{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  <br>ESAS NO\t: 2018/921 <br>KARAR NO\t: 2018/896 \t<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/08/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2018<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan  Tazminat ( Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya heyetçe ele alındı,  incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacılar vekili, mahkememize verdiği 08/08/2018 tarihli dilekçesinde; 30/06/2011 tarihinde sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Milas-Bodrum istikametine seyir halinde iken, aşırı hız ve sollama  yapması sebebiyle  direksiyon hakimiyetini kaybederek...n eşi,...'ın babası olan müteveffa ...'a çarparak ölümüne sebep olduğunu, kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü...a göre ve ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından  kazanın oluşumuna ilişkin düzenlenmiş bulunan kusur raporuna göre  asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve yine kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağında yer alan ifadelerle araç sürücüsünün 2928 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52-b maddesi sayılan asli kusurlardan ''araçların hızını aracın yük ve özelliklerine , yolun görüş ,yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama '' kuralını ihlal ettiğinden dalı asli ve tam kusurlu bulunduğunu, bu kaza sonucunda davacıların müteveffanın ölümünden dolayı tarifi mümkün olmayan acı ve elem  duyduklarını davacıların bundan sonraki yaşamlarındaki boşluğun ve eksikliğin karşılığı olarak davalı taraf üzerinde caydırıcılık etkisi de dikkate alınarak ... için 200.000,00 TL , ... için 100.000,00 TL , ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın indirim yapılmaksızın bütünüyle hüküm altına alınmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı vekili mahkememize verdiği 14/09/2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun ancak ZMMS limiti dolmasından sonra başladığını, müvekkilinin zarardan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için İstanbul ATK 'dan rapor alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere kazanın iş kazası olup olmadığının tespitinin kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzilinin gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini belirtmiş , davanın öncelikle usulden reddine bunun mümkün olmaması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili, mahkememize  Uyap üzerinden  gönderdiği 13/10/2018  havale tarihli elektronik imzalı dilekçesinde; Dava dosyasındaki alacak bakımından davalı sigorta şirketi ile haricen varılan anlaşma sonucunda davaya konu kaza nedeniyle kendilerine ödeme yapıldığını , sigorta şirketinden başkaca bir talepleri olmadığını , davadan feragat ettiklerini, yapılan anlaşma gereğince her iki tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin sulh protokolü yapıldığını belirtmiş yokluklarında karar verilmesini , karar verilirken davalı taraf yararına da vekalet ücreti takdir edilmemesini  talep etmiştir. <br>Davalı vekili mahkememize Uyap üzerinden gönderdiği 17/10/2018  tarihli elektronik imzalı dilekçesinde ; Dilekçe ekinde sunulan   ibraname ve sulh anlaşması gereğince davacı taraf ile sulh olduklarını, sulh anlaşması gereğince davacının davadan , fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini , yapılan sulh  anlaşması gereği karşılıklı şekilde avukatlık ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiş ekte sunulan sulh  anlaşması nedeniyle davanın  feragat nedeniyle reddine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacılar vekilinin açtığı davadan feragat ettiği, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, vaki feragata binaen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davacı taraf davasından feragat ettiğinden davanın REDDİNE, <br>2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 1.354,23  TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, <br>Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2018<br><br><br>Başkan ...<br> E imza<br>Üye ...<br>eimza <br>Üye...<br> eimza<br>Katip...<br> Eimza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"273b1b138d23d2fd543086f8cc8d3363","SID":"8d038ccbb8b8be0e"}}