{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                  TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\t                        T.C.<br>\t                     BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                                                                GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2016<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...\t <br>DAVALI \t: .... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2019<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/11/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili  dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı firması arasında dövizli satışa dayalı ticari alışveriş gerçekleşmiş olduğunu, müvekkilinin BK'nun 83. Maddesi gereğince faturaları, fatura tarihindeki kura göre hesaplanan TL üzerinden kesmiş, ancak davalının dövize dayalı bu satışta kesilen fatura bedellerini süresinde ödemediğini, ödemelerinin tamamının gecikmeli olarak ve fiili ödeme tarihindeki kur farkını hesaplamadan yapmış olduğundan dava konusu kur farkı alacağının oluşmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yasa gereği kur farkından kaynaklanan alacak miktarı için davalıya 33.073,66 TL lik kur farkı faturası kestiğini, ancak davalının bu bedeli ödemediğini, davalı firmanın kur farklı talebine ilişkin yapılan yazışmalarda borcun sebebini ve haklılığını kabul ettiğini, ancak bugüne kadar kur farkı faturasına ilişkin bir ödeme de yapmadığını, BK'nun 73. Maddesi gereği para alacağının, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden ve alacaklı bu alacağını teminen seçimlik hakka sahip olduğundan iş bu davanın müvekkilinin ikametgahı olan Bursa mahkemelerinde açıldığını, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve satışa ilişkin kesin faturalara bir itirazının bulunmadığını, bu sebeğle bu davada incelenmesi gereken, dövizli satışa dayalı fatura bedellerinin geç ödenip ödemediğinin tespiti ile ve müvekkilinin faturaların fiili ödenme tarihlerine göre bir kur farkı alacağının oluşup oluşmadığının tespiti olduğunu, davanın kabulü ile müvekkilinin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini, davanın kabulü ile 33.073,66 TL nin fatura tarihinden itibaren işleyen reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde belirtilenin aksine dava konusu uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin müvekkili şirketin faaliyet adresi Güngören / İstanbul olması sebebiyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacı tarafından bir kısım ödemelerin geç yapıldığı iddiası ile kur farkı faturası keşide edilmiş ise de müvekkili şirkete ödemelerin geç yapıldığına ilişkin hiçbir ihtar yapılmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı temerrüde düşürülmesinin söz konusu olmadığını, hal böyle iken davacı şirketin kur farkı kesmesi ve bu yönde talepte bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılan kumaş ticaretinde tarafların birbirine kur farkını yansıtabileceğine ilişkin hiç bir taahhüdü olmadığı gibi aralarında bu yönde yapılmış bir kur farkı sözleşmesinin de bulunmadığını, ayrıca davaya konu edilen kur farkı faturasının satış işleminden ve faturalardan kaynaklandığının fatura içeriğinden anlaşılamadığını, kesin kur farkı faturasına KDV eklenmesinin de mümkün olmadığını, dolayısıyla bir mal satışı ya da hizmet ifasının olmadığı durumda faturaya ayrıca KDV eklenerek düzenlenmesinin de mümkün olmadığını, davacının kesmiş olduğu kur farkına ilişkin fatura müvekkilince kabul edilmemiş olup iade edildiğini, müvekkili şirket ile ile  davacı şirket arasında yapılan bazı e-mail yazışmaları dava dilekçesinde ileri sürülmüş ise de bu yazışmaların hiçbirinde kur farkı ödemesinin kabul edildiği şeklinde bir yazışma gerçekleşmediğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız davanın reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.<br>KANITLAR:<br>fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. <br>KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :<br>Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen kur farkı faturasına dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. <br>Alınan 20/03/2017  tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından ibraz edilen 2014 yılına ait ticari defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yine yasal süresi içinde tamamlandığı defterlerin birbirleri ile uyumlu oldukları muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uygun tutulduklarının tespit edildiği, davacı 2015 yılında e-defter mükellefi olmuş ve e-defter beratlarını incelemeye sundukları, davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, 2014 ve 2015 yıllarında davacı tarafından kesilen ve davalının itiraz etmediği fatura toplamının 154.963,34 TL olduğu, alınan tahsilat toplamının 149.844,96 TL olup kalan bakiye alacak 5.118,38 TL olduğu, faturaların üzerlerinde kesildiği tarihlerdeki kurlar ve faturaların dolar karşılığı meğbalarının yazılı olduğu, kontrol ediliğ doğruluğu görülen bu meblağların toplamı 2014 yılı 39.164,72 $, 2015 yılı 29.442,77 $ toplam 68.607,49 $ ettiği, yapılan ödemelerin de çeklerin alındığı tarih kuruyla değil tahsil edildiği tarihteki kurla dolar karşılığının bulunması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada çıkan sonucun 2014 yılı 27.664,85 $, 2015 yılı 25.462,53 $ toplam 53.127,38 $ fark bakiye : 15.480,11 $ olduğu, satıcının alıcıya kur farkı faturası kesebilmesi için aralarında bu konuda bir sözleşme düzenlenmesi ve bu sözleşmede bunun ifade edilmesi gerektiği, aralarında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bunun haricinde sipariş formunda ödemenin kur farklı döviz bazında yapılacağı yazılıysa bu ibarede kur farkının istenebilmesi için yeterli olduğu, dosyada sadece 1 adet bu şekilde düzenlenmiş bir sipariş formu bulunduğu, ancak o formun tarihi 2013 yılındaki bir siparişle ilgili olduğu, 2014 ve 2015 yıllarında teslim edilen mallara ait tek bir sipariş formu dosyaya eklenmediği, sözleşme ve sipariş formlarının haricinde mevzuat gereği TL kesilmesi zorunlu olan faturaların üzerinde o günkü kur ve fatura toplamının dolar karşılığı meblağının yazılı olması ve bunun haricinde ödemenin dolar olarak alınacağı ya da TL ödeme yapılması halinde ödeme günündeki kur üzerinden değerleneceğinin belirtilmesi gerektiği, dosyaya eklenen faturalarda bu şekilde bir ibarenin bulunmadığı, faturaların üstünde dolar karşılıkları vardır ama ödemenin dolarla yapılacağı ya da TL ödemelerin dolar bazında hesaplanacağı bir sözleşme veya bir sipariş formuyla belirtilip desteklenmediği gibi faturalarda da bu ibare görülmediğinden eldeki bu belgelerle kur farkı istenemeyeceği kanaatinde olduğunu, davacının kesmiş olduğu kur farkı faturasını BS formuyla maliyeye beyan ettiği ve defterlerine işlediğini, kesmiş olduğu faturadaki KDV uygulamasının doğru olduğu, kur farklı isteyebileceğini ispat edici belge sunması halinde davacının davalıdan 38.192,04 TL aksi durumda 5.118,38 TL alacaklı olduğu, bildirilmiştir. <br>Mahkememizce; davacının kur farkı alacağının miktarının denetlemeye elverişli şekilde ayrıntılı olarak hesaplanması yönünden bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Alınan 16/10/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının kesmiş olduğu kur farkı faturasını BS formuyla maliyeye beyan ettiğini ve defterlerine işlediği, kesmiş olduğu faturadaki KDV uygulamasının doğru olduğu, kur farkı isteyebileceğini ispat edici belge sunması halinde davacının davalıdan 38.192,04 TL aksi durumda 5.118,38 TL alacaklı olduğu, şeklindeki kök rapordaki kanaatinde bir değişiklik olmadığı, bahsilen belgelerin gelmesi halinde ek rapor tanzim edilerek kanaat belirtileceği bildirilmiştir. <br>Mahkememizce, Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden ve taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin teamül haline gelmiş fiili uygulamaların olup olmadığının tespiti açısından ve davacı vekilinin 05/04/2017 tarihli dilekçesine eklediği dava konusu olmayan kur farkı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödenip ödenmediğinin de tespiti açısından davalı yana ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için Bakırköy NATM'ye talimat yazılmasına karar verilmiştir.<br>Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince; Davalı asile ve davalı vekiline tebligat çıkartılmış olduğu, davalı asile çıkartılan tebligatın belirtilen adresten taşınılmış olduğundan bila döndüğü, davalı vekiline çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olduğu ancak inceleme gününde ticari defter ve belgelerini ibraz etmedikleri ve yerinde inceleme talebinde bulunulmamış olduğundan inceleme yapılamadığından talimatımız bila ikmal mahkememize iade edilmiştir. <br>Mahkememizce davacı vekiline ek raporda belirtildiği üzere 2013 yılı ticari defterlerini kur farkı faturalarını ve sipariş formlarını mahkemmize sunması için 2 haftalık süre verilmesine, sunulduğunda dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.<br>Alınan 18/06/2019 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda; Davacının ibraz edildiği faturalar incelendiğinde, 20.07.2013 tarihli 027479 yevmiye nolu 6.286,09 TL bedelli kur farkı faturası, 25/07/2013 tarihli çek ile ödendiği, faturanın açıklama kısmında \" dolar farkı \" yazdığı, 12/10/2013 tarihli 28013 yevmiye nolu 12.701,64 TL bedelli kur farkı faturası 03/12/2013 tarihli çek ile ödendiği,  faturanın açıklama kısmında \" dolar farkı \" yazdığı, 15/03/2014 tarihli 28977 yevmiye nolu 11.521,97 TL bedelli kur farkı faturası, faturaların incelendiğinde açıklama kısmında dolar farkı yazdığı, bu durumda davacının sözünü ettiği ancak belgelerini yeni sunduğu fatura örnekleri ve defter kayıtlarında görüldüğü üzere daha önce kur farkı faturaları kesildiğini ve teamül oluştuğu, dolayısıyla kök ve ek raporda \" kur farkı isteyebileceğini ispat edici belge sunması halinde davacının davalıdan 38.192,04 TL aksi durumda 5.118,38 TL alacaklı olduğu \" şeklindeki tespit göz önüne alındığında davacının ispat edici belgeleri sunmuş olması nedeniyle davalıdan 38.192,04 TL alacaklı durumunda olduğu, dava ödenmeyen 33.073,66 TL kur farkı faturası nedeniyle açılmış olup davacının kesmiş olduğu 33.073,66 TL tutarındaki kur farkı faturasını talep etme hakkı bulunduğu kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.<br>O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kur farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satışının yapılmış olması gerekmektedir. Davanın tarafları arasında bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak faturalar incelendiğinde görüleceği üzere mal bedellerinin döviz ( dolar )  karşılığı yapıldığının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davacının kur farkı faturasını talep etme hakkı olduğundan davanın kabulüne karar verilerek  aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın KABULÜ ile 33.073,66 TL'nin dava tarihi olan 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 2.259,26-TL harçtan peşin alınan 564,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.694,44-TL  harcın davalıdan tahsiline,<br>3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 969,80-TL yargılama gideri ile peşin alınan 564,82-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı yararına ölçümlenen 3.968,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda  kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2019<br><br><br>Katip ...<br> ¸E-imzalıdır.<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸E-imzalıdır.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bce78f551005a1940bbf0d22d25c6db","SID":"90c97dc78c70c958"}}