{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>23. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/4361 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2496<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/604 Esas -  2024/510 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/11/2024<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi ile  Didim (Yenihisar)  1. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  : <br>Talep merci tayinine ilişkindir.<br>Davanın açıldığı Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; davacının davalıya sunduğunu iddia ettiği hizmetin davalının işlettiği çamaşır evine ilişkin olduğu, davalının ticari sicil kaydı bulunmasa da alınan hizmetin davalının iş yeri ile ilgili olduğu, dosyaya ibraz edilen faturalarda yetiş çamaşır evi adına fatura kesildiği ve  davalının tacir olduğu, faaliyetinin de bu kapsamda ticari nitelik taşıdığı, davanın  her iki tarafının tacir ve davanın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğu, davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle, Aydın  Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince ise, davalının 2. sınıf tacir olup, işletme usulüne göre defter tuttuğu  gerekçesiyle, karşı görevsizlik  kararı verilmiştir.<br>Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.\" düzenlemesi getirilmiştir.<br>TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.”Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar  Meslek Kuruluşları Kanununun  3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.<br>19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;<br>1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,<br>2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; \"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:<br>1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000 TL, 2022 yılı için 400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000  (2021 yılı için 420.000 TL, 2022 yılı için 570.000 TL ) lirayı aşanlar;<br>2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2021 yılı için 150.000 TL, 2022 yılı için 200.000 TL) lirayı aşanlar;<br>3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000 TL, 2022 yılı için 400.000 TL ) lirayı aşanlar;...\" denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2022 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. \t<br>Somut olayda; dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.  Eser sözleşmesi TBK’da düzenlenmiştir. Davalının ticaret sicilinde kaydı bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Didim Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22.12.2022 tarihli yazısında davalının 2. sınfı tacir olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Takibe konu faturaların dayandırıldığı servis formarı 2020 ve 2021 yıllarına ilişkindir. Davalının 2020-2021 yıllarına ait vergi beyannameleri dosyada mevcut değildir . 2022 yılının ilk üç dönemine ( ilk 9 ayına) ilişkin  geçici beyannamelerden ise elde edilen brüt hasılatın (38.145,18 + 388,56 +6.176,61 )= 44.710, 35 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu ise Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının 2. berdinde 2022 yılı için belirlenen haddin çok altındadır. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davalının tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşıldığından davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.<br> Açıklanan nedenlerle, Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun  21 ve 22. maddeleri gereğince Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4869a0c33e6ed0d1","SID":"1b0ebc05e0bab16a"}}