{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/183 Esas<br>KARAR NO: 2025/294<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>NUMARASI: 2024/784 Esas <br>DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ HACİZ <br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Şantiye Temizlik İşleri için anlaşma yapıldığını, bu anlaşmalar gereği müvekkilinin üzerine yüklendiği edemi yerine getirdiğini ve yaptığı işler karşılığında davalıya faturalar kestiğini, davalı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, bakiye bedelin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının icra dosyasına itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yine huzurdaki davada hükmedilecek ilamın sonuçsuz kalmaması ve kötüniyetli olan davalının iş bu kötü niyetinin korunmaması için davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ya da uygun bir teminat karşılığında alacak /borç miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; talep konusu alacağın tek taraflı düzenlenen faturaya dayalı olması sebebiyle, davalının bu faturanın aksini ispat imkanı olup, yargılama gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere dosya kapsamı itibariyle yargılamanın uzun sürme ihtimali, davalının mevcut mal varlığını başkalarına devretme ihtimali, yargılama sonucunda müvekkili lehine bir karar verilmesi durumunda söz konusu kararın icrasının ve ifasının imkansız hale gelmemesi ve yeterince mağdur olan müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava nedeniyle davalının mal kaçırdığına dair duyumların bulunduğunu, yasal şartların varlığına rağmen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, Yerel Mahkemenin red gerekçesinde yaklaşık ispatın olmadığı değerlendirilmiş ise de taraflarınca sözleşme, faturalar, fiyatlandırla belgeleri, puantaj kayıtları ve diğer tüm belgelerin bir bütün olarak sunulduğunu, ihtiyati hacze ilişkin ispat koşulunun gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar, davacı tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Somut olayda, davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediğini iddia etmiş olup davalı ise, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaların sözleşmeye aykırı şekilde düzenlendiğini, davacının edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğini savunmuştur. Somut olayda, davacı vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgeler alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanmadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/784 Esas  sayılı derdest dava dosyasında verilen 12/12/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02f5bded628286e82d875d6ec4e389b0","SID":"56b56dbaacb360b0"}}