{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t         TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                           T.C.<br>                                       BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                     GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2017<br>KARAR NO\t: 2018/<br><br>HAKİM\t: ...           ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>ASIL DAVADA:<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI -KARŞI DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2012<br><br>BİRLEŞTİRİLEN BURSA 5.ASL. TİC.MAH. ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 13/02/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2018<br>YAZIM TARİHİ\t:23/01/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>ASIL DAVADA;<br>İSTEM: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile;  davacı şirket ile davalı-karşı davacı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıdan 93.769,29 TL alacaklı olduğunu, alacağın defterlerinde kayıtlı olduğunu, ödenmesi için defalarca talep edilmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Bursa 20.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, davacının  davalıya iyi niyetli davranmasına rağmen davalının kabulü mümkün olmayacak şekilde noter aracılığıyla iade faturası düzenleyerek dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, ayıp iddiasının  doğru olmadığını belirterek itirazın iptali ile  %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı -karşıcı davacı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının iddiasının doğru olmadığını, davacıdan bir kısım malları zaten teslim alınmamış olduğunu, bir kısmının ise teslim alındıktan sonra ayıplı olması nedeniyle iade edildiğini, bir kısmının ise ayıplı olarak halen davalının elinde bulunduğunu, hatalı ürünler nedeniyle iade faturası kesildiğini, davacıdan alınan bir kısım ürünlerin de davalının müşterilerince hatalı bulunarak iade edilmiş olduğunu, bu sebeple davalının müşterilerini kaybettiğini, davacının icra-inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddi ile karşı dava olarak hatalı kumaşlara ait yapılan ödemeler düşüldükten sonra karşı davacının karşı davalıdan 20.029,69-TL alacaklı olduğunu belirterek, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, 20.029,65 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı  taraftan tahsilini talep etmiştir. <br>BİRLEŞTİRİLEN BURSA 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYADA;<br>İSTEM:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile;  davacı şirket ile davalı şirket arasında Aralık 2011 ile Ekim 2012 tarihleri arasında davalının özel siparişine uygun ham madde alımı ve kumaş üretiminin yapılarak davalıya satıldığını, davalı şirketin siparişine uygun olarak iplik alınarak kumaş örüldüğünü ve talebe uygun renklere boyanıp lamine yapıldığı halde davalı şirketin sipariş ve üretimi sona erdirdiğini, teslimi hazır ürünleri almadığını, bu şekilde davacı şirketin zarara uğradığını, bunun tespiti için Bursa 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş /Esas sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, alınan tespit raporuna göre davacının zararının 175.605,00 TL olduğunun belirlendiğini  belirterek, 10.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili vermiş  olduğu cevap dilekçesi ile; davacı tarafından yaptırılan delil tespitinin yokluklarında yapıldığını, dosyadan verilen raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, raporu da itiraz ettiklerini, davacı şirketin kumaş tasarımı ve geliştirmesi yaparak piyasaya arz eden bir firma olduğunu, davalı şirket tarafından satın alınan kumaşların da davacı tarafından geliştirilerek daha sonra davalıya satıldığını, taraflar arasındaki usulün sipariş şeklinde olduğunu, ihtiyaç olunan renkteki kumaşların sipariş geçildiğini ve siparişe binaen kumaş üretimi yapıldığını, davacı teslime hazır ürünlerin alınmadığını ve zararın bundan dolayı oluştuğunu belirtmiş ise de doğru olmadığını, raporda değerlerin neye göre tespit edildiğinin anlaşılmadığını, ticari ilişki bulunduğu sırada davacı şirketten aylık 12.000 metre kumaş alınmış olunmasına rağmen  davacının elindeki iplik miktarının 87.000 metre kumaşa tekabül ettiğini, fazla alınan iplik ile ilgili stok maliyetinin davalı şirkete yansıtamayacağını, bu miktarda bir siparişlerinin de hiçbir zaman olmadığını, davacının alacak talep ettiği kumaşlar içerisinde davalı şirket tarafından davacıya iade edilen kumaşların da bulunmasının muhtemel olduğunu belirterek haksız olan davanın  reddini talep etmiştir. <br>KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :<br>Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup,asıl dava da davacı üreterek davalıya teslim ettiği kumaşlardan kaynaklanan bakiye iş bedelini,birleşen davada ise, davalı iş sahibi için ürettiği ancak akdi ilişki sonlandırılarak teslim alınmayan ve halen kendi elinde bulunan kumaşların bedelinin tahsilini talep etmiş,davalı ise asıl davaya karşı dava olarak fazla ödediği iş bedelinin tahsilini talep etmiştir.<br>Bursa 20.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, alacaklı ... Teknik Tekstil....Ltd Şti tarafından borçlu Nursultan Tekstil...Ltd Şti aleyhine 93.769,29 Tl alacağın tahsili talebiyle takip başlatıldığı,borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının Bursa 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının 5.639,89 TL asıl alacak, icra gideri, vekalet ücreti ile, 5.639,89 TL asıl alacağa 21/09/2012 takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iptaline, fazlaya dair istemin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalı- karşı davacının elinde bulunan toplam 11.087,03 metre ayıplı kumaşın davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya  iadesine, karşı davanın reddine, birleştirilen Bursa 5.Asl.Tic.Mah.... esas sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabulü ile, 5.253,89 TL'nin 13/02/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15 HD'nin 30/05/2017 tarih ve 2016/2152 esas 2017/2329 karar sayılı ilamı ile \"...mahkemece, davacı yüklenicinin üreterek davalı iş sahibine teslim ettiği kumaşların iş sahibinin kabule icbar edilemeyeceği derecede ayıplı olduğu kabul edilerek bu kumaşların (KDV dahil) bedeli olan 77.609,42 TL yüklenicinin dava konusu ettiği alacaktan mahsup edilmiştir. Yargılama sırasında halen iş sahibi uhdesinde bulunan “aden” ve “amor” isimli 11.087,03 metre miktarlı lamine edilmiş kumaşlar üzerinde iki kez bilirkişi incelemesi yapılmışsa da bilirkişi raporlarının uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi anlamında hüküm kurmak için yeterli ve denetime elverişli olduğu söylenemez. İlk bilirkişi heyetince düzenlenen 13.03.2014 tarihli raporda kumaşlardaki ayıbın, iş sahibinin eserin reddini isteyebileceği derecede ağır olmadığı ve bedelde indirim hakkının kullanılabileceği intibaını uyandıracak şekilde kumaşlar için ayıplı ve ayıpsız satış bedelleri hesaplanmıştır. İkinci bilirkişi heyetince hazırlanan 07.05.2015 tarihli raporda ise kumaşların ayıplı haliyle yarı fiyatına satılabileceği, iş sahibinin kumaşları yükleniciye iade etmesi ve bedellerinin yüklenici alacağından düşülmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar gerekçesinde de bilirkişi kurulunun bu ürünlerin ayıplı hali ile değerini belirttiği ancak ürünlerin davacıya iadesi gerektiğini ileri sürdüğü, bu nedenle ayıplı ürünlerin nesafet indirimi yapılsa da davalıya yaramayacağının anlaşıldığı, zaten davalı tanıklarının beyanına göre de bu ürünlerin yükleniciye iade edilmek istendiği ancak teslim alınmadığının ifade edildiği söylenerek iş sahibinin eserin reddi hakkını kullanabileceği yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak yukarıda da değinildiği üzere dosyadaki raporlar iş sahibince 818 sayılı Kanun’un 360. maddesindeki seçimlik haklardan hangisinin kullanılabileceğini belirlemek ve hüküm kurmak için yeterli değildir.Bu durumda mahkemece HMK'nın 266. maddesinde değinilen şekilde, konusunda uzman üçüncü bir teknik bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınıp mevcut delillerle ve dosya kapsamına göre, ayıbın niteliği ve ağırlığı, yani ayıbın eserin reddini gerektirip gerektirmeyeceği, ayıbın eserin reddini gerektirecek ağırlıkta olmadığının anlaşılması halinde ise bedelin tenzilini gerektirip gerektirmediği ve onarımın mümkün olup olmadığı ile tenzili gereken bedel ve onarım masrafları konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp birlikte değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken asıl davada hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın bozulması uygun bulunmuştur....\" gerekçesiyle mahkememiz hükmü bozulmuştur.<br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek incelemeye devam olunmuştur.<br>Dinlenen davacı tanığı ... beyanında;bir firmanın boyahane müdürlüğünü yaptığını, davacı şirketin de çalıştığı şirketin müşterisi olduğunu, çalıştığı şirkete gelen ürünlerin önce ön çalışma olarak kartelası boyanarak müşteriye gönderildiğini, müşteri onayladıktan sonra istediği miktarda ve istediği şekilde boyamalar yapıldığını, davacı tarafından boyama için kumaş gönderildiğinde hangi müşterisinin siparişi olduğunu belirttiğini, kartelalarda karışıklık olmasın diye ayrı ayrı hazırlandığını, bu sebeple boyama yapılan kumaşların davalı şirkete yapıldığını bildiğini, boyanan kartelalar için onay vermeye davalı şirketin çalışanlarının geldiğini, tahminen 10 ton kadar yani 30.000 metre kadar kumaşın boyama için ön işlemlerinin yapıldığını ve boyama için onay işleminin verilmesinin beklenildiğini ancak altı ay boyunca onay verilmeyince boyama işlemi yapılmayarak sadece ön işlemin yapılmış şekilde  davacı şirkete geri iade edildiğini, ön işlemlerle ilgili ücretin davacı şirket tarafından ödendiğini, bunun haricinde taraflar arasında ne türlü alım satım olduğunu ve ayıp iddiası hususunda bilgisi olmadığını, sadece kendisinin yaptığı boyama işlemi ile ilgili bilgisinin olduğunu, bunların da laminasyon  ile ilgili olarak ende daralma şeklinde geri dönen ürünler olduğunu, bu ürünlerin tekrar işleme tabii tutularak enlerinin düzeltildiğini ve davacı şirkete gönderildiğini, ancak ne kadar kumaşın işlem gördüğünü hatırlamadığını,yine boyama işlemlerinden dolayı çekme  olduğunda ürünün geri gönderildiğini, ücretsiz olarak eninin gönderilip iade edildiğini, ancak  laminasyona girdiğinde kumaşlarda çekme olduğunu,  laminasyon nedeniyle ende daralma olduğunda laminasyon işlemini kendileri yapmadığı için kendilerinden kaynaklanmdığı için laminasyon sonucu meydana gelen ende daralmayı ücreti karşılığında düzelttiklerini, bazen de çok az miktarda boyama farklılığı olduğunu, bunları da giderdiklerini, davalının bu hususta da itirazının olduğunu ve bu itirazlarını giderdiklerini,  kadife kumaşlar yönünden makinalarda ölçüm yapıldığında her seferinde farklı sonuçlar alınabildiğini, bu kumaşların diğer kumaşlardan farklı olduğunu, bu sebeple %5 hata olduğunun görüldüğünü belirtmiştir. <br>Dinlenen  davacı tanığı ... beyanında; tekstil işi ile uğraştığını, davacı şirket ile de ticari ilişkisi  bulunduğunu, davacının “amor” ve “aden” isimli döşemelik kumaşlar ürettiğini gördüğünü, bu kumaşları ham kumaş olarak beklediğini gördüğünü, kendisine de satmasını istemesine rağmen davalı şirkete üretildiği belirtilerek talebinin kabul edilmediğini, ancak tüketimi çok olmadığı için seri üretimi olmayan özel sipariş üzerine üretilen kumaşlar olduğunu, beyan etmiştir. <br>Dinlenen davacı tanığı ... beyanında;  kumaş boyama işi yaptığını, davacının gönderdiği kumaşları boyadığını, davacı tarafından davalı Nur Sultan isimli firmaya ve ayrıca Fay Tekstil isimli firmaya iş yaptırdığını ve bu firmalar kumaşları kendilerinin de boyadığını, bu boyamalardan dolayı davalı şirketten boya kırığı nedeniyle iadeler geldiğini, ancak bu iadelerin doğru olmadığını, boya hatası olmadığı için geri iade ettiklerini, ancak sarım kırığı denen katlamalardan kaynaklı kırıkların da oluştuğunu, bunların yeniden “ram” denen ütüleme makinesinden  geçirerek geri iade ettiklerini, yapmış oldukları bu işin toplam işin ancak %5'ini bulduğunu beyan etmiştir. <br>Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; davacı şirkette şoför olarak çalıştığını, davalı şirketin iplik siparişlerini kendisinin götürdüğünü, ayrıca kumaşları da kendisinin götürdüğünü, ayıp iddiası ile iade edilen kumaşları da alıp çalıştığı şirkete götürdüğünü, düzeltildikten sonra geri götürüp teslim ettiğini, teslim ettiğinde davalı şirket çalışanlarının davacı şirketin ayıplı ürünler yaptığı hususunda serzenişte bulunarak bunu kendisine yönelttiklerini, davalı şirket tarafından siparişlerin telefon ile veya faks ile yapıldığını beyan etmiştir.<br>Dinlenen  davalı tanığı ... beyanında; tekstil mühendisi olduğunu ve davalı şirkette işletme müdürü olarak çalıştığını, dava konusu olan “aden ve amor” isimli kumaşların davacı şirket tarafından geliştirilerek üretilen bir kumaş türü olduğunu, davacının bu kumaşların kartelalarını davalı şirkete getirerek davalı şirketin müşterilerine satışı olduğu takdirde üretmek üzere anlaşmaya varıldığını ve bu şekilde çalışılmaya başlanıldığını, buna göre davalı şirketin müşterilerinden talepte bulunulduğunda davalı şirket tarafından sözlü veya faks ile davacı şirkete sipariş verildiğini, davacı şirketin de istenilen renge boyatarak davalı şirkete göndererek teslim ettiğini, bu şekilde bir yıla yakın çalışma olduğunu, bu süre zarfında gelen parti malların içerisinde laminasyon kırığı, sarım kırığı, en daralması, renk farklılığı, boylamasına çizgiler şeklinde, kat izi ve delik şeklinde hatalar olduğunu görmeye başladıklarını, bu hataları gördükçe davacı şirket müdürü ve sahibi olan ...'e durumu bildirdiklerini, onun da gelip baktığını ve ürünü geri aldığını, ancak geri alınıp düzeltilen kumaşlarda da hatalar olduğunu görmeye başladıklarını, bunları da ilettiklerini, örneğin en daralması olan kumaşlar gönderildiğinde eninin düzeltildiğini fakat bu seferde yanlardan dalgalanmalar olduğunu, bazen de kusur düzeltilmesi için geri alınmasına rağmen kusurun düzeltilmediğini, bu şekilde geri teslimler olduğunu, bunun da ağırlıkla yapıldığını, bir türlü düzenli sevkiyat ve teslimat yapılamadığından dolayı davalı şirketin davacı şirket ile çalışmamaya karar verdiğini, ellerinde bulunan ayıplı kumaşları geri gönderdiklerinde ise teslim alınmadığını, ayıplı mal iadesinde veya geri alınmasında çeki listesi düzenlendiğini ancak imzalanmadığını, sadece sonradan iade faturaları düzenlendiğini, ayıp çıktığı sürece yani ayıp görüldüğü anda ... beyi haberdar ettiklerini, hatta bunun bir günde birkaç defa  olduğunu, bazen ... beyin hemen geldiğini, bazen de işi çıktığında birkaç gün sonra geldiğini, aramaların ayıbı gördükleri anda yapıldığının, davacı ile davalı şirket arasında devamlı surette mal teslimi hususunda sirkülasyon olduğunu, yeni mal teslimi olduğu gibi iade edilip tamir gördüğü belirtilerek gönderilen mallar da olduğunu, hatta tamir gördüğü belirtilmesine rağmen kendileri tarafından ayıplı olduğu belirtilerek gönderilen malların da olduğunu, bu nedenle sevkiyat esnasında ellerinde bu kadar malın biriktiğini, bunların haricinde müşterilerden de iade olduğunu, bu iadelerin renk farklılığı ve çizgilerden dolayı olduğunu, bunların da halen davalı şirkette bulunduğunu, iade eden firmaların Karaca Tekstil, Rivgir Tekstil isimli firmalar olduğunu, sipariş verilip de boyama aşamasına gelmiş, ancak boyamaya onay verilmediği için satın alınmayıp da davacının elinde kalan bir siparişin bulunmadığını, davacının iddia etmiş olduğu on ton kadar siparişlerinin de zaten olmadığını, aylık siparişlerinin ortalama beş bin ile on bin metre arasında olduğunu beyan etmiştir. <br>Davalı tanığı ... beyanında; davalı şirkette kalite ve mal sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığını, davacı şirket ile “aden ve amor” isimli kumaşların imalatı hususunda çalışma yapıldığını, bu kumaşların davacı şirket tarafından üretilip istenilen şekilde boyanılıp davalı şirkete teslim edildiğini, her teslimde davacı şirket sahibi ... beyin başında hazır bulunduğunu, bu şekilde yapılan ve bu şekilde teslim edildiğinde kumaşların henüz laminasyon işlemi yapılmadığı için kalite kontrol makinesine takılarak kontrolünün yapılamadığını, bu sebeple her topun bir miktarı açılarak ... bey ile birlikte gözle kalite kontrolü yapıldığını, bu kontrolde tespit edilen kırık, en darlığı, boyama hatası, ağaç kabuğu efekti, delik gibi hatalar görüldüğünden nasıl giderileceğinin de beraber görüşülerek karar alındığını, hatasız olan kumaşların ise laminasyon işleminin davalı şirket tarafından yapıldığını, ancak laminasyon sonrası da hatalar görülmeye başlayınca ve hataların laminasyon işleminden olup olmadığı  hususunda taraflar arasında ihtilaf oluştuğunu, bunun üzerine laminasyon işleminin dışarıda ... beyin bildiği iki ayrı firmaya yaptırıldığını, bunların ücretlerinin ... bey tarafından ödendiğini, ancak davalı şirkete kesilen faturalara yansıtıldığını, laminasyon işleminden sonra kumaşın kalite kontrol makinesine takılarak kontrolü mümkün olduğundan, kontrollerin bu şekilde yapıldığını ve bundan dolayı hatanın bir kısmının görülmeye başlanıldığını, bu kalite kontrolde hatalar tespit edildiğinde ... beye hemen telefonla bilgi verildiğini, çoğunda da ... beyin gelip baktığını, düzeltilebilecek kumaşları geri gönderdiklerini, bazen de hatalı olarak gönderilen kumaşların düzeltilmeden geri gönderildiğini gördüklerini, bunun iki-üç defa olduğunu,  davalı şirket tarafından lamine işleminin fazla yapılmadığnıı, bir buçuk ay kadar yapıldığını, işin başında çizgili şekilde hatalı gelen kumaşların hatalı kabul edilmeyerek iade edilmediğini çünkü lamine yapıldıktan sonra üzerine desen baskısı yapıldığından bu hataların giderilebileceğinin düşünüldüğünü ve hata kabul edilmeyip iade edilmediğini, baskı işleminden sonra bu çizgi hataları kapanınca müşteriye sevk edildiğini, ancak lamine işleminde yeni hatalar ortaya çıkınca yani daha doğrusu dışarıda yapılan lamine işlerinde kenarlarda potlanmalar, laminasyon kırığı gibi hatalar da oluşunca bunlara baskı işlemi yapılmadığını, bunların hatalı olarak kabul edildiğini, ayrıca enlerde daralmalar da olduğunu, baskı işleminde de daralma olduğu için eni dar gelen kumaşlara baskı yapılamadığını, bunun üzerine eni 140 cm'e kadar olan kumaşların kabul edilmesi hususunda ... beyle görüş birliğine varıldığını, buna rağmen 134-136 cm gibi eni dar kumaşlar geldiğini, hatalı kumaşların hepsinin ... beye bildirildiğini, ... beyin de kumaşların arkasında olduğunu söylediğini, kimi hataların da dışarıda yapılan laminasyondan kaynaklandığını söylediğini, hatalı kumaş gelmesi nedeniyle müşterilerine mal teslim edemez, siparişleri yerine getiremez olduklarını, bunun için öncelikle siparişi yetiştirebilmek için ... bey ile acil olarak bu hususu görüştüklerini, bu arada da ayıplı olarak  götürülen kumaşlar olduğu gibi ... beyin bilgisi dahilinde kenarda bekletilen ve ellerinde kalan kumaşlar olduğunu, bu nedenle ellerinde bekleyen kumaş bulunduğunu,bunun haricinde müşterilerden gelen kumaşlar da olduğunu, müşterilere siparişleri zamanında gönderilemeyince bir kısım hatalı malları sineye çekerek ve şanslarını da deneyerek müşterilere gönderdiklerini, ancak buna rağmen müşterilerden iade geldiğini, bu iade gelen firmaların ... Tekstil, Prizma Tekstil, Mobili Tekstil isimli firmalar olduğunu beyan etmiştir. <br>Davacı-karşı davalı vekili tarafından dosyaya Doç. Dr. ...'den alınmış 21/12/2014 tarihli uzman raporu sunulmuştur. Bu rapora göre; davalının sipariş veripte henüz teslim alınmayan kumaşlar bakımından ayıp gerekçesi ile ödemeden kaçınmasının mümkün olmadığını, iade faturasının bu tür mallar için ödememe gerekçesi teşkil edemeyeceği,ayıp iddiasının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, zamanında ihbar yükümlülüğünde bulunmadığı, müşterilerden iade gelince harekete geçtiğini, tanıkların belirtmiş olduğu ayıplara göre araştırma yapılması gerektiği, başka araştırma yapılmasının mümkün olmadığını, ayıplı ürünlerin düzeltilerek yeniden gönderildiğinden, yine ayıplı gönderildiğine dair ayıp ihbarı yapıldığı hususunda yazılı belgenin bulunmadığını,  bu sebeple ayıpların BK 359-362 maddelerindeki usule bağlı kalınarak davacı yükleniciye ihbar edilmediğinden dolayı itirazın iptali davasının kabulüne karar vermek gerektiğini, birleşen dosya yönünden ise; davacının menfi zararının tazminine karar verilebileceği belirtilmiştir. <br>Davalı-karşı davacı vekili tarafından ise Yard.Doç.Dr.... tarafından düzenlenmiş 04/02/2015 tarihli mütala uzman görüş olarak sunulmuştur. Bu mütalaya göre; taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu,eser sözleşmesi olması nedeniyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 25.maddesinde belirlenen iki ve sekiz günlük ayıp ihbar sürelerinin satım ilişkisi ile ilgili olduğundan, mevcut davaya uygulanmasının mümkün olmadığı, teslim edilen kumaşlara ilişkin ayıp ihbarının tanık beyanlarına ve BK 359/1 maddesine göre davacı şirket yetkilisine yapılmış olduğunu, ürünlerin ağırlıklı oranda ayıplı olduğu, düzenlenen iade faturasının BK 360/1 maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasına ilişkin olduğunu, bu nedenle davalının ayıplı ürün bedellerinden sorumlu olmadığını, davalı-  karşı davacı şirketin fiyat farkı faturasına ilişkin ispat yükünü ve karşı davadaki ispat yükünü yerine getirdiğini, birleşen dava yönünden ise davacı- karşı davalının deposunda beklenen ürünlerin davalı- karşı davacının siparişi  nedeniyle üretildiğini ve zararın bu sebeple oluştuğunun ispat edilemediği belirtilmiştir.  <br>Dava konusu yapılan ve ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlar üzerinde ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi kurulundan 13/03/2014 tarihli rapor alınmıştır, bu rapora göre; davacının ve davalının  2012 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiğinin yaptırılmış olduğu ancak diğer defterlerin kapanış tasdiğinin yaptırılmamış olduğu,davacının ticari defterlerine göre; 31/12/2012 tarihi itibariyle davacının davalıdan 93.759,50 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davalının ticari defterlerine göre ise; 21/09/2012 tarihi itibariyle davalının davacıdan 20.029,99 TL alacaklı olmuş olduğu tespit edilmiştir.<br>Davalının defterlerine göre; davalı şirkete ... ve Ortakları isimli müşterisi tarafından 11/09/2012 tarih, 717213 nolu 3.834,00 TL bedelli iade faturası  ile 710 metre kumaşın iade edildiği, yine ... isimli müşterisi tarafından 20/09/2012 tarih, 244722 nolu, 7.777,90 TL  bedelli iade faturası ile 1398,40 metre kumaşın iade edilmiş olduğu tespit edilmiştir.<br>Tarafların ticari defterlerinin 31/08/2012 tarihi itibariyle birbirini teyit ettiği, bu teyide göre davacının davalıdan 83.249,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu tarihten sonra davacının defterinde kayıtlı olan 06/09/2012 tarih, 272899 nolu 10.510,19 TL bedelli faturanın davalının defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.<br>Davalının defterinde ise; 31/08/2012 tarihinden sonra 14/09/2012 tarih, 206274 nolu, 6.164,26 TL bedelli fiyat farkı iade faturası ile 21/09/2012 tarih, 206280 nolu, 97.115,00 TL bedelli iade faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. <br>Buna göre; taraflar arasındaki birinci ihtilafın tarafların defterlerinde kayıtlı olmayan 3 adet faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu faturalardan biri olan 10.510,19 Tl bedelli fatura, davacı tarafından davalı adına kesilmiş satış faturasıdır. Diğer ikisi olan 6.164,26 TL ve 97.115,00 TL bedelli olan  ise davalı tarafından davacı adına kesilmiş fiyat farkı ve iade faturalarıdır.<br>Tekstil Mühendisi bilirkişiler tarafından verilen raporda ise; davacının Nosab'daki binasında elinde farklı renklerde lamine edilmiş toplam 834,10 kg ve 1813,26 Metre kumaş bulunduğu, ayrıca farklı renklerde laminesiz olarak 2106,25 kg ve 8776,04 Metre kumaş bulunduğu, Dosab'daki deposunda ise 11765,70 Kg/47251,81 Metre kumaş bulunduğu, davalının elinde ise; toplam 9034,3 Metre lamineli kumaş olduğu  belirlenmiştir. <br><br>Ayıp incelemesi neticesinde ise; laminasyon kırığının kumaşların % 45inde bulunduğu, kumaş ekinden dolayı görüntü bozukluğunun kumaşların % 15inde bulunduğu, bunların açık ayıp olup, giderilmesinin mümkün olmadığını, kumaşlarda sarım sırasında gerçekleşen soğuk kat izi bulunduğunu, bunların sarım sonrasında olmuşması nedeniyle gözükmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple gizli ayıp olduğunu ve kumaşların %40'ında bulunduğunu, yine sıcak kat izinin de bulunduğu, bunun ikinci işlemde düzeltilmesinin zor olduğunu ancak açık ayıp olduğunu, kumaşların da %40'ında bulunduğunu, ayrıca yine kumaşların %60'ında kat izleri bulunduğunu, bunun ise başka işlem yapılması ile düzelmesinin mümkün olduğunu, kumaşların %1'inde traş hataları bulunduğunu, ağaçkabuğu efekti bulunduğunu,  en farkı bulunduğunu bununda 135-140 cm arasında değişmekte olduğunu, bunların kumaşların %50'sinde bulunduğunu, bunun laminasyon kaymasından meydana geldiğini ve renk farkı bulunduğunu belirtmişlerdir. <br>Ayrıca kumaş eklerinden kaynaklı hata mevcut ise de davacıdan mı davalıdan mı kaynklı olduğunun tespit edilemediği  belirtilmiştir.<br>Dosyada bulunan sipariş yazılarına göre toplam 41.980 metre kumaş siparişinin yazılı olarak davacı tarafa verildiği belirtilmiştir.<br>Davacının elinde bulunan ancak teslim alınmamış olan kumaşların satış değerinin toplam 188.088,49 TL olduğu, mevcut durumu ile 135.194,37 TL' ye satılabileceği belirlenmiştir.<br>Davalının elinde bulunan ayıplı kumaşların ayıpsız hali ile bedellerinin toplam 63.240,10 TL olduğu, ayıplı hali ile satıldığında 31.620,05 TL'ye satılabileceği belirlenmiştir.<br>Davacı tarafından bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığı belirtilerek bu hususa itiraz edilmiştir.<br>Davalı tarafından verilen itiraz dilekçesinde ise ayıbın miktarının tespit edilmediğini ve davacının elinde bulunan ham traşlı kumaşın değerinin yüksek bulunduğunu ve davalının elinde bulunan ayıplı kumaş miktarının yanlış belirlendiği belirtilmiştir.<br>Tarafların itirazı üzerine bu itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi kurulundan 30/06/2014 tarihli ek rapor alınmıştır.<br>Alınan ek rapora göre; “aden” kalitesinde laminasyonlu olarak toplamda 10.923.2 metre kumaş olduğu, 1.126.1 mt “aden” kalitesinde bir kumaşın baskı çeşitliliği nedeniyle deneme üretimi olarak kabul edilmesi nedeniyle hesap dışı tutulduğunu, laminasyonsuz olarak 315.4 mt “aden” kalitesinde kumaş olduğu, bunun da siparişlerin başlangıcında davalı şirketin kendisinin laminasyon işlemini yaptıracağı döneme ait olduğunun kabul edildiğini, gül kurusu ve koyu yeşil olarak 20 mt kumaşın numune renk olarak kabul edildiğini, laminesiz amor kalitesinde 1.915,3 mt kumaş olduğu belirtilmiştir. Star kalitesinde 29,5 mt kumaş bulunduğunu ancak dava konusu olmaması nedeniyle hepaslama dışı bırakıldığını belirtildiği, ayıplı ürünlerin oranları tekrar gösterilerek “şayet belirtilen oranlarda ve türlerde ayıplar söz konusu ise davalı tarafından davacı yana neden hiçbir ayıp ihbarında bulunulmamış ve ticari ilişki durdurulmamıştır, ancak belirtilen oranlarda ve türlerde ayıp iddiasının varlığı halinde ticari ilişkinin durdurulması, ayıp ihbarı yapılması, yazılı ihbar gönderilmesi davalı müşterilerinden bahsi geçen ayıplar nedeniyle kaydedeğer ciddi miktarlarda  mal iadeleri bekleneceğinden bu hususun dikkate alınmadığı, ayrıca davalı yanın müşterilerinden bahsi geçen ayıplar nedeniyle kayda değer ciddi miktarlarda mal iadelerinin neden olmadığı” şeklinde görüş belirtilerek davalıya yönelik sorular ile eleştiride bulunulmuş olduğu görülmüştür. Ayrıca “mal ve hizmet alımlarında ayıp nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda yasalarda ön görülen sürelerde ve şekilde ayıp ihbarında bulunulduğunun iddia bulunan taraflarca kanıtlanması gerektiği, davalının ayıbı görüp bilmesine rağmen davacı tarafa ihbar etmemiş olduğu, mal ve hizmetin mevcut hali ile kabul etmiş sayılması gerektiği ve bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davalının ayıp ihbarını yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususlara uyulmadığı, alıcının davalının aldatılması ve ayıbı saklaması gibi hileli davranışlarının da bulunmadığı, bu hususun tartışmasız olduğu” şeklinde açıklamalar yapılmış olduğu görülmüştür. <br>Ek bilirkişi raporunda; davacının yapmış olduğu itirazın doğru olduğu, hesaplamada maddi hata yapıldığı belirtilerek düzeltilmiş olduğu görülmüştür. <br>Faturaların ve dosyadaki sipariş belgelerinin incelenerek taraflar arasındaki kumaş alımının ayıplı olanlar da dahil olmak üzere ne kadar olduğu ve sipariş belgelerinin ne kadarlık siparişi kapsadığı, davacıda bulunan ürünleri kapsayıp kapsamadığı hususunda açıklama yapılması istenilmiş ise de, yapılan açıklamada tarafların ifadelerine göre sözlü veya telefonla veya yüz yüze konuşularak sipariş verildiğinin belirtildiğini, siparişlerin dosyadaki faturaların tümünü kapsamadığı, tüm alış verişin %15-20'sine tekabül ettiği belirtilmiştir. <br>Farklı birim fiyat üzerinden fatura kesilmesi hususunda ise iplik fiyatları nedeniyle siparişin türüne göre boyahane değişikliği ve kur farkları ile laminasyon değişimi gibi nedenlerle birim fiyatlarda değişiklikler olabildiğini, davalı yanın üç ay boyunca 7,20 TL fiyattan iş yapılmasından haberi olmamasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.<br>Bilirkişilerin dosya içeriğine  uygun ve istenilen hususlarda  rapor  düzenlememeleri nedeniyle başka bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla dava konusu ürünler üzerinde keşif yapılarak 07/05/2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu alınmıştır. <br>Alınan bu rapora göre; davacının 2012 yılı defterlerinde yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu görülmüştür. <br>Davalının 2011 ve  2012 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu görülmüştür. <br>Davacının ticari defterlerine göre 2012 yılı sonu itibariyle davalıdan 93.759,49 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. <br>Davalının ticari defterlerine göre ise; davalının 2012 yılı sonu itibariyle davacıdan 20.039,49 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. <br>Tarafların 2011 yılı defterlerinin birbirini teyit ettiği belirlenmiştir. <br>2012 yılı defterleri yönünden ise; üç adet fatura haricinde defterlerin birbirini teyit ettiği belirlenmiştir. <br>Buna göre; 10/09/2012 tarih 272899 nolu 10.510,19 TL bedelli, davacı tarafında davalı adına kesilmiş olan faturanın davacının defterlerinde kayıtlı iken davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. <br>Davalı tarafından davacı adına kesilen 14/09/2012 tarih 206274 nolu 6.164,26 TL bedelli fiyat farkı faturası ve 21/09/2012 tarih 206280 nolu 97.115,00 TL bedelli iade faturasının davalının defterinde kayıtlı iken davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. <br>6.164,26 TL bedelli fiyat farkı faturası yönünden inceleme yapıldığında ise; davacı tarafından düzenlenen  10/04/2012-25/05/2012 tarihleri arasındaki faturaların 7,00 TL birim üzerinden düzenlendiği, 01/06/2012- 03/08/2012 tarihleri arasında 7,20 TL birim fiyat üzerinden düzenlendiği, 09/08/2012 -31/08/2012 tarihleri arasında ise tekrar 7,00 TL üzerinden düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, dosyada fiyat farkına yönelik bir yazılı sözleşmeye rastlanılmadığı  belirtilmiştir. <br>Davalı -karşı davacı defterinde kayıtlı olup da davacı-karşı davalı defterinde kayıtlı olmayan 21/09/2012 tarih 206280 nolu 97.115,00 TL bedelli faturanın incelenmesi yönünden ise; davalı şirkette bulunan ve ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların tek tek incelendiği belirtilerek kumaşların renk ve ağırlıklarını, eni, top numaraları ve metrajlarının belirlenerek liste halinde sunulmuş olduğu görülmüştür. <br>Bu kumaşların toplamının 11.781,23 metre olduğu ayrıca bu liste haricinde 304 metre ayıplı kumaş bulunduğu ve 3750 metre laminasyon yapılmamış kumaş bulunduğu belirlenmiştir. <br>Kumaşlardaki ayıpların resimleri çekilerek rapora eklendiği görülmüştür. <br>Buna göre;  21,10,08,18,05,07,09 ve 03 renk koduna sahip kumaşların arkadaki lamine bezinin beyaz olması gerekirken bu renk kodlarındaki 50 top kumaşta lamine bezinin kahverengi olduğu, bu nedenle kumaşın renginin değişerek orginal kartelaya uymadığı tespit edilmiştir. <br>13,04,06,19,02,17 renk koduna sahip kumaşların arkadaki lamine bezinin kahverengi olması gerekirken bu renk kodlarındaki  52 top kumaşta lamine bezinin beyaz olduğu ve Orijinal kartelaya uymadığı belirlenmiştir. <br>Eni 140 cm'in ltında olan kumaşların müşteri tarafından kullanılamayacağı, buna göre 77 topun düşük ende olduğu tespit edilmiştir .<br>32 top kumaşın hiç yapışmadığı, bu nedenle düzgün sarılmadığını, 201 top kumaşta laminasyon kırıkları tespit ettiklerini, 43 top kumaşta dengesiz traşlamadan kaynaklanan hav yüksekliği farklılığı olduğunu, 255 top kumaşta lamine bezinin eklenmesinden kayankalanan kmuaş yüzeyinde enine izler olduğunun tespit edildiğini, 45 top kumaşta ağaç kabuğu efekti veya mermer kırıkları şekinde yüzey düzgünsüzlüğünün tespit edildiği, 55 top kumaşta kenarlarında potlar, marullanmalar tespit edildiği, 25 top kumaşta örme makinası duruş izi ve çözgü kaçığı tespit edildiği belirlenmiştir. <br>Bu mevcut hataların yanında kumaşların çoğunda tutkal izleri, delikler, sıcak kırıklar, değişken en, ram kaçığı ve ram iğnesi deliklerinin çift sıra bulunduğu belirtilmiştir. <br>Buna göre toplam 12.085,23 metre açık ayıplı kumaşın davalıda bulunduğu ve 3.750 metre laminasyonsuz yani yarı mamül kumaşın bulunduğu belirtilmiştir. <br>Bu kumaşların 11.570 metrelik kısmının birim fiyatının 6.481,50 TL olduğu 3750 metrelik yarı mamül kumaşın ise birim fiyatının 3.981,50 TL olduğu belirtilmiştir. <br>Ancak bu kumaşlardan 998,20 metresinin eninin dar olması nedeniyle ayıplı olduğu bu kumaşlara davlı tarafından baskı yapıldığı, baskı işleminin en daralması yapmadığı, buna gör edavalının bu miktar kumaşı eni dar olmasına rağmen kabul ederek baskı işlemi yaptığı, bundan dolayı bu kumaşlardan dolayı talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. <br>Bu miktar düşüldüğünde geriye 11.087,03 metre ayıplı kumaş kaldığı belirtilmiştir. <br>Bu kumaşların ayıpsız olanların birim fiyatının 6.4815 TL +KDV olduğu ancak yarı fiyatına satılabileceği bunun da 3.2407 TL +KDV olduğu belirtilmiştir. <br>3750 metre çıkan ve yarı mamül olarak belirlenen laminasyonsuz kumaşların bulunduğu, laminasyon işleminin davacı tarafından yapılarak mamül hale getirildikten sonra davalıya teslim edildiği belirtilerek, bu kumaşların iadesinin gerektiği belirtilmiştir. <br>Buna göre; ayıplı kumaşlar bedeli ve laminasyonsuz kumaş bedelinin toplam 86.791,20 TL olduğunu, bu kumaşların iadesi ile 86.791,20 TL davalının alacaklı olacağı belirlenmiştir. <br>Birleştirilen dava yönünden ise; davacının elinde tespit raporuna göre 17.500,00  kg  özel polyester iplik, 623.000  metre aden mamül kumaş, 10.037,00 metre aden boyalı kumaş ve 13.532,00 kg aden ham traşlı kumaş olduğunun  tespit edildiğini ancak keşif tarihinde özel polyester ipliğin kalmadığı, aden mamül kumaşın ise 1.813,26  metre olduğu, aden boyalı kumaşın ise 8.776,04 metre olduğu, aden ham traşlı kumaşın ise 11.765,700 kg olduğu belirlenmiştir.  Sipariş formlarında  ise alınan toplam kumaşın %15'nin yazılı olduğu, buna göre davalının elinde bulunan kumaşları için yazılı sipariş verilmediğinin anlaşıldığını, bu kumaşlardan özel ipliğin ve ham kumaşın normal fiyatına satılabileceğini ancak aden boyalı kumaş ve aden mamül kumaşın normal değerinin altına satılabileceği tesbitteki miktarlara göre hesaplama yapıldığında ise toplam 41.880,20-TL'ye satılabileceği zararın ise 44.891,48 TL olduğu belirtilmiştir. <br>Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ,mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak,  Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü  öğretim görevlisi 2 Tekstil Mühendisi , SMM ve bir hukukçudan oluşan  bilirkişi kurulundan  rapor alınmıştır. <br>Alınan 24/04/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kumaşlardaki ayıpların nitelikleri ve miktarları dikkate alındığında, davalı iş sahibinin eseri reddetmesini haklı kılacak nitelikte ve yoğunlukta olduğ sonucuna varıldığını, bu miktarda ve nitelikteki ayıplı kumaşların eser sahibi tarafından kabule veya onarımının yapılmasına zorlanamayacağı, ayrıca onarımla giderilmeyecek nitelikte olan ayıpların miktar ve yoğunluğu dikkate alındığında takdiri mahkeye ait olmak üzere bu kumaşların davacı yükleniciye tesliminden sonra onun tarafından değerlendirilmesi sonuç ve kaanatine varıldığı, davacı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında üretimini yaptığı kumaşların , yani eserinin reddini gerektirecek ağırlıkta olduğu sonucuna varılmış olduğundan eser ücretinde tenzil edilecek bir miktarın hesaplanmasına da gidilmediği, ayıpların onarılması ve giderilmesi mümkün olmayan ayıpların yoğunluğu ve miktarı ile bu kumaşların davalı iş sahibince teslim alınması icbar edilemeyeceği hususları dikkate alındığında onarım masraflarının tespiti yoluna da gidilmemiş olduğu, tespit edilen ayıpların niteliği ve miktarı ile kumaşların metrajları dikkate alındığında  bu haliyle davalı iş sahibinin ayıplı eseri teslim almaya icbar edilemeyecek olduğu sonuç ve kaanatine varıldığını, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarında ayıplı olduğu belirtilen kumaşlara ilişkin metrajlar, davacı taraf lehine daha az olduğundan ve davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığından mahkeme ilk kararındaki miktarın davacı alacağı olarak kabul edileceği hususunun mahkemenin takdirinde olup, davacı yüklenicinin itirazın iptali davasına konu alacak miktarının ,  93.759,50 TL asıl alacak-  10.510,19 TL  = 83.249,31- TL, bu bedelden 77.609,42 TL ayıplı kumaşlar bedeli düşüldüğünde 5.639,89 TL olarak tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili blirkişi raporuna itiraz etmiştir.<br>Tekstil mühendisi bilirkişiler 24/04/2018 tarihli dilekçeleriyle, dava konusu kumaşların incelenmesi için 10 gün tarafların işyerine giderek incelemelerde bulunduklarını belirterek, sarf ettikleri emek ve mesai gözönüne alınarak 5.000,00 TL ek ücret ödenmesini talep etmişlerdir.<br>16/07/2018 tarihli oturumda, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına , her bilirkişi için 3.500,00 TL ek ücret takdirine, bilirkişi ek ücretinin davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içinde karşılanmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından 10/09/2018 tarihli dilekçe ile bilirkişi ek ücretini yatırmak üzere 2 haftalık süre talep edilmiş,4 haftlakı süre verilmesine rağmen davacı taraf bilirkişi ek ücretini yatırmamıştır. ancak davacı vekilinin verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ek ücretini yatırmaması nedeniyle bilirkişi raporuna itirazından vazgeçmiş sayılacağına dair 08/10/2018 tarihli oturumun 1 nolu ara kararı gereğince ihtar edildiğinden, 10/12/2018 tarihli oturumda davacı vekili bilirkişi ücretinin düşürülmesini aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verilmesini talep etmiş, aynı duruşmanın 2 nolu ara kararında, davacı vekilinin 08/10/2018 tarihli oturumu 1 nolu ara kararının değişitirilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından,mahkememizce takdir edilen bilirkişi ek ücreti yatırılmadığından davacının ek rapor aldırılması talebi red edilmiştir.<br>Dosyadaki mevcut deil durumuna göre karar verilmiştir.<br>Taraflar arasında “aden ve amor” denen kadife türde kumaş üretimi ve satımı için sözlü anlaşma yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Tarafların ve tanıkların beyanına göre bu kumaşların davacı tarafından özel üretilmiş kumaşlar olduğu anlaşılmıştır. <br>Buna göre taraflar arasındaki ticari ilişki sadece eser sözleşmesi ağırlıklı bir ticari ilişkidir. <br>Eser sözleşmelerinin geçerliliği herhangi bir şarta bağlı değildir. Ancak yazılı şekilde ispat edilebilir.Taraflarca eser sözleşmesinin varlığı kabul edildiğinden, bu hususun isbatına gerek yoktur. <br>Eser sözleşmelerinde;açık ayıbın eserin tesliminden itibaren makul süre içerisinde incelenerek yükleniciye bildirilmesi gerekmektedir.Gizli ayıbın ise ortaya çıktığı anda hemen bildirilmesi gerekmektedir. Ayıbın ihbarı her şekilde yapılabilinir. İhbar için özel bir şekil  belirlenmemiştir. İhbar yazılı olabileceği gibi sözlü de yapılabilir. <br>Buna göre; gerek davacı tanıkları ve gerekse davalı tanıklarının beyanlarına göre davacı tarafından ayıplı maların teslimin yapıldığında, bunun da sözlü olarak davalı çalışanları tarafından davacı şirket yetkilisi ... beye bildirildiği, birçoğunda ... beyin davalı şirkete giderek yerinde tesbite bulunduğu bir kısmında ise gitmediği anlaşılmıştır. Ayıplı ürünlerin bir kısmının alınıp götürülerek tamir edildiği ve tekrar gönderildiği, bir kısmının ise tamir sonucu oluşan ayıbı ile gönderildiği davalı tanıklarının beyanlarından anlaşılmıştır. Bu şekilde sirkülasyonun çok olduğu, bundan dolayı ayıplı ürünlerin biriktiği ancak sonradan davacı tarafından teslim alınmadığı, davalı tanıklarının beyanından anlaşılmıştır. Buna göre ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Aldırılan son bilirkişi raporu,usul ve yasaya uygun,yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,1.ve 2.bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi de giderecek mahiyette olduğundan ve ilk kararın davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davacı lehine kazanılan usuli müktesep hakda gözetilerek hazırlanan  bu rapora itibar edilmiştir.<br>Bu rapor doğrultusunda; taraflar arasında “aden ve amor” isimli kumaşın üretme ve teslim hususunda anlaşma olduğu, bu anlaşma neticesinde davacı-karşı davalı tarafından teslim edilen 11.087,03 metre kumaşın ayıplı olduğu, ayıbın miktarı ve niteliği itibarıyla bedel tenzili veya onarımının kabul edilmesinin davalıdan beklenemeyeceğinden ,davalı-karşı davacı tarafından kabul edilemeyecek  durumda olması nedeniyle iade edilmesi gerektiği ve ayıplı kumaşların bedelinin KDV dahil 77.609,42 TL olduğu ve bu bedelin davacı-karşı davalı alacağından mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. <br>Davacı-karşı davalının düzenlemiş olduğu 10/09/2012 tarih 272899 nolu  10.510,19 TL bedelli fatura ile davalının düzenlemiş olduğu 14/09/2012 tarih 206274 nolu 6.164,26 TL bedelli faturaların ise geçersiz olduğu, bundan dolayı davacının ve davalının alacağı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu faturalar hariç tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiği, buna göre davacı-karşı davalının davalı -karşı  davacıdan 83.249,31 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. <br>Bu alacaktan yukarıda açıklaması yapılan ayıplı ürünler bedeli olan 77.609,42 TL mahsup edildiğinde davacı-karşı davalının, davalı -karşı davacıdan 5.639,89 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. <br> <br>Davacı tarafından icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanması ve alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Ayrıca davalı-karşı davacının elinde bulunan toplam 11.087,03 m ayıplı kumaşın davalı karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine hükmolunmuştur.<br>Karşı dava yönünden ise; yukarıda açıklandığı üzere karşı davacının alacaklı olmadığı anlaşıldığından, karşı davanın reddine karar verilmiştir. <br>BİRLEŞTİRİLEN BURSA 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN İNCELEME YAPILDIĞINDA İSE; <br>Davacı, davalıya özel kumaş üretildiğini ancak davalı tarafından alınmadığı için elinde kaldığını, özel kumaş olması nedeniyle piyasada aynı fiyata satılmasının mümkün olmadığını, bundan dolayı tespit yaptırdıklarını, yapılan tespit neticesinde 175.605,00 TL zarara uğradıklarını belirterek, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı ise, kumaşların kendileri için üretilmediğini, davacının zaten kumaşları ürettiğini,  satabilmek için kendilerine getirdiğini, kendilerinin de müşterilerinin istediği zaman sipariş vereceklerini ve buna göre yazılı ve sözlü şekilde sipariş verdiklerini, sipariş verdikleri ürünlerin de teslim edildiğini, ancak davacının elinde bulunduğu ürünler hususunda sipariş vermediklerini, davacı ile iplik alımı hususunda bir anlaşmalarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Mevcut davada taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir. Ancak davacıdan ne kadar ürün alınacağı veya davacıya ne kadar sipariş verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. <br>Taraflar arasında faks çekilmek suretiyle sipariş verildiği gibi telefon açma suretiyle sözlü siparişlerin de verilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Dosyaya sunulan yazılı sipariş belgelerinin teslim edilen ürünlerin ancak %15'ini karşıladığı bilirkişi raporlarından anlaşılmıştır.  <br>Buna göre;  bu yazılı sipariş belgelerinin haricinde teslim edilen ürün olduğu gibi davacının elinde bekleyen ürünler yönünden sipariş verildiği hususunda yazılı bir belgenin olmadığı anlaşılmıştır. <br>Dinlenen davacı ve davalı tanıkları tarafından; bu ürünler yönünden davalı tarafından sipariş verildiği beyan edilmemiştir. Sadece davacı tanıklarından  ... davacı tarafından davalıya şirkete ham kumaş şeklinde ürün bekletildiğini, bu ürünlerin davalıya satılan ürünler olduğunu, davacı tarafından kendisine beyan edildiğini belirtmiştir. <br>Bu beyan sipariş verildiğine dair görgüye dayalı bir beyan olmayıp sadece davacının açıklamasını belirten bir beyan olmaktadır. <br>Ancak davacının defterinde kayıtlı olup da davalının defterinde kayıtlı olmayan 06/09/2012 tarih 272899 nolu 10.510,19 TL bedelli faturada yazılı olan 1.501,80 metre poliörme isimli kumaşın davalı tarafından teslim alınmadığı Bursa  19.Noterliğinden düzenlenmiş olan  02/10/2012 tarih 14897 yevmiye nolu ihtarname içeriğinden anlaşılmıştır. <br>Davalı bu ihtarnamede bu ürünlerin ayıplı olduğunu, bu sebeple teslim alınmadığını ileri sürmüştür. <br>Alınan bilirkişi raporuna göre ise; davacının deposunda 1.813,26 metre aden laminasyonlu kumaşın (aden mamül kumaş) bulunduğu ve bu kumaşların ayıplı olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından ayrıca bu kumaşların özel üretim olduğu, elde kaldığı için ancak piyasada yarı fiyatına satılabileceğinin belirlendiğini, birim fiyatın ise 3,50 TL/metre olduğu belirtilmiştir. <br>Buna göre davacının deposunda bekleyen kumaşlardan bu fatura yazılı olan 1.501,80 metrenin davalı tarafından sipariş verildiği ancak ayıp iddiası ile teslim alınmadığı yine bu miktar ürünün ayıplı olmadığı anlaşıldığından, davalının teslim almamakta haksız olduğu ve bu miktar ürün bedelinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. <br>Bilirkişi raporuna göre; bu ürünün piyasada değer düşüklüğü sonucunda birim fiyatının 3,50 TL /metreden  satılabileceği belirlenmiştir. Bu faturada yazılı olan toplam ürün miktarını bu bedel ile çarpımı sonucunda (1.501,80 metre x 3,50 TL) 5.256,30 TL olduğu anlaşılmıştır. Normal fiyatı olan faturadaki yazılı 10.510,19 TL'den mahsup edildiğinde bakiye 5.253,89 TL'nin davacı zararı olduğu ve bu miktardan da davalının sorumlu olduğuna karar verilmiştir. <br>Bu sebeple, bu faturada yazılı olan 1.501,80 metre mal hariç davacının elinde bulunan ürünlerin davalı tarafından sipariş verilmesi sonucu üretildiği hususunda tanıkla da ispat yapılamamıştır. Aksine davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının bu ürünleri ürettiğini davalının müşterileri talep ettiği takdirde kendisinden sipariş istenildiğinde istenilen renge boyatarak gönderdiği anlaşıldığından, önceden sipariş verilmediği, peyder pey sipariş verilerek ürün istenildiği anlaşılmıştır. <br>Bu sebeple, davacının bu iddiası da yerinde görülmediğinden birleştirilen davanın  kısmen kabulüne karar  verilmiştir.<br>HÜKÜM :<br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; <br>Mahkememizde görülmekte olan asıl davada; <br>1-a) Davanın KISMEN KABULÜ ile ;davalının Bursa 1 İcra Müdürlüğünün ...   esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin  5.639,89-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiz üzerinden devamına, fazlaya ait istemin REDDİNE,<br>b) Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>c) Karşı davanın reddine, <br>d)davalı-karşı davacının elinde bulunan toplam 11.087,03 m ayıplı kumaşın davalı-karşı davacıdan alınarak,davacı-karşı davalıya verilmesine,<br>e)Asıl davada Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 385,26- TL harçtan peşin alınan 923,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 538,18- TL harcın karar kesinleştiğinde ve istak halinde yatırana iadesine, <br>f)Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı bozmadan önce yapılan 4.338,65- TL bozmadan sonra yapılan 1.290,20-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 5.628,85-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 306,19- TL ile peşin olarak alınan 385,26  TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>g)-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 58,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve  oranına tekabül eden  53,94 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>h)-Davacı vekili yararına kabul oranında ölçümlenen 2.725,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>ı)-Reddedilen kısım üzerinden davalı vekili yararına ölçümlenen 9.800,35- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>i)Karşı davada; Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40 TL harcın, peşin olarak alınan 298,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 253,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, <br>j)-Karşı davalı ... Teknik Teks. San.Tic.Ltd Şirketi vekili yararına reddedilen miktar üzerinden ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>2-Birleşen Bursa 5.Asl.Tic.Mah. ... esas sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulüne, 5.253,89 TL 'nin 13/02/2013 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine, <br>a)-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken  358,89 TL karar harcının, peşin olarak alınan 170,80  TL harçtan mahsubu ile bakiye  188,09 TL  harcın davalıdan tahsiline,<br>b)-Davacı tarafından yapılan (posta masrafı olmak üzere toplam) 40,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan %52 kabul oranına tekabül eden 20,80 TL ile peşin olarak alınan 170,80  TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>c)Davalı tarafından yapılan (posta masrafı olmak üzere) 8,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına tekabül eden 4,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>d)Davacı vekili yararına kabul oranında ölçümlenen 2.725,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>e)Reddedilen kısım üzerinden davalı vekili yararına ölçümlenen 2.725,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-Bilirkişilerin talep etmesi halinde mahkememizin 16/07/2018 tarihli oturumun 2 nolu ara kararı uyarınca her bir bilirkişi için 3.500 TL ek ücrete hükmedildiğine ilişkin bilirkişilere belge verilmesine, bu konuda yasal takip hakları olduğunun bilirkişilere bildirilmesine, <br>4-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>             Taraf vekillerinin yüzlerine karşı,  kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay  yolu açık olmak üzere karar verildi 31/12/2018<br><br>Katip ...\t\t\t\t                    Hakim ...<br>¸E-imzalıdır.                                                                                           ¸E-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e2a73e31d33d3d74370d9852b922e71","SID":"e8da262c88db4240"}}