{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                       TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                             T.C.<br>\t                          BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2018 <br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM \t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 19/11/2019<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 10/12/2019<br><br>Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıya karşı müvekkili şirketin cari hesap sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra  takibine girişildiğini, ancak davalı borçlunun söz konusu  takibe ilişkin ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra yasal süre içinde haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin Bursa bölgesinde meşrubat, gıda, alkollü alkolsüz içki dağıtımı ve pazarlama işi  yaptığını, davacı müvekkilinin yapmış olduğu ticari faaliyet gereği davalıya yapılan ürün satış ve teslimi gereği 132116 sıralı 19/05/2015 tarih, 5.154,00 TL 142350  sıralı 28/07/2015 tarih, 5.366 TL tutarlı faturalardan kaynaklı cari hesap sözleşmesi  gereği alacaklı olduğunu,  taraflara ait ticari defter incelemesi ile davacı müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunun tespit edileceği, davalı kötü niyetli olarak icra takibini durdurmak amacıyla itiraz edildiğini, duran icra takibine devam edilebilmesi için İİK m 67'ye göre işbu davanın açılma zorunluluğu ortaya çıktığını, bu nedenle Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı  dosyası ile yürütülen icra yönelik itirazının iptali ile takibin ticari reeskont faizleri ile  devamına, davalının itirazının haksız olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafından 132116 sıralı  19/05/2015 tarihli, 5.154,00 Tl'lik ve 142350 sıralı, 28/07/2015 tarihli, 5.366 Tl bedelli faturalar kesildiğini,  bu faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesi bulunduğu iddia edildiğini, davacı tarafından müvekkiline sadece 28/07/2015 tarihli, 5.366,64 TL bedelli fatura kesildiğini, fatura bedelinin de ödenmediğini, müvekkilinin diğer  fatura ile ilgisi bulunmadığını,  bu nedenle davacıya herhangi borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, BA-BS formları, ticari defterler, faturalar, cari hesap dökümü, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 27/09/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 16/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 18/10/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir.<br>Tarafların ticari defterleri talep edilmiş  ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.<br>Mali müşavir bilirkişinin 10/07/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı şirketin 2013-2014 yılları fiziki defterlerini, 2015-2016-2017 yılları fiziki defterlerini ve 2013-2014-2015-2016-2017 yılları davalı firma ile ilgili belgelerinin hiçbirini  inceleme için hazır etmediğini, davacı şirket tarafından 2015-2016-2017 yılları e-defterleri bilgisayar ortamına inceleme için gösterdiğinizi, davacı şirket tarafından 2015-2016-2017 yılları e defterlerde açılış ve kapanış kayıtlarında davalı firma İsmail Deniz'den alacağı ile ilgili bakiye tutarlarının ayrı olarak gösterilmediğini, tüm Bursa alıcılarının tek hesapta toplandığı mütalaa edilmiştir.<br>Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında alkollü ürünleri sattığı ve  5154,24 TL bedelli 132116 irsaliye numaralı fatura ile 5366,64 TL bedelli faturaların düzenlendiği, davalı tarafından 5366,64 TL bedelli faturanın düzenlendiği ve bu faturanında ödendiği ileri sürülmekle uyuşmazlığın faturaya konu ürünlerin teslim edilip edilmediği ve bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. <br>Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde usulune uygun tutulmaması sebebiyle alacağın tespit edilemediği ancak davacı vekili tarafından ibraz edilen fatura asıllarından 5366,64 TL bedelli faturadaki teslim alan kısmındaki imzanın davalı tarafça ikrar edildiği ve cevap dilekçesinde ödendiği savunulduğundan, ödendiğinin ispat yükünün davalıda olup ödendiğinin ibraz edilen delillerle ispat edilmediğinden 5366,64 TL bedelli fatura yönünden alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla davacının talep edilen 2020 TL alacağı yönünden davanın kabulu ile icra takibinin devamına,  icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, <br>2-İİK'nun 67.'nci maddesi gereğince icra inkar tazmitanın koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 404,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 137,99 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 102,09 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan  bilirkişi gideri 550,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 102,60 TL olmak üzere toplam 652,60 TL yargılama gideri ve 35,90 TL peşin harç olmak üzere toplam  688,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri  bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddeye göre belirlenen 2.020,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı asil vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince  2019 yılı itibariyle 4.400,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2019    <br><br>Katip <br>  ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br> <br>Hakim <br>  ¸e-imzalıdır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5271e48a20427abe7d70d7761d437082","SID":"1db6f4cb4d767a54"}}