı tarafın yazılım ve bilet piyasasında araştırma ve geliştirme firması olarak tanınan bir firma olduğu, davalı şirket ile aynı sektörde rakip olarak aynı yada benzer müşteri kitlesine hitap ettikleri, davalı tarafın gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve yanlış bilgiler ile haksız rekabet oluşturduğu, dürüstlük kuralını ihlal ettiği, dökümanlarında belirtilen ''Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda onaylı ilk ve tek... yazar kasa pos ile entegre bilet satış yazılımınız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.'' şeklindeki ifadeler ile ortak müşteri portföyünün kararlarını etkilediği,\" iddiaları ile açtıkları maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, Ancak davalı müvekkili şirketin her şeyi usulüne göre yaptığını ve dosyaya haiz tüm bilirkişi raporlarında da iddia edilen zarara ulaşılamadığını;  davacı tarafın, davalı müvekkilinin müşteri portföyünü etkilediğini ve bu sebeple kazancının düştüğünü iddia ettiğini ancak dosyadaki tüm delillerde işbu iddianın elendiğini ve hiçbir sonuca ulaşılamayacağı hükmüne varıldığını; dosyaya mübrez tüm bilirkişi raporlarında da zarar tespiti ve zarar var ise haksız rekabetten kaynaklı olduğuna dair bir sonuca varılamadığını; yani davacı tarafın iddiası gibi dava konusu olayın kendi müşteri ile ilişkilerinde somut bir etki yarattığı iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi, müvekkili şirketteki son yıllardaki kar artışının da haksız rekabetin delili olmasının hukuken imkansız olduğunu; üstelik yine dosyaya mübrez son bilirkişi raporunda kar artışının tek bir aktöre bağlı olamayacağı, uzman bir mali müşavir tarafından belirtildiğini, tüm bunlara ek olarak; en önemlisi yerel mahkeme gerekçeli kararında : \"Ancak, davacının ve davalının da faaliyet gösterdiği bilet satışı alanında dava dışı başkaca firmaların da faaliyette bulunduğunun sabit olması karşısında davacının zararının net olarak tespit edilmesi mümkün olmamıştır. \" şeklinde hüküm kurduğu halde maddi tazminat yönünden davayı kabul etmesinin kendi kararına ve hukuka ters düştüğünü; tespit edilememiş bir olgu için hüküm kurulmasının yanlış ve hakkaniyetsiz olduğunu; tüm bu sebepler araştırıldığında davanın reddine karar verecekken yerel mahkeme davalı müvekkil lehine deliller ile müvekkili aleyhine olacak şekilde sonuca vardığını; işbu yargılama sonucunda kararı istinaf etme zorunluluğunun doğduğunu,İleri sürerek, istinaf başvurularının kabulüne, hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine; hükmün kaldırılması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet teşkil eden eylemden doğduğu iddia olunan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı yan; davalı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalı tarafından  ortak müşteri çevresine gönderilen maillerde yer alan \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda ilk ve tek onay almış ... yazarkasa POS ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" şeklindeki tanıtım yazısının, anılan cihaz ve yazılımın davacı cihaz ve yazılımından daha sonra onay almış olması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi nedeniyle davacının müşteri kaybına, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürmüş; davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, yalnızca alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan dilekçeleri ile davacının zararını ispat edemediği gerekçesine dayalı olarak davanın reddi savunulmuştur. Mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanarak, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde istinabe yolu ile bilirkişi incelemeleri yaptırılmış, davacı yanın zarar tespitine yönelik itirazları üzerinde davalı defterleri üzerinde istinabe yolu ile ek bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi manevi tazminat isteminin reddinin hatalı olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi davalının eylemlerinin hukuka ve usule uygun olduğu, davacının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği eylemler nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediği, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerinin ve rakip konumda olduklarının ihtilaf konusu olmadığı, davalı yanın, tarafların ortak müşteri portföyünü oluşturan firmalara gönderdiği,... model cihaz ve bu cihaz ile senkronize yazılıma ilişkin tanıtım yazıları ve dökümanlarında; \"Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bilet satışı konusunda \"ilk ve tek onay almış\" ... yazarkasa POS ile entegre bilet satış yazılımımız sinemalarda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\" ifadesini kullandığının da ihtilaf konusu olmadığı, oysa bu cihaz ve yazılıma ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı onayının davacının benzer cihaz ve yazılımına ilişkin onaydan on ay sonra alındığı, davalı cihaz ve yazılımının, ne ilk ne de tek onay almış cihaz ve yazılım olduğu, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, davalının rakibi konumundaki davacı ile ortak müşteri çervesine kendi ürünü ile ilgili gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak şeklindeki bu eyleminin TTK'nun 54 ve  55/1-a-2 bendine göre haksız rekabet teşkil ettiği,  mahkemece TTK'nun 56/1-a,b bentleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aynı maddenin c bendi uyarınca davacının davalı yanın kusurlu olması kaydıyla zararının tazminini talep edebileceği, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan ve rekabet ederken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü bulunan davalının kendi cihazı ve yazılımının, onaylı ilk ve tek cihaz olmadığını bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen, rakipleri ile ortak müşteri çevresine aksi yönde tanıtım yazıları göndermekte kusurlu olduğu, mahkemece aldırılan, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen mali bilirkişi raporunda, davacı zararına ilişkin net bir tespit yapmanın mümkün olmadığının belirtildiği, yine davalı defterleri üzerinde yapılan mali bilirkişi incelemesi sonucu alınan kök ve ek raporlar kapsamından, davalı yanın bu tanıtım yazıları sonrasında cirosunda ve karında artış olduğunun, ancak bilet satış sektöründe başka firmalar da bulunması nedeniyle, satışlardaki ve kardaki artışın  haksız rekabet teşkil eden eylem nedeniyle meydana gelip gelmediğinin mahkeme takdirinde olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarında zararın tespitinin mümkün olmadığını belirtilmiş olması, TBK'nun 50/2 fıkrası uyarınca zararın tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde, mahkemenin somut olayın özelliklerine göre zarar miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi ve görevi bulunması, davacının şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş olması karşısında, mahkemece maddi zararın somut olayın özelliklerine göre 1.000,00-TL olarak tespit, takdir olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; TTK'nun 56/1-e bendi atfı ile TBK'nun 58 maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davacının manevi zararının oluştuğunu ispatla yükümlü olduğu, somut olayda davacının iş ürünlerinin kötülendiğine, davacı hakkında gerçek dışı olumsuz bilgiler yayıldığına ve müşterilerin bu şekilde ayartıldığına,  doğrudan davacının ticari itibarını hedef alan dürüstlük kuralına aykırı eylemlerde bulunulduğuna dair bir delil mevcut olmadığı, davalının kendi ürünü ile ilgili gerçek dışı ve yanıltıcı tanıtım yapması haksız rekabet teşkil etmekle birlikte, bu eylemin davacının ticari itibarını ne şekilde zedelediğinin davacı tarafça somut deliller ile ortaya konulamadığı, bu nedenle mahkemece koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  Sonuç itibariyle;ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin karşılandığı, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşılmakla, tarafların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından davacı peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70e8fee3477d82e2769f5eae67f20b1e","SID":"7f7a9cd31171c4c2"}}