{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t           TÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t                    T.C.<br>\t                BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                                                 GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2019<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t       : 01/03/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasıyla alacak takibi başlatıldığını, senedin \"TL\" kısmı boş olarak düzenlenmiş ve senedin kuruş kısmında \"145.000\" ibaresi, yazı ile yazılan kısmında ise sadece yüzkırkbeş ibaresi yer aldığını, alacaklı tarafından kuruş kısmında yazılı 145.000 kuruş ifadesi TL olarak kabul edilmiş ve takibin 145.000,00-TL üzerinden başlatıldığını, müvekkilinin davalıya bu miktarda bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin mal varlığı araştırıldığında da bu miktarda bir iş hacminin olmadığının anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle 143.550,00-TL miktarında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bonoda rakamla yazılı kısmında \"145.000\" yazılı iken yazı kısmında ise \"yüzkırkbeş\" TL yazıldığını, bonoyu borçlunun kendisi düzenlediğini, müvekkilinin dikkatsizliğinden ve bilgisizliğinden faydalanmak üzere böyle bir hie yaptığını, senet düzenlendikten sonra müvekkilinin uyarısı üzerine \"iki meblağ da aynı zaten rakamla yazılı olan miktar geçerli\" diyerek müvekkilini bu konuda ikna ettiklerini, her ne kadar TTK 676 maddesine göre senette rakam ile yazı bölümlerinde farklı değerlerin bulunması durumunda tahrifat olmaması koşulu ile yazı ile yazılan kısma itibar edilmesi gerekir denmiş ise de söz konusu farklılıktan kasıt senedin çelişkili değerler ihtiva etmesi olduğunu, dava konusu bonoda bulunan miktarlar birbiriyle örtüşmekte aslında çelişki ihtiva etmediğini, öyle ki yazı ile yazılan \"yüzkırkbeş\" ibaresi aslında rakam ile yazılan \"145.000\" iradesini açıkça belli ettiğini, kaldı ki yazı ile yazılan miktarda bir bononun düzenlenmesi pek olağan karşılanacak bir durum olmadığını ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ki bonoyu borçlunun kendisi düzenlediğini, bono değerinin \"yüzkırkbeş\" olması gerekmiş olsaydı borçlu rakamla yazılan kısma da \"145\" yazacağını, aşırı şekilcilikten ötürü müvekkilinin hak kaybına uğramaması için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>KANITLAR:<br>İcra dosyası, İcra Hukuk dosyası, vs.  <br>KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :<br>Dava;  Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. (İİK 72.md) <br> Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 03/01/2017 tanzim tarihli 01/06/2017 ödeme tarihli bononun rakam kısmında 145.000 TL, yazı kısmında \"yüzkırkbeş\"olarak belirtildiği, Bursa BAM 6. HD'nin 2018/523 E.-2018/532 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, TTK' 675/1 maddesi uyarınca yazıyla gösterilen miktarın göz önünde bulundurulması gerektiği düzenlenmiş ise de, bononun düzenleme tarihindeki Türk Lirasının değeri dikkate alındığında alım gücü olmayan \"yüzkırkbeş\" TL üzerinden bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacağından bunun maddi hata sonucu yazıldığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili tarafından her ne kadar davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmediğinden talebi yerinde görülmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 2.451,48-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 2.407,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı yararına ölçümlenen  14.234,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>             Taraf vekillerinin yüzlerine karşı,  kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2019<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"084b9b32ee4725bc300831e7782d4abb","SID":"2795c75298d906f7"}}