{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/605 Esas - 2024/717<br>         \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t     T.C.<br>...<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/605 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/717<br><br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>KARAR Y. TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili tarafından sunulan 06.09.2023 dava tarihli dilekçesinde özetle; “Davalı .... .... ....  62.166,66 Euro bedelli  faturalara ilişkin yapılan ödemeler her ne kadar sözleşmede Euro çekler ile ödeneceği kararlaştırılmışsa da borçlu tarafça TL çekler ile ödenmiş ve sözleşmelerin \"TL ödeme karşılığı kur + - değerlendirilecektir\" hükmüne istinaden sözleşmenin ve faturaların Euro üzerinden düzenlenmiş olmaları da dikkate alınarak borçlu tarafça yapılan TL ödemeler, her bir çeke ilişkin ödeme günündeki TCMB Döviz alış kuru esas alınarak, Euro cinsine çevrilerek Euro olan satış bedelinden mahsup edilmiştir. Davalı/borçlu tarafından verilen çeklerin görüntüleri ekte paylaşılmış olup ödeme tarihleri de aşağıda belirtilmiştir. Belirtilen sebeplerle cari hesapta davalı/borçlunun takibe konu tutarda borçlu olduğu anlaşılmaktadır.  Bakiye alacağı sözleşme gereği 3 gün içinde ödemesi gereken davalı taraf bu ödemeyi yapmamış, Davaya konu alacak Euro olarak düzenlenmiş olan satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye 7.266,67 Euro alacaktır. Söz konusu alacak, alacaklıya BK 99. Maddeye uygun olarak fiili ödeme günündeki kur üzerinden talep edilmek sureti ile takibe konulmuştur. “ şeklinde talepte bulunmuştur.<br>CEVAP: <br>Davalı  vekilinin  30.11.2023 tarihli  savunma  dilekçelerinde  özetle; “Müvekkil Doğan Karataş, bir şahıs şirketi olup, dava konusu sözleşme ile faturalara da bu sıfatıyla taraf olmuştur. Mahkemenizce dava dilekçesi ve tensip zaptı müvekkilin şahsi konut adresine tebliğ edilmiş olup tebligat ise müvekkilin evine temizlik işi için yardıma gelmiş olan ...tarafından teslim alınmıştır. Müvekkilin bu tebligattan haberi olmamıştır. İşbu dava, müvekkil tarafından UYAP vatandaş sistemi üzerinden 27.11.2023 tarihi itibariyle öğrenilmiştir. Tebligatı teslim alan kişi müvekkilin daimi çalışanı olmadığı gibi kendisiyle aynı konutta yaşan birisi de değildir .Müvekkil ile davacı arasında, müvekkilin inşasını gerçekleştirdiği Malatya ve Kahramankazan Devlet Hastaneleri için ayrı ayrı olmak üzere jeneratör tedarik ve kurulum sözleşmesi imzalanmıştır  Sözleşmeler kapsamında davacı tarafından 3 adet fatura tanzim edilmiştir. Fatura bilgileri şöyledir.Kahramankazan Devlet Hastanesi İçin- 16.10.2020 Tarihli, TJ32000000000149 Numaralı, 220.069,98 Euro (2.044.252,05 TL) Ft.Malatya Devlet Hastanesi İçin- 22.10.2020 Tarihli, TJ120200000000351 Numaralı, 99.415 Euro (923.008,63 TL)- 02.11.2020 Tarihli, TJ02020000004603 Numaralı, 99.415 Euro (965.916,14 TL) Bedelli İşbu faturaların karşılığı aşağıda belirtildiği şekilde ve dilekçeye ekli çek ve banka havaleleri ile ödenmiştir 25/11/2020 tarihli çek ile - 100.000 TL 25/12/2020 tarihli çek ile - 352.350 TL 25/02/2021 tarihli çek ile - 352.350 TL 25/03/2021 tarihli çek ile - 352.350 TL 25/04/2021 tarihli çek ile - 352.350 TL 15/10/2020 tarihli banka havalesi ile - 300.000 TL 15/10/2020 tarihli banka havalesi ile - 250.000 TL 21/10/2020 tarihli banka havalesi ile - 90.000 TL 25/11/2020 tarihli çek ile - 100.000 TL 25/12/2020 tarihli çek ile - 387.000 TL 25/02/2021 tarihli çek ile - 387.000 TL 25/03/2021 tarihli çek ile - 387.000 TL 25/04/2021 tarihli çek ile - 387.000 TL Yukarıda 3 numaralı başlık altında izah edildiği üzere müvekkil, davacıya olan borcunu sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak ödemiştir. Son olarak davaya konu Kahramankazan Devlet Hastanesi sözleşmesinden kaynaklan bakiye borç, sözleşmenin \"Ödeme Planı\" başlıklı 5. maddesinde belirtilen, davacı tarafından jeneratörün devreye alınması ve ruhsatının temininden sonra ödeme yapılması hükmüne uygun olarak 21.07.2022 tarihli banka havalesi ile 120.000 TL olarak ödenmiş ve tüm borç kapatılmıştır.  Esasında davacı tarafından ileri sürülen bakiye borç iddiası ödemeler arasındaki kur farkından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki davacı tarafından bakiye 7.366,67 Euro borcun ödeme tarihi olan 21.07.2022 tarihli kur üzeriden (1 euro = 17,99 TL) ödenmesi istenmektedir. Buna karşılık, Kahramankazan Devlet Hastanesi'ne jeneratör tedarik ve kurulumuna ilişkin 16.07.2020 tarihli sözleşmeden görüleceği üzere, sözleşmede borcun ödeme günündeki kur üzerinden yapılacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bunun yerine piyasa şartları gereği zaruri olarak döviz üzerinden belirlenen sözleşme bedeli için düzenlenen faturada ödemenin TL karşılığı, kuru sabitlemek suretiyle (1 euro = 9,2891 TL)  belirtilmiştir.  TBK'nın 99/2. maddesine göre \"Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.\". Dava konusu sözleşmede ise kur sabitlenmiş ve ödemenin ödeme günü rayici üzerinden veya aynen ödeneceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, öncelikle usulsüz tebligat nedeniyle dava dilekçesi ve eklerinin tebellüğ tarihi olarak belirtilen öğrenme tarihinin kabul edilmesini; bakiye borcu bulunmayan müvekkil açısından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.” demişlerdir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Talep;  \"  Davacının, davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü’nün  2022/16012 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali \"  istemine ilişkindir. <br>Talep, cevap, .... ... ... ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’ndan gelen yazı cevapları, ticari defterler, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 13/02/2024 tarihli rapor, 13/05/2024 tarihli rapor ve 22/07/2024 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;” Davacı taraflarca düzenlenen faturaların Davacı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı firma lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, 28.09.2022 Takip tarihi itibari ile Davacının kanuni defterlerine göre davalı taraftan Alacağının 7.366,67 Euro olduğu,   Davacı tarafın Davalı TL ödemelerini, ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Döviz Alış Kuru yerine T.C. Merkez Bankası Döviz Kurundan muhasebe sisteminde kayda aldığı,  Davacının T.C. Merkez Bankası Döviz Satış kurundan muhasebe sisteminde kayda alması durumunda 6.758,40 Euro Davalı taraftan Alacağı olacağı,  Takip tarihi itibari ile 6.758,40 Euro’ nun T.C. Merkez Bankası Döviz Alış kurundan (1 Euro karşılığı 17,7719 TL kur) TL karşılığının 120.109,54 TL olacağı,   Davacının düzenlediği ve davaya konu ettiği tüm faturaları Mali idareye süresinde BS formu ile beyan ettiği, Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. “ şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.<br> 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Davalının  incelenen  ticari  defterlerinin  TTK’nın  64. ve 65. Maddeleri  ile  HMK’nın  222.  Maddesi  hükümlerine uygun  olduğu,   bu  defterlere  yapılan  kayıtların Muhasebe  Sistemi Uygulama  Genel Tebliği  ve  Tek  Düzen  Hesap Planı” öngörülerine  uygun  olarak  yerine  getirilmiş   olduğu,Davalının  fatura  içeriğine  herhangi  bir  itirazının  bulunmadığı, taraflar  arasındaki  uyuşmazlığın, çeklerin  düzenlenme  tarihi  ile  fiili  ödeme  tarihleri  arasındaki    farklılık  nedeniyle  oluşan  kur  farklarından  ileri  gelmekte  olduğu, Sözleşme  uyarınca,  davacının  davalıya  418.899,98 EU. tutarında   3  adet  e-fatura  düzenlemiş olduğu, buna  karşılık  davalının,  sözleşmede  belirtildiği  şekilde  değişik  tarihlerde  411.550,37 EU.  tutarındaki  ödemeleri  yapmış  olduğu  ve  sonuçta  davacının  takip  tarihi  ( 28.09.2022)  itibariyle, TCMB döviz  alış  kuru  üzerinden 7.349,61 EU.  (1 EU =17.6711  TL.=)  129.875,69  TL.  alacaklı  olduğu,  bu  tutara  kadar  itirazın  yerinde  olmadığı, dava  tarihinde  ise, (07.09.2023)  (1 EU=28.7117)  211.019,80  TL. alacaklı  olduğu, Davacı/alacaklının  ticari  defter  kayıtları  üzerinden, mahallinde  aldırılan  bilirkişi  raporunun  sonuç  bölümünde  davacının  (takip  tarihinde ) 6.758,40  EU  (120.109,54 TL.)  alacaklı  olduğu  tespit  edilmiş  olup, her  iki  tespit  arasında  oluşan 591,21 EU.  farkın,  TL. olarak  yapılan  ödemelere  uygulanan   kur  farkından  ileri  gelmekte  olduğu  tespit  edilmiştir.” şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. <br>22/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; “  TTK’nın  64/5.maddesinden,  Vergi  Usul  Kanununa  atıfla, Kanunun  215. Maddesine  göre  Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin  gerçekleştiği  günün  Türkiye Cumhuriyet  Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. …….”  hükmü  uyarınca, döviz  satış  kuru  uygulanamaz.  Aksi  takdirde,  ticari  defterlere  yapılan  kayıtlar  ile  fark  ortaya  çıkacak  olup,  bu  durumda da   ticari  defterlerin  sahibi  lehine  delil  olma  vasfı ortadan  kalkacaktır.    Sözleşme  uyarınca,  davacının  davalıya  418.899,98 EU. tutarında   3  adet  e-fatura  düzenlemiş olduğu, buna  karşılık  davalının,  sözleşmede  belirtildiği  şekilde  değişik  tarihlerde  412.250,37 EU.  tutarındaki  ödemeleri  yapmış  olduğu  ve  sonuçta  davacının  takip  tarihi  ( 28.09.2022)  itibariyle  TCMB döviz  alış  kuru  üzerinden  6.649,61 EU.  (1 EU =17.6711  TL.=)  117.505,92  TL.  davalıdan  alacaklı  olduğu,  bu  tutara  kadar  itirazın  yerinde  olmadığı, dava  tarihinde  ise, (07.09.2023)  (1 EU=28.7117)  190.921,61  TL. alacaklı  olduğu, KDV Kanunu ve  Genel  Tebliğ  uyarınca,  kur  farkları   KDV’nin  konusunu  oluşturmakta  olup,  lehine  kur  farkı  doğan  alacaklının,  alacak  tutarı  üzerinden  borçluya  kur  farkı  faturası  düzenlemek  ve  üzerinden  kdv  hesaplamak  zorundadır.   Ancak,  davanın  itirazın  iptali  davası  olduğundan  hareketle,  bu  hususun  dava  konusu  ile  doğrudan   bir  ilgisi  bulunmadığı   kanaatine  varılmıştır.    “ şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. <br>Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 22/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alındığında, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... .... ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın  117.505, 92 TL  üzerinden iptaline, takibin  bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullar ile kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Hükmolunan alacak tutarı olan 117.505,92  TL’nin  %20'si üzerinden hesaplanan   23.501,18 icra-inkar tazminatının İİK-67/2.madde uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Talep olmadığından davalı lehine İİK-67/2.madde uyarınca reddedilen alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, <br>4-Alınması gerekli   8.026,82  TL harçtan peşin alınan   1.582,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.443,96  TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 1000,00-TL  tebligat ve posta gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, vekalet harcı 38,40-TL,  başvurma harcı 269,85-TL ile 1582,86-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.391,11-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m gereğince red/kabul oranı gözetilerek 7.468,08-TL'lik kısmının  davalıdan  alınarak davacılara verilmesine, bakiye gideri olan 923,02-TL  davacı üzerinde bırakılmasına, <br><br> 6- Davacı kendisini vekil ile  temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 30.000,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar  tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen  13.638,34  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken   3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2776,80 TL'sinin davalıdan,  343,20-TL' sinin davacıdan   alınarak hazineye irat kaydına,<br>9-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, <br><br><br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ...  Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4066c44a12364de77e0fb1fdaf94e066","SID":"2929fbb67067942e"}}