{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2018/331 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/390<br>DAVA\t:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/03/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2018<br>Davacı tarafından  davalı aleyhine açılan  Ticari Şirket ( Ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin)  davasının mahkememizde  yapılan açık yargılaması esnasında dosya heyetçe ele alındı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememiz verdiği 14/03/2018  tarihli dilekçesinde ; Müvekkili ...'ın 18/04/2017  tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilana göre davalı şirketin % 1,00'lık sermayesine karşılık gelen 4.217,00  hisse adedi ile ortağı olduğunu, hisse devri sözleşmesi ile şirkete pay sahibi ve ortak olan müvekkilinin davalı şirket tarafından yapılan olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına hukuka aykırı olarak  davet edilmediğini, müvekkilinin yokluğunda kararlar alındığını ve özel belgede  sahtecilik suçunu oluşturan eylemler ile 2013  yılında yapılan ortaklar kurulu toplantılarında müvekkili adına sahte imzalar atıldığını, davalı şirketin 27/04/2011  tarihli  ana sözleşme kapsamında kurulduğunu, şirket kuruluşunun 03/05/2011  tarihli  Ticaret  Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, davalı şirket ortaklar kurulu tarafından alınan  18/11/2013 tarihli 5 no'lu ve 18/11/2013  tarihli 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarında müvekkili adına sahte imzalar atıldığını, bu hususta Bakırköy... Noterliğinin  17/07/2017  tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu husus göz önüne alındığında ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığının  sabit olduğunu, davalı şirket tarafından hiç bir dönemde kar payı dağıtımı yapılmamış olmasınında  haklı sebepler arasında sayılması gerektiğini, mahkemece davalı şirketin feshi ve tasfiyesine, aksi kanaat halinde müvekkilinin bilirkişi marifetiyle gerçek değeri belirlenecek ayrılma akçesi karşılığında şirket ortaklığından  çıkarılmasına karar verilmesinin gerektiğini, TTK'da fesih davası açıldığında mahkemenin taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağı, ortaklıktan çıkma talebi halinde ise  davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacı ile  diğer önlemlere  karar verilebileceğine  karar verildiğinden müvekkilinin  alacağını teminen  davalı şirketin  mal varlığı üzerine  tedbir konmasına ,şirketin mal varlığının  koruma altına alınmasını temin amacıyla  dava tarihi itibariyle  şirketin borçlandırılmasına  yol açabilecek her türlü işlemin önlenmesi amacıyla  tedbir uygulanmasına karar verilmesi talep zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş öncelikle  tedbir  talebinin kabulü ile müvekkilinin alacağını teminen  davalı şirketin  mal varlığı üzerine tedbir konmasına, şirketin mal varlığının  koruma altına alınmasını temin amacıyla  dava tarihi itibariyle  şirketin  borçlandırılmasına yol açabilecek her türlü işlemin  önlenmesi amacıyla tedbir uygulanmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine , müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasının daha uygun olacağına  kanaat getirilirse dava tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle  tespit olunacak  karar tarihine en yakın tarihteki  gerçek değer üzerinden ayrılma akçesi karşılığında müvekkilinin davalı şirketten çıkarılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalı şirketin sicil dosyası celp edilmiş, gelen sicil kayıtlarının incelemesinde gönderilen kaydın  davalı şirketin  Alaçatı Şubesiyle ilgili olup, şirketin Alaçatı Şubesinin adresinin Alaçatı Mahallesi ... Cad. No...çeşme / İzmir  olduğu , yazı cevabında şirketin merkezinin İstanbul Ticaret  Sicilinde olduğunun bildirildiği , şirketin merkez adresinin ise İstanbul ili... ilçesi, ...Mahallesi,...Cad no: ... olup şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir. <br>Her ne kadar davacı tarafça, davalı ... Alışveriş Merkezi Kiralama Ve İşletme Ltd. Şti' nin fesih ve tasfiyesine karar verilmesine  yönelik olarak mahkememize dava açılmış ise de: Davacı tarafın talebi göz önüne alındığında uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin 6102 sayılı TTK nun 636. maddesindeki \"...2)Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. 3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir... \"  ve  HMK' nin 14/2. maddesindeki \" Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. \" düzenlemeleri doğrultusunda tüzel kişi şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, davalı ... Alışveriş Merkezi Kiralama Ve İşletme Ltd. Şti' nin merkez adresinin İstanbul ili ... ilçesi,... Mahallesi, Çilekli Cad no: ... olup adres itibariyle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, TTK 636 ve  HMK' nin 14/2. maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı niteliğinde olduğu, HMK' nin 19. maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, HMK' nin 114/ç madddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususunun dava şartı niteliğinde olduğu, HMK' nin 115/1. madddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının ve HMK' nin 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, <br> 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>3-Davacının tedbir talebinin  yetkili mahkemece değerlendirilmesine, <br>4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, yetkili mahkemece değerlendirilmesine, <br>5-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,\"<br>Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 25/04/2018 <br><br><br>Başkan ...<br> E imza<br>Üye ...<br>eimza <br>Üye ...  <br> eimza<br>Katip ...<br> eimza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"240bb15376822429460410cb141c630e","SID":"a6d6ef05d4711b20"}}