{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t                       T.C.<br>\t                   BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>                                                                                                                                       TÜRK MİLLETİ ADINA<br>                                                                                                                                                  KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2016<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: ... -  <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 02/03/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2019<br>\tMahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı ... Trans Lojistik Ltd. Şirketinin taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın mallarını taşıdığını ve bundan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, bu alacağı ferileri ile birlikte davacıya temlik ettiğini, davalının ... Trans Ltd. Şti.’ne çektiği 11.05.2015 tarihli bir ihtarla taşıma sırasında çekici ve romörk üzerinde yanarak hasar gören mallardan dolayı 21.518,74 Euro talep ettiğini, yangın olayının doğru olduğunu ancak ileri sürülen zararın bu miktarda olmadığını, zararın en fazla 12.325 Euro olabileceğini, zira taşıyıcının sorumluluğunun kanunla sınırlandırıldığını, temlik aldıkları alacağa karşılık şimdilik 5.000.₺’nin mahsup tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı taraf yargılama sürerken talebini ıslah etmiş ve toplam 28.178,14 tl alacağın 2.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. <br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının mevcut olmayan bir alacağı temlik aldığını, zira dava dilekçesinde de açıklandı üzere davalı ya ait ticari emtianın taşıma sırasında zayi olduğunu, bundan ortaya çıkan zararın tazmini için Taşıyıcı firma ile irtibata geçtiklerini, taşıyıcı tarafın kusuru kabul ederek mal bedelinin 21.518,74 Euro olduğu konusunda mutabakata varıldığını, hatta kestikleri iade faturasının her iki taraf ticari defterlerine işlendiğini, taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinden mahsup edildiğini, davalı tarafın alacağının sınırlı olduğuna dair iddiaların doğru olmadığını, zira taşıyıcının şoförünün malları kasten yaktığına dair ifadeler bulunduğunu, zarar miktarına ilişkin mutabakat mektubu bulunmasına ve uyuşmazlık yaşanmadan borcun tasfiye edilmesine rağmen ileri sürülen bu alacak iddiasını kabul etmediklerini, taşıyıcının yedi ay sonra Gönderdiği hasar bedeli iadesi farkı faturasını kabul etmediklerini, faturayı iade ettiklerini ancak şirketin adresten taşındığı ve ticari faaliyetine son verdiğinin ortaya çıktığını, temlikin muvazaalı olduğunu, gerçek olmayan bir alacak için fatura kesildiğini, davacının işlemleri detaylı biçimde bilmesinin muvazaaya işaret ettiğini ileri sürmüştür.  <br>DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava alacağın temliki hükümlerine göre temlik alınan alacağın tahsili için açılan kısmi alacak davasıdır. kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf hem temlik ilişkisini hem de temlik edenin davalıdan muaccel bir alacağı bulunduğunu ispat etmek zorundadır. Davalı ile dava dışı temlik eden arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki ve açık hesap bulunduğu tartışmasızdır. Keza davalının bir kısım mallarının taşıyıcı/temlik eden tarafından taşınması sırasında yanarak hasar gördüğü de uyuşmazlık dışıdır. Temel sorun temlik edenin temlik tarihindeki bakiye alacak miktarının ne olduğu ve yangında hasar gören mallar sebebiyle taşıyıcının ne miktarda tazminat ödemesi gerektiği hususundadır. Davalı ile dava dışı temlik eden/taşıyıcı arasında mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık bulunmamakla beraber karşılıklı ihtar ve fatura teatisi süreci yaşandığı anlaşılmaktadır. O halde davacı tarafın yapması gereken tek iş, temlik tarihi itibariyle alacak miktarını ispat etmekten ibarettir. Bu aynı zamanda temlik edenin açık hesabın sürdüğü sırada ödemesi gereken tazminatın miktarını da ilgilendirmektedir. <br>\tDikkat edilirse temlik eden ile davalı arasındaki taşıma işleri sırasında ortaya çıkan ziya ve hasar temlik tarihinden önce gerçekleşmiştir. Davalıya ait malların yanması olayı 08.12.2014 tarihinde meydana gelmiştir. Hasar sebebiyle davalı tarafın kestiği fatura 08.05.2015 tarihlidir. Buna karşılık davacı tarafın alacağı temlik aldığı tarih 03.12.2015 günüdür. Davalının kestiği hasar faturasını defterlerine işleyen dava dışı ... Trans Ltd şirketi temlik tarihinden kısa süre önce 02.12.2015 tarihinde bir iade faturası düzenlenmiş ve kendince fazla düzenlendiği ne düşündüğü hasar için fark faturası kesmiştir. Böyle olunca temlik tarihi itibariyle bir kaydi alacak oluşmuştur. Mahkememizce yapılması gereken iş dava dışı temlik edenin defterlerinde kayıtlı bulunan bu kaydi alacağın gerçek alacak miktarı olup olmadığını belirlemekten ibarettir. <br>\tDavalının emtiasının yandığı olayın meydana gelişi sırasında Taşıyıcının mesuliyeti konusunda bir sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Sigortacı ... Sigorta Anonim Şirketidir. Sigorta şirketi yangının meydana geliş sebebini belirlemek amacıyla bir delil tespiti talep etmiştir. Bu husus önemlidir çünkü davalının İddia ettiği gibi aracın kasten yakılması söz konusu ise taşıyıcının büyük hasarnın tamamından sorumlu olması söz konusu olacaktır. Çorlu İkinci Asliye Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasına verilen 15.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda yangının, aracın elektrik tesisatındaki kısa devreye bağlı olarak çıktığı açıklanmıştır. Keza araç sürücüsü hakkında Çorlu Altıncı Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/366 esas sayılı dosyasıyla mala zarar verme suçundan kovuşturma başlatılmış ise de sanığın beraatine karar verilmiştir. Araç sürücüsünün yangını kasten çıkardığına ilişkin beyanı bulunduğu ileri sürülmüşse de sonradan inkar edilen bu ifade eldeki dava konusu yangına ilişkin olmayıp aynı yerde dokuz ay önce çıkan başka bir yangına ilişkindir. Yangınların benzer olması sebebiyle her iki yangını da sürücünün kasten çıkarmış olabileceği ileri sürülmüş ancak kovuşturma aşamasında bu iddia yeterince ispat edilememiştir. Keza sigorta eksperinin raporu da yangının kasten çıkarıldığına ilişkin bir veri ve kanaat içermemektedir. Bu durumda yangının taşıyıcının personeli tarafından kasten çıkarıldığı iddiası ispat edilememiştir. <br>\tBu durum karşısında taşıyıcının yükte meydana gelen hasarın tamamından sorumlu olduğu yolundaki iddia kabul edilemez. <br>\tTaraflar arasındaki açık hesap ilişkisi sonunda dava dışı temlik edenin alacağı bulunup bulunmadığını belirlemek açısından hem temlik edenin hem de davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması uygun bulunmuştur. Öncelikle dava dışı temlik eden taşıma şirketinin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Talimatla alınan 8.11.2017 tarihli raporda davalı ile dava dışı taşıyan arasında bir açık hesap ilişkisi bulunduğu belirtilmiş aynı zamanda temlik edeni defterlerinin kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmadığı gösterilmiştir. Defterlere göre davalının kestiği hasar faturası temlik edenin defterlerine işlenmiştir. Bu fatura da dikkate alındığında taraflar arasında borç alacak kalmayacaktır. Buna mukabil taşıyan tarafından daha sonra kesilen bir fatura ile davalı 9.193,52 Euro (28.178,14.₺) borçlandırılmıştır. <br>\tDaha sonra davalı defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır bilirkişi 19.10.2018 tarihli raporunda davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu belirlemiş, yukarıda sözü edilen 9193,52 Euro tutarındaki faturanın davalı kayıtlarında yer almadığını açıklamıştır. <br>\tGörüldüğü gibi temel uyuşmazlık temlik eden tarafından sonradan kesilen ve bir kısım hasar tutarının iyi adresi anlamına gelen faturadan kaynaklanmaktadır. Özü itibari ile bakıldığında davacı tarafın temlik aldığı tarihte davalı tarafın kestiği hasar faturası nizasız biçimde temlik edenin kayıtlarına işlenmiştir. Bu da hasar miktarı konusunda zımni bir mutabakat bulunduğunu gösterir. Ancak dikkat edilirse bu mutabakat temlik eden taşıyıcının şoförü hakkında başlatılan kovuşturmanın henüz sonuçlanmadığı bir döneme denk düşmektedir. Taşıyıcı tarafın personelinin kasten yangın çıkarmış olma ihtimali dikkate alındığında taşıyıcının müzakere imkanlarının kısıtlı olduğu ortaya çıkar. Davalı tarafın ihtarnamesi 11.05.2015 tarihlidir. Buna karşılık taşıyıcının personeli şoför ... hakkında açılan kamu davasının iddianame tarihi 11.03.2015 tarihine isabet etmektedir. Daha açık bir ifadeyle taşıyıcının personeli hakkında dava açılmış olması üzerine davalı taraf hasarın tamamından taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. <br>\tHalbuki Türk Ticaret Kanunun 882’nci maddesi gereğince gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Bunun için ayrı bir bilirkişi raporu alınması gereksiz görülmüş ve mahkememizce hesaplama yapılmıştır. Davalının taşıma için teslim ettiği malların toplam ağırlığı 1528 kg’dır. Hasar tarihindeki SDR kuru ise 3,3022.₺‘dir. Kilo başına 8,33 SDR ödenmesi gerektiğine göre 1528 x 3,3022 x 8,33 = 42.031,20.₺ bir tazminattan söz edilebilir. Halbuki davalı tarafın kestiği fatura 21.518,74 Euro’dur. O günün T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru olan 3,0235 esas alınırsa davalının kestiği tazminat faturası 65.061,90.₺’ye tekabül eder. Fatura tarihindeki en düşük resmî kur (döviz alış kuru=3,0136) esas alınsa bile 64.848,90.₺‘ye denk gelir. Davalı tarafın kestiği 22.518,74.₺ tutarlı faturayı 62.718,52.₺ sayması, yani kuru 2,9146 kabul etmesi da başka bir haksızlıktır. Davalı taraf en az 22.817.70.₺ fazladan tazminat almıştır. <br>\tDavalı tarafın taşıyıcı için kestiği tazminat bedeli gerçek ödenmesi gereken tazminattan fazladır. Davalı taraf mal bedelinin tamamını fatura etmiştir. Halbuki taşıyıcının yangında kastı bulunmadığına ve buna ilişkin ceza dosyası kesinleştiğine göre sigorta şirketinden ödeme alması da mümkündür. Bu ödeme de alınırsa davalı taraf sebepsiz zenginleşmiş olacaktır. Bu düşünce ile davalının fazla tahsil ettiği miktar 22.817,79.₺ olmasına rağmen dava dışı taşıyıcının defterine kayıtlı miktar olan 28.178,14₺ üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tÖte yandan dava dışı taşıyıcının davalı tarafından kesilen faturayı bir niza çıkarmadan defterine işlemiş olması bu anlamda bir mutabakatın varlığına işaret etmez. Ancak taşıyıcının bir ihtirazi kayıt ileri sürmeyerek tazminata zımnen rıza gösterdiği söylenebilir. Mahkememizce yapılan değerlendirme taşıyıcının personeli hakkında açılan davanın taşıyıcının müzakere imkanlarını kısıtladığı yönündedir. Kimse hak ettiğinden fazlasını almamalı, aldıysa da bunu hak kabul etmemelidir. <br><br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>Davanın kabulüyle 28.178,14 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağın 5,000 TL lik kısmına 02/12/2015 tarihinden bakiye 23.178,14 TL kısmına ise ıslah tarihi olan 25/02/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,<br>Alınması gereken 1.924,84-TL  harçtan peşin yatırılan 85,39-TL ile 395,83-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.443,62-TL harcın davalıdan tahsiline,<br>Davacı tarafça yapılan 32,80-TL başvurma ve vekalet harcı + 609,50-TL  yargılama giderinden oluşan toplam 641,30-TL ile peşin alınan harç ve ıslah harcından oluşan toplam 481,22-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>Davacı vekili lehine kabul edilen miktar üzerinden takdir olunan 3.381,38-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, açıkça okundu, anlatıldı. 29/04/2019<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b3e72329f62cd8e03bd3393a5497a8a","SID":"755411d88e743b0b"}}