{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: <br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: Esas<br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:Av.<br>DAVA\t: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı arasında imzalanan 01.01.2014 tarihli Posta Taşıma İşi kapsamında davalıya yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10’nun davacının sorumlu sıfatıyla (PTT A.Ş. nin) tevkif edip davacının vergi dairesine ödenmesi gerektiğini, ancak KDV’ nin tamamının davalı firmasına ödendiği, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’ yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. Maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kalındığı, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, davalıya 26.02.2021 tarihinde yazı yazıldığını,  iş bu yazıda; Şirketin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken davalının da tevkifatlı fatura düzenlemek ve 1. Nolu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, hakkediş ödemelerinde KDV’ nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle kendi üzerine kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında vergi dairesine yatırılan 15.438,65 TL’ nın (alacak meblağı) davacı şirkete iade edilmesi gerektiğini, şirkete söz konusu KDV tevkifat tutarının iade edilmesine müteakip, ödemeyi tevsik eder belgeye dayanarak, davalının da ilgili dönemlere ilişkin 1 nolu KDV beyannamesinde düzeltme yapabileceğini, bu işlemlerin vergi dairesi ile davalı arasında tesis/tekemmül ettirilmesi gereken işlemler olduğunu, ödenen tutarın iade edilmesi için ihtar edildiğini, ancak davalının bu güne kadar ödeme yapmadığı, bu nedenle yasal yollara başvurulduğu belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere öncelikle davalının taşınır, taşınmaz, banka mevduatlarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına şimdilik 15.438,65 TL’ lik ihtiyati haciz kararı verilmesini ve temerrüt tarihinden itibaren (18.03.2021) işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .Davacı ile davalı arasında davacının yapmış olduğu ihale üzerine Posta Taşıma işi sözleşmesi imzalanmış olup 2014 yılının Ocak ayından itibaren başlamış ve 2017 yılı mart ayının sonuna kadar sürmüş olduğunu, ilgili sözleşmenin 9. Maddesinde sözleşme bedeline dâhil olmayan masraflar başlıklı kısmında PTT tarafından KDV nin yükleniciye ödeneceği belirtilmiş olup KDV tevkifatı’ na ilişkin herhangi bir düzenleme ve belirtme bulunmamakta olduğunu, kaldı ki 2017 yılına kadar söz konusu işte KDV tevkifatı yapılacağına dair herhangi bir talep veya bildirimde yapılmadığını, 2017 yılı içerisinde ise hizmet karşılığı tahakkuk eden ücretle ilgili PTT müdürlüğünce KDV tutarından tevkifat yapılmış olup bu kesintiler faturalarda gösterildiğini, bu hususta yapılan tevkifata davalı tarafından herhangi bir itiraz olmadığını, söz konusu işin sadece iş gücü temini işi olmayıp posta taşıma işi olduğunu, yani iş bünyesinde araç ile Kayseri-Sarıoğlan arası PTT işyerine ait posta ve kargo taşıma işi yapılmakta olduğunu, bu nedenle söz konusu işte tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacak ise kaç oranında uygulanacağı davalıca bilinebilecek ya da inisiyatifinde olan bir durum olmadığını, sözleşme hükümleri doğrultusunda ve fiiliyatta hakediş PTT müdürlüğünce düzenlenmekte ve PTT muhasebe biriminin talimatları doğrultusunda fatura edilmekte olduğunu, talimatlar doğrultusunda taraflarınca davaya konu faturalar düzenlenmiş ve muhasebe birimi tarafından bu faturalara herhangi bir itiraz ve düzeltme talebi olmamış olduğunu, kaldı ki davacı dava dilekçesinde KDV tutarının 9/10 unun kendilerinin sorumlu sıfatıyla (PTT A.Ş. nin) tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerektiği, ancak KDV’ nin tamamının davalı firmasına ödendiği de açıkça belirtilmiş olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere dava konusu işte KDV tevkifatı yapma sorumluluğu davacı idarenin olduğunu, öte yandan yine 3065 sayılı KDV Kanunu 9/1. Maddesi gereğince tevkifatla ilgili yapılan açıklama ile kimlerin tevkifat yapacağı belirlenmiş olduğunu, bu tarife dayanan 26.04.2014 tarih 28983 sayılı mükerrer resmi gazetede yayımlanan KDV Uygulama tebliği ile tevkifat konusuna açıklık getirilmiş olup tevkifatı yapacak olan tarafın aynı zamanda da vergi sorumlusu olan alıcı olduğu belirtilmiş olduğunu, KDV, konusu gereği Devlet adına tahsil edilen ve yapılan işlerle ilgili hizmetler ya da maliyetler dolayısı ile ödenmiş (yüklenilmiş) olan KDV tutarı (indirilebilir KDV) karşılaştırılıp, varsa kalanının ilgili beyanname ile dönemlik beyan edilerek ödemesi yapılan bir emanet miktar olduğunu, KDV tahsilatları bir gelir olmadığı gibi, işletme adına bir gelir sağlaması da söz konusu olmadığını, kaldı ki ilgili dönemlerde tahsil edilen KDV (Hesaplanan KDV) tutarlarının tamamı verilen KDV beyannameleri ile beyan edilmiş varsa katlanılan KDV (İndirilebilecek KDV) tutarının mahsubu sonucu kalan kısım var ise Hazine ve Maliye Bakanlığı hesabına ödendiğini, nitekim ödeme çıkan aylarla ilgili doküman da ellerinde mevcut olduğunu, bazı aylarda (başka işlerden dolayı gelir ve KDV hareketleri bulunduğu için) ödenmiş olan KDV (İndirilecek KDV) tahsil edilen (Hesaplanan KDV) miktardan fazla olduğu için sonraki dönemlere devretmiş, ödemenin çıkması durumunda da ilgili dönemlerde ödenmiş olduğunu, dolayısı ile davacının iddiası gibi bir zenginleşme, sebepsiz zenginleşme söz konusu olmadığını, KDV ile ilgili tevkifat yapmak alıcının sorumluluğunda olup yapılan tevkifatları KDV 2 beyannamesi ile beyan etmek de alıcının yani PTT A.Ş. müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu, satıcı olarak davalının 2 nolu KDV beyannamesi vermek gibi bir sorumluluğu ve mecburiyeti bulunmadığını, dava dilekçesinde davalıya 26.02.2021 tarihinde yazı yazıldığı ve dava konusu meblağın ödenmesi hususunda ihtar edildiği belirtilmiş ise de böyle bir durumun hiç gerçekleşmemiş söz konusu yazı varsa dahi davalının eline ulaşmamış olduğunu. Davalının durumdan arabuluculuğa yapılan başvuru sonucu haberdar olmuş ve ara buluculukta anlaşma sağlanamamış olduğunu, eddia edilen yazıda şirkete söz konusu KDV tevkifat tutarının iade edilmesine müteakip, ödemeyi tevsik eder belgeye dayanarak, davalının da ilgili dönemlere ilişkin 1 nolu KDV beyannamesinde düzeltme yapabileceği, bu işlemlerin vergi dairesi ile davalının arasında tesis/tekemmül ettirilmesi gereken işlemler olduğu belirtilmiş olduğunu, davalının sorumluluğunun olduğu yönündeki iddiayı kabul etmemekle birlikte böyle bir durum iş bu aşamada mümkün olmadığını, söz konusu beyannameler dönemsel olarak düzenlenmekte ve sadece ödeme yükümlüğü doğan ay için düzeltme yapılabilecek nitelikte olduğunu,  dava konusu işlemler 2014-2017 yılları arasını kapsamakta ve aradan geçen süre dikkate alındığında (5 yıllık zamanaşımı da olduğu düşünüldüğünde) davacının iddiasının aksine geriye dönük her dönem için düzeltme verilmesi iş bu aşamada mümkün olmadığını, vergi ve dolayısı ve alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ne zaman tevkifatı yatırdığı olayın nitelenmesi açısından önemli olduğunu, davacının tevkifatı ne zaman yatırdığını dilekçesinde özellikle belirtmemiş olduğunu, bu husus iki açıdan önemli olduğunu, Verginin 5 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu, Vergiyi doğuran olay üzerinden 5 yıl geçmekle vergi zamanaşımına uğrayacağını, Davacının (herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte) zamanaşımına uğramış vergiyi ödemiş olduğunu, İkinci durumun ise, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte sebepsiz zenginleşmede 2 yıllık süre olduğunu, davacının 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra kendilerinden talepte bulunmakta ise yine talebinin reddi gerekeceğini, davalının sorumluluğunun olduğu yönündeki iddiayı kabul etmemekle birlikte, söz konusu işlemler nedeniyle davalıya yansıtılacak ödeme yükümlülüklerinde dolayı faiz talebini kabul etmediklerini, öncelikle alacağın faize tabi olmadığını, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmekte olduğunu, bu nedenlerle de faiz talebinin reddi gerekmekte olduğunu, Sebepsiz zenginleşmenin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının taleplerini içeren iş ve işlemler ise 2014 yılında gerçekleşmiş olduğunu, bu nedenle 2 yıl içerisinde talepte bulunması gerekir iken kendiliğinden KDV ödeyerek talepte bulunmakta olduğunu, bir diğer yandan ise 2017 yılında davacı ile davalı yeniden sözleşme imzalamış ve bu sefer tevkifatlı fatura düzenlenmesi talep edilmiş olduğunu, öncesindeki tevkifatlı fatura düzenlenmediğinin farkında olduğunu, bu nedenle davacının talepleri haklı olsa dahi zamanaşımına uğramış olduğunu, ne şartnamede ne de sözleşmede Tevkifatlı fatura düzenleneceği yazılı olmayıp aksine KDV’nin ihale alıcısına ödeneceği yazılı olduğunu, davacının tevkifatlı fatura talep etmediğini, davacının kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerden dolayı davalıdan talepte bulunamayacağını belirterek, davanın zamanaşımı nedeniyle veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YARGILAMA VE GEREKÇE<br>Dava,  Davacı ile davalı arasında imzalanan 01/01/2014 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar gereği davacının sonradan yaptığı ödeme nedeni ile davalıdan Vergi Usul Kanunu gereği sorumluluğu olup olmadığı, davacının rücu talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.<br>Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş'ye, Gevher Nesibe Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. <br>Bilirkişiden alınan 09/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Maliye Bakanlığı, İşgücü Temin Hizmetlerinde Alıcılara 9/10 Oranında KDV <br>Tevkifatı Yapma Zorunluluğu Getirmiştir: Maliye Bakanlığı, 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı <br>Resmi Gazetede yayımlanarak 1/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama <br>Tebliğinin, PTT A.Ş. tarafından yapılan düzeltme beyanlarının yapıldığı dönemler için de <br>geçerli olan, (I/C.2.1.3.2.5.) bölümüyle “İşgücü Temin Hizmetlerini kısmi KDV tevkifatı <br>kapsamına almıştır, Mustafa Karabekiroğlu’ na ödenmesi gereken tutarın 95.871,29 TL olması gerekirken <br>ödenen tutarın 111.127,80 TL olduğu, aradaki kaynağında kesilmesi gereken 15.256,51 TL <br>tutarlı 9/10 tevkifatlı KDV’ nin Satıcıya ödendiği, Davacı Posta Ve Telgraf Teşkilatı A. Ş.’ nin <br>15.256,51 TL alacaklı olduğu, Ticaret Kanunu’nda, ticari fatura alacakları için özel bir zamanaşımı süresi <br>öngörülmemiştir. Bu nedenle, ticari fatura alacakları için genel zamanaşımı süresi olan on yıl <br>uygulandığı, Yukarıdaki fatura tablosunda ilk fatura 31.01.2015 tarihli olduğuna göre 10 yıllık <br>zaman aşımı 31.01.2025 tarihinde dolacaktır. Bu minvalde zaman aşımına giren bir faturanın <br>olmadığı,\" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.  <br>Bilirkişiden alınan 03/08/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \" Maliye Bakanlığı, İşgücü Temin Hizmetlerinde Alıcılara 9/10 Oranında KDV <br>Tevkifatı Yapma Zorunluluğu Getirmiştir: Maliye Bakanlığı, 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı <br>Resmi Gazetede yayımlanarak 1/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama <br>Tebliğinin, PTT A.Ş. tarafından yapılan düzeltme beyanlarının yapıldığı dönemler için de <br>geçerli olan, (I/C.2.1.3.2.5.) bölümüyle “İşgücü Temin Hizmetlerini kısmi KDV tevkifatı <br>kapsamına almıştır, Mustafa Karabekiroğlu’ na ödenmesi gereken tutarın 95.871,29 TL olması gerekirken <br>ödenen tutarın 111.127,80 TL olduğu, aradaki kaynağında kesilmesi gereken 15.256,51 TL <br>tutarlı 9/10 tevkifatlı KDV’ nin Satıcıya ödendiği, Davacı Posta Ve Telgraf Teşkilatı A. Ş.’ nin <br>15.256,51 TL alacaklı olduğu, <br>Ticaret Kanunu’nda, ticari fatura alacakları için özel bir zamanaşımı süresi <br>öngörülmemiştir. Bu nedenle, ticari fatura alacakları için genel zamanaşımı süresi olan on yıl <br>uygulandığı, Yukarıdaki fatura tablosunda ilk fatura 31.01.2015 tarihli olduğuna göre 10 yıllık <br>zaman aşımı 31.01.2025 tarihinde dolacaktır. Bu minvalde zaman aşımına giren bir faturanın <br>olmadığı, <br> Davalı yan itirazında; Bilirkişi raporunda ödenen KDV’ nin iade alınıp alınmayacağı <br>konusunda bir görüş bildirmemiş, bu konu hakkında mahkemeyi bilgilendirmemiştir, <br>şeklindeki itirazına istinaden; Yukarıda ve kök raporda kanun maddesi açıkça eklenmiş ve <br>gerekli açıklama kanun maddesinde yer almakta olup, Bilirkişi Hukuki yorum yapma, görüş <br>bildirme yasağından dolayı konunun Maliye bakanlığından alınacak Mukteza ile açığa <br>kavuşturulacağı\" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.  <br>   Dava konusu talebin taşıma ilişkisine dayalı olması ve davalının tacir olması nedeni ile Mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.<br>   Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacı ile davalı arasında imzalanan 01/01/2014 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar gereği davacının sonradan yaptığı ödemeler nedeni ile davalıdan Vergi Usul Kanunu kapsamında rücu alacağı talep edip edemeyeceği konusunda deliller toplandıktan sonra bilirkişiden 09/12/2023 tarihli rapor ile rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için 03/08/2024 tarihli ek raporlar alınmış olup raporlarda, Maliye Bakanlığı, İşgücü Temin Hizmetlerinde Alıcılara 9/10 Oranında KDV Tevkifatı Yapma Zorunluluğu Getirmiş olduğu, Maliye Bakanlığının 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin PTT A.Ş. tarafından yapılan düzeltme beyanlarının yapıldığı dönemler için de geçerli olan, (I/C.2.1.3.2.5.) bölümüyle “İşgücü Temin Hizmetlerini kısmi KDV tevkifatı kapsamına almış olduğu, Mustafa Karabekiroğlu’ na ödenmesi gereken tutarın 95.871,29 TL olması gerekirken ödenen tutarın 111.127,80 TL olduğu, aradaki kaynağında kesilmesi gereken 15.256,51 TL tutarlı 9/10 tevkifatlı KDV’ nin Satıcıya ödendiği, Davacı Posta Ve Telgraf Teşkilatı A. Ş.’ nin 15.256,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmekle, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davaya konu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış, davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği görülmüş ve böylece, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 15.256,51-TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 15.256,51-TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Alınması gereken 1.042,17 TL karar ve ilam harcından 263,66 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 778,51 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 263,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 344,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 265,00 TL tebligat, 6.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.465,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 6.388,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, <br>7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.256,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>8-Davalı taraf kendisini  bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 182,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,<br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 1.541,60 TL'nin  davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, <br>10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 18,40 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,<br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/11/2024         <br><br><br><br><br> \t \t\t\t                             <br>¸e-imzalıdır \t\t\t\t ¸e-imzalıdır <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46279c0122274dbc","SID":"b8cd5814927709e6"}}