{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>               <br>ESAS NO\t: 2024/254 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/788<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ..., ...Anonim Şirketi'nin 107.757.024 paya ayrılmış olan sermayesinin 8.749.668 pay adedine sahiptir ve pay sahibi sıfatını taşımakta olduğunu, şirket payları iki pay sahibi arasında ayrılmış olup, müvekkil bu payların oldukça azına sahip olan azınlık ortak konumunda olduğunu, Davalı şirket yönetim kurulunun, müvekkilin azınlıkta olan paylarını eritmek amacıyla sık aralıklarla dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde sermaye artırımına gittiğini, 29.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında yapılan sermaye artırımlarına dair bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış, akabinde işbu husustaki tüm soru işaretlerinin özel bir denetimle ortaya çıkarılması adına, davalı şirkete özel denetçi atanması talepli işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, toplamda 107.757.024 paya ayrılmış şirketin yalnızca 8.749.668 pay adedine sahip olan müvekkili; anonim şirket ortaklığında azınlık olarak bulunduğunu, davalı şirket müvekkilin şirket bünyesinde azınlık ortak olmasından faydalanarak, müvekkilin şirket nezdindeki pay oranını eritmek maksadıyla tamamen kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı tutumlar sergilediğini,  davalı şirket yaklaşık iki yılı kapsayan süreç içerisinde toplamda altı kez sermaye artırım kararı alarak, 50.000,00 TL olan sermayesini son aldığı ve iptali istenen kararla birlikte 147.757.024,00 TL'ye artırdığını, bahse konu durum sebebiyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi...E. sayılı dosyası nezdinde yönetim kurulu kararının iptali talepli dava ikame edilmiş olup işbu dava derdest olduğunu, şirketin sermaye ihtiyacından daha fazla bir miktarda sermaye artırımı yapması, böylelikle ekonomik durumu elverişli olmayan bazı pay sahiplerinin sermaye artırımına katılamaması ve çoğunluğun azınlık olan ortakların şirkette sahip oldukları pay oranını düşürme amaçlı davranılması söz konusu olup, işbu şirketin özel denetime tabii tutularak bu hususun denetime elverişli bir şekilde açığa kavuşturulması elzem olduğunu, şirketin ve yönetim kurulunun hesaplarının da incelenerek, şirkete mahsus paraların nereye kullanıldığı ve harcamaların nereye yapıldığı hususlarının detaylıca incelenmesi gerektiğini, davanın kabulüne, <br>davalı şirkete özel denetçi atanmasına,<br><br>yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı huzurda ikame ettiği dava ile müvekkili şirkete özel denetçi atanmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin kayıtlı sermaye tavanı 290.403.045,00-TL olup müvekkil şirket altı kez sermaye arttırdığı, kaldı ki davacının özel denetçi tayini istemine mesnet tuttuğu husus müvekkil şirketin sermaye arttırımı olduğunu, davacı 29/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında yapılan sermaye arttırımına dair bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığından bahisle anılan hususta özel denetçi atanması talebiyle huzurdaki mesnetsiz davayı ikame ettiği, davacının 6. kez yapılan sermaye arttırımı haricinde evvel tarihli sermaye arttırımlarına ilişkin hiçbir itirazı ya da almış olduğu hiçbir hukuki aksiyon bulunmadığını, bahsi geçen hususlara ilişkin maliyetler sermaye bakımından çok yüksek bedellere tekabül ettiğini, davacının mesnet gösterdiği sermaye arttırımına ilişkin kararın davacının pay oranını eritmek maksatlı ve kötü niyetli olduğuna dair iddialar gerçek dışı olup kaldı ki müvekkil şirketin 290.403.045 TL kayıtlı sermaye tavanı olmasına rağmen müvekkil şirketin iki yıl içerisinde altı defa peyderpey sermaye arttırmasının sebebi tüm şirket ortaklarının sermaye arttırımına katılması ve şirketin sağlıklı bir şekilde işleyişinin sağlanması için olduğunu, Davacıya, anılan durum defaatle izah edilmiş ve kendisi de tek seferde ihtiyacı karşılar sermaye arttırımını karşılayamayacağı için evvel tarihli sermaye arttırımına ilişkin kararlara itirazda bulunmadığını, müvekkili şirketin müşterilerine verdiği hizmeti, taahhüt ettiği edimlerini yerine getirebilmesi için yatırımlarına devam etmesi yani sermaye arttırımında bulunması elzem olduğunu, verilen hizmetin niteliği gereği müşterilere sağlıklı hizmet verilemediği takdirde müvekkil şirketin aleyhine vuku bulacak cezalar, maddi olarak müvekkil şirketi telafisi imkansız şekilde zor duruma düşüreceğini, müvekkil şirket kayıtlı sermaye tavanına tabi bir tüzel kişilik olduğundan, sermaye arttırım kararları esas sözleşmeye ve kanunlara uygun olduğundan ve davacı tarafından somut bir delil ileri sürülmediğinden huzurda ki davanın reddi gerektiğini, şirket ticari defterleri ve sair belgeler incelendiği takdirde şirketin büyüme süreci içerisinde olduğu, müşteri portföyünün genişlemesi nedeni ile yeni yatırımlar yapmak zorunda olduğu, sermaye gücünün arttırılmasına yönelik olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacı ile sermaye arttırımının yapıldığı hususları açıkça tespit edilebileceğini, müvekkil şirket hizmet verdiği bilişim  sektöründe devamlı olarak büyüyen ve yatırımlar yapan bir şirket olup yatırımlarına istinaden kredi kullanımı da söz konusu olduğunu, müvekkil şirkete gönderilen tebligatın usulsüz olması akabinde müvekkili şirket tarafından huzurda ikame edilen davadan haricen henüz muttali olunması hususunun göz önünde bulundurulması istemi ile;<br><br> davanın reddine,<br><br> yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Islah; davacı vekilinin 31.10.2024 tarihli dilekçesinde, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığı göz önüne alınarak;<br>Müvekkilin 26/02/2024 tarihli sermaye artırımına ilişkin olarak davalı şirkete 11/03/2024 tarihinde...Bankası aracılığı ile ödemiş olduğu 820.000,00 TL’nin ne için kullanıldığı, şirketin bugüne kadar %373900 oranından fazla bir sermaye artırımı yapmasına rağmen kuruluşundan itibaren neden hiç kâr elde edemediği ve bu sermaye artırımlarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı, yatırım plânlaması ile sermaye artırımı kararları arasında doğrudan bağlantı mevcut olup olmadığı, özellikle sermaye bedellerinin hâkim pay sahibi ile ilişkili olan dava dışı...A.Ş ve...A.Ş'ye aktarılıp aktarılmadığı,<br>Şirket kaynaklarının (özellikle banka mevduat hesaplarında bulunan nakit para ve uygulanan faiz oranları başta olmak üzere) ne şekilde değerlendirildiği, uygulanan yöntemin alternatif bir yönteme (özellikle olağan faiz oranlarına) göre ...Anonim Şirketi'ne zarar verip vermediği ve anılan uygulama (ve fedakârlıklar) üzerinden pay sahipleri ve/veya yönetim kurulu üyelerinin (özellikle kontrolünde bulundurdukları diğer şirketler üzerinden) doğrudan ve/veya dolaylı herhangi bir menfaat elde edip etmediği,<br>...Anonim Şirketi'nin tüm bankalar nezdindeki hesap hareketleri incelendiğinde; (i) ... Anonim Şirketi’ne ait banka hesaplarından hâkim pay sahipleri ve/veya yönetim kurulu üyeleri hesabına para aktarımında bulunmak ve (ii) Şirket kaynakları üzerinde hâkim pay sahibi ve/veya yönetim kurulu üyesi olan kişilerin şahsi/kişisel harcamaları uğruna tasarrufta bulunulmak suretiyle ... Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne zarar verilip verilmediği<br>şeklindeki tüm bu hususlar üzerinden hukuki ve cezai yaptırım uygulanması gereken davranışların mevcut olup olmadığı hakkında davalı şirketin faaliyette bulunduğu veri hizmetleri alanında uzmanlığı bulunan kişilerin de arasında bulunacağı bir özel denetçi heyeti oluşturularak, nitelikli ve gerekli denetim anlayışına uygun bir özel denetim raporu hazırlanmasına, özel denetim talebi bağlamında ödenmesi gereken avans ve giderlerin TK m. 444/1 hükmü gereği davalı şirket tarafından ödenmesine,  yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Genel Kurul; Davalı şirketin 29.03.2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında şirketin sermayesine tekabül eden 138.187.356TL sermayesine tekabül eden 138.187.356 adet pay sahibi... Merkezi Hizmetleri A.Ş. 9.569.668 sermayesine tekabül eden 9.569.668 adet pay sahibi, ...'ye vekaleten Av ...'ün hazır bulunduğu, asgari toplantı nizamının mevcut olduğu, toplantı başkanlığı ve ... tutanaklarının imzalanması için ...'ın seçildiği, 2023 yılına ait faaliyet raporu bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdiki hakkında karar alınmasına ilişkin pay sahibi ... vekilinin muhalefet şerhi koyuyoruz dediği, 2023 yılına ait faaliyetlerden dolayı yönetim kurulunun ibrası hakkında karar alınmasına ilişkin pay sahibi ... vekilinin muhalefet şerhi beyan ettiği oy çokluğu ile yönetimin ibra edildiği, ...'nin gündem dışı olarak bilgi alma hakkının gündeme alınarak oylanması talep edildiği, oy birliği ile kabul edildiği, sermaye artırımına ilişkin olarak arttırımın süresi, aralıkları, hangi amaçla kullanıldığı, müşterilerin kim olduğu hususunda sorular sorulduğu, bilgi vermenin sözlü olarak gerçekleştiğinin belirtildiği, ...'nin özel denetçi atanmasının oylamaya sunulması talep edildiği oy çokluğu ile reddedildiği görülmüştür. <br>TTK Madde 438–\"(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını,  gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.<br>(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.\" hükmü getirilmiştir.<br>TTK Madde 439– \"(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.<br>(2)Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.\" hükmü getirilmiştir.<br> TTK 438 ve 439.maddeleri uyarınca Özel Denetçi Tayini genel kuruldan talep edilip de genel kurulca reddine karar verildiği takdirde özel denetçi talep eden pay sahibine kanun özel denetçi tayin talebini Mahkemeden isteme imkanı getirilmiştir. <br>Dava, bilgi ve inceleme hakkının kullanılmasına rağmen bunun yerine getirilmemesi nedeniyle özel denetçi atanması istemine ilişkindir.<br>Somut olayda; <br>I. DAVA ŞARTLARI YÖNÜNDEN İNCELEME<br>A. Pay Sahipliği Şartı:<br>Davacının, davalı ...Anonim Şirketi'nin sermayesinin 8.749.668 payına sahip olduğu anlaşılmış olup, TTK m.439/1'de öngörülen \"paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri\" şartını sağladığı tespit edilmiştir.<br>B. Süre Şartı:<br>Davalı şirketin 29.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında özel denetçi atanması talebinin reddedildiği, işbu davanın yasal 3 aylık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>II. ESASA İLİŞKİN İNCELEME<br>A. Bilgi Alma Hakkının Kullanımı:<br>1. İhtarname İncelemesi:<br> Davacı tarafından gönderilen ihtarnamede bilgi alma hakkı kapsamında talep edilen hususların özel denetimi gerektirecek spesifik iddialar içermediği,Genel nitelikli bilgi taleplerinin ötesine geçilmediği görülmüştür.<br>2. Genel Kurul Toplantısı İncelemesi:<br> 29.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında davacı vekilinin sermaye artırımının hangi amaçla kullanıldığı ve müşterilerin kimler olduğu gibi genel nitelikli bilgiler talep ettiği, bu taleplerin de özel denetimi gerektirecek spesifik iddialar içermediği tespit edilmiştir. Sermaye artışlarının kullanım amaçlarının şirketin finansal tabloları, konsolide finansal tabloları ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporundan anlaşılabileceği, daha önceki sermaye artışlarının hangi amaçla kullanıldığı, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporundan anlayamadığını açıklayan bir somutlaştırmada bulunmadığı dikkate alındığında özel denetimi gerektirecek spesifik iddia bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>B. TTK m.438 Koşullarının Değerlendirilmesi:<br>1. Kanuni Şartlar:<br>- Pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gereklilik,<br>- Bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması,<br>- Belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması amacı,<br>- İddiaların somut olaylara dayanması gerekmektedir.<br>2. Somut Olay Değerlendirmesi:<br>- Yukarıda açıklandığı gibi gerek bilgi alma hakkı kapsamında gerek ise özel denetçi atanması talebinde davacının genel nitelikli bilgi talepleri olduğu, özel denetimi gerektirecek spesifik ve somut iddiaların ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.<br>C. Islah Talebi Değerlendirmesi:<br>Davacı vekilinin 31.10.2024 tarihli ıslah dilekçesindeki taleplerin, bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması şartını karşılamadığı, ıslah ile bu eksikliğin giderilmesinin hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.<br>\"Bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında tarafımızca sermaye artırımı dışında da pek çok soru dayanağı olan bilgi ve belgelerin talebi ile birlikte yöneltilmiş, ancak bu sorular hukuka aykırı olarak tutanağa geçirtilmemiştir\" iddiasında bulunulmuş ise de; bilgi alma hakkın kapsamında yapılan ihtarda dahi bu spesifik gerekçelerin belirtilmemiş olması, genel kurul tutanağında taleplerin yazılmadığına ilişkin bir muhalefet şerhi verilmemiş olmakla bu iddia da yerinde görülmemiştir.<br>Sonuçta yukarıda açıklanan nedenlerle; TTK m.438'de öngörülen \"bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması\" şartının gerçekleşmediği, özel denetimi gerektirecek spesifik iddiaların ortaya konulamadığı, ileri sürülen hususların şirketin finansal tablo ve raporlarından anlaşılabilir nitelikte olduğu, ıslah ile bu eksikliklerin giderilemeyeceği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar  tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,<br>Dair, özel denetçe atanması talebi ret edilmiş olmakla gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ce737cf4fa2377e2984950662950f4c","SID":"49ba689ef134cedc"}}