{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2019/308 <br>KARAR NO\t: 2019/356<br>DAVA\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/02/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 13/06/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalıların ... Ekmek ve Un Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'de ortak olduklarını, şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde merkez ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, şirketin merkezinin İzmir Yeşilyurt'ta olduğunu, toplam 4 adete şubesinin olduğunu,  şirketin temsile davalı ortaklar olan ... ve ...'nun yetkili olduklarını, şirketin defter ve kayıtlarının uzun süredir davalılar tarafından tutulduğunu ve müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, şirket üzerinden bugüne kadar kar payı dağıtılmadığını, ancak şirket adına satın alınmasına karar verilen taşınmazların da davalılar tarafından kendi adlarına satın alındıklarının öğrenildiğini, davalılar ile görüşmek isteyen müvekkilinin üzerine yürüyen ve birlikte fiziksel şiddet uygulamaya kalkışan davalıların bu girişiminin gerçekleştiği 05/02/218 tarihinden sonra şirkete gidemediğini olayın ardından sağlık sorunları yaşadığını, müvekkilinin hastanedeyken davalılar tarafından şirketin tasfiye edilmesine yönelik bir takım belgeler imzalatılmak istendiğini, ısrarcı olunmaları sonucunda 6 Kasım 2018 tarihinde bir belgeye imzası alındığını, ancak yazılı belgenin TTK ile birlikte şirket yönetimi kural ve prensiplerine aykırı olduğunu yasal bir dayanağı olmadığını, müvekkilinin özgür iradesini yansıtmadığını bu nedenle Karşıyaka ... Noterliği'ni 03/12/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiğini, davalılar tarafından müvekkiline nekahat döneminde imzalatılan belgenin şirketin tasfiyesine yönelik bir belge olduğunu, davalılar tarafından müvekkiline hitaben gönderilen İzmir ... Noterliği'nin 18/12/2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalıların da şirketin tasfiyesini istediklerini beyan ettiklerini tarafların şirketin tasfiyesi konusunda mutabık olduklarını ancak davalıların şirketin kasasını ve kontrolünü ellerinde tutuyor olduklarından kendi kişisel projelerini de hayata geçirmek ve bunun ardından tasfiyeyi gerçekleştirmek niyetlerini açıkça ifade ettiklerini, müvekkilinin şirketin yetkilisi olmadığı gibi şirkette yapılan işlemler ve ticaret hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığını, tasfiyesi istenen şirketten hiçbir kazancı olmadığını, davalıların davacıya fiziksel şiddet uygulama girişiminde ve hakaret- tehditte bulunduklarını, davacının şirketin işlemlerinde bilgisi olmadığı gibi yapılan işlere muvafakati olmadığını, davacının şirkettke bulunmadığı sürede ellerindeki yetkiye dayanarak kredi başvurusu yaptıkları ve şirketi borçlandırdıkları duyumlarını aldıklarını, şirketin merkezi ile birlikte 4 şubesi olup yönetim yetersizliği kaynaklı olarak öz kaynaklarını yitirdiğini, şirketin ekonomik varlığının zarar görmesi, mal varlığının riske atılması olasıkları karşısında şirket yönetiminin mahkemece ele alınması ve yönetim ve denetim kayyumu eliyle yürütülmesinin ticari faaliyetler açısından önem arz ettiğini bildirerek öncelikle ... Ekmek ve Un Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. Kayyum tayin edilmesine ticari işlemlerinin kontrol altına alınmasına, davalıların yönetim yetkilerinin kaldırılmasına ve şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili 26.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tarafların ortakları olduğu ... Ekmek Un Ürünleri San ve Tic Limited Şirketi'ne kayyum tayin edilmesini ve şirketin tasfiyesini talep ettiğini, yargılama sonunda verilecek kararın doğrudan tarafların ortağı oldukları şirketin menfaatine yönelik olacağını, bu nedenle davanın dava dışı ... Ekmek Un Ürünleri San ve Tic Limited Şirketi'ne karşı ikame edilmesi gerekmekteyken şirketin diğer ortakları olan davalı müvekkillerine karşı açılması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, husumete yönelik itirazlardan feragat ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla esasa ilişkin cevaplara ilişkin şirkete kayyum atanması yönünden TTK 630/2-3 maddelerine dayanan bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, ticari şirkete kayyum atanabilmesinin ancak haklı sebeplerin varlığı halinde mümkün olduğunu, haklı sebeplerin ne olduğunun kanunda tahdidi olarak sayıldığını, dava dilekçesinin ikinci maddesinde şirketin defter ve kayıtlarının uzun süredir müvekkileri tarafından tutulduğu ve davacıya herhangi bir bilgi verilmediği iddialarının doğru olmadığını, müvekkilleri tarafından keşide edilen İzmir .... Noterliği'nin 18.12.2018 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde şirketin tüm kayıtlarının her üç ortağın da denetimine açık olduğu fırın ve fırın içindeki kasanın dahi birer anahtarının taraflarda bulunduğu muhasebe kayıtlarının mali müşavir tarafından tutulduğuna yönelik açıklamaları tekrarladıklarını, buna rağmen bilgi istenip de verilmeyen bir cevaba ilişkin iddianın ispat külfetinin davacıda olduğunu, ihtarnamede açıklandığı üzere dava dışı şirket genel kurulunda hiçbir zaman şirket adına taşınmaz alınmasına karar verilmediğini, böyle bir karar var ise ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı yanın şirkete gidememesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, iddianın mahkemeyi yanıltma maksatlı hayal ürünü olduğunu, davacının her bir şirketin satış mağazasına giderek kasada müvekkilleri ile birlikte satış yapmaya devam ettiğini, davacının şirketin 2019 yılı içinde dahi kullanmış olduğu tüm ticari kredilerde kefil olduğunu, bu kredilerin şirketin ticari faaliyetleri için gerekli olan tasarruflar olup davacının bu yöndeki bilgisinin duyuma değil görgüye dayalı olduğunu, şirket adına taşınmaz alınmasına yönelik hiçbir genel kurul kararının bulunmadığını, şirketin bu günlere gelmesindeki tüm emeğinin müvekkillerine ait olduğunu, şirkete emek veren müvekkillerinin yönetim yetersizliğiyle itham edilmesinin inandırıcı olmayıp soyut olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasındaki 06.11.2018 tarihli tutanağın şirketin tasfiyesine yönelik olduğunun iddia edildiğini, tutanakta davacı ve davalı asilleri kendi haklarına olan taşınmazların üç kardeş arasında dağılımının ne şekilde yapılacağının kararlaştırıldığını, şirketin tasfiyesine yönelik hiçbir madde bulunmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde hukuken geçerli olmadığını iddia etti bu belgeye göre müvekkillerinin şirketin tasfiyesi yönünde iradesi olduğunu iddia ederek belgenin hukuki varlığını kabul ettiğini, şirket yönetiminin davacıya verilmesi veya şirkete kayyum atanması halinde şirketin ticari faaliyetlerinin çok kısa bir süre sonra son bulacağını, aslolan şirketin ticari faaliyetlerine devam etmesi olduğunu, kayyum atanmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunmadığını, şirketin tasfiyesi yönünden davacı ile davalıların ceza soruşturmaları ve huzurdaki dava dosyası nedeniyle artık bir arada olamayacakları, ortakların son bulması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, aslolan çok belirgin haklı sebeplerin bulunmaması halinde şirketlerin ticari faaliyetlerinin devamı olduğunu, öncelikle taleplerinin davacının şirket bilançosuna göre hesaplanacak gerçek ortaklıktan çıkma akçesi karşılığında ortaklıktan çıkması yönünde ortaklığın sonlandırılmasına karar verilmesi olduğunu, taraflar arasındaki 06.11.2018 tarihli tutanağın tarafların akrabaları ... tarafından hazırlandığını ve tarafların akrabaları olan ... ve ... isimli şahısların huzurunda taraflarca imzalandığını, müvekkillerince keşide edilen ihtarnamede şirketin tasfiyesinin de söz konusu olabileceği gibi üçlü ortaklığın sonlandırılmasının da mümkün olabileceği hatta müvekkillerinin kendi hisselerini makul bir bedel karşılığında davacıya satılabileceğinin de belirtildiğini, iddia edildiği gibi müvekkillerinin tek iradesinin şirketin tasfiyesi olmadığını bildirerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, şirkete kayyum atanması talebinin hukuki unsurlarının yokluğu nedeniyle reddine, şirketin tasfiyesini gerektirecek haklı nedenlerin yokluğu nedeniyle tasfiye talebinin reddi ile davacının ortaklıktan çıkma akçesi karşılığında ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Aşamada davacı vekili 07.05.2019 tarihli dilekçesiyle tarafların görüşmeler sonucu sulh olduklarından davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davalılar vekili de 09.05.2019 tarihli dilekçesiyle davacının feragat dilekçesini kabul ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin incelenen vekaletnamesinde davadan feragate yetkili kılındığı, feragatin kabule bağlı olmadığı ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu nazara alındığında davacı tarafın feragati nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı taraf lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,<br> 5-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,<br>Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi.  13/06/2019<br>Başkan ...<br>e-imzalı <br>Üye ...<br>e-imzalı <br>Üye ...<br>e-imzalı <br>Katip ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51e9828c677900d45a94800428713fab","SID":"f35c87cdc9b06361"}}