{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/712  <br>KARAR NO\t: 2024/594<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:<br><br>''...<br>KONU\t:Türk Ticaret Kanunu’nun 437 maddesi hükmü uyarınca Bilgi Alma ve İnceleme taleplerimizin kabulüne karar verilmesi hakkındadır.<br><br>AÇIKLAMALAR<br>1-Davalı ... (bundan sonra “Şirket” olarak anılacaktır) ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ------ sicil numarası ile kayıtlı olup, Şirket’in merkezi “-----. Müvekkil, 1.000.000-TL nominal değerdeki şirket sermayesinin 2.500-TL nominal değerdeki hisselerinin sahibidir. (EK-2: 12.10.2023 Tarihli Genel Kurul Hazirun Cetveli)<br><br>2-Şirket’in üç kişilik Yönetim Kurulu, -----  ile birinci derece yakınları  ---- ve ---- oluşmaktadır. -----, Şirket’in %60,504839'ine tekabül eden 605.048,39.-TL nominal değerdeki hisselerine sahiptir. Bu nedenle tek başına dahi çoğunluk pay sahibi konumundadır. Ayrıca ----, diğer Yönetim Kurulu üyeleri olan Şirket’in %7,45034'ine tekabül eden 74.503.400.-TL nominal değerdeki hisselerin sahibi  ----- ve %0,000001'ine tekabül eden 10,00.-TL nominal değerdeki hissesinin sahibi ----- ile birlikte çoğunluk pay sahiplerini (\"Çoğunluk Pay Sahipleri\") teşkil etmektedir. Buna göre Çoğunluk Pay Sahipleri, Davalı Şirket’i hem kontrolünde tutmakta hem de Şirket'i kontrolü kendi çıkarları doğrultusunda keyfi şekilde yönetmektedir.<br>3-Şirketin Çoğunluk Pay Sahipleri uzun yıllardır hem genel kurullarda hem de Yönetim Kurulunda Şirketi istedikleri gibi kontrol etmekte, sevk ve idare etmektedirler. <br>4-Şirketin Çoğunluk Pay Sahiplerinden oluşan Yönetim Kurulu, kendileri Şirket iş ve işlemleri ile mali durumuna her bakımdan vakıf oldukları halde, küçük pay sahibi konumundaki müvekkil de dahil olmak üzere diğer pay sahiplerine eşit işlem ilkesi, dürüst resim ilkesi, dürüstlük, özen ve sadakat kurallarına aykırı olarak hiç bir şekilde bilgi vermedikleri gibi tersine  bu konuları gizlemektedirler.<br>5-Şirket Çoğunluk Pay Sahiplerinden oluşan Yönetim Kurulu tarafından o kadar keyfi idare edilmektedir ki, 2020,2021 ve 2022 yılları Genel Kurul Toplantıları yasal olarak yapılması gereken zamanda yapılmamıştır.  En nihayet, 3 yıllık Yönetim Kurulu üyeliği süresinin dolmasından hemen öncesine Yönetim Kurulu, 3 yılın birden Olağan Genel Kurulu Toplantısının 07.07.2023 tarihinde yapılmasına karar vermiştir. Söz konusu 07.07.2023 tarihli olağan  genel kurul toplantısında, azınlık hissedarlar-kendileri ile doğru dürüst hiç bir bilgi paylaşılmadığından ve mali veriler kendilerinden gizlendiğinden- mali tabloları inceleyebilmek için toplantının TTK 420. Maddesi gereğince 1 ay ertelenmesini talep etmişlerdir. Bu yasal zorunluluk nedeniyle Şirketin Genel Kurul Toplantısı 22.08.2022 tarihine ertelenmiştir. <br>6-Ertelenen Genel Kurul, 22.08.2023 tarihinde Davalı Şirket merkezinde toplanmıştır. Söz konusu Genel Kurul’da tarafımızca 41 sorudan oluşan “22.08.2023 tarihinde Gerçekleşen 2020-2021-2022 Yılları Olağan Genel Kurulu Toplantısında Şirket Yönetim Kurulu’ndan Talep Edilen Bilgi ve Belgeler” başlıklı bilgi alma ve inceleme taleplerimizi detaylarıyla içeren belge sunulmuş ve Genel Kurul tutanağına eklenmiştir. İlgili Genel kurulda alınan kararlara karşı her türlü dava açma hakkımız saklı kalmak kaydı ile, genel kurul gerçekleştirilmiş ve toplantı tutanağı imzalanmıştır. (EK-3: 22.08.2023 Tarihli Bilgi Alma ve İnceleme Taleplerini İçeren Belge ve Diğer Genel Kurul Evrakı) <br>7-22.08.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Erteleme Toplantısında, müvekkilin bilgi alma talebi ve  soruları cevapsız bırakılmış ve Genel Kurulca inceleme talebine izin verilmemiştir. <br>8-Daha sonra Davalı Şirket tarafından, 22.08.2023 tarihinde yapılan 2020-2021-2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Erteleme Toplantısı’nın ve alınan kararların ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilmediği ve ---- Gazetesinde ilan edilmediğine dair ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ilgili yazı ve belgelerini de eklemek suretiyle müvekkile 25.09.2023 tarihli yeni bir Genel Kurul çağrı metni tebliğ edilmiştir. İşbu genel kurul çağrı metninde aynen “22.08.2023 tarihinde yapılan toplantının tekrar yapılması gerekmiş olup, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı 22.08.2023 tarihindeki toplantı gündemi ile 12.10.2023 tarihinde saat 14:00’te ----- adresinde yapılacaktır.” Denilmiştir. (EK-4: 25.09.2023 Tarihli Genel Kurul Çağrı Mektubu ve ekleri)<br>9-12.10.2023 tarihinde Şirket Merkezi’nde tekraren gerçekleştirilen 2020-2021-2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’na müvekkil katılmış ve 2 numaralı gündem maddesinin görüşülmesi sırasında, müvekkil tarafından TTK 437 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme talebinde bulunularak, 12.10.2023 tarihli 10 sayfadan ve 54 maddeden oluşan sorular sorulmuş ve bu soruların Yönetim Kurulu tarafından cevaplanması istenilmiş (Bilgi Alma Talebi'nde bulunulmuş) ve ayrıca bu soruları içeren konularda İnceleme Talebinde bulunulmuştur. 12.10.2023 tarihli bilgi alma ve inceleme talebimiz toplantı başkanlığınca alınarak Genel Kurul Tutanağına eklenmiştir. Bu soruların tümü; pay sahipliği haklarının kullanılmasını ilgilendiren, somut ve belirli sorulardır. (EK-5: 12.12.2023 Tarihli Genel Kurul’da Sunulan 54 soru içerir belge)<br>10-12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da, Şirket Yönetim Kurulu tarafından, daha önce 22.08.2023 tarihinde yapılan ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce tescil ve ilan edilmeyen toplantıda tarafımızdan yapılmış bulunan ve 41 maddeden oluşan sorulara cevap adı altında yazılı beyanda bulunulmuştur. Bu yazılı beyan 12.10.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağına eklenmiştir. 12.10.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve ekindeki muhalefet şerhlerini de içerir belgeler işbu dilekçemizin ekinde sunulmaktadır, inceleme kolaylığı açısından Şirket yönetim kurulunun yazısı da ayrı bir ek olarak EK-6'da sunulmuştur. (EK-6: Şirket Yönetim Kurulunun Yazısı - EK-7: 12.10.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve ekindeki muhalefet şerhleri) <br>11-Şirket Yönetim Kurulu tarafından verilen cevapları içerir Ek-6’te sunduğumuz yazıda açıkça görüleceği üzere, 12.10.2023 tarihinde Genel Kurul’da yaptığımız ve 10 sayfadan ve 54 maddeden oluşan bilgi alma ve inceleme talebimizdeki sorulara değil, tescil edilmeyen 22.08.2023 tarihli Genel Kurul’da yazılı olarak sunduğumuz bilgi alma ve inceleme talebimizde yer alan 41 maddeden oluşan sorulara cevap verildiği, verilen cevapların ise gerçekten cevap oluşturmayacak nitelikte, adeta “yasak savar” cinsinden, geçiştirme amacı güden beyanlardan oluştuğu, ayrıca 12.10.2023 tarihli talebimizde yer alan ilave sorularımızın hiçbirine de cevap verilmediği görülmüştür. Yönetim Kurulu’nun verdiği sözde cevaplar, çoğunlukla “şirket sırrı” ve/veya “Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun” kalkanı kullanılarak savuşturulmaya çalışılmıştır. Bu metin incelendiğinde, 12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da davalı Şirket’in Yönetim Kurulunun yalnızca cevap verilmiş görüntüsü izlenimi vermek için, bir takım sorulara ise eksik ve yetersiz cevap verdiği, veyahut cevap verilmiş gibi yapıldığı görülmektedir. Açıkça anlaşılmaktadır ki, ne evvelce tarafımzca yöneltilen ve Ek-5’te yer alan sorulara ne de 12.10.2023 tarihinde gerçekleşen genel kurulda ilave edilen sorulara ortaklıktan kaynaklı hakların müvekkil tarafından kullanılmasına elverişli cevaplar verilmemiştir. <br>12-Buraya kadar aktardığımız hususlar ve ekte sunduğumuz belgelerden açıkça anlaşılacağı üzere, 12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da 54 madde ve 10 sayfadan oluşan bilgi alma talebimize Yönetim Kurulu’nca gerçeğe ve yasaya uygun şekilde ve müvekkilin en temel hissedarlık haklarını kullanması için yeterli bilgi ve aydınlatmayı içerir cevaplar verilmemiştir. Müvekkilin bilgi alma talebi TTK 437/2 hükmüne uygun olup, verilen yetersiz cevaplar ve/veya eksik cevaplar ile tamamen cevaplandırılmayan hususlar sebebiyle müvekkilin TTK 437/5 hükmü uyarınca işbu davayı açma hakkı doğmuştur. <br>13-Ayrıca, 12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da 10 sayfalık talep dilekçemizde bilgi alma talebimizin yanı sıra TTK 437/4 hükmü uyarınca yapmış olduğumuz “inceleme talebimize” de aynı Genel Kurul’da izin verilmemiştir. Bu bakımdan, inceleme talebimiz açısından da TTK 437/4-5 hükümleri uyarınca dava şartları oluşmuştur. <br>14-12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da müvekkil tarafından yapılan bilgi alma ve inceleme talebinin karşılanmamış olması nedeniyle işbu davayı açmak ve TTK 437/5 hükmü uyarınca bilgi alma ve inceleme talebimizin kabulüne karar verilerek, bilgi alma ve incelemenin mahkemeniz vasıtasıyla ifasını talep etmek zorunlu olmuştur.<br>15-12.10.2023 tarihli Şirket Genel Kurulunda, 2. Gündem maddesi kapsamında sunduğumuz ve işbu dilekçenin 3 numaralı ekinde yer alan Şirket Yönetim Kurulu’ndan talep edilen bilgi ve belgelere de cevap verilmediği açıkça görülmektedir. Yine, Şirket Yönetim Kurulu’nun 22.08.2023 tarihinde müvekkil tarafından sorulara cevaben 12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da verilen ve ek-5’te bir örneği sunulan cevabi yazıda yer alan beyanların da gerçekte sorulan soruları açık ve şeffaf bir şekilde ve dürüst resim ve eşit işlem ilkelerine uygun cevaplar vermeyi amaçlamadığı, cevaplamak yerine görüntüde cevap vermiş izlenimi vererek, içerik olarak aslında somut cevaplar vermeyerek muğlak beyanlarla geçiştirildiği görülmüştür. Müvekkil, bir pay sahibi olarak kanunen korunan en temel pay sahipliği haklarını kullanabilmek ve genel kurulda hangi yönde oy kullanacağını belirleyebilmek için Şirket’in iş ve işlemleri ile finansal tablolarında yer alan bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını öğrenmek, bu konuda sorular sormak ve uzmanlık isteyen konularda bir uzmandan da yararlanmak suretiyle Şirket kayıtlarını inceleyerek finansal tabloların gerçeğe uygun düzenlenip düzenlenmediğini tespit etmek hakkına sahiptir. Davalı Şirket Yönetim Kurulu ise verdiği sözde cevaplarla bazı sorularımızı hiç yanıtsız bırakmış, diğerlerini ise geçiştirmiş ve şekli olarak ortada bir cevap varmış gibi gösterip içeriğinde hiçbir soruya sorumlu olduğu gibi cevap vermemiştir. Oysa, aşağıdaki maddelerde somut örneklerini verdiğimiz üzere, davalı Şirket Yönetim Kurulu’nun Genel Kurul’a sunduğu mali veriler ve faaliyet raporu incelendiğinde bile bir çok şüpheli ve yasaya aykırı işlem ve eylemin gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.  Ayrıca Genel Kurul’a sunulan finansal tablolar da kanuna, esas sözleşmeye dürüst resim ilkesine ve uygun düzenlenmediği gibi hesap verilebilirlikten yoksun olup, şeklen dahi yasanın ve yönetmeliğin şart koştuğu temel şekil unsurlarını da taşınmamaktadır.<br>Şöyle ki;<br>16-Şirket’in 12.10.2023 tarihli Genel Kurulu’na sunduğu 2022 yılı mali tabloları ile Faaliyet Raporu arasındaki uyuşmazlıklar, Şirket’in aynı zamanda Yönetim Kurulu üyesi olan hakim hissedar ve ilişkili diğer ortaklara verilen nakit borçlar, ---- Hesapta yer alan borç senedi, şirket kârlılığındaki sürekli düşüş gözetildiğinde, TTK 347 madde hükmüne aykırı ve imzadan yoksun olarak sunulan 2022 gelir tablosu ile faaliyet raporu arasındaki çelişkilerin tespit edilmesine yönelik yer alan bilgi alma ve inceleme taleplerimizi içerir sorularımız yanıtsız bırakılmıştır. Bu hususta, ayrıca tarafımızdan Genel Kurul’un Gündeminin 3. Maddesi kapsamında finansal tabloların tasdik edilmesi ve özel denetim talebinin reddi kararına ilişkin muhalefet şerhimiz de mevcuttur. (EK-8: Genel Kurul Gündeminin 2. ve 3. Maddesine ilişkin Muhalefet Şerhi)<br>17-Davalı Şirket Yönetim Kurulu’nun 22.08.2023 tarihinde yapılan ve ticaret sicilince tescil edilmeyen Genel Kurul’da da 12.10.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul’da da sunduğu faaliyet raporunun 2 numaralı bölümünde 2022 mali yılında 1.126.188 TL tutarında kâr dağıtım yapıldığı belirtilmiştir. Şirket’in 2020,2021 ve 2022 yılları genel kurul toplantıları, 2023 yılına kadar gerçekleştirilmemiş ve olağanüstü genel kurul toplantısı da yapılmamıştır. 2022 faaliyet döneminde dağıtılan kârın dayanağını teşkil edebilecek ve kâr dağıtıma ilişkin herhangi bir genel kurul kararının mevcut olması mümkün değildir.Yönetim Kurulu’nun bu konuya ilişkin olarak sorduğumuz soruya verdiği cevapta ise aynen “Faaliyet Raporunda, Kar dağıtımı ifadesi sehven yanlış yazılmış olup, söz konusu tutar 1.126.188, 01 TL' si şirket bordrosunda kayıtlı olan Yönetim Kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere yapılan ücret ödemelerinden oluşmaktadır.”  denilmiştir. Yalnızca bu cevap bile Yönetim Kurulu’nun özen ve sadakat yükümlülüğü ile dürüst resim ve hesap verilebilirlik ilkelerini ne derece ihlal ettiğini, müvekkilin bilgi alma ve inceleme taleplerinin ne kadar haklı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kaldı ki, Şirket’in esas sözleşmesinde Yönetim Kurulu üyelerine bir ücret ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. <br>18-Yönetim Kurulu verdiği cevapta Faaliyet Raporu'nda çoğunluk pay sahipleri/yönetim kurulu üyelerine “kâr payı” ödemesi olarak yapıldığı belirtilen ödemelerin yönetim kurulu üyeleri / çoğunluk hissedarlara ücret olarak ödendiğini, bunun Faaliyet Raporu'na sehven kâr payı ödemesi olarak yazıldığını bildirmiştir. Aslında bu cevap ile Şirket yönetim kurulu öyle ya da böyle yönetim kurulu üyeleri olan çoğunluk hissedarlara ciddi tutarda bir kaynak aktarımında bulunulduğunu, büyük bir ödeme  yapıldığını ikrar etmiştir. Bu şüpheli durum ve açıklama karşısında müvekkilin bu konuda bilgi alma ve inceleme talebinin ne kadar haklı olduğu ortaya çıkmıştır. Şirket esas sözleşmesinde özellikle şirket yönetim kurulu üyelerine herhangi bir ücret ve prim ödenmeyeceği belirtildiği gibi genel kurul kararları da şirket yönetim kuruluna ücret ödenmemesi yolundadır. Bilindiği üzere, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olarak çoğunluk pay sahibi konumundaki Yönetim Kurulu üyelerine bir genel kurul kararı olmaksızın hangi nam altında olursa olsun ödeme yapılması bir anlamda “örtülü kâr dağıtımı” niteliğindedir. Böyle bir durumda da Transfer Fiyatlandırması raporu düzenlenmesi gerekir. <br>19-Müvekkilin bu konudaki bilgi alma ve inceleme isteğinin kabulü ile bu konunun açıklığa kavuşturulması zorunludur. Ayrıca Şirket Faaliyet Raporunda ve finansal tablolardaki şüpheyi ve belirsizlik yaratan kayıt ve açıklamaların da mevcudiyeti karşısında, Yönetim Kurulu/Çoğunluk Pay Sahiplerinin bu ve benzeri konularda daha ne gibi ihlal, ihmal  ve yanlış işlemler gerçekleştirdiğinin tespiti ile Şirket’in ve diğer pay sahiplerinin hangi ölçüde zarara uğradığının aydınlatılması için zaruridir. <br>20-Yine, faaliyet raporunun beş (5) numaralı başlığının (a) bendinde Davalı Şirket’in 2022 yılı faaliyet döneminde 509.672,39 TL net kârı olduğu Yönetim Kurulu tarafından beyan edilmiştir. Ancak, TTK m. 347 hükmüne aykırı olarak Davacılar’a imzasız bir şekilde ve excel formatında ulaştırılan 2022 yılı faaliyet dönemine ait gelir tablosuna göre net dönem kârı (-) 1.968.508,88 TL’dir. Anlaşılmaktadır ki, Şirket esasen zarar etmiştir.Davacılar’a imzasız bir şekilde ve excel formatında ulaştırılan 2022 yılı faaliyet dönemine ait gelir tablosuna göre net dönem kârı (-) 1.968.508,88 TL’dir. Anlaşılmaktadır ki, Şirket esasen zarar etmiştir. Faaliyet raporuna göre Davalı Şirket’in kâr ettiği ancak gelir tablosuna göre Davalı Şirket’in zarar ettiği bilgileri birbirleri ile çelişmekte olup her iki belgenin de Yönetim Kurulu tarafından düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, Yönetim Kurulu'nun kötü niyetli bir şekilde kanuna ve esas sözleşmeye aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, TTK’nın 516. Maddesi uyarınca, dürüst resim ilkesi ve yasa hükümleri uyarınca müvekkilin bu konudaki bilgi alma ve inceleme taleplerinin kabulü gerekir.<br>21-Ayrıca mali tablolar incelendiğinde Yönetim Kurulunu oluşturan çoğunluk pay sahiplerinin Ortaklar Cari Hesabı'nda (------numaralı hesap) 31.12.2022 tarihi itibari ile görünen 6.846.351,05 TL borçlarının, 7440 sayılı Yasa ile yapılan ve kamuoyunda ''vergi affı'' ve bu kapsamda ''kasa affı'' olarak bilinen aftan yararlandığı ve çoğunluk pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin şirketten kullandığı paraların karşılığında bu tutarların %3'ü kadar bir tutar ödenmek suretiyle şirkete olan borç kayıtlarının kapatıldığı, yine bu paranın kullanımı süresi boyunca kanunen avans faizi oranı üzerinden faiz işletilmesi gerektiği halde bu faizinde çoğunluk pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinden talep ve tahsil edilmediği, kasa affı sonucunda tahakkuk eden %3 vergi tutarının da davalı şirkete ödettirildiği, kasa affı sonucunda yönetim kurulu üyesi çoğunluk hissedarların şirkete olan bu borçlarının ve faizlerinin silindiği ve şirkete zarar yazdırıldığı, davalı şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesine verdiği Beyannameden anlaşılmıştır. Bu hususta, yönetim kurulu çoğunluk pay sahiplerine verilmiş bulunan borcun kaynağı ile ne zaman verildiği vb. gibi önemli hususları içerir sorularımız yanıtsız bırakılmıştır.<br>22-Yönetim Kurulu tarafından bu konuya ilişkin olarak “Şirket’in 2020-2021-2022 yıl sonu itibari ile Ortaklar Cari Hesabi aşağıdaki gibi olup; 131-Ortaklar Cari hesabındaki hareketler esas itibariyle is avansı niteliklidir. Avans tutarlarının kısa sürede kapanacağı beklentisi ile bu faiz tahakkuk ettirilmemiştir. 2023 yılında 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılı ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinden faydalanarak bu hesap düzeltmesi yapılarak hesap bakiyesi kapatılmıştır.” şeklinde cevap verilmiştir. Çoğunluk Pay sahipleri tarafından şirket kasasından ve hesaplarından hukuka aykırı bir şekilde para alınmış ve hatta bu durum vergi affından yararlanılırken ikrar dahi edilmiştir. Oysa ki, Şirket’in ortaklara veya üçüncü şahıslara “iş avansı” veya başkaca nam altında verdiği her türlü nakde verildiği günden tahsil edildiği güne kadar faiz işletilmesi yasa gereğidir. Bu sürenin kısa veya uzun olması yahut ödenip ödenmeyeceğine ilişkin tahminler, faiz işletilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Yalnızca bu beyan dahi Yönetim Kurulu’nun kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davrandığını, eşit işlem ilkesi ve dürüst resim ilkesine aykırı hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. <br>Kaldı ki, Şirket kayıtlarından görüldüğü üzere, Şirket Yönetim Kurulu'nu oluşturan çoğunluk pay sahiplerine, diğer pay sahiplerine hiçbir kâr payı dağıtılmadığı bir zamanda, çok yüksek tutarlarda para kullandırıldığı, bu paranın uzun süre tahsil edilmediği ve faiz işletilmediği bu suretle hem Şirket’e hem de küçük pay sahiplerine zarar verildiği, daha sonra da bu tutarların tahsil edilmeyip, 7440 sayılı Kanun kapsamında “Kasa Affı” olarak bilinen yöntemle çoğunluk pay sahibi yönetim kurulu üyelerinden tahsil edilmediği ve bu tutarın af kapsamında ödenmesi gereken vergisinin de Şirket’e ödetildiği, Şirket’in bir de bu şekilde zarara uğratıldığı ve diğer ortakların kâr paylarının azaltıldığı görülmüştür. Müvekkilin bu sorulara alacağı cevap, doğrudan doğruya pay sahipliğinden kaynaklı haklarının kullanılmasına ilişkindir. Bu konuların aydınlığa kavuşturulması neticesinde müvekkil Genel Kurul’da finansal tabloların tasdiki, Yönetim Kurulu’nun ibrası ve Kâr Dağıtımı’na ilişkin konularda alınacak Genel Kurul Kararları’nda kullanacağı oyu tespit edebilecektir. Ayrıca, yine bu konulara ilişkin bilgi alma ve inceleme isteği sonucunda, usulsüz bir işlem bulunup bulunmadığının tespiti için Özel Denetçi tayini ile Genel Kurul Kararı’nın iptaline ve yönetim kurulunun sorumluluğuna ve tazminat taleplerine yönelik davaları açıp açmama hususlarında bir karar verecektir. Bu konudaki bilgi alma ve incelemeye yönelik taleplerimiz bu sebeple kabul edilmelidir.<br>23-Ana iştigal konusu ve geliri mülkiyetindeki gayrimenkulleri kiralamak ve kira geliri elde etmek olan Şirket’in her yıl zarar açıklaması ve kâr payı dağıtılmamasındaki sebepler ile kâr payından mahrum kalan ortakların Şirket’in gayrimenkullerinin ve sair mal varlıklarının hangi koşullar ve şartlar ile “işletildiği” veyahut kullanıldığı/kiralandığı, Şirket’in en büyük gider kalemi olan “Yönetim Giderleri”nin mahiyeti ve detaylı kırılımına vakıf olmaya yönelik sorular, gerek Yönetim Kurulu’nun ibrası bakımından, gerekse şirketin kötü niyetle ve dürüstlük kuralına aykırı olarak yönetilip yönetilmediğinin tespiti ve ilgili dava ve diğer hakların müvekkil tarafından kullanılması bakımından elzemdir.  <br>24-Yönetim Kurulu tarafından, dava dilekçesinin ---- numaralı ekinde yer alan bilgi ve belge taleplerimizi içerir belgede yer alan taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına ilişkin olarak Genel Kurul’a yönelttiğimiz ---- numaralı sorulara tatmin edici ve bilgi vermeye yönelik cevaplar verilmemiş ve hatta hiç cevaplanmamıştır. Bunun yerine Yönetim Kurulu tarafından davaya konu genel kurulda sorulan açık ve net sorular yok sayılarak, 22.08.2023 tarihli ve tescil edilmediği için tekrarlanan Olağan Genel Kurul’da sorulan bir kısım sorular muhatap alınarak “ticari sır” ve “KVKK” gerekçeleri öne sürülerek geçiştirilmiş, Şirket’in diğer mal varlıkları olan tapu ve araç ruhsatları da yine ticari sır öne sürülerek ibraz edilmemiştir.  Bu hususta, yönetim kurulunun hesap verme borcunu yerine getirmediği aşikârdır. Yönetim Kurulu tarafından 12.10.2023 tarihinde müvekkilin bilgi almaya yönelik soruları cevapsız bırakılmıştır. <br>25-Belirtmek isteriz ki, 12.08.2023 tarihli tescil edilmediği için tekrarlanan genel kurulda müvekkil tarafından yöneltilen sorulara, ekte sunduğumuz tablodan da görüldüğü üzere ya ticari sır teşkil ettiği ya da Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı olduğu öne sürülerek cevapsız bırakılan hususlarda, yöneltilen sorulara yönelik cevapların paylaşımı ile şirket bakımından iddia edilen ticari sırrın paylaşılması ile meydana gelecek tehlikenin ne olacağına ilişkin makul bir açıklama yapılmadığı gibi, cevapsız bırakılma nedenleri olarak soyut gerekçeler sunulmuş, somut bir tehlikenin varlığından ve bu varlığa ilişkin maddi olaylardan söz edilmemiştir. Müvekkil, Şirket ile aynı alanda rekabet eden bir şirket veya işletme sahibi olmadığı gibi bu nitelikte bir şirkette veya iş yerinde çalışmamaktadır. Bu nedenle, Yönetim Kurulu tarafından ticari sır niteliği taşımayan bilgilerin sırf bu husus öne sürülerek azınlık hissedarlara bilgi vermekten kaçınılması müvekkilin pay sahipliğinden kaynaklı haklarını ve buna ek olarak Şirket’in menfaatlerini orantısız ölçüde zedelemektedir.Aynı zamanda çoğunluk pay sahipleri olan Yönetim Kurulu'nun bizzat detaylarına vakıf olduğu iş ve işlemler ile sözleşmelerin, diğer ortaklardan gizlenmesi, eşit işlem ve dürüst resim ilkesine, Medeni Kanun’un 2. Maddesine de aykırılık teşkil etmektedir. Bu hususta, ekte bir örneğini sunduğumuz Prof. Dr. ----- ilgili makalesinin 59. Sayfasında da “Bilgi alma talebinin, şirket organları tarafından reddedilmesinin haklı sayılabilmesi için, şirket sırlarının ifşa olması ve bundan dolayı şirket menfaatlerinin zarar görmesi veya tehlikeyle karşı karşıya kalması gerekir. “Yönetim kurulu veya denetçiler, pay sahibine pay sahipliği haklarını bilinçli bir şekilde kullanabilmesi için zorunlu olan ve şirket sırlarının açıklanması sonucunu doğurmayan ya da menfaatini tehlikeye sokmayan bilgileri vermekle yükümlüdürler” denilmiştir. (EK-9 Anonim Şirketlerde Bilgi Alma Hakkının Mahkeme Yoluyla Kullanılması Hakkında Makale) Ayrıca ortaklardan birinin herhangi bir sebeple vakıf olduğu bilgi ve belgelerin diğer ortaklara Yönetim Kurulu tarafından temin edilmemesi, Medeni Kanun’un 2. Maddesi ile eşit işlem ilkesine aykırıdır. Bu ve benzeri hususların şirketin ticari sırrı kapsamında diğer ortaklara karşı korunmasının mümkün olmadığı açıktır.<br>26-Yine aynı şekilde, Yönetim Kurulu üyelerinin asıl amacı kâr elde etmek olan bir anonim şirketin kaynaklarını, haksız menfaat elde etmek suretiyle kendi yararlarına ve diğer ortakların kâr payı almasının önüne geçerek ve şirketin zararına olacak şekilde tasarruf ve işlemlerde bulunup bulunmadığı hususunun tespiti bakımından da, müvekkil tarafından 12.10.2023 tarihinde bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yöneltilen soruların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. <br>27-Yine Yönetim Kurulu Başkanı’nın kullanımına bırakıldığı öğrenilen ve Şirket’e ait ----- isimli Gayrimenkulün, kira bedeli ve sair detayları ticari sır ve KVKK öne sürülerek yanıtsız bırakılmıştır. Bu hususta yukarıda 19. Maddede dile getirilen itirazlarımızı tekrar ederiz. Ayrıca “----” isimli sitede yer alan ve Şirket’e ait çok değerli gayrimenkulün kullanımının Yönetim Kurulu başkanı çoğunluk pay sahibi ----- bırakıldığı Şirket kayıtlarında yer almaktadır. Bu çok değerli gayrimenkulün, Yönetim Kurulu Başkanı’na kiralanıp kiralanmadığı, kira bedelinin tahsil edilip edilmediği ve kira tutarına ilişkin bilgi alma talebimize ve kira sözleşmesinin bir örneğinin verilmesine yönelik talebimize ise Yönetim Kurulu tarafından “KVKK kapsamında olduğu” öne sürülerek cevap verilmekten kaçınılmıştır.<br>Söz konusu çok değerli ve yüksek kira getirili gayrimenkulün kullandırıldığı Yönetim Kurulu Başkanı, -----şirketin aynı zamanda çoğunluk pay sahibidir. Yönetim Kurulu Başkanı çoğunluk pay sahibinin kullanımında olan taşınmazın kira sözleşmesi ve sair bilgilerine sahipken, Yönetim Kurulu’nun müvekkil ve diğer ortaklara bu konuda bilgi vermekten kaçınması mümkün değildir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ise, kendisi de Genel Kurul’da oy sahibi olan Yönetim Kurulu Başkanı tarafından kendi kullanımına verilmiş taşınmaza ilişkin bilgi vermekten kaçınmaya bahane edilmeye çalışılmış olup, başlı başına haksız menfaat ve kötü niyet ile kötü yönetime işaret etmektedir. Yalnızca bu kullanım dahi, Şirket’in kaynaklarının keyfi bir şekilde Yönetim Kurulu ve çoğunluk pay sahipleri tarafından kullanılmasına işarettir. Bu konudaki sözleşme ve ilgili bilgilere ilişkin bilgi alma talebimizin cevaplanması, transfer fiyatlandırmasına konu edilebilecek bir gelirin Yönetim Kurulu üyesi tarafından elde edilip edilmediği ve şirket kaynaklarının diğer ortakların zararına olacak şekilde aktarılıp aktarılmadığının tespiti açısından önemlidir. Ayrıca bu taşınmazın kira bedelinin alınıp alınmadığını, alınıyorsa alınan kira tutarının güncel ve emsal kira bedellerine uygun olup olmadığını, Şirket’in mahrum kaldığı kira gelirini ve olası kira zararını, diğer ortakların mahrum kaldığı kâr payı tutarının belirlenmesi  bakımından müvekkilin bu gayrimenkule ilişkin sorularının açık bir şekilde cevaplanması önemlidir.Söz konusu taşınmazın bulunduğu sitede benzer taşınmazlar 275.000.-TL aylık kira bedeli ile kiralanmaktadır. Buna ilişkin ilanları ekte sunuyoruz. (EK 10- Benzer Taşınmazlara İlişkin Kira İlanları) Yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk hissedardan şirketin söz konusu taşınmazında bir kira alınarak oturup oturmadığı, eğer kira alınıyorsa bu kira bedelinin rayiçlerle uyumlu olup olmadığı bilgisi müvekkil açısından ve şirket açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü yukarıda değindiğimiz gibi şirket yönetim kuruluna ücret ödenmeyeceği şirket esas sözleşmesi ve genel kurul kararları ile hüküm altına alınmıştır. Ücret tanımına bir kişiye sadece nakit olarak yapılan ödemeler değil, para ile ölçülebilen ve kendisine şirket tarafından sağlanan tüm imkanlar da girer. Bu kapsamda şirket yönetim kurulu başkanı çoğunluk pay sahibine bu taşınmazın herhangi bir kira ile kullanım bedeli alınmaksızın ya da emsallerine göre çok düşük bir bedel alınmak suretiyle kullandırılmış olması da kendisine şirket tarafından bir ücret ödendiği sonucunu verir. Bu halde de, ana faaliyeti gayrimenkul kirası yoluyla gelir elde etmek olan Şirket’in en değerli gayrimenkullerinden birinin Yönetim Kurulu Başkanı’na bu şekilde bırakılması, bu anlamda da hem ücret ödenmeyeceğine yönetim kurulu kararı ve genel kurul kararlarına aykırılık teşkil etmektedir. Yine böyle bir durum çoğunluk pay sahibi yönetim kurulu üyesi lehine şirketten haksız ve usulsüz bir şekilde ve şirket ile aralarında müvekkilin de bulunduğu küçük pay sahiplerinin zararına yol açacak bir örtülü kazanç transferi yapıldığını gösterilmektedir. Böyle bir durum var ise şirketin transfer fiyatlandırması raporunda bu durumu açıkça belirtmiş olması gerekirdi. Müvekkilin, bu suretle davalı şirketin ve kendisinin bilgisi ve onayı dışında zarara uğratılıp uğratılmadığını tespit edebilmek için bu taşınmazla ilgili olarak sorduğu sorulara cevap verilerek Bilgi Alma ve İnceleme Talebi'nin kabulü gerekmektedir. <br>28-Davalı Şirket tarafından genel kurulun incelemesine sunulan kayıtlarda, 2021 yılında, Davacılar’ın bilgisi dahilinde bulunan herhangi bir yönetim kurulu veya genel kurul kararı olmaksızın Çoğunluk Pay Sahipleri’nden ----- Vakfı’na kaydi değeri 2.341.500 TL olan bir arsa bağışı yapıldığı öğrenilmiştir. Davalı Şirket’in kaynaklarının bu şekilde Çoğunluk Pay Sahipleri’nin kontrolünde olan ve Şirket hissedarı bulunan vakfa genel kurul kararı olmaksızın bağış yoluyla aktarılması hukuka aykırıdır. Bu işlem hakkında bilgi ve inceleme talebinde bulunulması doğal olduğu kadar yasal haklarımızın kullanılması ve gerekli görülmesi halinde bu işlemin iptali ile bağışlanan taşınmazın davalı Şirket’e geri kazandırılması ve bu usulsüz ve/veya yasaya aykırı işlemi gerçekleştirerek Şirket’i ve pay sahiplerini zarara uğratan sorumlular hakkında yasal yollara başvurulup başvurulmayacağı kararının verilebilmesi, ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin gündem maddesine ilişkin sağlıklı karar verebilmesi için bu konudaki sorularımızın açık ve net bir şekilde cevaplanması gerekir. <br>29-Anlaşılmıştır ki, bu hususta bir karar olmadığı gibi ortakların muvafakati de yoktur. Gayrimenkul bağışına yönetim kurulunun tek başına karar veremeyeceği aşikardır; ancak buna rağmen yapılmış olduğu Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda belirtilmiştir. Bunun dışında küçük hissedarlardan  gizlenen  bir çok konu konu ve işlem bulunduğu da tespit olunmuştur.  Şirket ortaklarına  karşı yönetim kurulunun eşit işlem ilkesine, dürüst resim ilkesine, sadakat ve özen borcuna, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. <br>30-Davalı Şirket, aralarında  --- bulunan ve \"---   (-----)\" olarak bilinen çok büyük ve meşhur bir  İş Merkezi'nin ve etrafındaki bir çok parsellerde bulunan binaların yanı sıra,--- kenarında, ----\"  arsasında -- ve--- Bloktan oluşan 12 kat ve üzeri ---- Bloktan oluşan \"----\" olarak bilinen 2 adet iş Merkezi'nin, ----- bulunan 40 dönümlük  arsanın, ----- içinde ve diğer şehir ve ilçelerde  bulunan daha bir çok taşınmazın malikidir.  Şirket yatırım yapmamakta olup, tek faaliyeti işbu taşınmazlardan kira geliri elde etmektir. Şirketin Genel Kurula sunduğu bilançolar incelendiğinde, şirketin görünüşte yıllık 20 milyon TL kadar bir geliri ve hayatın olağan akışına aykırı biçimde neredeyse bir o kadar da İşletme ve Yönetim gideri bulunduğu görülmüştür. Şirketi de hakim hissedarlardan oluşan yönetim kurulu yönetmektedir. Yönetim kurulu üyeleri dahil, akrabaları da şirkette sigortalı olarak çalışıyor görünmektedir.  Şirketin mal varlığı 100 Milyon USD'nin üzerindedir. <br>31-Bu kadar değerli mal varlığı olan ve tek faaliyeti kira toplamak olan bir şirketin 100 Milyon Dolarlık taşınmazlardan  bir yılda 20 milyon TL gibi düşük bir kira gelir elde etmesi ve aynı tutarda da yönetim gideri olması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, makul bir yanı da yoktur. Şirket, geçmiş yıllarda kâr etmesine rağmen 10 yılı aşkın süredir hiç kâr dağıtmamıştır. Şirket Bilançosunda, 14 Milyon TL'nin üzerinde geçmiş yıllar kârı bulunmakta olup, Şirket Yönetim Kurulu  ısrarla,  kâr dağıtmı yapmamayı tescil edilmediği için tekrarlanan 22.08.2023 tarihli Genel Kurul’da da sürdürmüştür.22.08.2023 tarihli Genel Kurulda Yönetim  Kurulu kâr dağıtmamayı önermiş ve yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda hakim hissedar olduklarından genel kurulda da azlığın muhalefetine rağmen çoğunluk oyu ile kâr dağıtımı yapılmaması kararını almışlardır. Bu defa, 12.10.2023 tarihli Genel Kurul’da ise, Yönetim Giderleri bahane edilerek kısmi pay dağıtma yoluna gidilmiştir. Müvekkilin kâr payı almasının önüne geçen bu giderlerin ne olduğunun tespiti için müvekkil tarafından bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yöneltilen sorulara cevap verilmesi gerekmektedir.<br>32-Yukarıda açıklandığı üzere, müvekkilin ortaklıktan kaynaklı haklarının kullanılması ve kâr payı dağıtımının önüne geçen gider kalemlerini, yönetim maliyetlerini ve cirodaki düşüşün kötü yönetim veya şirket faaliyetlerinden kaynaklı olup olmadığının tespiti için, hayatın olağan akışına uygun olmayacak ölçüde yüksek yönetim giderlerinin de ayrıca aydınlatılması gerekmektedir. Zira, neredeyse sadece kiralama faaliyetinde bulunan Davalı Şirket’in nasıl 20.509.812,76.-TL giderinin olduğu anlaşılamamaktadır. Bu büyüklükte bir gider tutarı, faaliyetinin önemli bir kısmı kiradan ibaret olan Davalı Şirket bakımından hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu kapsamda, Davalı Şirket’in gelirinin hemen hemen tamamına denk düşen bu gider tutarlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dolaylı yollar ile  ve Davalı Şirket’in Çoğunluk Pay Sahipleri dışında kalan pay sahiplerine dağıtılacak kârın bu yol ile Yönetim Kurulu tarafından hangi yollarla azaltıldığının tespit edilmesi için müvekkilin bilgi alma ve inceleme talebi kapsamında sorduğu soruların açıklıkla yanıtlanması gerekmektedir.<br>33-Şirketin cari hesabındaki giderlerin açıklığa kavuşturulması için müvekkil tarafından sorulan sorulara karşılık Yönetim Kurulu'nun detaylı ve açık cevap vermeden “iş avansı giderleri” olarak geçiştirmeye yönelik cevabı tatmin edici olmadığı gibi, gerek hizmet alımları, gerek hakim hissedarın kişisel harcamalarını dahi içeren sözde “yönetim giderleri”ne ilişkin sorduğumuz 1.9. numaralı, 1.10 numaralı, 2.11 numaralı sorular ile 3 numaralı “dış hizmet alımları” başlığı altında sorduğumuz ve şirketin hizmet alımlarını hangi usullere tabi olarak temin ettiği, şirkete ait taşınmazların bakım ve onarımına ilişkin sorularımızın yanı sıra, 4 numaralı “Çalışanlar” başlığı altında Yönetim Kurulu üyeleri ile ilişkili kişilerin çalışanlar arasında mevcut olup olmadığına yönelik soru da yanıtsız bırakılmıştır. Şirket Yönetim Kurulu’nun dürüst resim ilkesine uygun finansal tablo ve faaliyet raporu hazırlamaya ilişkin yükümlülüğünün yanında, davaya konu genel kurulda pay sahiplerinin oy haklarını kullanabilmeleri için aydınlatılması gereken ve Yönetim Giderleri ile sıkı ilişkili olan Şirket’in organizasyon şeması ve şirket çalışanlarının iş tanımları ile brüt ücret toplamları, şirket yönetim giderlerinin tüm giderler içerisindeki oranı gibi açık ve net sorulara dahi bir yanıt vermekten kaçınmışlardır. Şirketin faaliyetleri ile orantısız olan Yönetim Giderlerinin detaylarının tespitine ilişkin bilgi alma ve inceleme taleplerimizin kabulü ile müvekkil tarafından bu hususlarda yöneltilen soruların açık ve net biçimde cevaplandırılması, müvekkilin genel kurul gündeminde yer alan konulara ilişkin oy kullanması için elzemdir.  <br>34-Açık olan şudur ki, Şirket hakim hissedarları, şirketin yönetim kurulunda kararları istedikleri gibi kendileri verdikleri ve şirketin işleri hakkında  kendileri her şeyi bildikleri halde, müvekkilin de aralarında bulunduğu, şirket yönetiminde bulunmayan küçük hissedarlara hiç bir  bilgi  vermediği gibi, çeşitli bahanelerle kâr dağıtmayarak kendileri şirkette diledikleri şekilde tasarrufta bulunup, ekonomik kıskaç altına almak istemektedirler.<br>35-Dava dilekçemizde, Genel kurula yazılı olarak sunduğumuz Bilgi Alma ve İnceleme Talebimizde yer alan 54 madde halinde sıraladığımız müphem  kayıt ve örtülü kazanç transferi, usulsüz bağış gibi müvekkilimin asla bilgisi bulunmayan şüpheli işlemler hakkında bilgi alma ve inceleme  yapılmasını istemek gerekmiştir. Bu şekilde, müvekkilin ve Davalı Şirket’in menfaatlerini ve müvekkilin pay sahipliği haklarını doğrudan ilgilendiren ve etkileyen hususlarda belirsiz ve şüpheli hususların aydınlatılması amaçlanmaktadır. Bu bakımdan belirtilen konularda Bilgi Alma ve İnceleme Taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep etmekteyiz.<br>................<br>SONUÇ VE İSTEM  : Yukarıdaki açıklamalar ve Sayın Başkanlığınızca re’sen nazara alınacak gerekçeler ışığında davamızın kabulü ile,<br>Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, <br>1-İşbu dilekçenin ekinde EK-5'te yer alan 54 ana başlıkta detaylı olarak bildirilen konulara ilişkin olarak:<br>a) Müvekkil’in TTK 437. Maddesi uyarınca Bilgi Alma ve İnceleme Taleplerimizin kabulüne ve Şirket’in defter, kayıt ve belge yazışmaları üzerinde inceleme yetkisi verilmesine, <br>b) Ayrıca incelemenin teknik ve uzmanlık gerektiren konular olması nedeniyle Müvekkil’in belirleyeceği bir uzman aracılığıyla yaptırılmasına, Bilgi Alma ve İnceleme konularına ilişkin olarak Davalı Şirket’in ilgili dönemlere ait ticari defter, kayıt, belge, sözleşme, yazışma vb. gibi her türlü belgelerin Müvekkil’e ve Müvekkil’in tayin edeceği Yeminli Mali Müşavir/SMMM/Bağımsız Denetçiye inceletilmesi hususlarının Davalı Şirket’e emrolunmasına,...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde davalı şirketin 12/10/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısından kaynaklanan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığı ileri sürülerek TTK. Madde 437 düzenlemesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından ibraz edilip duruşmada da tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>KONU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızdır.<br>CEVAPLARIMIZ:  <br>Müvekkil ... (Dilekçenin kalan kısmında  “----” olarak anılacaktır) ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ----- sicil numarası ile kayıtlı olup, Şirket’in merkezi ----- Müvekkil, 1.000.000-TL nominal değerdeki şirket sermayesinin 2.500-TL nominal değerdeki hisselerinin sahibidir.--- üç kişilik Yönetim Kurulun bulunduğu ve ---- çoğunluk hisse sahibi olduğu hususu doğrudur. Ancak şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri olan ---- ve ----- azınlık hisse sahibi olup, davacı taraf kelime oyun ile tüm yönetim kurulu üyelerini çoğunluk hisse sahibi gibi göstermektedir.  Şirketin ortaklık yapısı içindeki hissedarlar yakın akraba olup halk deyimi ile ----- bir aile şirketidir. Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu aile şirketleri gibi bir tanımda bulunmamıştır. Müvekkil şirket de tıpkı ticaret siciline kayıtlı diğer şirketler gibi bir anonim şirkettir ve ticari faaliyetine hukuka uygun şekilde devam etmektedir. <br>Şirketin geçmişteki hakim ortağı ----- sağlığında hisselerini çocuklarına ve torunlarına satış sureti ile devir ederek şirketten ayrılmıştır. Hisse satış ve devirlerinden kaynaklı olarak davacı ile birlikte bir kısım hissedarlar satışın iptali için --- Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar ve süreç içinde bu anlaşmazlığa bağlı olarak taraflar arasından onlarca hukuk ve ceza davası görülmüştür. ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava adliyelerin birleşmesi ile ----- nakil olmuş ve bir kaç kez Yargıtay incelemesi sonucunda ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile davacı tarafın talepleri ret edilmek sureti ile  karara bağlanılarak 18/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Ana davanın kesinleşmesi ile bu davaya bağlı davalar da ret olmuştur. İşbu nedenle taraflar arasındaki husumet nedeni ile davacı ve onunla birlikte hareket eden hissedarlar bir önceki Genel Kurul dışındaki tüm genel kurul toplantıları hakkında iptal davası açmışlardır. Davacının amacı bilgi edinmek değil şirketi ve husumetli olduğu yönetimi zor duruma sokmak, uğraştırmaktır.Sermaye şirketlerinin ve Anonim şirketlerin doğası gereği yönetimde olan ortakların şirket ile ilgili bilgileri diğer pay sahiplerine göre daha fazla olacaktır. Bu bir ayrıcalık veya ortaklar arasındaki ayrım değil yönetimde olmanın yasal gerekliliğidir. Davacı da geçmişte yönetimde yer aldığı için bu durumu kendisi de bilmektedir.----- Genel Kurul toplantıları yasa ve şirket ana sözleşmesine uygun olarak 3 yılda bir yapılmakta olup  2020, 2021 ve 2022 hesap döneminin görüşüleceği olağan Genel Kurul Toplantısının 07.07.2023 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Yönetim kurulu kararına uygun olarak toplantıya davet mektubu ortaklara gönderilmiş ve mali tablolar yasaya uygun olarak toplantı öncesinde şirket ortaklarına açık tutulmuştur. Ancak davacı toplantı davetinde belirtilen süreçte şirkete başvuru yapıp bilgi talebinde bulunmamıştır. Olağan Genel Kurulun yapıldığı 07.07.2023 tarihli olağan  genel kurul toplantısında, davacının da bulunduğu bir kısım hissedarlar  TTK 420. Maddesi gereğince 1 ay ertelenmesini talep etmişlerdir. Bu yasal zorunluluk nedeniyle toplantı ertelenmiştir.Ertelenen Genel Kurulun 22.08.2023 tarihinde yapılmasına karar verilmiş ve yasal gerekliliğe uygun olarak davacı dahil tüm şirket ortaklarına toplantı daveti gönderilmiş ve yasal gerekliliğe uygun olarak toplantıdan 15 gün öncesi mali tablolar hissedarların incelemesine hazır tutulmuş, davacı vekili aracılığı ile mali tablolarda bir kısım incelemede bulunmuş ise de genel kurulda sorulan sorulara ilişkin toplantı öncesi bir talep olmamıştır. Davacı taraf ve birlikte hareket eden hissedarlar toplantı öncesinde bilgi talebinde bulunmazken 22.08.2023 tarihinde Gerçekleşen toplantıya sayfalarca soru ve muhalefet şerhleri önceden yazılıp hazırlanmış olarak gelmişlerdir. Onlarca sayfadan ibaret 41 sorudan oluşan metnin genel kurul ortamında cevaplanma olanağı olamayacağı için spetifik olarak sorulan ve inceleme gerektiren soru cevaplarının daha sonra yönetim kurulu tarafından yazılı olarak cevaplanacağı toplantı tutanağına geçirilmiştir. <br>Bu arada davacı ile birlikte hareket eden  -----adına düzenlenen vekaletnamede ---- Yerine aynı gün farklı saatte yanı yerde yapılan -----İsmi yazdığı fark edilmiş ve vekaletin geçersizliği vekile iletilmiş maddi hata olduğu belirtilmiş ve ortakların aile olması nedeni ile maddi hata açıklaması yeterli görülerek toplantıya kabul edilmiştir. Ancak Genel Kurul Evraklarının tescil ve ilanında sorun çıkmış ve  ----- vekaletnamesinin geçersiz olduğu dolayısı ile oy oranlarının değişeceği nedeni ile genel kurul kararları tescil edilemediğinden zaruri olarak yeni bir toplantı tarihi belirlenmiş ve işbu nedenle de davacı ve diğer hissedarların sordukları soruların da yeni yapılacak genel kurulda cevaplandırılması kararlaştırılmıştır. <br>----- Olağan Genel Kurululun 3. Kez 12.10.2023 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.  Yine yasal gereklilik üzere toplantı gündemi ve mali tabloların toplantıda 15 gün önce ortakların incelemesine hazır edileceği hususu ortaklara bildirilmiş ancak 3. Kez yapılan toplantı öncesinde davacı veya vekili tarafından herhangi bir inceleme talebinde bulunulmamıştır.----- 12.10.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı öncesi bir önceki toplantıda ortakların yazılı olarak sordukları soruların tümü derlenerek yazılı olarak cevapları hazırlanmış ve toplantı öncesinde ekleri ile birlikte toplantıya katılan tüm ortaklara dağıtılmıştır. (Ek-1: Sorulara verilen yazılı cevap metni) Ancak davacı ve birlikte hareket eden bir kısım ortaklar bir önceki toplantıda vermiş oldukları sorulara ilaveler yaparak 54  soruya tekrar yazılı olarak sormuşlardır. Soruların büyük bir kısmına toplantı öncesi yazılı olarak cevap verilmiş olması ve toplantıda o kadar uzun metinlerin okunup cevaplanmasının teknik olarak mümkün olmaması  nedeni ile sorulan  yazılı sorulara 15 günlük yasal süre içinde cevap verileceği belirtilmiştir.Davacı ve onunla birlikte hareket eden hissedarların sormuş olduğu sorulara ilişkin cevaplar yönetim kurulu tarafından hazırlanarak hissedarların vekillerine yazılı olarak gönderilmiştir. (Ek-2: Sorulara verilen yazılı cevaplar) Gönderinin vekilleri ulaştığına ilişkin ---- iade kartları ektedir. (Ek-3: ---- iade kartları)Davacı ve soru soran diğer hissedar vekillerine 12.10.202 tarihli genel kurulda sorulan 10 sayfa ve 54 sorudan ibaret sorulara cevap posta ile gönderilmiş olmasına ve vekillere teslim edilmiş olmasına rağmen bilgi ve cevap verilmediği iddiası anlaşılır değildir.Davcının bilgi alma talebi samimi değildir. Toplantı iki defa ertelenmiş ve 3 toplantı öncesinde 15'er gün olmak üzere toplam 45 gün mali tablolar şirket ortaklarına açık tutulmuştur. Davacı taraf bu hakkını kullanmak yerine toplantıyı uzatmak, yaptırmamak ve hukuki ve fiili zorluk çıkarmak için özel gayret sarf etmiş; toplantıların birinde 41, diğerinde ise 54 yazılı soruyu önceden hazırlayıp sorarak kötü niyetlerini belli etmişlerdir. Sorulan sorunların büyük çoğunluğu tekrardan ibaret olduğu gibi birçoğu da kişisel bilgilere yöneliktir. Buna rağmen soruların tamamı bir kısmım 12.10.2023 tarihli toplantıda diğerleri de toplantı sonrası yazılı olarak yanıtlanıp posta ile gönderilerek cevaplanmıştır. İşbu nedenle davacının talepleri ve açmış olduğu dava maksatlı ve kötü niyetlidir.Tekrar belirtilmelidir  ki; davacının bilgi alma talebine ilişkin iddiası samimi, gerçek ve gerekli değildir. Zira böyle olsaydı, genel kurul ve şirket evraklarının incelenmesi için verilen sürede evraklar incelenir ayrıca yine bu süre içerisinde incelemeye açılan bilgi ve belgelere ilişkin somut talepler bulunurdu. Oysa ki davacı tarafından böylece bir yola başvurulmamış, akabinde huzurda görülen dava kötüniyetli olarak ikame edilmiştir.<br>Hukuka uygun olarak idare edilen, defterleri ve mali kayıtları düzgün tutulan, SGK ve vergi dairesi nezdinde herhangi bir kamu borcu bulunmayan, herhangi bir kredi borcu da bulunmayan müvekkil şirketin tüm bilgileri ortaklarla paylaşılmış olup berrak olan bu duruma karşı kötüniyetli yapılan bu talebin reddi gerekmektedir.<br>................<br>SONUÇ VE İSTEM  : Yukarıdaki açıklanan ve re’sen takdir edilecek sair nedenlerle, haksızhukuka aykırı ve kötü niyetli davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin<br>davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten<br>talep ederim. 20/12/2023...\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalara bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Dava  TKK. 437 ve devamı maddeleri gereğince açılan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına yönelik bir davadır.<br>Dava ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde:<br>''  IV - BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI<br>    Madde 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.<br>    (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.<br>    (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. <br>    (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.<br>    (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.<br>    (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.''şekli-yapılan olağan genel kurul toplantısından kaynaklanan bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına yönelik olması, söz konusu toplantı tutanağ------- içeriği, posta yoluyla yapılan teslim işlemi, davanın 23/10/2023 tarihinde açılmış olması ve TTK. Madde 437/5 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde davanın 10 günlük yasal süre içinde açıldığı ve engel bir dava şartı eksikliği bulunmadığı belirlendikten sonra ön inceleme tamamlanarak tahkikata geçilmesine karar verilmiştir.Ticaret sicil kayıtları ve deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.Temin edilen dosya kapsamına uygun olup davanın aydınlanması yönünden yeterli görülen ve rapor altında zuhulen 18/07/2021 yazılmış olmakla birlikte 15/07/2024 işlem tarihli bilirkişi heyeti raporunun gerekli-yeterli kısımları:\"... <br><br>DOSYA KAPSAMINA SUNULAN BELGELERİN İNCELEMESİ<br>Dava Konusu 12.10.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının İncelenmesi vuö A :----- ŞİRKETİNİN 12.10.2023 TARİIII.I 2020. 2021 VF. 2022 YILLARINA AİT OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞI<br>-----Şirkcti'nin 2020. 2021 vc 2022 yıllarına ait Olağan Clcncl Kurul Toplantısı. 12.10.2023 tarihînde saat 14:00 de ---- No: ---- İç Kapı No: ---- adresinde ----Ticaret İl MOdürlügü'nün 10/10/2023 tarih ve ----- sayılı yazısıyla görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi ----- gözetiminde yapıldı.Toplanlıya ait davet. Kanun ve esas sözleşmede öngörüldüğü gibi ve Gündemi de ihtiva edecek şekilde.   ----- Gazctesi'nin 21.09.2023 tarih vc ----- sayılı nüshalarında yayımlandığı ve aynca nama yazılı Pay Sahiplerine 12 adet ortağa ----- şubesinden 26 09.2023 tarihli iadeli taahhütlü mektupla davetiye yazıldığı görüldü<br>Hazır Bulunanlar Listesinin tetkikinden, şirketin topLa m I OOO OOO.OO- Türk Lirası tutarındaki sermayesine karşılık gelen 1 OOO.OOO.OOO adet payından 605.048.390 adet pay asaleten vc 347.503.410 adet pay vekaleten vc 25.000.000 olmak üzere toplam 977.551.800 adet payının toplantıda temsil edildiğinin ve böylece gerek kanun gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı çoğunluğunun mevcut olduğunun anlaşılması üzerine toplantı Yönetim Kurulu Başkanı ---- tarafından açılarak, gündemin görüşülmesine geçilmiştir;<br>1.\tToplantı Başkanlığına ---- Toplantı Yazmanlığına --- --- seçilmelerine. Genel Kurul toplantı tutanaklarının imzalanması için toplantı başkanlığına yetki verilmesine 9I0.5SI.800 kabul oyuna karşılık ----- vekilinin 67.000.000 adet red oyu ile çokluğu ile kabul edildi.<br>2.\t2020. 2021 vc 2022 yıllarına ait Yönetim Kurulu tarafından hazırlanan Yıllık Faaliyet Raporu toplantıda hazır bulunan Yönetim Kurulu Başkanı --- - tarafından okundu müzakereye açıldı.<br>----, .... ----- vekilleri söz istedi. 1 sayfadan ibaret (EK-6-1 . TI'K 437 kapsamında (EK-L-)lO sayfadan ibaret bilgi vc talepleri içeren imzalı metni divana teslim etti. Anılan vekiller sundukları soruların genel kurulda yanıtlanmasını, bunların bir önceki genel kurulda da yanıtlanmadığını, yanıtların genel kurulda verilmesi sonrasında 10 gün içerisinde sorulan sorulara ilişkin olarak uzman marifeti ile vc beraberinde inceleme hakkını kullandıklarını ve bu süre içerisinde şirket merkezine davet edilmeyi talep cltiklcrini belirttiler.Yönetim Kurulu Başkam   ------ genel kurulun bir defa mali inceleme isteminin ticaret sicil tarafından reddi nedeniyle toplantı 3*üncü defa yapılmakta olup her toplantı öncesinde yasaya uygun olarak ve yasanın emrettiği tüm mali tablolar ve kayıtlar ortakların incelemesine açılmıştır. Aynca 22.08.2023 tarihli genel kurulda bir kısım ortaklar tarafından sorulan sorular esas alınarak cevaplar hazırlanmış olduğu (F.k-2-1 11 sayfa vc 4 sayfalık 3 adet ekten oluşan yazılı metni toplantıda hazır bulunan ortak ve vekillerine verildi.<br>-----vekilleri söz alarak bu genel kurulda sorduğumuz sorulara TTK 437 hükmüne uygun biçimde tatmin edici, tam. doğru, dolambaçsız vc dürüst resim ilkesine uygun cevap verilmemiştir.Kaldı ki faaliyet raporu da mevzuata, gerçek vc dürüst resim ilkesine aykırı olarak hazırlanmış olup hesap verilebiliri ikten uzaktır. Faaliyet raporu pay sahipliğinden doğan haklarımızı kullanmamız için yeterli bilgiyi içermemektedir. Rapor dürüstlük kurallarına göre özensiz gerçeğe aykırı ve eksik suretle hazırlanmıştır vc şeffaflıktan uzaktır.Sadece formalite yetine getirmek amacıyla bilgi verine amacı güdülmeden düzenlen faaliyet raporu vc yönettiğimiz sorulara kanuna uygun dolambaçsız, dürüst vc aydınlatıcı hiçbir yanıt verilmediği gözetildiğinde soru olarak yönettiğimiz yönettiğimiz tünı belirli hususların özel denetim yoluyla aydınlatılması zaruridir. Çoğunluğun benimsediği yönetim tarzı nedeniyle şirketleri bilgi elde edememekteyiz ---- bu nedenle pay sahipliği haklarımızı kullanmamaktayız. Bu itibarla soru olarak yönetimiz --- aydınlatılmasını talep ettiğimiz tüm hususlarda özel denetim yapılmasını talep ediyoruz.<br>Oylamaya geçildi. 77I.SSI.800 rrd oyuna karşılık -----vekillerinin 206 000 000 adet kabul oyuna karşılık özel denetim talebi oyçokluğu kabul edilmedi.<br>------vekilleri söz alarak Özel denelim talebimiz tümüyle kanuna aykırı olarak reddedilmiştir J Sırtları taşıyan talebimizin kabulünü gerekliği açıktır. Özel denetim talepli dava açma hakkımız ile bıjgı alma vc inceleme taleplerimizin ihlaline bağlı tüm dava haklarımız saklıdır Bu bakımdan özetle denetçi tayini talebimizin kabul edilmemesi yönündeki genel kumluna muhalefet ederiz dediler.<br>3. 2020 2021 ve 2022 yıllarına ait (inansal raporlar (Bilanço vc Kar/Zarar hesapları ) okundu, müzakereye açıldı,----- vekilleri soz alarak; gündemin 2'incı maddesi görüşülmesi esnasında sorduğumuz sorulan tekrarlıyoruz finansal tablolar dürüst resim ilkesinden uzaktır. Bilg, alma hakkım,zm kullanılması ile bu hususlara aydınlatılması amaçlanmaktadır.<br>Oylamaya geçildi. 771.551.800 adet kabul oyuna karşılık ------ vekillerinin 206.000 000 adet red oyuna karşılık oyçokluğu kabul edilmiştir.------- vekiller, soz alarak; Finansal tabloların tasdikine ilişkin karara muhalifiz, yazılı muhalefet şerhimizin tutanağa eklenmesini talep ederiz dedi.  1 sayfadan ibaret muhalefet şerhi alındı. (Ek.3-)<br>................<br>12.10.2023 Tarihli Genel Kurula Ait Haziran Cetvelinin İncelenmesi<br>................<br>MALİ DEĞERLENDİRMELER ;<br>Davalı Şirketin Ortaklık Yapısı;<br>Pay Sahibi\tPay Adedi\tSermaye TL\t%<br>----\t605.048,390\t605.048,390\t7,00<br>----\t74.503,40\t74.503,40\t6,70<br>-----\t69.500,00\t69.500,00\t0,25<br>--- <br>-----\t67.000,00\t67.000,00\t6,70<br>-----\t67.000,00\t67.000,00\t6,70<br>----\t67.000,00\t67.000,00\t6,70<br>-----\t25.000,00\t25.000,00\t2,50---<br>---\t9.724,10\t9.724,10\t19,45<br>-----\t9.724,10\t9.724,10\t19,45<br>...\t2.500,00\t2.500,00\t0,25<br>---\t3.000,00\t3.000,00\t0,30<br>-----\t0,01\t10\t24,00<br>TOPLAM\t1.000.000,00\t1.000.000,00\t100,00%<br>2023 Yılında Yapılan Genel Kurullar;<br>Davalı ----- 2020-2021-2022 mali yılına ilişkin 12.10.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı ertelenerek 25.10.2021 tarihinde yapılmıştır.Davacı taraf, şirketin 12.10.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda, TTK'nın 420. Maddesi uyarınca toplantının ertelenmesini talep ettiği, bu bağlamda toplantının 2, 3, 4, 5, 6, 7,8 ve 9. maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesine, 2020-2021¬2022 mali yılına ait bilanço ve kar zarar cetvelinin finansal tablolarının okunması ve müzakeresinin ertelenmesine, 2020-2021-2022 mali yılına ait karın dağıtılıp dağıtılmayacağı hususunun ertelenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların revize edilmesi hususunun ertelenmesine, karar verildiği görülmektedir.12.10.2023 tarihli olağan genel kurul da tutağındaki maddeler aşağıda tek tek değerlendirilmiştir. <br>❖ Gündemin 3 Maddesi ile alınan 2020-2021 ve 2022 yılı Finansal raporunun okunması ve görüşülmesi ilişkin md;<br>Davaya konu genel kurul tutanağına bakıldığında, gündemin 2. Maddesiyle finansal raporunun okunduğu ve müzakeresine geçildiği anlaşılmaktadır. Tutanakta; \"oylamaya geçildi 771.551,800 adet kabul oyuna karşılık-----vekillerinin 206.000,000 adet red oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği\" -----vekillerinin yazılı muhalefet şerhlerinin tutanağa eklenmesini beyan edilmiştir.\"Şirketin 2020/2021 ve 2022 yılına ait kar/zarar tablosuna bakıldığında davalı firmanın yıllarında kar ettiği görülmektir. <br>................Yapılan tespitler doğrultusunda davalı firmanın kar/zarar tutarının kurumlar beyannamesinde beyan edilen ile mizan raporu ile birbirini uyumlu olduğu iş bu yapılan tespitler doğrultusunda Genel Kuruldaki 3. Gündem maddesinin iptal edilip edilmemesi hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu<br>TK m. 515 uyarınca anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.Bu esasa dürüst resim ilkesi denilir ki TK m. 515'in kenar başlığı da bu yöndedir. Aynı ilke, TK m. 516/1 uyarınca yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu için de geçerlidir. Davacı vekili tarafından, gündemin 3. Maddesiyle finansal tablolara ilişkin sorular yöneltildiği, bunlara davalı şirket yöneticisi tarafından cevap verildiği anlaşılmaktadır.❖ Gündemin 5. Maddesi ile alınan 2020-2021 ve 2022 yılı Döneme ait Yönetim Kurulu Üyesinin İbra Edilmesi görüşülmesi ilişkin md;<br>^ İbra kararları da ağırlaşmış nisaba tabi olmayıp âdi nisaba tabidir. Hem güncel pay sahipliği yapısı hem de artırım öncesi pay sahipliği oranları dikkate alındığında söz konusu gündem maddesi için -aşağıdaki hususlarla birlikte- gerekli yetersayıların sağlandığı düşünülebilir.<br>^ Bu hususta, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ilgili \"oydan yoksunluk\" hali üzerinde durmak gerekir. İlgili hüküm olan TK m. 436/2 şu şekildedir: \"Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\"^ Bu hüküm çerçevesinde, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını, hem kendi ibralarında hem de diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında kullanamazlar.<br>^ İlgili genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, yönetim kurulu üyesinin 206.000,00 olumsuz, 771.551,800 olumlu oyla, oyçokluğuyla ibra edildiği anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan Dolayısıyla söz konusu ibra kararında, ibra edilen yönetim kurulu üyesinin oy hakkından yoksunluğunun dikkate alındığı ve oy kullandırılmadığı anlaşılmaktadır. ----vekillerinin yazılı muhalefet şerhlerinin tutanağa eklenmesini beyan edilmiştir.\" Anılanlar çerçevesinde iptale tabi bir durum olmamakla birlikte ta-kdir sayın Mahkemenize aittir.<br>❖\tGündemin 6 Maddesi ile Alınan Müdür 3 yıllık Görev süresinin görüşülmesi ilişkin mdİlgili genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, ---- aday oldukları ve yönetim kurulu üyesinin 206.000,00 olumsuz, 771.551,800 olumlu oyla, oyçokluğuyla ibra edildiği anlaşılmaktadır.<br>----- vekillerinin yazılı muhalefet şerhlerinin tutanağa eklenmesini beyan edilmiştir.\" Anılanlar çerçevesinde iptale tabi bir durum olmamakla birlikte takdir sayın Mahkemenize aittir.<br>❖\tGündemin 7. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye gibi haklarının belirlenmesine ilişkin olarak;<br>12.10.2023 Tarihli Genel Kurulda Yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye gibi haklarının ödenmemesi hususunda karar alındığı bu hususta muhalif veya şerh<br>konulmadığından dolayı bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır, Takdir sayın Mahkemenize aittir.<br>❖ Gündemin 9. Maddesi ile yönetim kurulu üyesine TK m. 395 ve 396 hükümleri uyarınca izin verilmesi hakkında;^ TK m. 395 uyarınca yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya<br>başkası adına herhangi bir işlem yapamaz.<br>^ TK m. 396 gereğince yönetim kurulu üyesi, genel kurulun izni olmaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamaz, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla giremez.^ Görüldüğü üzere yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapabilmesi veya şirketle rekabet edebilmesi için bu konuda kendisine genel kurulca izin verilmelidir; yani genel kurul, bu konuda karar vermelidir.^ Hemen belirtelim ki Yargıtay uygulaması uyarınca, bu gündem maddesine ilişkin yapılan oylamada, yönetim kurulu üyesi TK m. 436/1 uyarınca oy hakkından yoksundur.<br>^ Davaya konu genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, 206.000,00 olumsuz, 771.551,800 olumlu adet oyla oyçokluğuyla TK m. 395 ve 396 uyarınca izin verilmesi kararlaştırılmıştır.^ Yukarıda belirttiğimiz gibi Yargıtay kararlarında oy hakkından yoksun olanların oy kullanmaları halinde, bu oylar çıkarıldığında kararın yönü değişiyorsa kararın iptali gerektiği belirtilmektedir. Dolayısıyla ibra edilme kararının yönü değişmemektedir.^ Anılan nedenlerle de iptali kabil bir karar bulunmadığı kanaatindeyiz. Takdir sayın Mahkemenize aittir.<br><br>HUKUKİ TESPİTLER ;<br>ulaştırılmasına yönelik olup, bu esaslar şirket yönetimine ait bir görev olarak belirtilmiştir.Denetçinin bilgi verme yükümü yüklendiği görevden (işlevinden) doğar. Bu sebeple, denetçinin genel kurulda hazır bulunması ve denetçiye sadece sorumlu olduğu konularda soru sorulabileceği şüphesizdir. Yönetim kurulu şirket işlevi hakkında bilgi verir ve bilgi alma gündem ile sınırlı değildir. Denetçilere denetimin yapılma şekli, yani uygulanan yöntem, yerinde yönetim yapılıp yapılmadığı, sondaj yolu ile denetime hangi sıklıkta yer verildiği ve kaç uzmanın çalıştırıldığı da dahil denetime ilişkin her soru sorulabilir .Bilgi verme yükümü şirketin işlerini ve bağlı şirketleri ile hukukî ve ticarî ilişkilerini kapsar. Verilecek bilgi, hem özenli hem gerçek hem de hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır. \"Özenli\", baştan savma olmayan, sorunun karşılığı niteliğini taşıyan, ilgisiz konuları içermeyen anlamındadır. Gerçeğe uygunluk ile gerçeği aynen yansıtan doğru, yalan ve aldatıcı olmayan bilgi kastedilmiştir . \"Hesap verme ilkesine uygun\" kavramı, hesap verme konumunda bulunan bir kişinin hesap vereceği, yani sorumlu olduğu kişiye vermekle yükümlü olduğu kapsamlı, içerikli ve belgeli bilgiyi ifade eder .Bilanço, kâr zarar hesabı, yılık faaliyet ve denetçi raporlarından oluşan belgelerin tümü pay sahibinin bilgi alma hakkının kullanılması bakımından bir bütün oluşturur. Yönetim kurulunun hazırladığı raporla birlikte denetçilerin raporu da genel kurulda okunur (TTK. m. 413). Pay sahiplerinin yönetim kurulu üyelerinden istedikleri bilgiyi alamamaları halinde, genel kuruldan bu bilginin verilmesini isteyebilirler. Pay sahiplerinin yönetim kurulu üyelerinden sözlü açıklama yapma talep hakları da vardır. Pay sahibi bu hakkını kural olarak genel kurulda sözlü olarak kullanacak ve gerek yöneticiler, gerekse denetçiler tarafından cevaplandırılabilecektir. Ancak yazı ile güçlendirilebilir. TTK. m. 437/2 hükmünde bilgi alma hakkı, paysahipliği haklarının kullanılabilmesi için \"gerekli\" olması koşuluna bağlanmamıştır . Pay sahibinin bu hakkını kullanırken gerekçe gösterme zorunluluğu yoktur.Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile bilgi vermekten imtina edemez (TTK. m. 437/2).Bilgi almada, kapsamın sınırsız şekilde genişletilmesi ve ortaklığa zarar verilmesi tehlikesi büyüktür. Bilgi alma hakkının sınırının çizilmesinde, bilgi alınacak konunun önemli olmasının yanı sıra, bilgi almanın hukuki olup olmadığına da bakmak gerekir. Nitekim TTK. m. 437/2 hükmünde \"bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir\" hükmüne yer verilmiştir. Rakiplerin ulaşabileceği, çeşitli kaynaklar aracılığı ile elde edebileceği, verileri ve bilgileri kullanarak yorumlama/değerleme ile çıkarabileceği bilgiler sır olamaz. Şirket menfaatlerinin zarara uğraması, şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs.'nin kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı demektir. Zarar ile sadece malvarlığı zararı kastedilmemiştir Şirket menfaatlerinin zarara uğraması, şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs.'nin kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı demektir. Zarar ile sadece malvarlığı zararı kastedilmemiştir .<br>Kanunda, bilgi alma ve inceleme hakları paysahibine tanınan dava hakkı ile güçlendirilmiştir. TTK. m. 437/5 hükmüne göre: \"Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir\". Paysahibi sadece açık bir red halinde değil, taleplerinin cevapsız bırakılması veya cevabın ertelenmesi durumunda da hem bilgi alma hem de inceleme hakkını bir mahkeme kararı ile sağlayabilir. Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz (TTK. m. 437/6).3. Bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri incelendiğinde, davacının;-\t\"2022 yılı mali tabloları ile Faaliyet Raporu arasındaki uyuşmazlıklar, Şirket'in aynı zamanda Yönetim Kurulu üyesi olan hakim hissedar ve ilişkili diğer ortaklara verilen nakit borçlar, ----- Hesapta yer alan borç senedi, şirket kârlılığındaki sürekli düşüş gözetildiğinde, TTK 347 madde hükmüne aykırı ve imzadan yoksun olarak sunulan 2022 gelir tablosu ile faaliyet raporu arasındaki çelişkilerin tespit edilmesi\",<br>-\t\"12.10.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul 'da da sunduğu faaliyet raporunun 2 numaralı bölümünde 2022 mali yılında 1.126.188 TL tutarında kâr dağıtım yapıldığı belirtilmiştir. Şirket'in 2020,2021 ve 2022 yılları genel kurul toplantıları, 2023 yılına kadar gerçekleştirilmemiş ve olağanüstü genel kurul toplantısı da yapılmamıştır... Yönetim Kurulu'nun ... cevapta ise aynen \"Faaliyet Raporunda, Kar dağıtımı ifadesi sehven yanlış yazılmış olup, söz konusu tutar 1.126.188, 01 TL' si şirket bordrosunda kayıtlı olan Yönetim Kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere yapılan ücret ödemelerinden oluşmaktadır\" denilmiştir... Şirket'in esas sözleşmesinde Yönetim Kurulu üyelerine bir ücret ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir \",<br>-\t\"Davalı Şirket'in 2022 yılı faaliyet döneminde 509.672,39 TL net kârı olduğu Yönetim Kurulu tarafından beyan edilmiştir. Ancak, TTK m. 347 hükmüne aykırı olarak Davacılar'a imzasız bir şekilde ve excel formatında ulaştırılan 2022 yılı faaliyet dönemine ait gelir tablosuna göre net dönem kârı (-) 1.968.508,88 TL'dir. Anlaşılmaktadır ki, Şirket esasen zarar etmiştir\",<br>-\t\"Ortaklar Cari Hesabı'nda (----- numaralı hesap) 31.12.2022 tarihi itibari ile görünen 6.846.351,05 TL borçlarının, 7440 sayılı Yasa ile yapılan ve kamuoyunda \"vergi affı\" ve bu kapsamda \"kasa affı\" olarak bilinen aftan yararlandığı ve çoğunluk pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin şirketten kullandığı paraların karşılığında bu tutarların %3'ü kadar bir tutar ödenmek suretiyle şirkete olan borç kayıtlarının kapatıldığı, yine bu paranın kullanımı süresi boyunca kanunen avans faizi oranı üzerinden faiz işletilmesi gerektiği halde bu faizinde çoğunluk pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinden talep ve tahsil edilmediği, kasa affı sonucunda tahakkuk eden %3 vergi tutarının da davalı şirkete ödettirildiği, kasa affı sonucunda yönetim kurulu üyesi çoğunluk hissedarların şirkete olan bu borçlarının ve faizlerinin silindiği ve şirkete zarar yazdırıldığı, davalı şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesine verdiği Beyannameden anlaşılmıştır \",-\t\"şirket kasasından ve hesaplarından hukuka aykırı bir şekilde para alınmış ve hatta bu durum vergi affından yararlanılırken ikrar dahi edilmiştir. Oysa ki, Şirket 'in ortaklara veya üçüncü şahıslara \"iş avansı\" veya başkaca nam altında verdiği her türlü nakde verildiği günden tahsil edildiği güne kadar faiz işletilmesi yasa gereğidir\",-\t\"pay sahiplerine hiçbir kâr payı dağıtılmadığı bir zamanda, çok yüksek tutarlarda para kullandırıldığı, bu paranın uzun süre tahsil edilmediği ve faiz işletilmediği bu suretle hem Şirket 'e hem de küçük pay sahiplerine zarar verildiği, daha sonra da bu tutarların tahsil edilmeyip, 7440 sayılı Kanun kapsamında \"Kasa Affı\" olarak bilinen yöntemle çoğunluk pay sahibi yönetim kurulu üyelerinden tahsil edilmediği ve bu tutarın af kapsamında ödenmesi gereken vergisinin de Şirket'e ödetildiği, Şirket'in bir de bu şekilde zarara uğratıldığı ve diğer ortakların kâr paylarının azaltıldığı görülmüştür\",<br>-\t\"Şirket 'in her yıl zarar açıklaması ve kâr payı dağıtılmamasındaki sebepler ile kâr payından mahrum kalan ortakların Şirket'in gayrimenkullerinin ve sair mal varlıklarının hangi koşullar ve şartlar ile \"işletildiği\" veyahut kullanıldığı/kiralandığı, Şirket'in en büyük gider kalemi olan \"Yönetim Giderleri\"nin mahiyeti ve detaylı kırılımına vakıf olmaya yönelik sorular, gerek Yönetim Kurulu 'nun ibrası bakımından, gerekse şirketin kötü niyetle ve dürüstlük kuralına aykırı olarak yönetilip yönetilmediği\",-\t\"Şirket'in diğer mal varlıkları olan tapu ve araç ruhsatları da yine ticari sır öne sürülerek ibraz edilmemiştir\",<br>-\t\"----- isimli Gayrimenkulün, kira bedeli ve sair detayları ticari sır ve KVKK öne sürülerek yanıtsız bırakılmıştır. ... Bu çok değerli gayrimenkulün, Yönetim Kurulu Başkanı'na kiralanıp kiralanmadığı, ... kira bedelinin alınıp alınmadığını, alınıyorsa alınan kira tutarının güncel ve emsal kira bedellerine uygun olup olmadığını, Şirket'in mahrum kaldığı kira gelirini ve olası kira zararını, diğer ortakların mahrum kaldığı kâr payı tutarının belirlenmesi\",<br>-\t\"genel kurul kararı olmaksızın Çoğunluk Pay Sahipleri'nden ----- kaydi değeri 2.341.500 TL olan bir arsa bağışı yapıldığı öğrenilmiştir. Davalı Şirket'in kaynaklarının bu şekilde Çoğunluk Pay Sahipleri'nin kontrolünde olan ve Şirket hissedarı bulunan vakfa genel kurul kararı olmaksızın bağış yoluyla aktarılması hukuka aykırıdır\",<br>-\t\"aralarında --- bulunan ve \"---  (----)\" olarak bilinen çok büyük ve meşhur bir Îş Merkezi'nin ve etrafındaki bir çok parsellerde bulunan binaların yanı sıra, -----arsasında ----- ve ----Bloktan oluşan 12 kat ve üzeri ---- ve ---- Bloktan oluşan \"----\" olarak bilinen 2 adet iş Merkezi'nin, ---- bulunan 40 dönümlük arsanın, ----- içinde ve diğer şehir ve ilçelerde bulunan daha bir çok taşınmazın malikidir. Şirket yatırım yapmamakta olup, tek faaliyeti işbu taşınmazlardan kira geliri elde etmektir. Şirketin Genel Kurula sunduğu bilançolar incelendiğinde, şirketin görünüşte yıllık 20 milyon TL kadar bir geliri ve hayatın olağan akışına aykırı biçimde neredeyse bir o kadar da İşletme ve Yönetim gideri bulunduğu görülmüştür. Şirketi de hakim hissedarlardan oluşan yönetim kurulu yönetmektedir. Yönetim kurulu üyeleri dahil, akrabaları da şirkette sigortalı olarak çalışıyor görünmektedir. Şirketin mal varlığı 100 Milyon USD'nin üzerindedir.... Bu kadar değerli mal varlığı olan ve tek faaliyeti kira toplamak olan bir şirketin 100 Milyon Dolarlık taşınmazlardan bir yılda 20 milyon TL gibi düşük bir kira gelir elde etmesi ve aynı tutarda da yönetim gideri olması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, makul bir yanı da yoktur. Şirket, geçmiş yıllarda kâr etmesine rağmen 10 yılı aşkın süredir hiç kâr dağıtmamıştır... kâr payı almasının önüne geçen bu giderlerin ne olduğunun tespiti\",- \"kâr payı dağıtımının önüne geçen gider kalemlerini, yönetim maliyetlerini ve cirodaki düşüşün kötü yönetim veya şirket faaliyetlerinden kaynaklı olup olmadığının tespiti için, hayatın olağan akışına uygun olmayacak ölçüde yüksek yönetim giderlerinin de ayrıca aydınlatılması gerekmektedir. Zira, neredeyse sadece kiralama faaliyetinde bulunan Davalı Şirket'in nasıl 20.509.812,76.-TL giderinin olduğu anlaşılamamaktadır\"<br>şeklindeki davacının iddialarına tatmin edici cevaplar verilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorulan sorulara cevap verme yükümlülükleri bulunduğundan, bu yükümlülük ancak ticari sır niteliğindeki bilgilerin verilmemesiyle sınırlı olduğundan, somut olayda birtakım sorulara hiç yanıt verilmediğinden, bir takım sorulara çelişkili yanıtlar verildiğinden, bazı sorular için de tatmin edici cevaplar verilmediğinden, davacının yukarıda belirtmiş olduğu konular ile ilgili olarak bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmaktadır.<br><br>SONUÇ VE KANAAT<br>Yukarıda ayrıntılarıyla arz ettiğimiz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, davacının yukarıda (Hukuki Tespitler bölümünün 3 numaralı bendinde) belirtmiş olduğu konular ile ilgili olarak bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktadır....\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. <br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede rapora karşı beyanlarda bulunularak karar verilmesi istenmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile savunmalar doğrultusunda rapora itiraz edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmiştir.Davanın niteliği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor, yasal düzenleme ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde temin edilen raporun davanın aydınlatılmasına yeterli olduğu, itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat bitirilmiştir.<br>Sonuç olarak ilgili 12/10/2023 tarihli genel kurul tutanağı, cevapların teslimine ilişkin posta evrakı, ileri sürülen sorular, verilen cevaplar, temin edilen dosya kapsamına uygun ve mahkememizce de yeterli görülen bilirkişi heyeti raporu ile bilirkişi heyetinin isabetli görülüp iştirak edilen kanaati, yukarıya aynen aktarılan ilgili yasal düzenleme ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde raporda hukuki tespitler bölümünün 3 numaralı bendinde belirtilen sorular yönünden davanın rapor doğrultusunda sübuta erdiği, bu kapsam dışındaki sorular yönünden davanın sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın bu doğrultuda kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Davanın KISMEN KABULÜ İLE; TTK'nın 437/5 maddesi gereğince, davalı şirketin genel kurul toplantısında sorulan sorulardan bilirkişiler Dr. ----- ve ----- tarafından müştereken hazırlanan 15/07/2024 işlem tarihli (raporun altında zuhulen yazılan 18/07/2021 tarihli) raporun hukuki tespitler bölümünün 3 numaralı bendinde belirtilen sorularla ilgili davalı şirket merkezinde, davacı tarafından belirlenecek en fazla 3 adet uzmana tevdi edilmesi suretiyle davacının BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKINI KULLANMASINA,Yukarıdaki kapsam dışında kalan sorular yönünden davanın reddine,TTK. Madde 437 düzenlemesine bağlı olarak gelir tablosuyla bilançonun bir suretinin inceleme sırasında alınabilmesine,Yukarıdaki 3 nolu hüküm fıkrası dışında kalan belge örneği alınmasına yönelik talebin reddine,<br>İnceleme için davalı şirket tarafından uygun bir yer teminine,<br>Teslim olunan  kayıtlar ve belgeler hakkında bilgi verebilecek bir şirket çalışanının davalı şirket tarafından görevlendirilmesine ve bu çalışanın kontrolünde ve güvenliğinde olmak üzere bu çalışan emrine bir bilgisayar tahsis edilmesine,Davacı tarafından kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde uzmanların ve incelemeye başlama gününün belirlenerek noter kanalıyla davalı şirkete tebliğine, (bu tebliğ işlemi ile incelemeye başlama günü arasında davalının gerekli hazırlıkları yapması bakımından en az (3) iş günü bulunması gereğinin gözetilmesine),<br>İncelemenin belirlenen günden başlayarak en çok bir birini izleyen 5 iş günü içinde mesai saatleri içinde yapılıp sonuçlandırılmasına, (7.maddeye göre davalıya yapılacak tebliğ ile inceleme günü arasında öngörülenden kısa süre kalırsa sürenin 3 iş gününün bitiminden başlamasına),Yukarıda 1 nolu hüküm fıkrasında belirtilen raporun bu kararın eki sayılmasına, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 158 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafça peşin ödenen toplam 578,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 20.822,75‬ TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 11.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,Kısmen kabule bağlı olarak davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Kısmen redde bağlı olarak davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Artan avansın ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı, aleni olarak yapılan yargılama sonunda, TTK'nun 437/5. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f79dc2a55fc5e3c03cd281cbb93d04a","SID":"4e8278be3c6a4fd0"}}