{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t                     T.C.<br>\t                 BURSA\t\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         KARAR\t<br>\t <br>Esas No\t: 2017<br>Karar No\t: 2019<br><br>Hakim \t: ... ... <br>Katip\t: ...  ...<br><br>Davacı\t: ... - ...<br>Vekili\t: Av. ... <br>Davalı\t: ... - ...<br>Vekili\t: Av. ... <br>Dava\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)<br>Dava Tarihi\t: 13/02/2017<br>Karar Tarihi\t: 29/11/2019<br>Kararın Yazım Tarihi                  : 29/12/2019<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı dava dilekçesinde özetle;Akbank Bursa Ticari Şube nezdinde banka hesabı bulunan müvekkilin kredi kartından kendisinin bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın defalarca kez para çekilmesi üzerine davalı yana ihtar gönderildiği, çekilen paraların müvekkilin rızası dışında gerçekleştirildiğini,  söz konusu işlemlerin iptali ile ekstrelere yansıtılan borcun silinmesinin talep edildiğini, davalı tarafça bu durumun mümkün olmadığının belirtilmesi üzerine davalı şirket aleyhine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.  Sayılı menfi tespit davası açıldığını, yargılama sınasında borç ödeme tazyiki nedeni ile ödenmiş ve müvekkil şirketin söz konusu kredi kartını da iptal ettiğini, menfi tespit olarak açılan davanın istirdat davası olarak devam ettiğini,  davacı müvekkilin toplam zararının 30.980,40 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle davalı hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, ancak davalı borçlunun söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ancak davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, borçlu davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, itirazında haksız olan borçlu davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı bankanın davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını,  davacının takibe konu ettiği ihtilaf hakkında mahkememiz ... E. Sayılı dosyası ile 22/11/2016 tarihinde karar verilmiş olup bu konuda ilam mevcut iken ilamsız takip yapılmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın husumet nedeniyle de reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davanın husumet yönünden de reddine, davacının haksız ve mesnetsiz açtığı davanın esastan reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir .<br>Dava konusu uyuşmazlık Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından borçlu-davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucunda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine  ilişkindir.<br>Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 19 . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası celp edilmiş,  mahkememiz ...  E. Sayılı dosya ilamı bu dosya arasına alınmıştır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine icra dosyası incelendiğinde Mahkememizin ... dosyasında aldırılan  02.09.2016 tarihli raporda hesaplanan 30.890,40 T.L alacak, 5553,92 T.L işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.644,32 T.L alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.<br>Mahkememizin ... esas-2016/1154 karar sayılı kararı ile ;Davanın kabulüne davacıya ait 4256-6913-0290-0740 numaralı kredi kartından Haziran 2014- Şubat 2015 tarihleri arasında üye rızası olmadan çekilen 19.769,73-TL ile bu bedelin faizinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ödenen bedelin istirdatına dair karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16.HD'nin  2017/327 Esas- 2019/192 karar sayılı ilamı ile, ''...Dava, davacının kredi kartı hesabına borç olarak yansıtılan paralar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının kredi kartından çekildiği belirtilen tutarın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf davalıdan kredi kartı alıp kullanmaktadır. Dava konusu harcamalar Haziran 2014 ile Şubat 2015 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı taraf yapılan 27.585,90 TL'nin bilgisi ve rızası dışında olduğunu, bu tutarın 7.816,53 TL'lik kısmının ise banka tarafından iade edildiğini iddia ederek bakiye 19.769,73 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı taraf ise davacının müracaatının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını, ayrıca müvekkiline yapılan usulsüz işlemlerden dolayı kusur yüklenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Dava konusu işlemler 26/06/2014 tarihi ile 24/02/2015 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. İstinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu harcamaların yapıldığı tarihlerde davacının internet bankacılığını aktif olarak kullandığı, hesap ekstrelerini görüntülediği, borç bilgisini sorguladığı ve şube kanalıyla ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Bu itibarla davalı bankanın söz konusu harcamalarla ilgili davacıya iletimde bulunmamış olması sonuca etkili görülmemiştir. Yine özellikle peş peşe 19 işlemin yapılması hususu dikkat çekici olup bankanın internet sisteminin güvenlik olarak bu noktada bir zaafının olduğu anlaşılmakta ise de, davacının kredi kartını aktif olarak kullanması ve 8 aylık süreçte birçok kez internet bankacılığı işlemi yapması, hesap ekstrelerini görüntülemesi, borç bilgilerini sorgulaması gözetildiğinde ve yine 120 günlük itiraz süresi içerisinde davacının davalı bankaya müracaat etmemesi dikkate alındığında, bu durum sonuca etkili görülmemiştir. Dolayısıyla davacının bu davadaki talepleri dinlenebilir nitelikte değildir. Nitekim Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/1624 Esas 2016/8805 Karar , 2016/18121 Esas 2018/2498 Karar, 2016/150 Esas 2016/7697 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...'' gerekçesi ile kararı kaldırılarak davanın reddine dair karar verildiği ve kararın 30.01.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla kesin hüküm doğrultusunda davacının bankadan usulsüz işlem nedeni ile alacak talep edemeyeceği davasında haksız olduğu kanaati ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1 -Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 346,85  TL'nin mahsubu ile artan 302,45 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.717,65  TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Kullanılmayan  gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, <br>6-Davalı tarafından yapılan  22 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,  <br>Dair,davacı vekilinin  yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 29/11/2019<br>Katip ...<br>    ¸e-imzalıdır.        <br> <br> <br>...<br>Hakim ...<br>   ¸e-imzalıdır.         <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"163aa561096e0130335e6eef0cc3d377","SID":"38cc292ab4f04d38"}}