{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>\t\t   T.C.<br>ANKARA<br>\t1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/196 <br>KARAR NO\t: 2024/11<br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ...    <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: 1- ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>DAVALI \t: 2- ... <br>\t...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ....<br><br>DAVA\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 11/07/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 22/04/2024<br><br>Mahkememizden verilen 10/11/2015 tarih ve .... sayılı kararı .... 'nin12/07/2023 tarih ve .... sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış, yapılan açık yargılama sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin \"....” ve “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “....” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, ... sayılı başvurunun  ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile benzer olduğunun ve ortalama tüketici nezdinde başvurunun müvekkili şirketle ilişkili olduğu intibaını doğuracağını, ayrıca müvekkili ile davalı şirket arasında ....  Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, ... sayılı kararı ile onanan sulh sözleşmesi yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtialarında “...” markasını kullanmayacağını taahhüt ettiğini, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ... kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, davacı markaları ile davalı şirkete ait başvurunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığını, bu nedenle ... kararının yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMA:<br>Mahkememizce 22.05.2014 tarih,  ... sayılı kararı ile; davacı markaları ile davalı başvurusunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde davalı şirketin \"...\" ibareli markalarını \"dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz\" için kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının \"...\" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. <br>.... 'nin 23.03.2015 tarih, ....  sayılı ilamıyla; ''(...) dava konusu yapılan  ... kararının iptaline ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle mahkemenin bu istemin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin \"...\" ibaresini \"Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz\" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının ....  Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih .... . sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh anlaşması uyarınca davalı firma tarafından \"...\" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek  bozulmuştur.<br>Dava mahkememizin ...  E. Sırasına kaydedilmiştir. <br>Yapılan yargılama neticesinde, mahkememizce 10.11.2015 tarih,....sayılı kararıyla; önceki gerekçelere ek olarak, önceki kararda sulh sözleşmenin tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı gerekçesiyle direnilmesine ve  davanın reddine karar verilmiştir. <br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. <br>.... . tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş olduğu; .... 17.06.2021 tarih, .... . sayılı kararıyla, davada kötü niyet itirazı ileri sürülmüş ise mahkemece bu itirazın değerlendirilmesinin gerektiği, her ne kadar Özel Dairece hükümsüzlük talebinin sulh sözleşmesinden hareketle davacının kötü niyet itirazı çerçevesinde tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; mahkemece ilk kararda davacının kötü niyet itirazının tartışıldığı ve değerlendirildiğinin anlaşıldığı, mahkemenin önceki kararında taraflar arasındaki sulh sözleşmenin tartışıldığı ve değerlendirildiği yönündeki direnme kararının uygun olduğu, ancak Özel Dairece Mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesi hakkında inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazları incelenmiştir.<br>... . Sayılı ilamıyla; '' Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Taraflar arasında düzenlenen ve ....  E. sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4üncü maddesinde “.... markasının dondurma,  sütlü buz, yenilebilir buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, .... ise ... markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı taahhüt ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının ... ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine ... ibaresini dava konusu marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması sözleşmeye aykırılık ve dolayısıyla kötü  niyetli bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle, davacı vekilinin  diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, mahkeme kararının BOZULMASINA ...'' şeklinde karar verilmiştir. <br>Dava mahkememizin ....  E. Sırasına kaydedilmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Her ne kadar ... Sayılı ilamıyla yukarıdaki gerekçelerle mahkememiz kararının BOZULMASINA karar verilmiş ise de; <br>Alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; <br>Mahkememizin 22.05.2014 tarih ....  sayılı ilamı ile; Toplanan delillere, alınan rapora ve tüm dosya kapsamına göre; davalı başvurusunun kapsamında yer alan 30. sınıfa Dahil davacı tescilli markaları ile aynı/aynı tür veya benzer olduğu , davalı başvurusuna konu markanın davacı markası ile aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığı ve nihayet 8/1-b hükmü anlamında benzerlik bulunmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan \"...\" kelimesi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu \"dondurmalar, yenilebilir buzlar, buz kremler\" emtiaları yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davalı ile davacı arasında aktedilen sulh anlaşmasına göre davalının ... ibareli marka başvurusunda bulunmasının, sözleşmeye aykırılık taşıdığı, Ancak bu durumun 556 sayılı KHK kapsamında kamu yararı da gözetilerek yapılacak 8/1-b maddesi anlamında benzerlik karşılaştırılmasında göz önünde bulundurulamayacağı, bu sulh anlaşmasının davalının kullanımına yönelik olup tarafların marka başvurusunda 556 sayılı KHK kapsamında yapılacak 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamındaki değerlendirmelere kamu yararı daha önde geldiğinden etkisinin olmayacağı, ancak anlaşmaya aykırılık nedeniyle Sulh'tan doğan tazminat taleplerini birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri, 556 sayılı KHK bakımından somut uyuşmazlığa etkisinin olmadığı, başvuru ile davacı markaları arasında 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, davalının önceki tescilli markalarından dolayı müktesep hakkının olduğu ve asıl unsurların değişmediği ürün sınıfının değişmediği, önceki tescilli  ve asıl unsurları aynı olan ve tescil kapsamın da aynı olan uzun süreli kullanımlar da da bir karışıklığın yaşanmadığı  yönünde görüş benimsenerek, “davanın reddine  karar verilmiş olduğu, mahkememiz kararının davalı ... ve davalı Şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiş ve anılan hükmün .... tarafından   23.03.2015 tarih   ....  sayılı ilamıyla; “davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin \"...\" ibaresini \"Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz\" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının ....  Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih ....  sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh anlaşması uyarınca davalı firma tarafından \"...\" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.  Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçesiyle bozulması üzerine mahkememizin .... sayılı dosyası yine mahkememizin .... esasına kaydı yapılmış mahkememizin .... sayılı ilamında uyuşmazlık konusu dava konusu başvurusunun 556 sayılı KHK 7/1-b, 8/1-b 8/4 md kapsamında verilen ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, .... sayılı dosyasında yapılan sulh kapsamında kalıp kalmadığı ... iptal ve hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı belirtilerek mahkemece bu hususlarda inceleme yapılmış ve yapılan inceleme hem ... iptal hem de hükümsüzlük talebi yönünden yapılmış olup, yapılan incelemede; mahkememiz ... sayılı ilamında taraflar arasında .... sayılı dosyasında görülen davada tarafların davayı sonuçlandırmak amacıyla yapmış oldukları sulh anlaşması mahkememizce hüküm kısmında incelenmiş ve değerlendirilmiş olup taraflar arasındaki 15.10.2010 tarihli sulh sözleşmesinin kullanıma ilişkin olduğu 7/1-b, 8/1-b ile ilgili incelemeler yönünden kamu yararı daha üstün tutularak sulh anlaşmasının göz önünde bulundurulamayacağı, başvurunun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği ancak sulh anlaşmasına aykırılık nedeniyle sulhtan doğan tazminat haklarının olacağı birbirlerine karşı tazminat haklarını ileri sürebilecekleri ancak  sulhun bu dava yönünden 556 sayılı KHK 7/8 madde kapsamında somut uyuşmazlığa etkisinin olamayacağı belirtilmiş ve sulh anlaşması ile ilgili bir değerlendirme, davanın ... iptal ve hükümsüzlük davası olması nedeniyle talep yönünden yapılmıştır. Yüksek dairenin bozması ise sulh anlaşması ile ilgili bir incelemenin yapılmamış olması, eksik inceleme yapılmış olması nedeni iledir, oysa yukarıda izah edildiği gibi mahkeme hükmünde bu husus tartışılmış olup eksik inceleme olmadığı, ancak sulh anlaşmasının somut davaya uygulanması konusunda doğru veya yanlış değerlendirme yapılmış olması konusunda bir incelemeye tabi tutulacak bir husus olup eksik incelemenin olmadığı, .... esas sayılı dosyasında görülmekte olan davayı sulh yoluyla sonlandırmak için hazırlanan 15.10.2010 tarihli sulh anlaşmasının davalının önceki tescilli markalarındaki ... ibaresinin dondurmalar, sütlü buz ve yenilebilir buz ürünlerinde kullanılmaması konusunda varılan anlaşmanın mahkememizde görülen davaya etkisinin olmayacağı hükümde belirtilerek, başvuru ve davacı markalarının benzer olmaması ve davalının müktesep hakkının olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmiş olduğu, Mahkememizce yapılan 10/11/2015 tarihli oturumda “Eksik incelemenin olmaması ve bozma ilamında belirtilen sulh anlaşması ile ilgili olarak mahkemenin gerekçeli kararında bu hususun tartışılmış olması sulh anlaşması nedeniyle anlaşmaya aykırılıktan dolayı tazminat davasına konu olabileceğinin belirtildiği ve diğer hususların tartışıldığı bu hususta eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından ESKİ HÜKÜMDE DİRENİLMESİNE, DAVANIN REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:<br>1-MAHKEMEMİZİN ÖNCEKİ KARARINDA DİRENİLMESİNE, <br>   DAVANIN REDDİNE, <br>2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel  peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı şirketin yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 299,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, <br>6-Davalı ...'in yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 8,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, <br>7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),<br>Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren yasal süre içinde YARGITAY YOLU   açık olmak üzere açıkça  okunup, usulen anlatıldı.  06/02/2024          <br>Katip ...\t\t                                            Hakim ...<br>e-imzalıdır                                                      ¸                         e-imzalıdır <br><br><br><br>MASRAF DÖKÜMÜ (DAVALI ŞİRKET)<br>Karar Düzeltme Harcı (Maktu)\t:123,60-TL<br>Gider Avansı\t\t:175,60-TL<br>TOPLAM\t\t:299,20-TL<br><br><br><br>MASRAF DÖKÜMÜ (...)<br>Posta Pulu\t\t:8,00-TL<br>TOPLAM\t\t:8,00-TL<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b100495fd9f84954276c594047b4e10","SID":"3be4e8abb88f7e4c"}}