{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1085 - 2024/1629<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1085 <br>KARAR NO\t: 2024/1629<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/70 Esas 2023/343 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/12/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2021 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plaka aracı ile Ankara ili Silahtar Caddesi Atatürk Orman Çiftliği istikametinde önünde yer işaretleri ile bölünmüş yolda U dönüşü yaptığı sırada Silahtar caddesini Celal Bayar Bulvarı istikametinde düz seyreden müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralandığını belirterek, maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 30,00-TL (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 10,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 10,00-TL ve bakıcı gideri zararı için 10,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin HMK 107. maddesi gereği temerrüt tarihi olan 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1. ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 06/03/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik zararı tazminatı talebini 32.097,10 TL, bakıcı gideri zararı tazminatı talebini 2.825,90 TL, sürekli iş göremezlik zararı tazminatı talebini 395.077,00 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL olarak ıslah etmiştir <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, sigortalının kusuru bulunmadığını, kusur ve iş göremezlik durumu ile Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesinin olup olmadığının tespitinin ve tazminat hesabının kayıtlı aktüer tarafından yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 27/10/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, dosya kapsamına getirilen poliçe örneğine göre yaralanmaya neden olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan motorlu araç işletenleri için uygulanacak asgari sigorta teminatlarının belirlendiği listeye göre kaza tarihi itibari ile poliçe kapsamında sakatlanma teminatı limitinin ve sağlık gideri teminatı limitinin ayrı ayrı 430.000,00 TL olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi olabilecek herhangi bir ödemenin yapılmadığının ve gelirin bağlanmadığının bildirildiği, kusura yönelik alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kazada davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik kararları uyarınca kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 5, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu belirtilerek bir kısım fatura ve belgeler sunulmuş ise de, sunulan fatura ve belgelerde yer alan gelirin süreklilik arz eden ve devamlı nitelikte bulunmadığı, kurye olarak çalışan davacının çalışma süresi ve yaptığı iş miktarı ile orantılı şekilde ek gelir mahiyetinde bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında ek gelir getiren işe ilişkin bir çalışma kaydının yer almadığı, düzenli olmayan nitelikte elde ettiği gelirin davacının aylık gelirinin belirlenmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı ve tazminat hesaplamasında davacının gelirinin asgari ücret olarak alınmasının gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde davacının geliri asgari ücret olarak kabul edilmek suretiyle düzenlenen rapora ve  ek rapora göre davacının geçici iş göremezlik zararının 9.719,63 TL, bakıcı ihtiyacı zararının 3.577,50 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 248.077,21 TL olduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesine göre işletene düşen hukuki sorumluluğun aynı Kanunun 91. maddesine göre poliçede belirtilen limitler altında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı ve zarardan sorumluluğu bulunduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun trafik kazalarındaki sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi kapsamında ve sağlık uygulama tebliği ile sınırlı olduğu, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı, bu hali ile dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun dava konusu talepler yönünden sorumluluğu bulunmadığı, sigorta poliçesi düzenlenmesi sırasında davalı tarafından risklere karşı prim alındığı, trafik kazası sonucunda oluşacak geçici iş göremezlik zararı, geçici ve sürekli bakıcı gideri zararı ile sağlık uygulama tebliği kapsamında kalmayan zararlardan sigorta poliçesini düzenleyen ve bu zararları poliçe kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu (sürekli bakıcı gideri sorumluluğuna ilişkin Yargıtay 4. HD. 17/01/2022 tarih, 2021/8295 E, 2022/442 K), davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun davalı tarafından 30/11/2021 tarihinde kayda alındığı ve takip eden 8. iş günü olan 11/12/2021 tarihi itibari ile davalı yönünden temerrüt koşullarının oluştuğu, dava konusu zarara sebebiyet veren aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından her bir talep yönünden taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek  gerektiği gerekçesiyle; 1)Davanın KISMEN KABULÜ ile 9.719,63 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 248.077,21 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı ile 2.825,90 TL geçici bakıcı gideri zararı tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 11/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek YASAL FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 17/08/2022tarihli raporda “%5 derecesinde engelliliğe neden olduğu” belirtildiğini, müvekkil şirketin alanında uzman bilirkişilere haricen aldırmış olduğu raporda -her ne kadar Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne hitaben yazılmış olan bilirkişi heyet raporunda bildirilmiş bir kanaat olsa da; 17.08.2022 tarihli Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporunun stabilizasyon süresi içinde alındığı, sürekli engellilik oranının saptanabilmesi için rehabilitasyondan ve yaralanmadan 12 ay sonra sol omuz eklem hareket açıklığını (fleksiyon-ekstansiyon-abdüksiyon-addüksiyon-iç rotasyon-dış rotasyon) gösteren Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik Raporu / Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik Raporu ile değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, bunların ışığında stabilizasyon süresi içinde alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,    rehabilitasyondan ve yaralanmadan 12 ay sonra sol omuz eklem hareket açıklığını (fleksiyon-ekstansiyon-abdüksiyon-addüksiyon-iç rotasyon-dış rotasyon) gösteren Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik Raporu / Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik Raporu ile değerlendirilmesi gerektiği yönünde itirazlar sunulsa da, itirazlar  dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yargılama sırasında alınan maluliyet raporu yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada TRH progressif  rant yönteminin esas alınarak rapor alınmasının hatalı olduğunu, bu hesap yönteminin kabulünün mümkün olmadığını, poliçe tanzim tarihi 01.06.2015 sonrası olan poliçelere ilişkin geçici iş görmezlik taleplerinin ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışında tutulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş olmasına, davacının yaralanmasının kolunda olması ve olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te üst ekstremitede 1 yıllık iyileşme süresinin düzenlenmemiş olmasına (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.04.2023 tarih ve 2022/469 esas  - 2023/5620 karar sayılı ilamı), davalı vekili tarafından hesap raporuna da itiraz edilmiş ise de, davalının da diğer zarar sorumluları gibi teminat limitini aşmamak üzere \"gerçek zarardan\" sorumlu olmasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesabında TRH2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen dönem hesabında \"progressif rant\" yöntemi uygulanmasının kabul edilmiş olmasına, hükme esas alınan raporda hesaplamanın da buna göre yapılmış olmasına, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri, TBK'nın 54. maddesi kapsamında zarar verenden talep edilebilecek zarar kalemlerinden olup, haksız fiilin trafik kazasından meydana gelmiş olması halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, sigorta şirketinin  de, kanunda aksi düzenlenmedikçe bu zararlardan da sorumlu olmasına, buna göre 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden kaynaklanan zararların sigorta teminatı dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, Kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin bu kapsamda olmamasına göre usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.803,14 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.650,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.152,34 TL harcın davalı ...  Sigorta AŞ.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"443522bb40c8f6156cf5bbacc93a26fc","SID":"360a2df9eba7297f"}}