{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/430 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/616<br>DAVA\t: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 05/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı firma arasında 17/03/2022 tarihinde 1 yıl süreyle Personel Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, davalı şirketin, sözleşmeye dayalı bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği, yaklaşık 1 ay kadar sonra davalı tarafından davacı şirkete ... Noterliğinin 14/04/2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, personel taşıma sözleşmesini feshettiklerini sözleşme hükümlerine uygun davranmadığı, özenli taşıma yapılmadığı, personele saygı ve nezaket kuralları dışında hitap edildiği, elverişsiz yerlerde indirme yapılarak personellerinin mağdur edildi hükümlerine aykırı olarak araca şoför dışında şoförün 18 yaşından küçük çocuğunun alındığı, eski model ve bakımsız araç kullanıldığı, bu nedenle araçların sık sık arıza yaptığı ve yolda kaldı; personelin eve ve işe varışında bu nedenle gecikmeye yol açıldığı yönünde personelden yoğun şekilde şikayet ve geri bildirim alındığı şeklinde iddialarda bulunulduğu, gerçek dışı fesih gerekçelerinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığı, karşı tarafça çekilen fesih ihtarnamesinde yer alan iddialar soyut, gerçek dışı, ispata muhtaç olduğu, davacının üzerine düşen bütün edimlerini eksiksiz yerine getirildiği. Davalı tarafça fesih ihtarından önce fesih sebebi olarak davacı şirkete çekmiş oldukları ne sözlü ve yazılı bir bildirim, ne uyarı, ne bir mail söz konusu olmadığı, sadece fesih ihbarından 4 gün sonra 18.04.2022 tarihinde davacı şirketin pazarlama bölümüne dava dileçesi ekinde sunmuş olunan mail gönderildiği, fesih ihbarından sonra çekilen mailin hukuken kabulü mümkün olmadığı davalı tarafça davacı direkt fesih ihtarı gönderildiği, kabul anlamanı gelmemekle birlikte eğer yüklenici tarafından bir aksaklık ve eksiklik olması durumunda davalı ile davacı şirket arasında akdedilen Personel Taşıma Sözleşmesinin hükmünde de belirtildiği ancak da beyan edildiği üzere, davalı tarafça davacı şirkete yapılan fesih ihbarından önce iddia etmiş oldukları aksaklıklar ile ilgili çekilmiş bir mail bir bildirim söz konusu olmadığı, ...  Noterliğinin 06/05/2022 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile karşı tarafın iddialarının gerçek dışı, soyut ve ispata muhtaç iddialar olduğunu ihtar edilerek yapılan haksız fesihten dolayı oluşan zararını talep ettikleri,karşı taraf ihtarnamemize ...  Noterliğinin 09/05/2022 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile zararımızın karşılanmayacağı bildirdiği, tarafların tacir oldukları, ve yapılan anlaşma müvekkile büyük külfetler yüklediği, bu anlaşmaya dayanarak gerekli bütün yatırımları bu iş alanında kullandığı ve 1 yıl boyunca yapılan anlaşmayı değerlendirerek farklı şirketlerin tekliflerini elemek durumunda kalmış, 1 yıllık planlayarak yaptığı yatırımlar davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sonucu yaklaşık 1 ay ile sınırlı kaldığı, Bununla beraber davacı şirket davalı taraf ile bir anlaşma imzalayarak ve başka firmalarla çalışmamış 1 yıllık planını bu anlaşma doğrultusunda hazırladığını, bu sözleşme gereği davacı şirket araç alımı ve kiralaması ve bu işte çalışacak bir çok işçi istihdamı yapıldığı, davacı dava konusu mahrum kalınan kazanç alacağının ödenmesi hususunda arabulucuya başvurmuş ise de arabulucu nezdinde davalı ile anlaşma sağlanamadığı, davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedilmesi sebebiyle, tahkikat sonucunda davacının mahrum kalınan kazancının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 5.000,00- TL tazminatın haksız feshin gerçekleştiği tarihten itibaren tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etme zorunluluğu hasıl olduğu 5.000,00 TL tazminatın haksız feshin gerçekleştiği tarihten itibaren tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.,<br>CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 27/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle feshin haksız olduğu iddiası gerçeğe aykırı olduğunu, davacı şirketin özensiz ve sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davalı şirkete işçileri tarafından yazılı ve sözlü olarak pek çok şikayet bildirimi yapıldığını, davalı şirketin işçileri davacının araçları ile taşındığını, bu taşıma esnasında davacı firmanın araçlarından ve personelinden kaynaklanan rahatsızlıklar sebebiyle işçiler tarafından davalı şirkete çok sayıda şikayet dilekçesi verildiğini, verilen dilekçelerin haricinde neredeyse bütün personelin sözlü şikayeti ve servis aracının değiştirilmesi istekleri söz konusu olduğunu, öyle ki, birçok işçi servis araçları ve servis firması değiştirilmediği takdirde işe gelmeyeceklerini, güvenliklerinin tehlikede olduğunu dahi belirttiğini, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği ve feshin haklı olduğuna ilişkin olarak ekte sunulduğunu davalı firmanın pek çok personeli tarafından ayrıca sözlü olarak servis firması derhal değiştirilmediği takdirde bu servislere binmeyecekleri ve işe gelmeyecekleri yahut başka taşıma araçları kullanarak gelecekleri, masraf ve gecikmelerden sorumlu olmayacakları; servislerin bakımsızlığı sık sık arıza yapması, şoförlerin kendilerinin kişilik haklarına saldırı niteliğindeki davranışları nedeniyle herhangi bir kaza, kavga ve sair bir hadise yaşanması durumunda bütün maddi ve hukuki sorumluluğun davalı firmaya ait olacağı ifade ettiğini, davalı şirketin işçilerinin taşınmasına yönelik sözleşmeyi layıkıyla yerine getirmediği, özenli taşıma yapmadığı, bakımlı, yaşı genç ve donanımlı, aksamları sorunsuz çalışan araçlar tahsis edilmediği, davacının istihdam ettiği şoförlerin asgari medeni saygı ve nezaketten yoksun kişiler olduğu, davalı şirketin işçilerine sakil, hakaretamiz ve galiz küfürler içeren davranışlar sergilediklerini, ayrıca bu şoförlerin trafik kurallarına uyma ve güvenli sürüş bilincinden de yoksun oldukları ve davalının sözleşmenin ihlali sebebiyle taşınan işçilerin can güvenliği ve kişilik haklarının korunması yükümlülüğü çerçevesinde sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshetmekte haklı olduğunun, taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle feshedildiği halde, sözleşme yaklaşık 1 aylık süre zarfında davacı ve çalıştırdığı personeller tarafından yoğun şekilde ihlal edildiği halde davacı yasal ve hukuki dayanağı olmayacak şekilde kar mahrumiyeti adı altında sözleşmenin 11 aylık bedelini 220.800 TL olarak ihtarnamesinde kar mahrumiyeti adı altında talep ettiğini,  davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, feshin haklı olduğu ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde ve/veya süresinden önce feshi halinde diğer tarafa sözleşmenin kalan süresine göre belirlenen bedelin tazminat olarak ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava özel hukuktan kaynaklanan bir uyuşmazlık olup evvela taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, taraflar böyle bir erken fesih tazminatı ödenmesini isteselerdi hiç kuşkusuz bunu sözleşmeye bir hüküm olarak koyacaklarını, dolayısıyla sözleşmesel dayanağı ve irade birliği bulunmayan bir konuda talepte bulunulmadığını, davacının kusurundan kaynaklı sebeple sözleşme feshedildiğini, kötü niyetli olarak bundan çıkar sağlamaya matuf  bu davanın açıldığını, davacının kendi sözleşmesel ihlalinden bir de  tazminat çıkarmaya çalıştığı görüleceğini, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu, HMK 317 ve 141/1 maddeleri uyarınca iddianın genişletilmesi yasağı dava dilekçesinin verilmesi ile birlikte başladığını, bu bağlamda davacının iddiayı değiştiren veya genişleten beyanda bulunmasına ve dava dilekçesinin ekine ekledikleri dışında delil sunmasına davalının muvafakatinin bulunmadığını, işbu dilekçe ekinde sunulan şikayet dilekçeleri, whatsapp yazışmaları, bildirilen tanıkların anlatımları dikkate alındığında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve özellikle taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde fesih halinde cezai şart, muacceliyet şartı, kar mahrumiyeti ve sair ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması dikkate alınarak kanıtlanamayan, yasal ve sözleşmesel dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının yasal ve sözleşmesel dayanaktan yoksun ve usulünce kanıtlanamayan davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER : <br>Arabuluculuk son tutanak, Taşıma sözleşmesi, İhtarnameler, Şikayet dilekçeleri ve yazışmalar, Ticari defterler, Faturalar, Ödemeler, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.<br>Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... Taşlı, Sektör uzmanı bilirkişi ... sevimli ve Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında 17.03.2022 yürürlük tarihli “Personel Taşıma Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşme kapsamında davacı (yüklenici) davalı nezdinde çalışan personellerin taşıma işini 5. Maddede ve sözleşme ekinde belirtilen güzergahlarda, davalının verdiği talimat ve yaptığı programa uygun olarak taşıma yükümlülüğünü üstlendiği, buna karşın davalının (işveren) ise davacının personel taşıma hizmeti karşılığında ücret ödemesinde bulunmayı üstlendiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin ... Noterliğinin 14/04/2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, davacı şirketin gerçek dışı fesih gerekçelerinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığı, davalı tarafça çekilen fesih ihtarnamesinde yer alan iddialar soyut, gerçek dışı, ispata muhtaç olduğu, müvekkilim üzerine düşen bütün edimlerini eksiksiz yerine getirildiği iddiasında olduğu, davalı şirketin ise davalı şirket taşıma esnasında davacı firmanın araçlarından ve personelinden kaynaklanan rahatsızlıklar sebebiyle işçiler tarafından kendilerine çok sayıda şikayet dilekçesinin verildiğini, verilen dilekçelerin haricinde neredeyse bütün personelin sözlü şikayeti ve servis aracının değiştirilmesi isteklerinin söz konusu olduğu, birçok işçinin servis araçları ve servis firması değiştirilmediği takdirde işe gelmeyeceklerini, güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirttiklerini, personelin bakımsız ve kötü araç verilmesinden şikayetçi olduğu, davacının davalı şirketin işçilerinin taşınmasına yönelik sözleşmeyi layıkıyla yerine getirmediğini, özenli taşıma yapmadığı, bakımlı, yaşı genç ve donanımlı, aksamları sorunsuz çalışan araçlar tahsis edilmediğini, şoförlerin davalının işçilerine hakaretamiz ve küfürler içeren davranışlar sergilediklerini, ayrıca şoförlerin trafik kurallarına uymadıklarını ileri sürdüğü, Sözleşme! 1.Maddesine göre “Tarafların kendi aralarında anlaşmalar” önerildiği, Davacının daha önce iyileştirmelerin yapılması gerektiğine ilişkin bildirimleri olduğu 18.04.2022 tarihli e mail yazışmalarından anlaşıldığı, Muhterem Mahkemece davalı personellerinin şikayet dilekçelerinde ve tanık olarak duruşmada arz ettikleri beyanların gerçeği yansıttığı kanaatinde olunması halinde sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği; bu yönde bir kabulde ise sözleşmenin sona ermesine kendi kusuru ile sebebiyet vermesi hasebiyle davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, Buna karşın Muhterem Mahkemece davalı personellerinin şikayet dilekçelerine ve tanık olarak duruşmada arz ettikleri beyanlarına itibar edilmemesi halinde sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı ve dolayısıyla sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedilmiş olması hasebiyle davacının davalıdan kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceğinin ifade edilebileceği, Kâr kaybı, olayların olağan akışına, genel hayat tecrübelerine göre malvarlığında meydana gelebilecek bir artışın, zarar verici eylem sonucu kısmen veya tamamen engellenmesi nedeniyle meydana gelen varsayımsal eksilmeyi ifade ettiği, Davacı yanın sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı kazanç kaybının hesaplanabilmesi için davalının kusurlu olması gerektiği gibi davacının kazancı elde edeceğinin kesin olmasının gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nazara alındığında sözleşme ilişkisinin devam etmesi durumunda davacının kazanç elde edeceğinin aşikar olduğu, bu yönü ile somut olayda aranması gereken koşulun sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığına ilişkin olduğu, evvelce de ifade edildiği üzere Muhterem Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayanmaksızın feshettiği ve dolayısıyla davacının zarara uğramasına kusurlu hareketleriyle sebebiyet verdiği kanaatinde olunması halinde kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, Muhterem Mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği ve dolayısıyla davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması halinde muhtemel gelir kaybının 924.000,00-TL, bu gelire bağlı kar kaybı bedelinin 7.392,00-TL olabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... , Sektör uzmanı bilirkişi ... sevimli ve Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ...  tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Davacının fesih tarihindeki dava konusu işlemden dolayı elde edeceği günlük kazancın ortalama 2.800,00-TL aylık ortalama gelirinin ise 30 gün üzerinden 84.000,00-TL, 26 gün üzerinden 72.800,00-TL olabileceği, davacının fesihten sonra 3 aylık sürede emsal bir iş bulabileceği ve bu süredeki gelir kazanç kaybının 30 gün üzerinden 252.000,00-TL- 26 gün üzerinden 218.400,00 TL olabileceği, davacının 3 aylık kar kaybının; Gelir tablosundaki kar marjına göre 30 gün üzerinden 2.016,00 TL, 26 gün üzerinden 1.747,20 TL olabileceği, %20 kar marjına göre 30 gün üzerinden 50.400,00-TL, 26 gün üzerinden 43.680,00-TL olabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE<br>Dava, taraflar arasında imzalanan personel taşıma  sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinden bahisle mahrum kalınan kar talebine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve  yetkilidir. Tarafların incelenen sözleşmeye göre taraf ve dava ehliyeti vardır. <br>  Sözleşmenin 4.5. Maddesinde: Yüklenici  araçların temizliği, bakımı, cam ve klimaları iyi çalışır durumda olması hususunda titiz olacaktır. Şeklinde, Sözleşmenin 4.6. Maddesinde: Yüklenici hizmetin ifası çerçevesinde ilgili tüm kanunların emir ve gereklerine uymayı kabul ve taahhüt eder. Şeklinde, Sözleşmenin 4.9. Maddesinde: Personel taşımacılığında kullanılacak araçlar bakımlı kaloriferleri orijinal ve faal halde bulunacaktır. Şeklinde, Sözleşmenin 4.11. Maddesinde: Tahsis olunacak araçlar Trafik Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine uygun olacaktır. Şeklinde,  Sözleşmenin 4.12. Maddesinde: \"İşveren yetkilileri, işin ifası sırasında herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığında, servis şoförleriyle tartışmaya girmektense durumu derhal yüklenici' ye ve/veya yüklenicinin görevlendirdiği proje sorumlusuna bildirecektir.\" şeklinde sözleşme hükümleri bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Davalı tarafından, ...  Noterliğinin 14/04/2022  tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; \"sözleşme ilişkisinin başlarında olunmasına karşın, tarafınızdan sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı, özenli taşıma yapılmadığı, personele saygı ve nezaket kuralları dışında hitap edildiği, elverişsiz yerlerde indirme yapılarak personellerinin mağdur edildiği, sözleşme ve KTK hükümlerine aykırı olarak araca şoför dışında şoförün 18 yaşından küçük çocuğunun alındığı, eski model ve bakımsız araç kullanıldığı, bu nedenle araçların sık sık arıza yaptığı ve yolda kaldığı, personelin eve ve işe varışında bu nedenle gecikmeye yol açıldığı yönünde personelden yoğun şekilde şikayet ve geri bildirim alındığından bahisle  personel taşıma sözleşmesini feshettiklerini ihtar ettikleri görülmüştür.<br>Dosya kapsamında toplanan delillerden, uyuşmazlığın personel taşıma sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, somut olayda, dinlenen tanık beyanları ve sunulan tutanaklardan servis hizmeti sağlayan araçların arızalanması, hızlı ve ani dur -kalk şeklinde hareket etmesi, emniyet şeridini kullanması, araç şoförlerinin asabi davranması ve küfür etmesi sebebi ile davalı şirkete şikayetlerin yapıldığı, davacı ve davalı şirket sorumluları arasında yapılan 30.03.2022 tarihli yazışmada, personelin fevri çıkışı sebebi ile genel gidişat hakkında görüşmek istediğini bildirdiği görülmüş olup sözleşme kapsamında sağlanan servis hizmetinde aksamalar yaşandığı ve servis şoförünün davalı personeline küfür etmesi ve servis araçlarının emniyet şeridini kullanması gibi olayların yaşandığı, bu konuda görgüye dayalı tanık beyanlarının bulunduğu, 30.03.2022 tarihli ve 18.04.2022 tarihli yazışmalardan davacının durumlardan haberinin olduğu ve sorunları kabul ettiği, sözleşmenin 4.12. Gereği bildirimin aranmayacağı, personel taşıma sözleşmesinin davalı açısından  çekilmez hale geldiği ve sözleşmeyi haklı olarak feshettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi karar verilmiştir.<br> HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince  427,60-TL  karar harcının peşin yatırılan toplam 3.729,73-TL harçtan mahsubu ile artan 3.302,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 34.944,00 TL vekalet ücretinin  davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan toplam 37,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa re'sen iadesine, <br> 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan  1.560,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,<br> Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024<br><br><br>Katip ... <br>  ¸e-imzalı   <br> <br> <br>Hakim ... <br>  ¸e-imzalı   <br><br><br>Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79750703cddb803248379d6651d38109","SID":"3e1c7e7259f03371"}}