{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/77 <br>KARAR NO: 2024/1439<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2021<br>NUMARASI: 2019/556 Esas 2021/707 Karar <br>DAVA: Genel Kurul Kararının İptali<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihinde  yapılan genel kurullarında TTK'nın 420.maddesi gereği toplantı başkanının, toplantıyı bütünüyle ertelemesi gerektiğini, 16.01.2019 tarihli genel kurulda yönetim kurulu seçimi yapıldığı, 16.01.2019 tarihli genel kurulda  yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın batıl olduğunu, 19.02.2019 tarihli genel kurul kararının davalı şirket tarafından tescil ve  ilan ettirilmeyerek mevzuata aykırı hareket edildiğini, tutanağın şeklen eksiklik içerdiği ve tüm hazirunun imzasının bulunmadığını,müvekkilleri tarafından 19.02.2019 tarihli tutanağın 5.maddesinde belirtilen ve iletilen sorulara cevap verilmediğini,olumlu ve olumsuz oylarının ayrıştırılmadığını belirterek 16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihli genel kurul kararlarının tümünün yokluk ve batıl olduğunun tespitine, aksi halde kararların iptaline, ayrıca şirketin uğradığı zararın bilirkişiler marifetiyle tespiti ile davalılardan TTK 555 vd maddelerince tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>TEFRİK: Davacının davalılar ..., ... ve ...'a karşı açtığı yönetici sorumluluk davasının bu davadan tefrikine karar verilmiş olup yönetici sorumluluk davasına mahkemenin 2020/603 esasında devam edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;16.01.2019 tarihli ve 19.02.2019 tarihli toplantıda 5 ve 6 nolu kararlar dışında alınan kararlarda davacıların olumsuz oy ve muhalefet şerhi bulunmadığını, vekilleri aracılığıyla temsil edilen davacıların iştirakiyle gerçekleşen 16.01.2019 tarihli genel kurulda görüşülecek 5.maddesinde yer alan finansal tabloların ve gündemin 6.maddesinin görüşülmesinin davacıların istemi üzerine TTK'nın 420.maddesine uygun olarak bir ay sonraya ertelendiğini, 19.02.2019 tarihli toplantıya ilişkin çağrı ve ilanın TTK ilgili maddelerine uygun olarak yapıldığını, davacının iddiasının aksine, yönetim kurulu üyelerinin seçiminin finansal tabloların görüşülmesine bağlı konulardan olmayıp finansal tabloların okunması ve tasdiki ile görüşülmesi ertelense dahi yönetim kurulu seçimi yapılabileceğini, genel kurulda gündemin 7. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçiminin görüşülerek davacıların olumlu oylarıyla oybirliği ile karar verildiğini,16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihli oturumlarda alınan genel kurul kararlarında, TTK bakımından tescil ve ilana tabi bir husus bulunmadığını, genel kurul kararlarının TTK'nın 522/1 hükmüne uygun olduğunu, 16.01.2019 tarihli toplantıda görüşülen hususların davacıların olumlu oylarıyla karara bağlandığını, ertelenen 19.02.2019 tarihli tutanağın 5.maddesinde faaliyet raporu, bilanço, kar ve zarar hesapları okunarak davacılar tarafından yöneltilen soruların tutanağa geçirildiğini, müzakeresinin yapılıp, oylamaya sunularak davacıların olumsuz oyları ve muhalefet şerhleri ile  oy çokluğu ile tasdik edildiğini, 6.maddesinde de davacıların olumsuz oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiklerini,ilk toplantıda karara muhalif kalma koşulunun gerçekleşmediğini, ikinci oturumda ise yalnızca 5 ve 6 nolu toplantı maddelerinde davacıların olumsuz oyları ve muhalefetleri olsa da yeterli nisapla alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; TTK'nın 413/3 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılacağı, ayrıca aynı kanunun 424. maddesinde bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının, aksine açıklık bulunmadığı takdirde  ibra sonucunu doğuracağının ifade edildiği, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi durumunda, yönetim kurulunun ibrası ile bunların görevden alınması ve seçiminin de ertelenmesi gerektiği,davacıların 16/01/2019 tarihli toplantıya vekaleten katıldıkları ve bu toplantıda davacıların olumlu oyları ile yeni yönetim kurulunun seçildiği, her ne kadar 16/01/2019 tarihli genel kurulda TTK nın 420.maddesi kapsamında 1 ay erteleme kararı alınmasına rağmen genel kurulda yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin TK.nun 443.maddesindeki sürelere bağlı olmaksızın ileri sürülebilecek şekilde mutlak butlanla batıl olduğu değerlendirilmekte ise de davacıların yeni yönetimini seçimine ilişkin olumlu oy kullandıktan sonra, bu genel kurulda alınan kararın butlanla batıl olduğu iddialarının TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğu, her iki toplantı tutanağında genel kurulda sorulan soruların, verilen cevapların, alınan kararların, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yer aldığı,tutanaklarda hukuka aykırılık bulunmadığı,dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından iptal taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; TTK'nın 420. maddesi gereğince genel kurulda alınan karar gereği finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi halinde buna bağlı olan yönetim kurulu seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, yeni yönetime seçilen ..., ... ve ...'ın esaki yönetim kurulunda da yer alması ve toplantının ertelenmemiş olması nedeniyle 16/01/2019 tarihli genel kurul kararının batıl olduğunu, somut olayda TMK'nın 2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığını, karara olumlu oy kullanılmasının sonradan geçersiz olduğunun ileri sürülmesine engel olacağına dair bir içtihat bulunmadığını, mahkemenin kararının içtihatlara aykırı olduğunu, 16/01/2019 ve 19/02/2019 tarihli genel kurul kararlarının TTK'nın 422. maddesine aykırılık içermediği tespitinin eksik ve yetersiz olduğunu, toplantıların sözleşmeye uygun bir şekilde yapılmadığını,alınan kararların  yok hükmünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalı anonim şirketin 16/05/2018 tarihli genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Davacılar; ilk olarak, şirketin 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin 16/01/2019 tarihli toplantıda azlığın istemi üzerine TTK'nın 420. maddesi gereğince finansal tabloların ve buna bağlı konular yönünden toplantının ertelenmesine rağmen finansal tablolarla bağlantılı olduğu halde aynı toplantıda yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararının batıl olduğunun tespitini talep etmektedir. TTK nın 420/1. maddesi, finansal tabloların ve buna bağlı konular yönünden toplantının ertelenmesini düzenlemiştir. Bu hüküm uyarınca erteleme talebi finansal tabloların görüşülmesi ve buna bağlı konular bakımından toplantının ertelenmesi sonucunu doğurmaktadır. Erteleme kapsamındaki gündem maddeleri yönünden azlığın kararı ile toplantı ertelendiğine göre artık finansal tablolar ve bağlı konular yönünden genel kurul toplantısından söz edilmemesi gerekir. Başka bir deyişle erteleme yönündeki azlık kararı iptal edilmeden bağlı konular ihtiva eden gündem maddelerinin görüşülmesi hukuken mümkün olmayacağından erteleme talebi dikkate alınmaksızın finansal tabloların görüşülmesine bağlı olduğu kabul edilen konularda alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin gündemin finansal tablolara bağlı olup olmadığının tespitinde ise yönetim kurulunun görev süresinin dolup olmadığına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 413/3 maddesi hükmü, yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi halinde buna ilişkin gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddesi ile bağlantılı olmasını öngörmektedir. Aksi halde, yani dava konusu genel kurulda olduğu gibi görev süresi dolan yönetim kurulu üyeleri yerine yenilerinin seçimi halinde, bu gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesi ile bağlantılı kabul edilmesi söz konusu değildir. Yargıtay'ın içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 11 HDnin 11/06/2024 tarih, 2023/1051 esas 2024/4921 karar sayılı ; 16/02/2021 tarih, 2020/1589 esas 2021/1257 karar sayılı ilamları ). Somut olayda, şirket yönetim kurulunun 3 yıl süre ile  en son 15/12/2015 tarihli genel kurul toplantısında seçildiği, toplantının yapıldığı 16/01/2019 tarihinde yönetim kurulunun görev süresinin dolduğu dikkate alındığında TTK'nın 413. Maddesinin somut  olayda uygulama yeri bulunmadığı, kararın batıl olmadığı, davacıların da kararın alınmasında olumlu oy kullandığı, iptale ilişkin ise 3 aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 19/02/2019 tarihli genel kurulda ise faaliyet raporu, mali tabloların onaylanması, eski yönetim kurulu üyelerinin ibrası görüşülmüş olup, faaliyet raporu ve mali tablolar onaylanmış, yönetim kurulu üyeleri oy çokluğu ile ibra edilmiştir. Davacılar hem 16/01/2019 tarihli hem de 19/02/2019 tarihli genel kurul kararlarının TTK'nın 422/1 hükmüne aykırı olduğunu, tutanaktaki tüm maddelerin tek tek irdelenmediği, oy kullanan tarafların maddeler şeklinde olumlu ve olumsuz oylar ayrıştırılmadan genel ifadelerle belirtildiğini ileri sürmüştür.Ancak her iki toplantı tutanağında da genel kurulda sorulan soruların, alınan kararların, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayıları yer almaktadır. TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Somut olayda yönetim kurulu üyesi olan ..., ..., ..., ..., ... dışındaki diğer ortaklardan ... Enerji A.Ş.'nin 840 (840.000) olumlu oyuna karşılık, davacı ...'in 392 (392.000) oyu dikkate alındığında ibra kararı için yeterli çoğunluk sağlanmıştır. Genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik talebin ise; davanın TTK'nın 443 maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı dikkate alındığında iptale ilişkin talep yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ffb6689ad5d19766b27d2507130a7b7","SID":"4af5f7182416ab4c"}}