{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2017/1228 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/467<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/10/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Kooperatif üyesi olan davalı ...'a kooperatife olan borçlarından dolayı 31/07/2017 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğünün... Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, takip konusu alacağın davalı borçlunun Genel kurul kararı gereğince 30/06/2016 tarihine kadar kooperatife ödenmesi gereken üyelik aidat alacağı için 104.408,00 TL'yi 01/08/2016 tarihinde gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle işletilen 1.670,52 TL temerrüt faizi olduğunu, müvekkili kooperatif tarafından 20/06/2016 tarihinde düzenlenen genel kurulda karar gereğince kooperatif ödemelerini geciktiren üyelerden aylık % 5 gecikme faizi alanacağına karar verildiğini, genel kurulda hiçbir kooperatif üyesinin itiraz etmediğini, ödemeyi geciktiren davalıya aylık % 5 gecikme faizi uygulanmadığını, söz konusu takipte yasalara uygun bir şekilde yıllık % 18 temerrüt faizi uygulandığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davanın kabulüne davalı borçlunun  İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatif yönetiminin müvekkili aleyhine takip başlattığını, ödeme emrinde borcun sebebi olarak 26/07/2017 tarihli anapara ödemesi yapıldıktan sonra tahakkuk eden yıllık %18 gecikme faizi alacağı 1.670,52 TL yazılı olduğunu, başkaca bir açıklama veya dayanak belgenin bulunmadığını, davacı tarafın kooperatifin kurulduğu dönem taşınmazların 130.000,00 TL'ye üyelere teslim edileceğini taahhüt ettiğini, bu durumun kooperatifin 20/01/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısının 5.Gündem maddesinde açıklandığını, davacı kooperatifin icra takibine dayanak olarak 20/06/2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağını sunduğunu,  bu toplantıda üyelere getirilen herhangi bir ek ödeme yükümlülüğü olmadığını, kooperatif üyelerinin borçlarını kapatmaları yönünde bir karar alındığını, kooperatife olan borç toplamının 130.000,00 TL olup 22.400,00 TL'si de teslim sırasında ödeneceğini, hali hazırda teslim gerçekleşmediğinden takip tarihi itibariyle ödeme yapılması gereken bedel 107.600,00 TL olduğunu, icra takibinin başlatıldığı 31/07/2017 itibariyle genel kurul kararları esas alındığında müvekkilinin kooperatife ödemesi gereken toplam bedelin 113.400,00 TL olduğunu, müvekkilinin bu rakamın çok üzerinde 207.008,00 TL ödeme yaptığını, davacı kooperatifin hukuken talep etme imkanı olmamasına rağmen talep edebileceği bedelin çok üzerinde bir bedeli fiilen tahsil etmiş durumda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için hukuken talep edilebilir bir ödemenin varlığı ile ödemenin geç yapıldığı düşünülse bile alacaklı tarafın ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle faiz isteme hakkını saklı tutmaksızın senet iadesi/makbuz teslimi yapmış olduğundan TBK'nın 104 ve 131. maddeleri dikkate alındığında faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, 3 yılda tamamlanacağı taahhüt edilen kooperatifin 5 yılı aşkın süredir tamamlanmamış olması, bizzat kooperatif yönetiminin kusurundan kaynaklandığını, davanın reddine, davacı kooperatif yönetimince, genel kurul kararı olmaksızın müvekkili üyeden haksız talepte bulunulduğu baştan bilinebileceğinden, alacaklı tarafın kötüniyetli olduğu açık olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İncelenen İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça davalı aleyhine 1.670,52 TL ana para ödemesi yapıldıktan sonra takip eden yıllık % 18 gecikme faizi alacağına ilişkin olarak ilamsız takip yolu ile yapıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu belirlenmiştir. <br>Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 01/08/2016 tarihli S.S ...Konut Yapı Kooperatifi kaşe ve imzalı olan belge örneğinde \"Kooperatifimiz ortaklarından ...'a ait ...nolu dairesine mahsuben 28/02/2016 tarihi itibariyle 102.600,00 TL ve 28/07/2016 tarihi itibariyle 104.408,00 TL ileriye dönük senet tahsilatı ile şerefiye ücreti dahil toplam 207.008,00 TL ödenmiş bulunmaktadır. ortağımız ...'ın 28/07/2016 tarihi itibariyle kooperatife borcu bulunmamaktadır.\" kaydını içerdiği belirlenmiştir. <br>TBK 104/2 maddesi \" Alacaklı ana paranın tamamı için makbuz vermişse faizlerini de almış olduğu kabul edilir. \" hükmünü içermektedir.<br> Somut olayda davacı tarafça davalı aleyhine davalının genel kurul kararı gereğince 30/06/2016 tarihine kadar kooperatife ödemesi gereken üyelik aidat alacağı olan 104.458,00 TL'yi 01/08/2016 tarihinde gecikmeli olarak ödemesi sebebiyle davalıya 30/06/2016 tarihi itibariyle ödeme yapılan 01/08/2016 tarihi aralığında 104.408,00 TL'ye işletilen 1.670,52 TL 'lik temerrüt faizinin tahsiline yönelik İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, davacı tarafça düzenlenen 01/08/2016 tarihli belgenin davalının 28/02/2016 tarihi itibariyle 102.600,00 TL ve 28/07/2016 tarihi itibariyle 104.408,00 TL ile şerefiye ücreti dahil toplam 207.008,00 TL 'yi ödediği ve 28/07/2016 tarihi itibariyle kooperatife borcunun bulunmadığına ilişkin olarak düzenlendiği, icra takibinin 104.408,00 TL'ye işletilen faize ilişkin olarak yapıldığı, davacının 104.408,00 TL 'lik ana para için 01/08/2016 tarihinde verdiği belgenin makbuz hükmünde olduğu ve TBK 104/2 maddesi nazara alındığında takibe konu edilen  faizlerin de alınmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davanın subut bulmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine, kötü niyet subut bulmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davanın reddine, <br>2-Kötü niyet subut bulmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, <br>3-Alınması gerekli 35,90-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalı taraf lehine AAÜT'nin 13/2 maddesine göre belirlenen 1.670,52 TL'nin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın ilgili taraflara iadesine, <br>İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2018<br><br>Katip ...<br> E imza<br> <br> <br>Hakim ...<br> eimza<br><br><br>  <br><br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ce268476982ffdb134dd2e838845ae0","SID":"5fc2f87e5a1ff474"}}