{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t                      T.C.<br>\t                  BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>                                                                                                                                          TÜRK MİLLETİ ADINA<br>                                                                                                                                                          KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>BAŞKAN\t: ... ...<br>KATİP\t:<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: E<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Şatış Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 26/09/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 20/05/2019<br>\tMahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı vekili dava dilekçesinde davacının fatura ile davalıya 27.847,97 TL'lik patates satıp  teslim ettiğini, davalıya alacağın ödenmesi yönünden noter aracılığıyla ihtarname çekildiğini, davalının buna karşılık malı aldığını kabul ettiğini ancak davacının alacağını ödememek için faturayı iade ettiğini, süresinde malı iade etmediği gibi itirazda etmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 27.847,97 TL alacağın davalıdan tahsili ile  kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf ise, olayın ticari amaçla gerçekleşen  satış olduğunu, tarafların ikisi de tacir olduğundan ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacıdan satın alınan patateslerin 16/11/2017 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, şirketin satın alma ve kalite kontrol birimleri tarafından yapılan fiziksel analizde ürünlerde sorun olmadığını, ürünlerin işlenmek üzere kiracı taşarona gönderildiğini, bu şirket tarafından işlenerek müşterilere gönderildiğini, ayın 18'inde başlayarak müşterilerin fotoğraflı şikayet bildirilinde bulunduğunu ve devamında ürünlerin iade olduğunu, müşterilerin şikayeti üzerine ayıplı ürün satıldığını fark ettiklerini ve ilk olarak 20/11/2017 tarihinde davacı ile irtibata geçerek  ayıbı bildirdiklerini ve \"ürünleri bu şekilde kullanamayacaklarını, kesinlikle fatura etmemelerini, ürünü geri alarak yerine başka bir ürün göndermelerini istediklerini,\" ayıbın ortaya çıkmasından itibaren derhal durumu davacı/satıcıya ihbar ettiklerini  yasada belirtilen yükümlülüğü yerine getirdiklerini, davacının ürünleri iade almak yerine  bozuk ürünler için fatura gönderdiğini, kendilerine tebliğ edilen faturaya 14/12/2017 tarihinde ihtarname keşide ederek itiraz ettiklerini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.   <br>DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ticari nitelikteki satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı bir mal satıp teslim ettiğini ispatlamalıdır. <br>\tSomut olayda davalının savunması davacının mal teslim olgusunu ispat külfetinden kurtulmasına sebep olmuştur. Davalı taraf malları teslim aldığını kabul etmiş buna karşılık malların ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Bu savunma ispat külfetine yer değiştirir. Artık davalı taraf malların ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Bilindiği gibi satışa konu malların en geç makul süre içinde muayene edilerek varsa süresinde ayıp ihbarında bulunulması gerekir. Ancak muayene ile anlaşılamayan bir ayıbın varlığı halinde alıcının ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren makul süre içinde ayıp ihbarında bulunması gerekir. <br>\tSatıştan ve teslimden sonra bir ayıp ihbarı yapılmadığı tartışma konusu değildir. Zaten davalının savunması da ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu yolundadır. Bu durumun ispatı için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması uygun görülmüştür. Satışa korunan ürünler gıda maddesi olup, bozulmaya eğilimli ürünlerdir. Standarda uygun depolama yapılması kaydıyla her bir ürünün bekleme süresi bellidir. Ürünün başlangıçta normal ve doğal görünmesi gizli ayıp olgusunu ortadan kaldırmaz. Her biri bir tohum niteliğinde olan biyolojik varlıklarını sürdüren ürünlerin zaman içerisinde belli dış etkiler yahut hastalıklar sebebiyle bozulması mümkündür. Burada önemli olan bozulmanın nereden kaynaklandığını tespit edebilmektir. Gıda mühendisi bilirkişi 06.03.2019 tarihli raporunda patates için kalite yönünden Türk standardı bulunduğunu, ürünlerin TS 1222 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ürünlerin iç ve dış kalite özelliklerinin standartta belirtildiğini, davalı tarafın dış görünüş itibari ile kontrol ve denetim yaptığını, görünüşte bir ayıp bulunmadığını, kabul aşamasında kimyasal analiz ve fizyolojik kusur analizi yapılması halinde kalite probleminin tespit edilebileceğini, mikrobiyolojik analizlerin çok zaman alacağını ancak kimyasal analizin uzun zaman almayacağını, ürün teslimi sırasında alınan numunelerin ürünün tamamını temsil etmeyeceğini, ürünlerdeki ayıpların ilk bakışta tespit edilemeyen ancak kimyasal analizler sonucu tespit edilebilecek ayıplar olduğunu açıklamıştır.<br>\tDavacı tarafın teslim aldığı ürünlerin ayıbını tespit edebilmek için mutad olanın dışında detaylı kimyasal tetkiklere başvurmak zorunda kalacağı anlaşılmaktadır. Fiziksel muayene yeterli değildir. Bu tür ürünlerde kimyasal muayene ve kabul işlemlerinin teamil olduğuna dair iddia ve veri yoktur. Toplanan delillerden davacının satıp teslim ettiği patateslerin gizli ayıplı olduğu ve tamamının kullanılamaz hale geldiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>Davanın reddine, <br>Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 44,40 TL harç başlangıçta alınan 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafça yapılan  yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.342-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı  karar verildi, açıkça okundu, anlatıldı. 20/05/2019<br><br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"336eef828de7d21876281373bbb56c84","SID":"4c6582ce1081d309"}}