{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/422 Esas - 2024/623<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/422 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/623<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: 1- ...<br>\t 2- ...<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 05/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 13/11/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ödediği kıdem tazminatının rücusu için takip başlattığını, Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/3720 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.<br>Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>Tüm dosya ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; <br>\tDava itirazın iptali istemine yöneliktir. <br>\tSakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/3720 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak İlter ...Adi Ortaklığının gösterildiği, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiği, adi ortaklık yetkilisi ...tarafından takibe itiraz edildiği, takibin 01.04.2024 tarihinde durduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı, davanın takibin durduğu tarih dikkate alınarak süresinde açıldığı görüldü.<br>\tAdi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.\"<br>\tAdi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak  tüzel kişiliği haiz değildir. <br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde  yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. <br>\t \"İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında takibin ortaklık aleyhine yapıldığı ve davanın da ortaklık aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği (taraf ehliyeti) bulunmamaktadır. <br>\tBu durumda mahkemece öncelikle üzerinde durulup, çözümlenmesi gereken husus takip borçlusu ve dava davalısı olarak gösterilen bu ortaklığın, adi ortaklık mı yoksa şahıs firması mı (şahıs firmasının ticari ünvanı mı) olduğunu belirlemek, bu belirlemeden sonra ise takibin ortaklığa yöneltilmiş olduğu gözetilip, bir karar verilmek gerekir iken, bu yönlerin göz ardı edilerek sadece “… husumette davalının belirttiği üzere ortaklığa yöneltilmiş olup…” denilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" (Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 2013/1972 Esas ve 2013/18596 Karar numaralı ilamı)<br>\tYapılan açıklamalar doğrultusunda, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından aleyhine yürütülecek takiplerin ortakların her birine ayrı ayrı işlem yapılması kaydıyla usule uygun olacağı, ancak somut olayda davaya konu takip dosyasında takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak adi ortaklığın gösterildiği, ödeme emrinin tebliğinin adi ortaklığa karşı yapıldığı, adi ortaklığın temsilcisinin itirazı ile takibin durduğu, yapılan bu işlemlerin fiil ve taraf ehliyeti olmayan adi ortaklığa karşı yürütüldüğü anlaşılmakla açılan davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL giderin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Talep halinde gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,<br>5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin  yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2024<br><br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır.<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b7b5ee6e0a6481f5f023902409eaf32","SID":"3deb113d0ec8485f"}}