{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>49.  HUKUK    DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2024/5405 <br>KARAR NO: 2024/2534<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/08/2024<br>NUMARASI: 2024/468 Esas,  2024/576 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemlerinin tamam olduğu anlaşıldıktan sonra ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf  başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan ön inceleme ve asıl incelemede  dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.<br>İstinaf sebepleri: Davalı 06/09/2024 tarihinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkeme tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 15.08.2024 tarihli gerekçeli kararda davanın görevsizlik ile reddine karar verildiğini ve görevsizlik kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davalı ile arasında imzalanan 01.09.2021 başlangıç tarihli “... Ofis Hizmetleri Sözleşmesi” kira sözleşmesi niteliğinde olmayıp, hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme kapsamında, zaman içinde değişkenlik gösteren ve mutlaka belirli bir alanın kullanımı şartı bulunmayan, hem alan hem de yer olan değişken alan kullandırma hizmeti bulunsa da; bunun dışında; otopark hizmeti, müşavirlik hizmeti, depolama hizmeti, ... Danışmanlık, SMS Servisi, uçak bileti organizasyonu, arşiv çözümü, Telefon cevaplama hizmeti, telefon kurulumu hizmeti, ek mobilya desteği, toplantılar için yeme-içme servisi, ek ekip paketi, ekstra toplantı odası kullanımı, ekstra ofis alanı kullanımı, kargo gönderimi, faks gönderimi, fotokopi çekimi, çeviri hizmeti, tarama, çıktı alma hizmeti, asistanlık hizmetinin de verildiğini, bu hizmetlerin verildiği ve ücretlendirme esasları sözleşme ekinde ek no:1 olarak yer aldığını, alan kullandırılması ve değişken alan kullandırımı sebebiyle, değişken ücretlerin alınması sözleşmenin bir unsuru olsa da, taraflar arasındaki hukuki ilişki sırf bu nedenle, kira ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğini, zira sözleşmenin uygulanması sürecinde kullanılan alanlar sabit olmadığı gibi,  kullanımında olan alanlarında sabit alanlar olmadığını, düzenlenen faturaların alt açılımları incelendiğinde ağırlıklı ediminin alan kullanımından oluşmadığını sunulan diğer hizmetlere ilişkin olduğunu, davacı tarafından mal sahibine yapılan ödemelerin dökümü incelendiğinde, sözleşme sebebiyle yapılması gereken ödemelerin ağırlıklı tutarının alan kullandırılmasından kaynaklanmadığını, diğer hizmetlerden kaynaklandığının açıkça ortada olduğunu, hizmet sözleşmesi gereğince kullanılan alanın sabit olmadığı gibi, hizmet sözleşmesinin ağırlıklı edimi de alan kullanımı için ödenen bedel olmadığını, aksi durum, basiretli tacir olması beklenen davacının hizmet sözleşmesini imzalamasını anlamsız hale getirdiğini, zira, davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmesi kararlaştırılan hizmet bedelinin, aynı alanla ilgili kira sözleşmesi yapılması halinde ödenecek tutardan fazla olabileceğini,  Taraflar arasında yapılan sözleşme kira sözleşmesi olarak değerlendirildiğinde, basiretli tacir olan davacının niçin rayiç kira bedelinin aşacak şekilde hizmet bedeli ödemeyi kabul ettiğinin anlaşılmasına olanak bulunmayacağını, sırf bu husus dahi, taraflar arasında kurulan hukuki ilişkinin kira ilişkisi niteliğinde olmadığını, hizmet ilişkisi olduğunu gösterdiğini belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yasal dayanak:Hukuk Muhakemeleri Kanunu;190, 191. maddeleri, Türk Medeni Kanunu 6. maddesi, Türk Borçlar Kanunu 299, 313, 314, 315. maddeleri, İcra İflas Kanunu 67,68,72,269, 269/a. 269/b, 269/c maddeleri,Yargılama konusu olayda: Davacı, kiraya veren davalı arasında \"... Mahallesi, ... Cad. ... Blok ... No'lu Bağımsız Dış Kapı No:...\" adresinde bulunan ofis için 01/09/2021 tarihli kira sözleşmesine dayalı davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak \"01/09/2021 tarihli “... Ofis Hizmetleri Sözleşmesi” gösterildiği, alacağın dayanağı “... Ofis Hizmetleri Sözleşmesi”nde davacının şahsen taraf olmadığından bahisle davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti için dava açmıştır. Davalı: Davaya cevap vermemiştir. Mahkeme:  Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.  Taraflar arasında 01/09/2021 tarihli, 12 ay tahsis süreli, aylık  20.501,65 TL+KDV   bedelli hizmet sözleşmesi bulunduğu,Sözleşmenin şartlar ve koşullar bölümünün ...'in borç ve yükümlülükleri  başlıklı 1. Maddesi: \"Müşteri tarafından seçilen hizmet paketlerinin içerikleri sözleşme kapak sayfasında, genel bilgiler kısmında seçilen paket detayında detaylı olarak tanımlanmıştır. ..., belirtilen bu hizmetleri sözleşme bedeli karşılığında müşteri'ye vermeyi taahhüt eder. Bununla birlikte ... sunduğu  hizmetler çerçevesinde müşterinin seçtiği hizmet paketinin içerisinde ofis ya da toplantı odası kullanımı var ise elektrik, su, sıtma, soğutma, aidat, çay-kahve ikramları, temizlik hizmetleri ve internet altyapısı hizmetlerini paylaşımlı hizmetler olarak tüm müşterilerine hizmet bedeli kapsamında sunar. Bu hizmetler tahdidi sayılmış olup bunların haricinde Smartoffice'in müşteri'ye karşı herhangi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Hizmet paketi içerisinde yer alan hizmetler dışında Smartoffice tarafından müşteriye sağlanabilecek tüm ilave hizmetler bu ilave hizmet için ... tarafından belirlenen ek ücret karşılğında sağlanabilecektir. Tereddüde mahal bırakmamak adına, müşteri tarafından gerçekleştirilen telefon görüşmelerine ilişkin bedeller de hizmet bedeli kapsamında yer almamakta olup, işbu bedeller de müşteriye aynca yansıtılacaktır. \" şartı bulunduğu, Ayrıca yine sözleşmenin ek hizmet bedelleri başlıklı bölümünde: \"Asistanlık hizmeti, fotokopi&çıktı&tarama ,faks gönderimi, kargo gönderimi, kurye gönderimi, şirket tabelası, ekstra ofis kullanımı, ekstra toplantı odası kullanımı, toplantılar için kurabiye-sandiviç, ek çalışma koltuğu, plaza giriş kartı,  telefon faturası, müşavirlik hizmeti, depolama hizmeti, ... danışmanlık, sms servisi ,uçak bileti organizasyon ,arşiv çözümü, aylık otopark hizmeti\" verileceğinin belirtildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir yerinde kira sözcüğünün yer almadığı aksine sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunun belirtildiği, TBK'nın 299. Maddesinde kira sözleşmesi \"kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme\" olarak tanımlandığı, oysa ki eldeki davanın konusu olan sözleşmede kiracının taşınmazdan yararlandığı, ofisin tamamen kiracının hakimiyeti altına girmediği, davalı şirketin sunduğu yukarıda bahsedilen hizmetlerden yararlandığı ve kiralanana taşınmazın kullanımı ve hizmetler için ödenmesi gereken bedel belirlendiği gibi bedele dahil olmayan ek hizmetlerde verilebileceği bunun içinde ayrıca ek hizmet alındığı zaman ödenecek meblağın belirlendiği, böylelikle kira sözleşmesi tanımı kapsamının dışında kalan edimlerinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu ve taraflar arasındaki ihtilafın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar tacir olmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda;  dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın  hizmet sözleşmesinden  kaynaklandığı ve tarafların tacir olduğu görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla yargılamanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesince yapılması gerektiğinden Mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf  başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davalının  istinaf  başvurusunun KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA,  Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile  KESİN olarak  karar verildi, açıkça  anlatıldı.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c334122d2ded2013","SID":"baf17e11104e4084"}}