{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/417 ESAS<br>KARAR NO: 2025/37\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          \t\t\t\t\t\t<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 02/06/2023<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ----------- Şti.'nin takip borçlusu davalı --------- Şti.’ne aralarındaki ticari ilişki gereği çeşitli şekillerde fuar standı kurulması işlemleri ile bu ilişki istinaden verilen hizmetlere ait faturalar düzenlendiğini ve vergiler dahil toplam 87.700-TL ve 2.000 Euro tutarında olduğunu, takip borçlusu ile müvekkili arasındaki mevcut ticari ilişki gereği müvekkili şirket tarafından söz konusu fuar stantlarının kurulumun yapılarak bu kapsamda gerekli tüm hizmet ve işlemlerin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen davalı ---------- Şti.'nin bu hizmet ve işlemlere karşılık ödemesi gereken bedelleri ödemediğini ve müvekkili şirketin 12.05.2022 tarihi itibariyle dava konusu icra takibi tutarı olan 87.700-TL ve 2.000 Euro cari hesap alacağı doğduğunu, müvekkili şirketin bu cari hesap alacağı dolayısıyla davalı şirkete 12.05.2022 tarihinde --------- İcra Müdürlüğü’nün-------- Esas sayılı takip dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yetkiye, ödeme emri ve borca haksız şekilde itiraz edilmesi neticesinde huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, takip konusu borcun para borcu olduğundan götürülecek borç olduğunu dolayısıyla takibe konu fatura borçlarının ifa yerinin mevcut ticari ilişkide alacaklı olan müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu ----------- Adliyesi olduğunu, bu sebeple davalı tarafın ileri sürmüş olduğu yetki itirazının yasal dayanağının bulunmadığını, faturaların tamamının davalı tarafça itiraz edilmeksizin kabul edildiğini, borcun belirli ve likit olduğu ve davalı yanın aksi yöndeki beyanlarının hukuki dayanağının olmadığının açık olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını beyan ederek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takisin asıl alacak ve faiz ile birlikte tüm talepleri yönünden devamına, dava konusu alacak likit olduğundan haksız olarak takibe itiraz eden davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlamsız takiplerde ilgili yetkili yerin tespiti hakkında İİK 50. Maddesinde; \"..Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur...\" ifadesi ile HMK ilgili hükümlere atıf yapıldığını,   HMK 5 ila 19. Maddelerinde düzenlenen yetki hükümlerine bakıldığında ise özel bir yetki anlaşması veya kanunda istisna teşkil eden bir hüküm olmadığı sürece yetkili mahkemelerin davalının/borçlunun yerleşim yerinin bağlı olduğu mahkemeler olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin adresinin  25.05.2021 tarihli ------------ de ilan olduğu üzere; ------------- olduğunu, Bu sebeple yetkili mahkeme ve icra müdürlükleri --------- Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu,  Bu nedenle yetkisizlik nedeniyle itirazda bulunduklarını, davacı şirketin faturada yer alan ürünleri zamanında tam ve eksiksiz olarak teslim edemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin zor durumda kaldığını ve hizmetten öngördüğü verimi alamadığını, bu durumun aslında davacının fatura içeriğindeki hizmeti tam olarak vermediğini dolayısıyla faturada ve cari hesap tablosunda yazan miktarın tam olarak gerçeği yansıtmadığı sonucunu doğurduğunu, taraflar arasında hizmet konusu stant kurulumlarının taahhüt edildiği özelliklerde olmadığı konusunda ithilaf çıktığını, müvekkili şirketin fuarlara davacının kurulumunu yaptığı ve eksiklikler içeren standlarla katılmaya mecbur kaldığından davacının bu durumu fırsata çevirerek müvekkilini tüm fatura borcundan sorumlu tutmak istediğini, müvekkili şirketin davacı ile görüşerek fatura konusu hizmetlerin eksik verildiğinden hizmet bedelinde indirim yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin davacı ile birden fazla kez çalışmış olduğundan aralarındaki ilişkiye güvenerek sorunun çözüleceğine inandığını bu nedenle faturalara itiraz etmediğini, gerçek ödenmesi gereken rakam üzerinden taraflar istişare halindeyken davacı tarafça birdenbire icra takibi başlatıldığını, faturaların düzenlenmiş olmasının ve cari tablosuna borç işlenmesinin tek başına borcun doğumu için yetersiz olduğunu, fatura konusu hizmetin tam olarak yerine getirilmesi gerekmekte olduğunu, yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesinde borcun tam olarak doğmadığının ortaya çıkacağını beyan ederek öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER ve GEREKÇE: Dava;--------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali  isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:Davacı şirketin 2021 ve  2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı,  TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin 2021 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,  takip konusu alacağı oluşturan faturaların her iki şirketin  defterlerinde de kayıtlı olduğu, 12.05.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 126.192,00 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 126.192,00 TL borçlu gözüktüğü, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, aksi somut delillerle ispat edilebilmek mümkün olmakla birlikte, faturalar yönünden hizmetin ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu,  bu kez ispat yükünün yer değiştirerek ödemenin yapıldığının ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını, eksik ve ayıplı ifa edildiğini veya fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı ve davacı şirkete yapılan herhangi bir ödeme belgesinin de bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin 11.11.2021 tarih ----------- no.lu 2.000,00 EUR karşılığı 22.706,00 TL bedelli fatura yönünden, asıl faturanın alt kısmında açıkça döviz  karşılığının 2.000,00 EUR şeklinde yazılmış olması ile yabancı para cinsinden, 06.12.2021 tarih ------------ no.lu 35.046,00 TL ve 06.12.2021 tarih ------------ no.lu 68.440,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 103.486,00 TL bedelli faturalar yönünden 87.700,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, davacı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde, takip sonrasında hükmolunacak TL alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, EUR alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “…Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)…”  faizi isteyebileceği, tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Dava, davacının, cari hesap kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, sözleşmeye konu alacağın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu para alacağı ve davacının yerleşim yeri yetki çevresinde olduğundan davalının takipteki yetki itirazı nazara alınmamıştır. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, 87.700,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilmiştir.Dava konusu yapılan ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde 87.700,00 TL ve 2.000,00 Euro alacak talebinde bulunulmakla birlikte, yabancı para ile talep edilen alacağın Türk parası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.--------- sayı ve ---------- sayı ve ------------ sayı,  ------------ sayı ve ----------- sayılı,-------------sayı ve------------ sayı ve ---------- tarihli kararı v.b içtihatları gibi Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması, --------- sayılı ilamı ve ---------- sayılı ilamı uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerlidir.  Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının,yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan  usulden reddine karar verilmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; dava konusu yapılan icra takibindeki takip talebi ve ödeme emrinde belirtilen hukuka aykırılığın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle mahkemece resen gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>1---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 87.700,00-TL asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, <br>2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen  87.700,00-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3- ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı icra dosyasında talep edilen  2.000,00 Euro asıl alacak yönünden davanın USULDEN REDDİNE,<br>4- Alınması gerekli 5.990,79-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan  1.666,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.324,63-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>5- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90- TL başvurma harcı, 1.666,16-TL peşin harcın toplamı olan 1.846,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br> b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.013,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%73-27) göre hesaplanan 3.659,49-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>8-  Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>9- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri (2.000,00 Euro x22,5175 TL dava tarihindeki efektif satış kuru) 45.035,00 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, <br> 10- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%73-27) göre hesaplanan 2.277,60-TL'sinin davalıdan, bakiye 842,40-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>Dair, taraf vekillerinin  yüzüne karşı,  gerekçeli kararın  tebliğden itibaren 2 hafta  süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23d02169fa932dab5e6ea2e2f9564c9c","SID":"58b58f5f126478bc"}}