{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                    TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                               T.C.<br>\t                         BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 03/04/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2019<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 27/05/2019<br><br>Mahkememize tevzi edilen  İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde:Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında belli aralıklarla çalışıldığını ve davalıya banyo dolabı, takımı, lavabo, modül vb.ticari ilişkileri ve alım satımları gerçekleştiğini, bu ticari ilişki sonrasında davalının, müvekkili şirkete TEB 31/05/2017 tarihli 60.000,00 TL.bedelli ve Garanti Bankası 31/07/2017 tarihli 55.000,00 TL.bedelli iki adet çek verdiğini, ayrıca müvekkilinin, davalıya fatura tanzim ettiğini, açık hesap çalışıldığını, takibe konu olan faturalara ilişkin davalının müvekkili şirket bakiye 19.756,12 TL.borcunun bulunduğunu ve fakat söz konusu fatura borcu ve çeklerin ödenmediğini, davalının müvekkiline olan toplam ana para borcu takibe konu olan iki adet çek ve fatura bedellerinin 134.756,12 TL.olduğunu, davalıya tanzim edilen faturaların eslim edildiğini ve faturalarda irsaliye tarihinin ve nosunun açıkça belirtildiğini, ayrıca gerek fatura gerekse çek bedellerinin tahsil edilebilmesi için defalarca davalı şirket ile görüşülmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemeye de yanaşılmadığını, davalı şirketin müvekkilini sürekli olarak oyaladığını ve vakit kazanmaya çalıştığını, takibe konu bedellerin ödenmemesi ve davalıdan herhang bir olumlu cevap alınamadığından Devrek İcra Müd.’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalının itirazının yersiz olduğunu, ayrıca çeklerin banka sorumluluk bedellerinin tahsil edildiğini ve müvekkilinin davalının borcunun takipten düşüldüğünü, ayrıca yetki sebebiyle de icra takip dosyasının yetkili Bursa 13.İcra Müd.’nün ... sayılı dosyasında görüldüğünü, yine davalı tarafından bu dosyada da borca, faize ve takibe itiraz edildiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla borçlu davalının haksız ve kötüniyetle yapmış olduğu itirazının iptali ile alacaklarının aynen icra dosyasındaki şekliyle tahsili ile icra takibinin devamına, borçlunun, icra takip dosyası alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.<br><br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, yazılı beyanlar, Devrek İcra Müd.’nün ... sayılı dosyası, Bursa 13.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası, sicil dosyası, taraflara ait BA ve BS formları, çek fotokopileri, faturalar, cari hesap ekstresi, ticari defter ve kayıtları, Yargıtay kararı ile bilirkişi raporu.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından çek ve faturaya dayalı olarak  13/03/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 16/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 23/03/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir.<br>Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: Davacı şirkete ait 2016 yılı defterlerinde, davalıya ait açılış bakiyesinin 666.033,49 TL., kapanış bakiyesinin 866.074,70 TL.olarak kayıtlarda mevcut olduğıu, davacı şirkete ait 2017 yılı defterlerinde açılış bakiyesinin 24.841,85 TL., kapanış bakiyesinin 22.576,12 TL.olarak kayıtlarda mevcut olduğu, dava dosyasında mevcut olan çeklere ilişkin yevmiye kayıtlarına göre 31/05/2017 vadeli 17858 nolu hesap/7067282 numaralı 60.000,00 TL.bedelli çekin ödenmediğinden cari hesap bakiyesine çek tutarının ilavesinin gerektiği, 31/07/2017 vadeli Garanti-6298140 nolu hesap/0100986 numaralı 55.000,00 TL.bedelli çekin kaydına yasal defterlerde rastlanmadığı, davacı şirketin cari hesap bakiyesi olarak 19.756,12 TL. ödenmeyen çeklerle ilgili 55.000,00 TL.e 60.000,00 TL.olmak üzere toplam 134.756,12 TL.asıl alacağı ile bunlara icra tarihine kadar işlemiş 11.263,59 TL.işlemiş ticari faiz alacağının olduğu kanaati açıklanmıştır.<br>Davalı asil ihtaratlı davetiye tebliğine belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından inceleme yapılamadığı anlaşılmaktadır.<br>Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri  uyarınca da defterlerini yöntemince        Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde  delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı  TTK'nın  84,85)<br>O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği ve davalının çek verdiği, taraflar arasında TTK m. 89. anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığı, mazerette bildirmediğinden davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince  kabul edilebileceği anlaşılmakla  dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen  04/02/2019  tarihli  bilirkişi  raporuna itibar edilerek, düzenlenen 55.000 TL ve 60.000 TL bedelli çeklerde davalının imzaya itiraz etmediğinden ve aksine yazılı bir delil sunulmadığından davalının çekler kadar sebepsiz zenginleştiği ve  borçlu olduğu ve çeklerde davalının keşideci olup çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle %10 oranında davacının karşılıksız çek tazminatı alacağının doğduğu ve  faturalar yönünden davacının ticari defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince  kabul edilebileceğinden  davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı ve çek alacağı olduğu,  alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile  aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın KABULÜ ile, davalının, Bursa 13.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan iitrazın İPTALİ ile, takibin 157.168,97 TL.toplam alacak üzerinden alacağın asıl alacak kısmı olan 134.756,12 TL.'lık kısmına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faiziyle birlikte DEVAMINA, <br>2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 31.433,7 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.736,21 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90TL'nin mahsubu ile bakiye 10.700,31 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 1.173,20TL yargılama gideri ve  35,90TL peşin harcın  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 15.323,52TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2019 <br><br>      Katip ...<br>   e-imza<br> <br> <br>         Hakim ...<br>        e-imza<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"333f3a2a0218d8ab629fe597c21fa35a","SID":"805769e35ae0bdb9"}}