{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1104 <br>KARAR NO\t          : 2025/245<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/239 Esas - 2022/360 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 13/02/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 13/02/2025 <br>\t             <br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2022 tarih 2021/239 Esas 2022/360 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>DAVA : Davacı vekili, davalıların İMM ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracı ile Almanya'ya dönmesi gerektiği için 5.520,00-TL zoraki geçici tamirat yaptırdığını, Almanaya'dan aldığı bilirkişi raporunda aracın total pert olduğu gözetilerek zararın 4.000,00 EUR olarak belirlendiğini, davalıların poliçe limitleri dahilinde zarardan sorumlu olduklarını, yapılan başvurya rağmen zararın karşılanmadığını belirterek; 5.520,00-TL ve  4.000,00 Euro zararın davalı  sigorta şirketinden  3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak 923,62-Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılarda tahsiline karar verilmesini  dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP ; Davalı ... Sigorta vekili, kazaya konu oracın kaza tarihinde geçerli İMMS sigortacısı olduklarını, ZMMS limitini aşan zararlarla sorumlu olduklarını, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu, kusur ve zararın tespit edilmesi ve genel şartların esas alınması gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini, davacının temin ettiği rapordan sorumlu olmadıklarını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;  kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz, davalı sigorta sürücüsünün ise etken ve tam kusurlu olduğu, davacının aracınının onarım miktarının 22.495,42 Euro olduğu, yapılan piyasa araştırmasında  aracın rayicinin 7.900 Euro olarak belirlendiği, araç onarım bedelinin rayiç değerini aşması nedeniyle aracın tamirinin ekonomik olmadığı pert total işlemine tabi tutulması gerektiği, aracın sovtaj bedelinin 3.900 Euro olarak tespit edildiği, buna göre davacının gerçek zararının 4.000 Euro olduğu, talep edilen ekspertiz ücretinin Almanya piyasa rayiçlerine uygun olduğu, her ne kadar davacı  4.000 Euro zararı yanında  ayrıca  Türkiye de bir kısım  onarım işlemlerinin yapıldığından bahisle ilave masrafı da talep etmiş ise de söz konusu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği miktar 4.000 Euro olarak belirlendiğine göre davacının ayrıca  yapmış olduğu bu masrafı talep edemeyeceği, maddi hasarlarda poliçe teminat limitinin araç başına 41.000,00-TL olduğu, davalı ... Sigortanın kaza tarihi itibariyle poliçe teminatı kapsamında kalan  davacının  4.000 Euro zararından   sorumlu olduğu, 41.000,00-TL'lik teminat limiti aşılmadığından davalı ... Sigorta'nın sorumluluğunun bulunmadığı, temerrüdün davacının davalı sigorta şirketine başvurusundan itibaren 8. iş gününün sonu olan 26/02/2021 tarihinde gerçekleştiğ, dava öncesinde ödenen ekspertiz ücretinin Almanya ülkesinin koşullarına göre makul olduğu, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, aracının Almanya'ya götürülmesi için zorunlu olan geçici tamirat bedelinin, davalılardan tahsiline de karar verilmesi gerektiğini,  aracın kaza sonrası Almanya'ya gidebilmesi için Türkiye'de yaptırdığı zorunlu tamirat bedeli olan 21.10.2020 tarihli fatura karşılığı toplam 5.520,00 TL zorunlu tamirat yapıldığını, ekonomik pert uygulamasının yapılmasının davacının aracının Almanya'ya götürülme zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını, davacının aracının hurda değerinin 3.900 EUR olduğu dikkate alındığında müvekkilin aracını Almanya'ya götürmek yerine Gümrüğe teslimi durumunda rayiç değerden hurda değeri düşülmeyeceğinden zararın çok daha büyük olacağı, hükmedilen 4.000 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı hüküm tarihinde dahi 2020 yılı ZMMS teminatını aştığından davanın İMM sigortacısı davalı ... Sigorta bakımından reddinin yerinde olmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili,  kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin 41.000,00-TL olduğunu,  teminat limiti  ile sınırlı olarak hüküm kurulmuşsa da icra dairelerinin içerik denetim yetkisi olmadığından davalı şirket aleyhine; teminat limitini aşan ölçüde tespit hükmü doğduğunu, davalı şirket hakkında asıl alacak ve feriler yönünden teminat limiti ile sınırlı ve limit ile orantılı olarak asıl alacak ve feriler bakımından hükmedilen tutarların açıkça yazılması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, İMMS ile ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının maddi  tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda dava değerinin, talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden belirlenmesi  gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K., 04.04.2022 tarih ve 2022/2221 E. - 2022/247 K. 3. HD'nin 14.10.2024 tarih ve 2024/2215 E. - 2024/2984 K., 6 HD. 11.09.2024 tarih ve 2024/2418 E.  2024/2640 K. )<br>3. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2022 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 8.000,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki dava dava dosyasında  maddi tazminat istemi yönünden  red edilen dava değeri (5.520,00-TL) anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davacının red edilen maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekir.<br>4.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla tazminatına hak kazanmasınına, hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davacının yabancı para cinsinden olan tazminat alacağına ilişkin TBK’nın 99. maddesi uyarınca seçimlik hakkını yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı olarak tahsil edilmesi yönünde kullanmış olması ile gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan tazminat talebi yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul ve red edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değeri poliçe limiti dikkate alınarak belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, davacının red edilen miktara ilişkin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, davalı ile davacının diğer nedenlere yönelik istinaf başvurusunun ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının red edilen dava değerine yönelik istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle REDDİNE,\t<br>2-Davacı ve davalı ... Sigorta Şirketinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 2.628,98-TL'den peşin alınan 669,51-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.959,47-TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74778fbb8c1e8bcb2cf79bfa6ce038c7","SID":"17067778e7613529"}}