{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/326 <br>KARAR NO: 2024/1911<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2023<br>NUMARASI: 2023/266 Esas -  2023/635 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı tarafından davalı yan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hasım gösterilerek İstanbul 22. İş Mahkemesi'nin 2023/ 554 Esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığını, davalı ... MERKEZİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 29/06/2011 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, davacının 01/03/1999-31/07/2008 tarihleri arasında çalıştığı işverenlik \"... BAKIM\" şirketi halihazırda münfesih durumda olduğundan işbu şirketin ihya edilerek davaya dahil edilmesi gerektiğini, açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için mehil ve yetki verildiğini beyan ederek ...'nde... sicil numarası ile kayıtlı ... isimli şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, son tasfiye memuru ...'ın atanarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nün, davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının, alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, tasfiye memurlarının eksik işlemlerini, Sicil Müdürlüğü'nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1'de düzenlendiği üzere, Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapıldığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davalı ... aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince \".. ...'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ...'nin İstanbul 22. İş Mahkemesi'nin 2023/554 E. Sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından 02.05.2023 tarihinde açılan ikame edilen dava, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. Maddesine göre ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilden silinme tarihi olan 29.06.2011 tarihinden sonra 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hak düşürücü süre durumu ve Anayasa'nın 153. Maddesi göz ardı edilerek haksız ve hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğunu, huzurdaki davada hiçbir şekilde ihyası talep edilen şirketin ihyasının mümkün olmadığı sabit olup, mahkeme kararına karşı yapmış oldukları haklı ve hukuka uygun istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.10.2023 tarih 2023/266 E. 2023/635 K. sayılı usul ve yasaya aykırı davanın kabulü kararının kaldırılarak, davanın reddine, eğer yeniden bir karar verilmesi mümkün değil ise dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Tiç.Ltd.Şti'nin tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 29/06/2011 tarihinde terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2023/554  Esas sayılı davanın derdest olduğu  anlaşılmıştır. Davada vakaların anlatımı taraflara talebinin hukuki niteliğini tavsif mahkemeye ait olup (YİBK. 04.06.1968, 15/6 sayılı ), sicilden tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin davada TTK 547. Maddesi hükümleri uyarınca yargılama yapılarak karar verilmesi isabetlidir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir  isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29e412768192066b51ebb3553b1c4512","SID":"4a064c76faf195f5"}}