{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2023/888 Esas<br>KARAR NO: 2024/660\t<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 29/11/2023<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin  ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin, çoğunluğu oluşturan ortakları bir araya gelerek genel kurulun yapılabilmesi için mahkemeye başvurarak kayyım atanmasını talep ettiklerini, bu doğrultuda atanan kayyımın, genel kurulun yapılmasına ilişkin usule ve yasaya aykırı çağrı ve ilanda bulunduğunu, buna ilişkin olarak kendilerince genel kurul toplantısının yapılmaması gerektiğine ilişkin mahkemeye talepte bulunulduğunu ve hem şirkete hem kayyıma ihtarname gönderildiğini, ---------- sayılı dosyasına sundukları taleplerinin genel kurul kararının iptali davasına konu olacağı gerekçesiyle hukuka aykırı biçimde reddedildiğini ve kararın kendilerine tebliğ dahi edilmediğini, genel kurulun yapılması için kayyım atanması davası kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin defaatle yönetim kurulu toplantısı için çağrı yapmasına rağmen hiçbir üyenin toplantıya iştirak etmediğini, toplantı nisabı sağlanmadığından karar alınamadığını, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı sıfatını haiz olmasına rağmen yönetim yetkisini kullanmasının diğer üyeler tarafından sürekli engellendiğini, müvekkilinin yönetim yetkisini kullanmadığı halde yönetimi elinde bulunduranların ibra edilmiş ve müvekkilini sorumlu tutulmaya çalışıldığı için ibra edilmediğini, 29.08.2023 tarihinde, davalı şirketin 2022 yılı genel kurul toplantısı yönetici kayyım nezdinde açıldığını ancak 29.08.2023 tarihinde, genel kurul sırasında ve öncesinde kendilerine hiçbir belge inceletilmediğini ve verilmediğini, başkanlık divanı seçilmeden, gerekli belgelerin pay sahiplerinin incelemesine sunulmadığından toplantının açılmamasını talep etmelerine rağmen toplantının devam ettiğini, bu nedenle md. 2 için ret oyu kullanıp, muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğini, 29.09.2023 tarihinde gerçekleşen  genel kurul toplantısında da  söz konusu eksiklikler giderilmediğini ne olduğu belli olmayan dokümanların genel kurul tarafından onaylandığını, müvekkili hariç tüm yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, davalı şirketin pay sahiplerinin, müvekkili, müvekkilinin kardeşleri ve ölen kardeşlerinin  çocukları olduğunu, tüm pay sahiplerinin müvekkiline karşı birlikte hareket ettiklerini, müvekkili şirketin kurucusu olmasına ve tek başına en çok hisseye sahip olmasına rağmen şirkette haklarını kullanması kötü niyetli birleşen pay sahipleri tarafından engellendiğini,  çoğunluğu oluşturan yönetim kurulu üyelerinin, müvekkili saf dışı bırakıp istedikleri gibi hareket ettiklerini, davalı şirketin yönetimini elinde bulunduran yönetim kurulu üyelerinin şirketi basiretli tacir gibi davranmadıklarını beyan ederek 29.08.2023 tarihli ve ertelenen 29.09.2023 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun ve/veya batıl olduğunun öncelikle tespitine,  mahkeme aksi kanaatte ise gerekçeli muhalefet şerhi düşülen madde 1,2,3,4,5, 6 ve 7 no.lu kararların ayrı ayrı iptallerine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin son yönetim kurulu toplantısının, davacının yönetim kurulu başkanı olmadığı dönemde gerçekleştirildiğini, davacının 21.10.2021 tarihinde yeniden yönetim kurulu başkanı sıfatını elde etmesi ile birlikte şirketin fiilen işlemez hale geldiğini ve 21.10.2021 tarihinden 29.09.2023 tarihine kadar yönetim kurulu başkanının çağrısı ile bir adet dahi yönetim kurulu kararı alınamadığını, davacının yönetim kurulunu toplantıya çağırdığını iddia etmişse de 21.10.2021 tarihinden 29.09.2023 tarihine kadar geçen süre zarfında bir adet dahi yönetim kurulu kararı alınamadığını, 6102 Sayılı TTK md. 411-412 uyarınca azlık tarafından açılan dava sonrasında mahkeme izni ile genel kurul toplandığını, şirketin tüzel kişiliğinin %41'ini oluşturan hissedarlar tarafından ---------, ---------, ----------, ----------, ----------, ----------, ----------ve ---------- tarafından --------- Noterliği 27.03.2023 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesine cevap verilmemesi üzerine ---------- sayılı kararı ile şirketin  genel kurulunun icra edilebilmesi için bir toplantıyı çağırmaya ve gündemi belirlemeye yetkili kayyum --------- atandığını ve  6102 Sayılı TTK md. 413-414 uyarınca gündem, genel kurul çağrısı yapmaya yetkili kayyum tarafından belirlendiğini ve ilan edildiğini, hissedarlar aynı yasal yükümlülükle iadeli taahhütlü mektup yoluyla toplantıya çağrıldıklarını, davacının 29.08.2023 tarihli birinci toplantıda yönetim kuruluna yöneltmiş olduğu soruların, divan başkanlığının yönetim kurulu üyesi---------- tevdi ettiği göreve istinaden, yönetim kurulu üyesi --------- tarafından -------- Noterliği 11.09.2023 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevaplandığını ve davacıya 14.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğini,  29.09.2023 tarihli ikinci toplantıya kayyum ile birlikte bakanlık temsilcisinin de katıldığını, genel kurul ile ilgili olarak finansal tabloların hissedarların incelemesine hazır edilmesinin yanı sıra 28.08.2023 tarihinde davacının vekiline elden teslim de edildiğini, bu hali ile davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, genel kurul kararının yoklukla batıl olduğunun tespiti ile terditli olarak iptali isteminden ibarettir. Davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasından önce 20/03/2024 tarihli dilekçe ile müvekkili davacı ...'nın 09/03/2024 tarihinde vefat ettiğini, vekalet akdinin sona erdiğini ve mirasçılarına davayı takip edip etmediklerinin sorulması yönünde ara karar kurulmasını talep ettiği ve UYAP sisteminden yapılan kontrolde davacının belirtilen tarihte vefat ettiğine ilişkin kaydın ---------- siteminden uyarı şeklinde kaydedildiği anlaşılmış, ön inceleme duruşmasında taraf teşkili sağlanamadığından bu husus kapsamında ara karar oluşturulmuş, nüfus müdürlüğü ---------- sisteminden davacının vukuatlı nüfus kayıt örneğinin alınarak dosya içerisine konulmasına, belirlenen davacı mirasçılarına işbu duruşma zaptının ihtar mahiyetinde tebliğ edilerek davayı takip edip etmeyecekleri hususunda beyanda bulunmalarına dair süre verilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda davacı müteveffanın vukuatlı  nüfus kayıt örneğinde  mirasçısı olduğu tespit edilen ..., ..., ---------, ..., ..., ----------, ...,..., ... vekilinin celse arasında 22/04/2024 tarihinde dilekçe sunarak davadan vazgeçtikleri, feragat ettiklerini bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  Davacı ... mirasçılarından ..., ... ve --------- vekilinin celse arasında dilekçe sunarak davadan feragat ettiklerini talep ettiği anlaşılmıştır. Son celse de hazır bulunan bir kısım davalı vekili Av.... beyanında; davayı takip ettiklerini, feragat dilekçeleri doğrultusunda red kararı verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Feragat talebinde bulunan davacı mirasçıları vekillerinin vekaletnamelerinin denetlenmesinde davadan feragat yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 307-309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın Feragat nedeniyle reddine,<br>2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. harçtan peşin alınan 269,85 TL. nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL. harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı lehine AAÜT uyarınca taktir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine,<br>5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine,<br>Dair,  davacı tarafın yokluğunda, bir kısım davalı vekili Av....'nin e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04c82295fc76a2bd3e26ab1a2b23e1ee","SID":"8066f1674ba3bee2"}}