{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/253 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2024/711<br><br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 28/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ...nin üyesi ve ortağı olduğunu, kooperatifin 2023 hesap yılı olağan genel kurulu ... tarihinde ... temsilcileri gözetiminde yapıldığını, Genel Kurul Tutanağına göre \"Yönetim Kurulunun 1163 sayılı kanuna göre hazırlanmış ve ortakların imzasına sunulan Ortaklar Kayıt Defterinde kayıtlı ... ortaktan ... ortağın asaleten, ... ortağın vekaleten katılımı ile toplam ... ortağın toplantıda hazır bulunduğu, toplantı için gerekli çoğunluğun hazır olduğu anlaşılmıştır.\" yapılan genel kurul toplantısında kanunlara, ana sözleşmeye ve iyiniyet ilkelerine aykırı usule uygun olmayan kararlar alındığını, genel kurul gündemin de yer alan ... ve ... Maddelerin müzakereleri sonucunda oylama yapıldığını;\tyapılan toplantıda yönetim kurulu ve denetim kurulu ilk oylamada ibra edilmediğini, bunun üzerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde bir kısım üyeler divan başkanına sundukları yeni bir dilekçe ile genel kurulun ... ve ... Maddesinin tekrar oylanmasını talep ettiklerini, usul ve yasaya aykırı bir şekilde bu öneriyi divan başkanının kabul ettiğini, hükümet temsilcisi ... ve ...'ın uyarılarına rağmen yeniden oylamaya geçildiğini, divan başkanı yeniden oylama yapma sebebi olarak kooperatif  üyelerinin ... ve ...maddeleri anlamadığı bu nedenle ikinci bir oylama yapıldığını gerekçe gösterdiğini, ancak bu makul ve yeterli bir açıklama olmayıp bu şekilde bir usul de söz konusu olmadığını, divan başkanı ve kooperatif yönetimi tarafından sırf istedikleri sonuç çıkabilsin diye ikinci ve usulsüz bir oylama yapıldığını, genel kurul toplantısında divan heyetinin böyle bir yetkisi olmadığını, ibranın geri alınması sonucunu doğuracak bir işlemin açıkça hile kullanılarak göz göre göre yapılmasının hukuki ve cezai sorumluluğu olduğunu, genel kurul usule ve yasaya uygun bir şekilde yapılmadığını, divan başkanlığının genel kurula ait yetkileri kullanması söz konusu olamayacağını, gündemin ... ve ... maddelerinde yapılan oylamada yönetim ve denetim kurulu ibra edilmediğini, kooperatifin organsız kaldığını, Kooperatif Genel Kurulunun aldığı kararlar mutlak butlanla hükümsüz hale geldiğini, somut olayda yapılan bu genel kurul hukuken bir genel kurul toplantısı niteliğinde olmadığını, yok hükmünde olan bir ortaklar toplantısı haline geldiğini, bu toplantıda alınan tüm kararların hukuken yok hükmünde olması nedeni ile hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığını, bu nedenle hukuken yok hükmündeki kararlara dayalı işlem yapılamayacağını, yapılan işlemlerde fiilidir, hukuki sonuç doğurmayacağını, yapılan genel kurul toplantısının ... ve ... maddelerinde yönetim ve denetim kurulları oy çokluğu ile ibra edilmediğini, gündemin ... maddesinde seçime gidildiğini, üç kişi yönetim kurulu adayı olduğunu, yapılan seçimde ..., ... ve ...'ın aday olduklarını ve kanunen yasal oy sınırı olmadığından aldıkları oy miktarlarıyla yönetime seçilmiş olmaları gerekirken, Divan başkanınca seçilemedikleri söylenerek üyelerden imza toplandığını ve ibra oylaması tekraren, seçim maddesinde hukuka aykırı olarak ve yenilenerek ... ve ... maddede yapılmış ve ibra edilmeyen yöneticilerin seçime dahil ettirildiklerini, yapılan bu hukuksuz işleme bakanlık temsilcilerinin müdahalesine rağmen ısrarcı olunduğunu, temsilciler tarafından tutanağa şerh düşüldüğünü, karar nisabı olmayan bir seçim yapıldığını fakat Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye göre karar nisabının olmaması gerektiğini, buna göre ortada usulüne uygun seçilmiş yeni bir yönetim kurulu olmadığı gibi ve yönetimin ibra edilmemesi neticesinde de eski yöneticiler aday olamayacağından dolayı gündemin ... ve ... Maddesine göre aday olan ..., ... ve ... otomatikman seçildiklerini, zira kooperatif ana sözleşmesinin ... Maddesinde \"Yönetim ve denetim kurulu seçimlerinde ise ortakların 1/4’ ünün hazır bulunması şartıyla yarıdan fazlasının oyunu almış olmak koşulu aranmaksızın en çok oyu alan adaylar seçimi kazanır.\" denildiğini, toplantının yapılış şekli usul ve yasaya aykırı olduğunu, ibra edilmeyen yönetimin tekrar seçilmesi mümkün olmadığını, sonuç itibariyle ibra edilmeyen kooperatif yönetimi fiilen düştüğünü ve aldığı kararlar yok hükmünde olduğunu, bu sebeple mahkemece ..., ... ve ...'ın geçici yönetici olarak atanmasına veyahut  mahkemece kayyım mahiyetinde yönetici atanmasını istemek zarureti hasıl olduğunu, bu sebepler ile organsız kalan kooperatife öncelikle genel kurulda seçilen her ne kadar ... tarihli toplantı ile eski yönetim ve denetim kurulunun ibra edilerek tekrar seçim yapılmış ise ..., bunun mümkün olmaması halinde; organsız kalan kooperatife mahkemece kayyum atanmasını, kooperatif merkezinde bulunan tüm bilgi ve belgelere tedbiren el konulması kararı verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, çünkü yasal dayanağı olmadığını, ... meşru ve seçilmiş bir yönetim tarafından yönetildiğini, husumet yanlış yöneltildiğini, husumet yöneltmeleri gereken davalı ... olmadığını, davacıların açtığı davayı kabul etmediklerini, iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ... 2024 yılı olağan genel kurulunda başkan ve yönetim kurulu aleyhine \"hiçbir gerekçe olmadan\" genel kurulda hazır bulunan üyeleri manipülasyon ile yanlış yönlendirildiğini, toplantıdan önce dedikodu yaymaya çalışıldığını, kendileri oylamada seçilmediği için de işbu davayı açtıklarını, kayyum ataması ile asıl amaçları olan kooperatif genel kurul kararı alınmadan kooperatife ait tüm mallarını satarak tasfiye etmeye çalışmak olduğunu, ... tarihli olağan genel kurulda \"yoğun manipülasyon ve karalama kampanyası\" nedeniyle yaşanan tartışmalardan dolayı gündem maddeleri gerektiği gibi ele alınamadığını, toplantı eksik görüşme ile tamamlanmak zorunda kalındığını, bu sırada üyeler \"bir kısım üyelerce yanlış yönlendirildiklerini ve hangi maddenin görüşüldüğünü anlamadığını ve bunun sonucunda yanlış maddede yanlış oylama yapıldığını, tutanağa yanlış aktarıldığını bildirerek, yeniden oylama yapılmasını istediklerini\" altında imzaların olduğu bir dilekçe sunulduğunu, bu haliyle ibra edilmemek söz konusu olmadığını, üyeler durumu samimi olarak dile getirdiğini ve hangi maddenin oylandığını anlamamıştır, yanlış oylama yapıldığını, ... genel kurul oylamasının usule aykırı olduğunu bildirerek tutanağı tescil etmediğini, ... tarihinde önceki olağan genel kurul gerektiği gibi yapılmadığından ve tescil edilmediğinden yeniden aynı gündem maddeleri ile olağan genel kurula davet yapıldığını, olağan genel kurul gerekli nisap ile hazır olunca toplantı yapıldığını, ibra edildiğini, organ seçimi tamamlanarak gündem maddeleri görüşülerek kararlar alındığını, iş ve işlemler usul ve yasaya uygun olduğunu, seçilmiş meşru bir başkan ve yönetim ve organların görev yaptığını, davacılardan ...'ın genel kurullarda aday olduğunu ancak üyelerin yoğun muhalefet ve tepkisi ile seçilmediğini, kendisi toplantılarda kooperatiften kendisine alt ve üst limit belirlenerek gayrimenkulleri satış yetkisi istediğini, kendileri bunu seçimle başaramayınca hukuki yol ile başarmaya çalıştıklarını, hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini, bu nedenlerle, haksız ve dayanaksız davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>... tarihli genel kurulda alınan kararların geçerli olup olmadığı, buna bağlı davalı kooperatifin organsız kalıp kalmadığı taraflar arasında ihtilaflı olup,<br>Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne ve Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya mündericatının tetkiknden;<br>Davaya konu genel kurul toplantı tutanağına göre denetim ve yönetim kurullarının ibrası için yapılan ... ve ... nolu  gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında yapılan oylama sonucu oy çokluğu ile ibra edilmedikleri halde ... ve ... nolu yeni yönetim ve denetim kurullarının seçilmesine ilişkin gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında adaylar arasında yeterli oy alan aday bulunamaması üzerine yeniden ... ve ... nolu gündem maddelerinin oylanmasına geçildiği, Bakanlık Temsilcileri ... ve ...'ın uyarılarına rağmen yeniden oylama yapılarak ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerin seçiminin sağlandığı, bu hususun Bakanlık Temsilcileri tarafından toplantı tutanağı sonuna şerh düşüldüğü,  yönetim kurulu asil üyelikleri için ...,...,... yedek üyelikler için ... ve ...'ın, denetim kurulu asil üyelikleri için ..., yedek üyelikler için ... ve ...'ın seçildiği,<br>... tarihli toplantıda alınan genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Müdürlüğünce ... tarihinde tescil edildiği,<br>Kooperatifçe  ... tarihinde olağan üstü genel kurul toplantısı yapılarak bu sefer yönetim ve denetim kurulunun ibrası için yeniden karar alındığı, ibra edildikleri, yeni yönetim ve denetim kurulunun belirlendiği,  ... yeniden yönetim kurulu asil üyeliklerine, ...'ın yeniden yedek üyeliğe, ...'ın yeniden denetim kurulu asil üyeliğine, ... ve ...'ın yedek üyeliğe seçildikleri,<br>... tarihinden önceki yönetim kurulu üyelerinin ... olduğu belirlenmiştir.<br>Her ne kadar ... tarihli toplantı ile eski yönetim ve denetim kurulunun ibra edilerek tekrar seçim yapılmış ise de; ... tarihli genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Müdürlüğünce ilan edilmesi ile hukuken geçerli hale gelmesi nedeniyle davadaki hukuki menfaatin devam ettiği kabul edilmiştir.<br>Yargıtay 6.HD.nin  2022/4092 E- 2023/4002 K sayılı emsal kararı\".. Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında  kabul edilmektedir...\" şeklinde,<br>Yargıtay 23.HD.nin 2014/1083 E- 2014/4348 K sayılı emsal kararı \"....<br>Bir hukuki işlem konusu (içeriği) itibariyle olduğu gibi meydana gelişi bakımından da emredici hukuk kurallarına aykırı bulunabilir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları hukuki işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyeti şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikte hükümlerdir ve bu özellikleriyle konuya (içeriğe) ilişkin olan maddi nitelikteki hükümlerden ayrılırlar. Öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut ve meydana gelmiş olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı doğurmaz. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde ise kurucu unsurların, örneğin irade beyanının veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukuki işlem şeklen meydana gelememektedir. İşte bu değişik özellikler gözönüne alınmak suretiyle öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan ve hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanamaması halinde ise hukuki işlemin yokluğundan söz edilmektedir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. Batıl bir hukuki işlem unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla beraber konusu veya içeriği bakımından amaçlanan hukuki hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana getiremez; yani mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez (ıslah edilemez) nitelikte olup, buna istinat etmekte hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir ve mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşulu ile Hakim tarafından da kendiliğinden (re'sen) gözönünde tutulur. Şeklen mevcut olan batıl bir hukuki işleme konversiyon (hukuki tahvil) yolu ile bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olduğu gibi; bir hukuki işlemin butlanı da dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı olarak ileri sürülemez. Yokluk halinde bu hukuki imkânlar kesin olarak söz konusu değildir.  İptali  kabil  kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlâl edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal edilebilir bir karar, şekil veya özü bakımından sakat olsa bile, iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2001, Sh. 18 vd.) <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu Kanun'un 98. madde uygulaması ile bazı hallerde uygulanması mümkün olan ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nda  \"yokluk\" ya da \"butlan\" kavramlarına yer verilmemiş olup, doktrinde yapılan eleştiriler üzerine (dava tarihinden sonra yürürlüğe giren) 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde batıl sayılması gereken genel kurul kararlarına bazı örnekler verilmiş, madde gerekçesinde  \"butlan\" teriminin tercih edildiği, bundan daha geniş olan \"Hükümsüzlük\" ve \"Geçersizlik\" terimlerinin tercih edilmediği vurgulanmıştır. Gerekçede \"Tüm butlan hallerinin ve sebeplerinin kanunda gösterilmesi veya tanımlanması ise imkânsızdır. Onun için batıl kararları iki kategoriye ayırmak, şekil yönünden batıl genel kurul kararlarını veya sebeplerini belirlemeyi içtihata ve öğretiye bırakmak, konu açısından batıl genel kurul kararlarına da sınırlayıcı olmamakla birlikte, örnekler göstererek-kesin çizgilerle işaret etmek en isabetli yol olarak değerlendirilmiştir. \" açıklamasına yer verilmiştir.<br>Bu durumda mahkemece, ... tarihli genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine dair maddesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, davacının muhalefet şerhi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.\" şeklinde verildiği,<br>Bu bilgiler ışığında;<br>Kooperatif ana sözleşmesinin ... maddesinde; ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceğine ilişkin düzenlenmesi ile birlikte, davaya konu genel kurul toplantısında aslında yapılan ilk oylama ile denetim ve yönetim kurulları  ibra edilmediği halde yeni denetim ve yönetim kurullarının belirlendiği gündem maddelerinden sonra  ... ve ... nolu gündem maddelerinin yeniden oylaması yapılarak (gündem maddelerinin yeniden görüşülmesine ilişkin usulüne uygun karar alınmaksızın) bu sefer ibra kararı verilmek suretiyle (ilk oylamada ibra edilmemelerine rağmen) yeniden yönetim ve denetim kurullarına seçilmelerine dair ... ve ... nolu kararların alındığı, yani yapılan ilk oylamada eski ve yönetim kurulu üyeleri ibra edilmedikleri halde toplantı tutanağında ilk oylama ile ibra edilmiş gibi göründükleri ve yine yapılan ilk oylamada yönetim ve denetim kurulu seçilemediği halde ilk oylama ile yönetim ve denetim kurulu üye seçimlerinin yapılmış gibi göründüğü, bu halde ... ve ... nolu genel kurul kararlarının yok hükmünde sayılması gerektiği,<br>Davacıların kooperatife kayım atanması veya ... ve ...'ın geçici yönetici olarak atanmasına yönündeki taleplerinin değerlendirilmesinde; yönetim kurulu seçiminin KK.42.maddesinde kooperatif genel kurulunun devredilemez ve terk edilemez yetkileri arasında sayıldığı, bu nedenle Mahkeme kararı ile kooperatife yönetim kurulu atanmasının mümkün olmadığı, davadan kısa bir süre sonra ( ... tarihinde) yapılan genel kurul toplantısı ile  yönetim kurulunun oluşturulduğu, karar tarihi itibariyle kooperatifin organsız kalma durumunun bulunmadığı dikkate alındığında kooperatife kayyum atanmasında hukuki menfaatin kalmadığı anlaşılmış ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı kooperatifin ... tarihli genel kurul toplantısında alınan ... ve ... nolu genel kurul kararlarının YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>3-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınması yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat, müzekkere yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-A.A.Ü.T uyarınca  hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>7-A.A.Ü.T uyarınca  hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine<br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.19/11/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36ab3e874308ece71f19f90ca00af5b0","SID":"e28e25ab854dda92"}}