{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/718 Esas<br>KARAR NO: 2025/71<br>DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 30/10/2018<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br><br>Mahkememizden verilen 15/09/2020 tarih ve ---------- Esas---------- sayılı kararı  ----------- sayılı bozma ilamıyla bozularak  Mahkememize gönderilen  dava dosyasının yapılan yargılama neticesinde;<br><br>DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 30/10/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket 2001 tarihinden beri davalı şirketin --------, --------- ve --------- illerinde satış, servis ve yedek parça hizmetlerini vermekte olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin yıllarca kusursuz ekilde devam ettiğini, 2012 yılında ---------Ş'nin --------- tarafından satın alınmasından sonra atamış olduğu genel müdür ve satış müdürünün davacı şirkete karşı almış olduğu olumsuz tavırların ilişkileri zedelemiş olduğunu, özellikle davalı şirketin eski ortaklarından --------- ile -------- yakası yetkili bayisi ---------- 18/04/2017 tarihinde birlikte kurmuş oldukları -------- Şti. Bayilik sistemi içerisinde haksız rekabet ortamı doğurduğunu, bu şirketin davacı şirketin bulunduğu bölgede ve en önemlisi de davalı şirketin eski ortağı, mevcut genel müdürü ile mevcut diğer bayi tarafından işbirliği içerisinde organize edilmiş olduğunu --------- ağı içerisindeki bu ve buna benzer onlarca usulsüz işlemlere karşı davacı şirketin itirazlar sürmesi ancak bu itirazların dikkate alınmaması sistem içerisinde haksız rekabet ortamı yarattığını, 10/08/2018 tarihinde davalı şirketin, hiçbir somut gerekçe göstermeden davacı şirketin yetkili bayi satış ve servis hakkını iptal etmiş olduğunu, sona erme sebebinin ancak haklı bir sebep olması gerektiğini, somut olayda ise davalı şirketin sırf davacı şirket mevcut bayi ağı içerisinde bazı olumsuz yapılanmalara itiraz etmesi sebebi ile yetkili bayilik hakkın tek taraflı olarak feshedilmiş olduğunu, bu nedenle bayilik yetkisini haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile davacı şirketin bu sebeple uğradığı müspet ve kar kaybı zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP\t:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 25/01/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Bayilik statüsüne ilişkin sözleşme haklı neden ile feshedildiğini, davacı tarafın 30/10/2017 tarihinde e-postası ile bölgesi dışında yer alan ----------- mukim müşteriye  ---------- için bakım teklifi vermesi, bölge bayisinin vermiş olduğu teklifi geri çekmesi için --------Ş den talepte bulunulması, davacının 16/03/2018 tarihli E-postasında davacının bölgesi  dışında yer alan --------- yeni bir servis firması kurması, bu firma ile yaklaşık 9 ay boyunca -------- markalı ürünleri kullanması ve -------- --------- müşterilerine kompresör hizmeti vermesi, yan sanayi ürününün kutusuna --------- parça numarası işlenmesi, bölgede -------- broşürleri dağıtması, internet sitesinde ---------ve --------- ana ortağı ----------- bayisi olarak lanse etmesi nedeniyle yapılan tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen davalı tarafın ---------Ş bayilik sistemine aykırı hareket etmesinden dolayı taraflar arasındaki sözleşme 10/08/2018 tarihinde haklı nedenle feshedilmiş olduğunu bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:-10/08/2018 tarihli sözleşme feshine dair yazı sureti,<br>-01/01/2018 tarihli ---------- yetkili bayi satış & Servis belgesi sureti,<br>- --------- Ticaret Sicil müdürlüğünün --------- Şti Ticari sicil kayıtları,<br>-Mail yazışmaları<br>--------- Talimat sayılı celsesinde ...'un beyanının alındığı, tanık beyanında; \"Ben davalı şirketin ---------- Bölge Bayiliğini yapmaktayım taraf arasındaki bayilik sözleşmesine bu sebeple vakıfım, Davacı şirket yetkisi olmamasına rağmen --------- adına ---------- ilinde firma kurarak ----------- isimli sektör dergisinde --------- ürünlerinin satışı ve servis  hizmetlerini yapacağını duyurması üzerine ----------- ilindeki yetkili bayi biz olduğumdan bu durumu ---------- genel müdürlüğüne bildirmemiz üzerine davacı şirket temsilcisi ve beni şirket genel merkezine çağırdılar burada davacı şirket temsilcisi --------- bir firma kurduğunu kabul etti fakat --------- --------- ürünlerini ve servis hizmetlerini yapmayacağını yaptıdığı takdirde sözleşmesinin iptal edilmesini tahahüt etmesine rağmen devam eden süreçte --------- müşterilerinin servis hizmeti verdiği gibi ürün teklifinde de bulunduğunu yaptığımız araştırmalar neticesinde öğrendikten sonra bunlara ilişkin faturalarla birlikte yeniden genel müdürlüğe başvuru yaptıktan sonra davacı şirketin bayiliğinin feshedildiğini biliyorum\"  şeklinde beyanda bulunmuştur.Haksız Rekabet Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporu,<br>Haksız Rekabet Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda \"---------- organik bağ içinde olduğu bir tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisi imiş gibi davranıl tanıtım videosunda davacının ---------- şirketinin de davalın gösterilmesinin TTK 54/11 hükmü kapsamında haksız rekabet davalının bu gerekçeyle taraftar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdirmesinin haklı sebep kabul edilebileceği\" sonuç ve kanaatini içerir rapor ibraz ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava; taraflar arasındaki yetkili bayi satış ve servis sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin tespiti ve bu sebeple tazminat istemine ilişkindir. Talimat yolu ile alınan tanık beyanında, davalı şirketin ----------- Bölge Bayiliğini yaptığını,  taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine bu sebeple vakıf olduğunu, davacı şirketin yetkisi olmamasına rağmen ----------- adına ----------- ilinde firma kurarak --------- isimli sektör dergisinde ----------- ürünlerinin satışı ve servisi hizmetleri yapacağını duyurması üzerine ---------- İlindeki yetkili bayinin kendileri olması sebebiyle kendisini şirket merkezine çağırdıklarını burada davacı şirket temsilcisinin ----------- bir firma kurduğunu kabul ettiğini, fakat --------- ---------- ürünlerini ve servis hizmetlerini yapmayacağını, yaptığı takdirde Sözleşmesinin iptal edilmesini taahhüt etmesine rağmen devam eden süreçte ---------- müşterilerinin servis hizmeti verdiği gibi ürün teklifinde de bulunduğunu yaptıkları araştırmalar neticesinde öğrendikten sonra bunlara ilişkin faturalarla birlikte yeniden genel müdürlüğe başvuru yaptıktan sonra davacı şirketin bayiliğinin feshedildiğini bildiğini belirtmiştir.Mahkememizce alınan 10.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında yetkili bayilik ilişkisi olduğu ancak bu konuda yazılı sözleşme olmadığı, davalı tarafından davacıya ----------- ürünlerinin satışı, servis hizmetleri konusunda yetkili bayilik belgesi verildiğinin görüldüğü, dosyadaki taraf beyanlarından ve  yetkili bayilik belgesinden |verilen yetkili bayiliğin ----------, ---------- ve --------- illerini kapsadığının görüldüğü, ayrıca dosyaki bilgi ve belgelerden davacıya davalı tarafından verilen yetkili bayiliğin münhasır bayilik olmadığı yine davacının da sadece davalı bayisi olacağına ilişkin bir kararlaştırmanın olmadığı, dosyada mübrez 10.08.2018 tarihli yazıya göre davalının davacı ile arasındaki bayilik ilişkisini feshettiğinin görüldüğü, davalının bayilik ilişkisini fesih gerekçesi olarak;  davacı tarafın, 30.10.2017 tarihindeki e-postası ile bölgesi dışında yer alan ----------- mukim müşteriye  ---------- için bakım teklifi vermesi, bölge bayisinin vermiş olduğu teklifi geri çekmesi için ---------Ş'den talepte bulunulması, davacının 16.03.2018 tarihli e-postasında davacının bölgesi dışında yer alan ------------ yeni bir servis firması kurması, bu firma ile yaklaşık 9 ay boyunca ---------- markalı ürünleri kullanması ve ---------- ----------- müşterilerine kompresör hizmeti vermesi, yan sanayi ürününün kutusuna ---------- parça numarası işlenmesi, bölgede ---------- broşürleri dağıtması, intemet sitesinde ---------- ve ------------ ana ortağı ----------- bayisi olarak lanse etmesi, olarak gösterildiği, davalının birinci fesih gerekçesinin, davacı ile davalı arasında her iki tarafı da bağlayıcı münhasırlık ilişkisinin olmaması dikkate alındığında | davalıya ait olmayan ürünlerin de servis ve satış hizmetini yapmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği bu çerçevede bu sebebin fesih için haklı sebep olmayacağının düşünüldüğü, davalının ikinci fesih gerekçesiyle ilgili otarak ise; davacının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere ---------- organik bağ içinde olduğu bir şirket kurup kendisine tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisi imiş gibi davrandığının dosyada yer alan görselden görüldüğü; aynı şekilde davalının 19.11.2019 tarihli dilekçesinde bahsettiği ----------- videonun incelenmiş olup ekteki  video görüntüsünden de görüleceği üzere davacının bu videoda da  --------- şirketinin de davalının yetkili bayisiymiş gibi gösterildiğinin görüldüğü, bilindiği üzere haksız rekabetin, TTK m.54 vd. maddelerihde düzenlenmiş olup, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin  tümünü ifade ettiği, Haksız rekabet hukukunun da haksız fiilin bir türü olarak, haksız rekabet faili ile mağduru arasında dürüstlük kuralına uyma şeklinde hukuk düzeni tarafından tahmil edilen vazifeye muhalefet sebebiyle doğan bir zararı veya zarar tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlayan hukuki bir kurum olduğu haksız rekabette korunan hakkın herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olduğu bu hakkın mutlaka ticari bir işletme ile ilgili olmasına ve tarafların rakip olmasına da gerek olmadığı TTK.nın 54 üncü maddesi,  kanunun madde gerekçesine göre, tüm haksız rekabete ilişkin kuralların üzerine yapılandırıldığı iki taşıyıcı kolon içerdiği, birinci kolonun, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış |rekabetin sağlanması gerekliliğini ifade etmekte olduğunu, bu kolonun bir taraftan, “bütün katılanlar” kavramı, diğer taraftan da, dürüst ve bozulmamış rekabet kurumu ile tanımlandığını, dürüst ve bozulmamış rekabet kavramlarının --------- öğretisinde savunulan| bir görüş uyarınca rekabetin niteliğini, başka bir deyişle “kalitesi”\"ni belirttiğini, İkinci kolonun, dürüst davranış kuralını tek başına temsil ettiğini, böylece 6762 sayılı Kanunda “sulistimal”de bulunan anlam ağırlığı, TTK.m.54'te “dürüstlük kuralına geçtiğini, çünkü,--------- öğretisinde isabetle belirtildiği gibi, kötüye kullanma istisna bir hukuk kuralı olup dar bir uygulama alanına sahip olduğunu. 6762 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre bir eyleminin haksız rekabet olabilmesi için dürüst davranış kurallarını ihlâl etmesi yetmeyeceği, bu ihlâlin ayrıca iktisadi rekabetin kötüye kullanılması niteliğini taşıması da gerektiği, dürüst davranma kuralının ise artık haksız rekabetin tanınmasında (teşhisinde) belirleyici olduğu, hukuka uygun ve bozulmamış rekabet ortamında (ortamın her zaman piyasa olması şart değildir) tüm katılanlar piyasanın tüm faktörlerinin dürüst davranış kurallarına göre hareket edeceğine güvenir ve güvenmek hakkını haiz olduğu, dürüstlük kuralını ihlâl eden bu güvene aykırı hareket edilmiş olacağı, bununda haksız rekabeti oluşturacağı,  TTK nın 54 üncü maddesi hükmü gereğince, haksız rekabete ilişkin ilkeyi koyduğunu, kanun gerekçesine göre, ilkenin temel unsurunun dürüst davranış kuralı olduğu, dürüstlük kuralına aykırılığın ya davranışlarla ya da ticari uygulamalarla olacağı, davranışlar ve ticari uygulamaların iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters, aldatıcı, yanıltıcı, kandırıcı olabileceği, ------------ Kanununun gerekçesinde ifade edildiği üzere dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaların rekabetin işlevsel kurallarını zedeleyeceği, rekabetten beklenen sonuçların alınmasını engelleyeceği, Rekabet hukukundaki dürüstlük kuralları ---------- öğretisinde belirtildiği gibi Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası hükmündeki dürüst davranış kuralları ile tam örtüşmeyebileceği, çünkü Türk Medeni Kanununu 2 nci maddesi anlamında dürüstlük kurallarının sözleşmesel veya ön sözleşmesel temelde ve taraflar arasındaki ilişkide var olan güvenle ilgili olduğu,  Rekabet hukukunda ise bu anlamda tarafın mevcut olmayabileceği, çoğu kez bir haksız fiil konumunun bile söz konusu olabileceği, genel olarak kabul edildiği üzere bayii olmadığı halde bayinin pazar çevresini ele geçirmeye yönelik fiilerin de bu kapsamda haksız rekabet teşkil edeceği, bu çerçevede bayi olmadığı halde yetkili servis gibi hareket etmenin haksız rekabet teşkil edeceği, bu çerçevede ----------- organik bağ içinde olduğu bir şirket kurup kendisine tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisiymiş gibi davranılmasının, davacının çektiği tanıtım videosunda davacının ---------- şirketinin de davalının yetkili bayisiymiş gibi gösterilmesinin TTK 54/II. maddesi hükmü kapsamında haksız rekabet fiili sayılabileceğinden davalının bu gerekçeyle taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdirmesinin haklı sebep kabul edilebileceği kanaatine varıldığı, sonuç olarak ----------- organik bağ içinde olduğu bir şirket kurup kendisine tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisiymiş gibi davranılmasının, davacının çektiği tanıtım videosunda davacının ----------- şirketinin de davalının yetkili bayisiymiş gibi gösterilmesinin TTK'nın 54/II. maddesi hükmü kapsamında haksız rekabet fiili sayılabileceğinden davalının bu gerekçeyle taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdirmesinin haklı sebep kabul edilebileceği belirtilmiştir. <br>Mahkememizin 15/09/2020 tarih ve ---------- Esas---------- sayılı kararı yapılan yargılama sonucunda;  \"...Hükme esas olarak alınan bilirkişi heyeti raporu dayanak yapılarak; taraflar arasında yetkili bayilik ilişkisi olduğu ancak bu konuda yazılı sözleşme olmadığı, davalı tarafından davacıya ---------- ürünlerinin satış, servis hizmetleri konusunda yetkili bayilik belgesi verildiği, yetkili bayilik belgesinde verilen yetkili bayiliğin --------, ---------- ve ---------- illerini kapsadığı, davacıya davalı tarafından verilen yetkili bayiliğin münhasır bayilik olmadığı, yine davacının da sadece davalı bayisi olacağına ilişkin bir kararlaştırmanın olmadığı, davalı tarafından 10/08/2018 tarihli yazı ile davacı ile arasında olan bayilik ilişkisini feshettiği, ----------- 21/06/2017 tarih ----------- sayılı nüshasında ----------- Şirketi'nin kurulduğu, şirketin kurucuları arasında ---------- bulunduğu, davacı şirketin ticaret sicili kaydına göre --------- ortakları arasında yer aldığı, davacı tarafından ---------- organik bağ içinde olduğu bir şirket kurup kendisine tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisiymiş gibi davranıldığı, davacının çektiği tanıtım videosunda davacının ----------- şirketinin de davalının yetkili bayisiymiş gibi gösterildiği, TTK 54/2. Md. Kapsamında davacının eylem ve davranışlarının haksız rekabet fiili sayılabileceğinden davalı tarafından taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdirilmesinin haklı sebep kabul edilebileceği anlaşılmakla ..\"   gerekçesiyle davanın reddine   karar  verilmiş olup --------- sayılı ilamı ile davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar ----------- sayılı ilamıyla bozularak Mahkememiz esasına kaydedilmiştir.--------- sayılı ilamıyla \"Davacı vekilinin 19.03.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde yer alan bila tarih belgede \"---------- Şti.nin ---------Ş.'nin ürettiği vidalı hava kompresörlerinin satışını yapmaya ve servis hizmetini vermeye tüm --------- yetkilidir.\" ibaresine yer verilmiştir. Gerekçeli kararda bu belge ile ilgili herhangi bir değerlendirmenin yer almadığı anlaşıldığından, dosyadaki diğer deliller ve mübrez yetki belgelerinin tümü tarihleri ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Öte yandan, eldeki dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu halde 14.11.2018 tarihli tensip zaptında yer aldığı hali ile basit yargılama usulüne göre yargılama yapılması da doğru olmamıştır.  \" şeklindeki gerekçesi ile bozulan dava dosyası Mahkememize gönderilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller  birlikte değerlendirildiğinde ;Taraflar arasında, 2001 yılından itibaren yazılı olmayan bayilik sözleşmesi olduğu, davacı şirketin davalı şirketin satış ve servisinde yetkili olduğu,  davalı şirket tarafından, bayilik ilişkisinin 10.08.2018 tarihli yazı ile “Uzun yıllar --------- bayisi olarak birlikte çalıştığımız  ----------- , ---------- Şti ile bir süredir bazı konularda ortak noktalarda buluşamamızdan,  ayrışmamızdan, --------- genelinde -------- bayi ağı dinamiklerini olumsuz etkileyecek olaylara yönelik yaklaşımlarından dolayı 10.08.2018 tarihi itibarı ile yollarımızı ayırarak bildirmek isteriz” ifadeleri ile sözleşmenin feshedildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalının feshinin haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir. ---------- sayılı ilamıyla eldeki dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu halde  basit yargılama usulüne göre yargılama yapılması  ve  davacı vekilinin 19.03.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde yer alan bila tarih belgede  davacının satış yapmaya ve servis hizmetini vermeye tüm ----------yetkili olduğuna ilişkin  belgenin  kararda değerlendirilmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği anlaşılmıştır Her ne kadar -------- sayılı ilamı ile davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu hususu bozma ilamına konu edilmiş ise de ; 15/03/2018 tarihinde ---------- yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7101 Sayılı Kanunun   61. Maddesi  ile \"13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br>“(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.” yine Aynı Kanunun  66. maddesi ile \"Bu Kanunun;a) 48 inci, 49 uncu ve 64 üncü maddeleri 1/1/2019 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.\" şeklinde düzenlenmiş olup yargılamaya konu davanın 30/10/2018 tarihinde açılmış olması nedeniyle dava tarihi itibariyle 7101 Sayılı Kanunun   61. maddesinin   yürürlükte olduğu  anlaşılmıştır.Somut davada  miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ve belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada davacı tarafın  talebine ilişkin üst sınırın  belirlenmemiş olması ve  bedel arttırım sunulması halinde Kanunda belirtilen 100.000,00 TL'lik miktar ve değeri geçmeyen  davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde uygulanacak yargılama  usulü ile aynı  dava değerine sahip  Kanunda belirtilen 100.000,00 TL'lik miktar ve değeri geçmeyen bir eda davasına uygulanacak yargılama  usulünün birbirinden farklı olmasının tarafların ispat hakkına ilişkin delillerinin sunulmasında eşitsizlik oluşturacağı , bu hususun ise HMK  27. maddesi gereğince hukuki dinlenilme hakkı ile bağdaşmayacağı , somut davada basit yargılama  usulünün  uygulanması usul ve yasaya uygun olduğu kanaati ile  bozma ilamına  karşı  direnme kararı verilmiştir.<br>Davacı vekilinin  cevap dilekçesine karşı sunmuş olduğu 19.03.2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan bila tarihli belgede \"---------- Şti.nin ---------Ş.'nin ürettiği vidalı hava kompresörlerinin satışını yapmaya ve servis hizmetini vermeye tüm ---------- yetkilidir.\" ibaresine yer verilmiş ise de davalı vekilin 14/03/2019 tarihli 1. celsede alınan bayanında cevap dilekçesine karşı beyan dilekçesi ve yeni delil dilekçesi sunmasına muvafakat etmediğini yine bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu tarihsiz satış ve servis yetki belgesinin geçersiz olduğunu dava dilekçesinde 2018 tarihli yetki belgesini sunmasına karşın daha sonra sunmuş olduğu bila tarihli yetki belgesinin geçerliliğinin bulunmadığını, bu belgeyi kabul etmediklerini söz konusu tarihsiz yetki belgesinin geçerliliğini hiçbir şeklide kabul etmemekle birlikte sözleşmede imzası olan ---------- 2012 yılında görevi bırakmış olduğunu bu yüzden 2018 yılında verilen yetki belgesinin önüne geçme ihtimali olmadığını beyan etmiştir. Tüm bu hususlar birlikte irdelendiğinde davacı tarafından süresinde sunulmayan ve davalının muvafakat etmediği  bila tarihli  satış ve servis yetki belgesinin  yargılamada delil olarak değerlendirilemeyeceği  anlaşılmıştır. Taraflar arasında yetkili bayilik ilişkisi olduğu ancak bu konuda yazılı sözleşme olmadığı, davalı tarafından davacıya ----------- ürünlerinin satış, servis hizmetleri konusunda yetkili bayilik belgesi verildiği, yetkili bayilik belgesinde verilen yetkili bayiliğin ---------,--------ve --------- illerini kapsadığı, davacıya davalı tarafından verilen yetkili bayiliğin münhasır bayilik olmadığı, yine davacının da sadece davalı bayisi olacağına ilişkin bir kararlaştırmanın olmadığı, davalı tarafından 10/08/2018 tarihli yazı ile davacı ile arasında olan bayilik ilişkisini feshettiği, ---------- 21/06/2017 tarih -------- sayılı nüshasında ---------- Şirketi'nin kurulduğu, şirketin kurucuları arasında ----------- bulunduğu, davacı şirketin ticaret sicili kaydına göre ---------- ortakları arasında yer aldığı, davacı tarafından --------- organik bağ içinde olduğu bir şirket kurup kendisine tanımlanmayan bu bölgede sanki davacı bayisiymiş gibi  hareket edildiği, bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere  bu hususun TTK 54/2. Maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil edeceği , video, fotoğraf vb. deliller neticesinde subuta eren haksız rekabet nedeniyle bayilik sözleşmesinin feshinin haklı olduğu sonucuna varılmış olup aksi ispat edilemeyen somut deliller neticesinde davacının ileri sürmüş olduğu mail yazışmalarının davalı tarafın kabulünün olmaması da dikkate alındığında sonuca etkili olmayacağı sonucuna  anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 444,62‬ TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T  uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, \t<br>5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan  182,45 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile  Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e81ad43f9a4c89221c735b9fe0face6","SID":"b490e87fbbfe09d3"}}