{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/347 <br>KARAR NO: 2024/1652<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2022<br>NUMARASI: 2021/134 Esas  2022/24 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t <br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 02.04.2018 tarihli sözleşme uyarınca ... Kuru Temizleme dükkanının 01.04.2018 tarihinde devrinden dolayı eksik kalan 15.000-TL'nin koşulsuz şartsız ödenmesine ilişkin bir sözleşme bulunduğunu, işbu sözleşme kapsamında 02.04.2018 keşide, 20.04.2018 vade tarihli 15.000-TL bedelli senet düzenlendiğini, ancak senette sehven alacaklı ile borçlu aynı kişi olarak yazıldığını, davalı borçluların söz konusu devre ilişkin borcu ödemedikleri için ve borca ilişkin bononun açıklanan nedenlerden ötürü senet vasfı olmadığından taraflarınca İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında 10.04.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davalı borçluların itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili; tarafların işletme devri konusunda 82.000-TL (KDV hariç) karşılığında anlaştığını, protokolde hüküm altına alınan ve ödeme dekontlarından da görüleceği üzere bu bedelin 5.000-TL’si 01/03/2018 tarihinde, 77.000-TL’si ise 30/03/2018 tarihinde eksiksiz davacıya ödendiğini, protokolün 4.maddesinde açık bir şekilde davacı tarafından devir bedeli olan 82.000-TL’ye ilişkin fatura düzenlendiğinde KDV bedeli 14.760-TL’nin ödeneceğinin kararlaştırıldığını,fatura düzenlenmediği takdirde KDV ödenmeyeceğinin 5.madde olarak protokole eklendiğini,fatura düzenlemediğinden müvekkili tarafından KDV bedelinin davacıya ödenmediğini, davaya konu senedin senet vasfının bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine,%20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında işletme devrinden kaynaklı bakiye borç için 02/04/2018 tarihli borç sözleşmesi düzenlendiği, buna göre davalıların 15.000-TL'yi 20/04/2018 tarihinde koşulsuz ödemeyi taahhüt ettikleri,davalıların borcu ödediğini ancak yazılı bir belgeyle ispat edebileceği,tanık dinlenemeyeceği, davalı tarafça borcun ödendiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacak 15.000-TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili; devir bedelinin 82.000-TL+KDV olduğunu,5.000-TL'nin 01/03/2018, 77.000-TL'nin ise 30/03/2018 tarihinde ödendiğini, KDV bedeli 14.760-TL'nin ödenmesi için ise faturanın düzenlenmesi gerektiğini, bu hususun sözleşmenin 4. maddesinde açıkça belirtildiğini, davacı fatura düzenlemediğinden davacıya KDVnin ödenmediğini,  borç sözleşmesi isimli belgenin KDV'ye ilişkin olduğunu, ancak mahkemece bu hususun araştırılmadığını, maddi vakıaya ilişkin tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, işletme devrinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının davalı hakkında 15.000-TL asıl alacak ve 1.995,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.995,51-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, takibe dayanak olarak 02/04/2018 tarihli sözleşmenin ve davalıların düzenlendiği 15.000-TL bedelli senet suretinin gösterildiği, sözleşmede davalıların dükkanın devri nedeniyle eksik kalan 15.000-TL'yi 20/04/2018 tarihinde kayıtsız şartsız ödeneceğinin, 02/04/2018 tarihli borç senedinin imza altına alındığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalı, sözleşmede belirtilen 15.000-TL'nin dükkanın devir bedeli 82.000-TL'nin KDV kısmı olduğunu, devir sözleşmesinin 4. Maddesinde KDV'ye isabet eden tutarın fatura düzenlendikten sonra istenebileceğinin düzenlendiğini, davacının fatura düzenlemediğinden KDV bedeline hak kazanamayacağı ileri sürülmüştür.İşletme devrine ilişkin davalı tarafından sunulan Protokolde; işletmenin 82.000-TL+KDV karşılığında devredileceği, 5.000-TL'nin 01/03/2018 tarihinde, 77.000-TL'nin 30/3/2018 tarihinde ödendiği, fatura düzenlendiğinde 14.760-TL KDV bedelinin ödeneceği, aksi halde KDV ödenmeyeceği düzenlenmiştir. Davalı her ne kadar takiple talep edilen 15.000-TL'nin KDV'ye ilişkin olduğunu, fatura düzenlenmediğinden KDV'nin istenemeyeceğini ileri sürmüş ise de davacının dayandığı sözleşme davalılarca ödemenin yapıldığı tarihten sonra düzenlenmiş, bu sözleşmede talep edilen kısmın KDV olduğuna dair bir açıklamaya yer verilmemiştir. Aksine, 15.000-TL dükkanın devrinden dolayı eksik kalan tutar olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda davalının iddiasını HMK'nın 200. maddesi gereğince yazılı deliller ile ispatlaması gerekir. Davalının davacının dayandığı sözleşmenin aksine bu bedelin KDV alacağına ilişkin olduğuna dair bir delil ibraz etmemiştir. Bu yönüyle mahkemece davalının itirazının iptaline, likit ve belirlenebilir alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.160,96-TL istinaf karar harcından yatırılan 290,25‬-TL harcın mahsubu ile kalan 870,71‬-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 42,50-TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"599ac6fc858379d4","SID":"d4c7d0f15940e57d"}}