{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/123 Esas - 2024/1190<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/123 <br>KARAR NO\t: 2024/1190<br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:<br>KATİP\t: <br><br>DAVACILAR \t: 1- <br>\t  2- <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/02/2023<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve ...ün Aralık 2015 tarihinden bu yana, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kurulup faaliyete geçtiği günden bu yana davacı ortakların, şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, kar dağıtımı da yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini, davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... çeşitli hileli davranış ve usulsüzlükler ile şirketi zarara uğratmak pahasına şirket gelir ve itibarını şahsi harcama ve menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve halen kullanmaya da devam ettiğini, hal böyle olunca müvekkillerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve müvekkillere ait sermaye ve kar paylarının tespiti ile iş bu payların davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP \t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...ün dönem ortasında şirketten ayrılarak kurumu zor duruma düşürdüklerini, kayıt kaybına sebep olduklarını, hiç etik olmayan bir şekilde çalışmaya başladıkları kuruma öğrenci çekmeye çalıştıklarını ve işi sekteye uğratmak için şirketin kurumsal mail ve sosyal medya hesaplarının şifrelerini değiştirdiklerini, müvekkili şirket müdürü ... tarafından  İhtarname keşide edilmesine rağmen şifrelerin ... ile  paylaşılmadığını  ve  müvekkili  şirketin  itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını,  resmi<br>e-imza\te-imza \te-imza \te-imza<br><br>defterlerde yapılacak incelemede davacıların tüm iddialarının  asılsızlığının ortaya çıkacağını, aslında müvekkili şirketin kurulduğu günden beri siyasi otoritenin aldığı kararlardan dolayı devamlı yatırım yapmak zorunda kaldığını,  bir türlü kara geçemediğini, öz sermayesi düşük olduğu ve sermaye artırımı yapamadığı  için de devamlı borçlanmak zorunda kaldığını, Şirketin küçük ortakları davacıların maddi olarak imkanlar dahilinde devamlı desteklendiğini, Şirket kar etmediği halde her iki ortağa da kara mahsuben avans ve borç verildiğini, müvekkil Şirket müdürü olarak ... tarafına verilen yetkiler dahilinde hareket etmiş olup; her hangi bir suiistimal söz konusu olmadığını, davacıların, şirket ortağı olarak maddi sorumluluklarından kaçtıkları gibi öğretmen olarak da dönem ortasında ders bırakarak özellikle sınava hazırlanan öğrenciler açısından etiğe ve hiçbir vicdana sığmayacak bir tutum sergilediklerini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduklarını, davacıların haksız ve mesnetsiz iddialarının bu nedenlerle de reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacıların haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesi ve çıkma payı ödenmesi istemlerine ilişkindir. <br>6102 Sayılı TTK'nun 638/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği, anılan kanunun 636/3. maddesinde ise; haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payın gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. <br>Bilindiği üzere limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında \"şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması,\" \"şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması,\" \"şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi,\" \"azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması,\" \"azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi\" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. <br>Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine  göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. <br>...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. <br>Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir. <br>Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde şirket ortaklığından çıkma ve şirketin feshi için yeterli haklı sebep oluşturabilir. Açılan  davada ispat yükü üzerinde bulunan davacının limited şirket ortaklığından çıkma için haklı sebebin oluştuğunu ve oluşan haklı sebebin kendisinden kaynaklanmadığını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.<br>Bu kapsamda dinlenen davacı tanıkları davacı ile diğer ortaklar arasında huzursuzluk olduğunu, yapılan bazı tahsilatlar nedeniyle maddi olarak da uyuşmazlıklar olduğu hatta davacının içeriye girmemesi için kilidin dahi değiştirildiğini beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise sadece  taraflar  arasında bir sorum olmadığını söylemişlerdir. Yapılan yargılama<br>e-imza\te-imza \te-imza \te-imza<br><br>sırasında dinlenen tanıklar ve diğer delilleri birlikte değerlendiren Mahkememiz taraflar arasında bir anlaşmazlığı vicdanen kanaat getirmiş ve bu nedenle ayrılma akçesi hesaplanması yoluna gitmiştir. Ancak alınan bilirkişi raporunda dağıtılacak bir pay hesaplanmamış bu nedenle sadece davacının davalı şirket ortaklığından  çıkmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, çıkma payı hesaplanamadığından çıkma payı ödenmesine yer olmadığına, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>b)Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç ve 179,90TL başvuru harcı olmak üzere toplam 359,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00TL bilirkişi ücreti, 698,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.198,00TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>5-Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,<br>Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024<br><br>Başkan\tÜye \tÜye  \tKatip <br>e-imza\te-imza \te-imza \te-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a2be2708d66458e5d747b15fa85cafb","SID":"58754267419f2bd6"}}