{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\t                   T.C.<br>\t               BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>                                                                                                                                               GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2017<br>KARAR NO\t: 2018<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR \t:  ... - ... - ...  ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t : 23/11/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı  şirket arasında  sözleşme  ve şekil serbestisine dayanan hukuki ilişkide  davacının davalı firmaya ait ürünleri satması ve akabinde  davacının firmaya ürünleri satması için yeni  çalışanlar temin etmesi karşılığında belli bir miktar komisyon alacağı kararlaştırıldığını, davalının internet sitesi www.departime.com.tr, www.deportime.org ve bilahare  bildirecekleri siteler vasıtasıylada bu  bahsedilen satış işlemleri  yapıldığını,   davalı firmanın   ... isimli şahsa ait olduğunu  bu ilişki sonucunda davacının edimlerini gerçekleştirip ürünlerin satışını  sağlayıp firmaya yeni çalışanlar istihdam ettiğini , ancak firma sahibi  tarafından davacının hak edilen ve ödenmesi gereken miktardan daha az  ödeme yapıldığından Mudanya İcra Müd. ... E. Syılı  dosyası ile yapılan ödemeleri düşüldükten sonra kalan  alacakları icra takibi başlatılmış  ödeme emrine  borçlu davlı firma  tarafından itiraz edildiğini belirterek borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine haksız itiraz sebebiyle %20 icra inkar  tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı firma yetkilisinin   mahkememizin  vermiş olduğu 19/02/2016  havale tarihli cevap dilekçesinde   özetle:  Davacının şahsına ait şirkette  ürünlerin satılmasına aracılık edip  tanıtım faaliyetlerde bulunup bu faaliyetler sonucunda şirket tarafından takdir edilen komisyonlara  hak kazandığını,  söz konusu  komisyonların ne şekilde oluşacağı ve net miktarları ile alakalı  davacı ile yapılan sözleşme  bulunmadığını,  hak edilen  komisyonlar tamamen şirketin performansa göre değerlendirildiği ve şirketin takdiri ile belirlenen miktarlar olduğunu,  davacının şirket tarafından takdir edilen toplam 35.185 TL komisyon miktarı 34.685,00 TL' si bankaya EFT 500 Tl'lik miktarı garanti bankası  cep bank para  transferi şeklinde ödendiğini, itirazda bulunmuş olduğu Mudanya İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takibine dosyasında delil olarak fazladan  hizmet verdiğini gösteren şirketine kesilmiş  hizmet bedeli faturaları bulunduğunu  takdir  edilen hizmet  bedeli dışındaki faturalar  bilgisi dışında kesilmiş faturalar olup  faturalarda belirtilen hizmetler kendisinden alınmadığını, yine söz konusu fazladan hizmet  verildiği öne sürülen fatularda şirket kayıtlarında görünmediğini, davacının  kendisine ödenen rakamların dışında  taktir edilecek bir hizmet komisyonu oluşmadığını  belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, isticvap davetiyesi, faturalar, internet görüşme kayıtları, tarafların  beyanı, Mudanya İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından  faturalara dayalı olarak  03/11/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri  tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 17/11/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir.<br>Tarafların ticari defterlerinin sunulması için 27/02/2018 tarihinde inceleme günü belirlenmiş ve defter incelemesi için delil avansı yatırılması amacıyla davacı vekiline kesin süre verilmesine rağmen  delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacı vekiline icra takibine konu faturalara dayanak teslim belgelerinin sunulması için kesin süre verilmiş olup verilen süre içinde faturaların ibraz edildiği anlaşılmaktadır.<br>O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacının, davalıyla ticari ilişki kapsamında davalıya ait ürünlerin satılması ve ürünlerin satışı için personel istihdamına dayalı komisyon alacağının olduğu ve  faturaların düzenlendiği ileri sürülmüş, davalı tarafından ise  düzenlenen faturalardaki hizmetin alınmadığını, yazılı ve sözlü bir anlaşmanın olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında icra takibine dayanak faturaya konu hizmetin verilmesine yönelik akti ilişkinin kurulup kurulmadığı ve davalıya ait ürünlerin satılması ve ürünlerin satışı için personel istihdamına dayalı hizmetin verilip verilmediği  noktasında toplanmaktadır.<br>Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. \" sözleşmenin kurulması ve hizmetin verildiğinin  ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Dava konusu faturaya konu hizmetin değeri ve uyuşmazlığın miktarı dikkate alındığında HMK' nın 200. Maddesi uyarınca tanık dinlenemeyeceğinden davacının iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi gerekir. <br>Davacı vekiline ticari defterlerini sunması ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığından HMK' nın 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinde vazgeçtiği ve kesin süre uyulmadığından davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılmaktadır.  Dolayısıyla davacı tarafından faturaya konu davalıdan alacağının olduğu, sözleşmenin kurulduğu ve hizmetin verildiğinin ispat edilmediğinden ve davacı tarafın tutunduğu internet görüşme kayıtlarında, taraflar arasında  akti ilişkinin kurulduğu, hizmetin verildiği ve açıkça  alacak ikrar edilmediğinden itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiş ve  aşağıdaki  şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın subut bulmadığından reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 323,40 TL'den mahsubu ile artan 287,50 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin  üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2018    <br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e8d49345693591508841c6b6e37436b","SID":"6c2f6e4475fc7de4"}}