{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t:2013/414 Esas<br>KARAR NO\t:2018/433<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/10/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili İzmir ..Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 25/10/2013  tarihli dilekçesinde; 03/07/2013  tarihinde müvekkilinin evine gitmek üzere Bayraklı Anadolu Caddesi üzerinden saat 19:55 sıralarında İzmir merkez istikametinden  Karşıyaka istikametine giden... Hizmetleri Makina San AŞ 'ye ait... numaralı otobüse bindiğini, ...'in sevk ve idaresindek... plaka sayılı... numaralı otobüsün Bayraklı Altınyol-Turan- İzban otobüs durağında yolcu indirdikten sonra araç sürücüsünün otobüs durağından kontrolsüzce yola çıkması ve bunun sonucunda frene ani ve çok hızla basması sonucunda müvekkili ve araç içindeki diğer yolcuların koltuklarından fırlayıp yere düştüklerini ve düşmenin etkisi ile yaralandıklarını, müvekkilinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil bölümüne kaldırıldığını, sol kol ve omuzunda kırıklar olduğunun tespit edildiğini, bu kırıklar sebebiyle 08/07/2013-15/07/2013  tarihleri arasında hastanede tedavi altına alındığını ve 7 gün boyunca hastanede yatmak zorunda kaldığını, müvekkilinin ameliyat edildiğini ve sol koluna platin  takıldığını, platinin halen çıkarılmadığını, müvekkilinin sol kolunda ciddi hasarlar oluştuğunu ve kolunu kullanamaz hale geldiğini, müvekkilinin hastaneden taburcu edildikten sonra da tedavisinin devam ettiğini, 2 günde bir kolundaki yara için pansuman yapmaya ve 20 günde birde düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gittiğini bu durumun maddi ve manevi çöküntüye sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazanın meydana  geldiği tarihten beri özel ihtiyaçlarının hiç birisini karşılayamadığını, tek başına  banyo dahi yapamadığını, müvekkilinin bakıma muhtaç ilkokul 1. sınıfa giden 6 yaşında bir kız çocuğu bulunduğu bu çocuk ile ilgilenemediğini, müvekkilinin kaza öncesi zaman buldukça kimi zaman evlere temizlik yapmaya giderek, kimi zamanda tarla da çalışarak günlük 50.00 TL ücret aldığını, ancak artık iş yapamayacak duruma geldiğini, tüm bu nedenlerle iş ve iş gücü kaybı nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan maddi kayıplar ile müvekkilinin kaza sebebiyle yaşadığı derin acı ve üzüntü ile kazanın müvekkili üzerinde yaratmış olduğu travmanın telafisi için manevi kayıpların davalılar  tarafından  sorumluluk ilkeleri  çerçevesinde giderilmesi  gerektiğini belirtmiş, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 2.000,00  TL maddi tazminatın ve 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... açısından sadece maddi zarardan teminat limiti dahilinde ve dava tarihinden, diğer davalılar açısından olay tarihi olan 03/07/2013  tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İzmir 6. Asliye Hukuk mahkemesince davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı   verilmiş , karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi olmuştur.<br>Davalı... Hizm. Mak.San. Tic AŞ vekili mahkememize verdiği 13/01/2014  tarihli cevap dilekçesinde; davacı yanca kazanın müvekkil şirkette  çalışan diğer davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracın kontrolsüzce yola çıktığından bahisle ani fren basması sonucunda gerçekleştiği ve kazanın otobüs şoförünün dikkatsizliğinden kaynaklandığına dair iddiasının  asılsız olduğu, olayın meydana gelişinin trafik bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere tamamıyla 3. kişilerin trafik kurallarını ihlal eden ve devamında da sürücünün can güvenliğini tehdit eden  haksız fiillerden kaynaklandığını, söz konusu olayda aracın trafik kurallarına uygun biçimde seyir ettiği sırada başka bir aracın aniden aracın önünde durduğunu ve söz konusu bu araçtan inen 4 kişinin şoföre saldırmak istediklerini ve bu sırada kazanın meydana  gelmesiyle korkarak olay yerinden hızla  kaçtıklarını, müvekkili şirketin aracın  sürücüsünün kazaya meydan vermemek veya olası bir kazanın etkilerini en aza indirebilmek için doğal bir refleks ile frene basmak zorunda kaldığını, olayda davalı sürücüye izafe edilebilecek dikkat ve özen eksikliğinden kaynaklanan herhangi bir kusur bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu, ayrıca söz konusu kazaya müvekkili şirketin istihdam eden sıfatıyla taraf olduğunu, mahkemenin hükmedeceği manevi tazminat miktarı için kazaya karışan müvekkili  şirket şoförüne rucu edileceğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı... Sigorta  AŞ vekili mahkememize verdiği 21/01/2014  tarihli cevap dilekçesinde ; 03/07/2013 tarihli trafik kazasına  karışan ...plaka sayılı aracın müvekkili şirkette... no'lu ZMMS  poliçesi ile  sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete  tüm belgelerle birlikte kaza  ve hasar ihbarında bulunulmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, sigortalı araç sürücüsüne isnat edilen kusur oranını kabul etmediklerini, kusursuzluk nedeniyle poliçe teminat sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesabı yapılırken mortalite  ve komitasyon tabloları ile teknik faiz-iskonto % 3 ile devrebaşı ödemeli belirli rant hesaplamasının kullanılması gerektiğini, davacının gelirinin SGK kayıtlarına göre tespitinin , davacının SGK dan geçici iş görememezlik alıp almadığının ve kazanın iş kazası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının uzuv kaybı tespitinin Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulundan yaptırılması gerektiğini, tedavi giderleri, tedavi için yapılan yol giderlerinin 6111 sayılı Kanun ile sigorta şirketlerinin yükümlülüğünden kaldırıldığını, bu taleplerin reddi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini bu sebeple olay tarihinden faiz talep edilemeyeceğini  belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili mahkememize verdiği 22/01/2014  tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılmış  olan davada davacı yanın her ne kadar müvekkilinin dikkatsizliği sonucu yaralanma olayının meydana geldiğini belirtmiş ise de olayın oluş  şeklinin bu beyanın kabulünü mümkün kılmadığını, olay günü müvekkilinin yolcularını duraktan aldıktan sonra seyir halinde iken önünde gitmekte olan aracın ani olarak önünde fren yapması sonucunda otobüsteki yolcuların can güvenliğini düşünerek herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek için fren yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin önüne geçerek otobüsü zorla durduran şahısların otobüse saldırdıklarını, otobüsün camlarını kırarak otobüse de zarar verdiklerini, bu şahıslar aleyhine dava açıldığını, müvekkili tarafından yapılmış olan fren neticesinde ayakta durmakta olan yolculardan  birisinin koltukta oturmakta olan  davacının üzerine düşerek  davacının kolunun kırılmasına neden olduğunu, meydana gelen olay da müvekkili şoforün tamamen ızdırar halinden ve otobüse yapılan saldırıdan kaynaklı olarak fren yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin olayda herhangi  bir kusurunun bulunmadığını belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Karar sayılı evrakının incelenmesinde; Müştekilerin ...ve ..., müşteki şüphelinin ..., şüphelilerin... suçun trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama ve mala zarar verme, suç tarihinin 03/07/2013 olduğu, müştekiler ...ve ...'ın şikayetçi olmadıkları taksirle yaralama suçunun vazgeçmekle düşen suçlardan olduğu , şüpheliler ...'nun otobüse zarar verecek şekilde vurarak mala zarar verme suçunu işlediklerine dair müştekinin mücerret iddiasından başka haklarında kamu davasının açılmasını haklı gösterir delil elde edilemediği , eylemin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarını taşımadığının anlaşıldığından bahisle şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. <br>Davacının maluliyet oranının belirlenmesine yönelik olarak İzmir  Adli Tıp Kurumundan rapor istenilmiş alınan 30/04/2015  tarihli  raporda şahısta malüliyeti gerektirir derecede kalıcı anatomik veya fonksiyonel  kayıp saptanmadığı ayrıntılı ve gerekçe olarak belirtilmiştir.<br> Davacı tarafça rapora itiraz  edildiğinden maluliyet oranının belirlenmesine yönelik olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor istenilmiş alınan 13/07/2016  tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda... kızı ... ...doğumlu, ...'ın 03/07/2013  tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11/10/2008  tarih ve 27021  sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak şekilde araz bırakmadığından sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin mütala olunduğu belirlenmiştir.<br>Kusur oranı ve talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya  üzerinde makine mühendisi ve aktüer bilirkişeden oluşturulan iki kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda ... Plakalı 1986  model,...marka hususi otomobilin maliki / sürücüsü olan dava dışı...nun meydana gelen araç içi trafik kazasında asli derecede % 75 oranında kusurlu olduğu, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu...  plakalı belediye otobüsünde  yolcu olarak bulunan... davacı ...'ın meydana gelen  araç içi trafik kazasında tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğu, ...'ye kayıtlı olup , davalı ... Sigorta AŞ'ye 27/09/2012 -2013 tarihleri arasında ... sayılı trafik poliçesi ile sigortalı Gümrük-Örnekköy, 140  hat no'lu ...  plakalı belediye  otobüs sürücüsü davalı ...'in meydana gelen olayda kusursuz olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacı için % 25 kusur indirimi yapıldıktan sonra 2.190,84  TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı ancak davalıların olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmaması nedeniyle  davacıya karşı tazminat ödeme borçlarının doğmayacağı, davacının dava konusu olayın meydana gelmesinde % 75  kusurlu olan dava dış... plaka sayılı araç sahibi ve sürücüsünden zararlarını talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçe olarak belirtilmiştir. <br>Kusur oranı konusunda rapora itiraz edildiğinden kusur oranının tespitine yönelik olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor istenilmiş alınan 23/11/2017  tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda olayda  dava dışı sürücü ... % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı  sürücü ...'in kusursuz olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu, kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Alınan Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda aktüer bilirkişiden ek rapor istenilmiş alınan 21/03/2018  tarihli ek raporda davacının talep edebileceği iş göremezlik tazminatının 2.921,12  TL olduğu, ancak davalıların olayın meydana gelmesinde kusursuz olduklarından davacıya maddi tazminat ödeme borçlarının olmayacağı kanaatine varıldığı, davacının dava konusu olayın meydana gelmesinde % 100 kusurlu  olan dava dışı... plakalı  araç sahibi ve sürücüsünden zararlarını talep edebileceği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. <br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça  03/07/2013  tarihinde meydana gelen kaza sonucu  davacının yaralandığı, maddi ve manevi  zarara uğradığından bahisle, oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında maddi ve  manevi tazminat  davası  açıldığı, 03/07/2013  tarihinde dava dışı ...nun sevk ve idaresindeki ...lı aracıyla Konak istikametinden Altınyol caddesi üzerinde sağ şeridi takiben Karşıyaka istikametine doğru seyir halinde iken olay  mahalline geldiğinde seyrine göre sağ taraftaki otobüs durağından gelip sağ şeride giriş yapan davalı  ..., İzmir Ulaşım Hizm. Mak.San. Tic AŞ'ye ait olup davalı... Sigorta AŞ'ye 27/09/2012 -2013 tarihleri arasında geçerli ... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı ... ' in  sevk ve idaresindeki ... plaka  sayılı belediye otobüsüne çarpmamak için sola manevra yapıp orta şeride geçtiği, dava dışı sürücünün otobüs sürücüsünün kendisini tehlikeye düşürmesine sinirlenerek otobüs sürücüsü ile konuşmak  için duraktan bir süre gittikten sonra otobüsün seyir yoluna aniden direksiyon kırdığı, otobüs sürücüsü ...'in  ani fren yapmak suretiyle önündeki otomobile çarpmadan durduğu, yapılan fren sebebiyle otobüste bulunan yolculardan davacı ...'ın  maluliyet  oranı tayinine mahal olmayacak ve  olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabilecek  iyileşme süresine uğrayacak şekilde yaralandığı, olayda dava dışı sürücü ...nun % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı  sürücü ... ile davacı ...'ın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, davacının mevcut yaralanma sebebiyle talep edebileceği, geçici iş göremezlik tazminatı miktarının 2.921,12 TL tutarında olduğu, davalı sürücü ... ' in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmamasına rağmen  ... plaka sayılı araç işleteni davalı ... Hizm. Mak.San. Tic AŞ. Nin 2918  Sayılı KTK'nun 85/1 maddesi gereğince tehlike sorumluluğu kapsamında  doğan zarardan   sorumlu olduğu , işletenin motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan sorumluluğu için ne kendisinin ne de sürücü ile aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurunun aranmayacağı ancak 2918  Sayılı KTK'nun 86/1  maddesinde sorumluluktan genel kurtuluş nedenlerinin düzenlendiği,  söz konusu madde gereğince işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın  ve araçtaki bir bozukluk  kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın mücbir bir sebepten veya  zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan   ileri geldiğini  ispat ederse sorumluluktan kurtulabileceği, maddede belirtildiği üzere 3. şahsın ağır kusurunun kurtuluş sebebi olabileceği,  dava dışı sürücü Cem Mutlu'nun alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere otobüs sürücüsüne kızarak  seyir esnasında otobüsün yoluna aniden dreksiyonunu kırarak kazaya sebebiyet verdiği, dava dışı sürücünün bu kusurlu davranışının illiyet bağını kaldıracak nitelikte olup ağır kusur niteliğinde olduğu, dava dışı sürücünün ağır kusurlu davranışı ile davalı sürücünün ve işletenin sorumluluğunun 2. plana itildiği ve illiyet bağının kesildiği, bu durumun işleteni sorumluluktan kurtaracağı ,  tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacının maddi ve maddi tazminat taleplerinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 11,95 TL  harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Her üç davalı kendilerini vekille temsil ettirmiş bulunduklarındahn red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine ,<br>4-Red edilen manevi  tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.180,00 TL  tek vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılar Hasan ve İzulaş'a  verilmesine ,<br>5-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı  vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av.  ...  il...ekili Av. ...'nun  yüzüne karşı davalı... Sigorta'nın  yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2018 <br><br>Katip ...<br> E imza<br> <br> <br>Hakim ...  <br>eimza<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74483f55a0e4496558142a8b4d9aac22","SID":"c6004b7f8cf28869"}}