{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2023/472 Esas<br>KARAR NO: 2024/647<br>DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ: 22/06/2023<br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 03/05/2006 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin faaliyete geçmesiyle birlikte bir süre müvekkilinin herhangi bir olumsuz durumla karşı karşıya kalmadığını ancak belli bir süre sonra ise (özellikle 2010 yılından itibaren) şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan olan ...'dan bilgi alamaz hale geldiğini, tüm bunlara ilave olarak şirkette kar dağıtımı yapılmaması, bilançoların şeffaf bir şekilde Müvekkiline gösterilmemesi ve şirketin kanunen yükümlü olduğu muhtelif işlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hakkında müvekkiline malumat verilmemesi sebepleriyle bu ortaklık ilişkisinin sürdürülmesi müvekkili açısından çekilemez bir hale geldiğini beyan ederek öncelikle davanın kabulüne, müvekkili davacının davalı şirketteki ortaklık ilişkisinden çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya  tahmiline ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 638/2 maddesi kapsamında Limited Şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkindir. <br>Dava, TTK 1521. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olup dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra, HMK.320.maddesi uyarınca ön inceleme duruşmalı olarak yapılıp uyuşmazlık noktaları tespit edildikten sonra taraf kanıtları toplanıp, tahkikat aşamasında bilirkişi incelemeleri yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ----------- ve vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, davacı vekili tarafından sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 05/12/2023 tarih --------- sayılı yazısı ile verilen yanıt ekindeki belgeler incelendiğinde, Davalı ...nin, ----------- Ticaret Sicili Memurluğu’nda ----------- sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, davacı ile birlikte ...'ın ortağı bulunduğu, şirketin müdürünün 03/05/2006 tarihinden bu yana 10 yıl süreyle ortaklardan ...'ın münferit yetkili ortak olarak belirlendiği, şirketin son tescilinin 10/06/2010 tarihinde yaptırdığı, şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak herhangi bir hükmün düzenlenmediği görülmüştür.Celp edilen ----------- Vergi Dairesi kayıtlarında davalı şirketin 03/05/2006-30/05/2014 dönemi arasında mükellef olarak kayıtlı olduğu, 12/2013 dönemi KDV, 01/2014-12/2014 dönemi kurumlar ve 04/2014-06/2014 dönemi kurum geçici beyannamelerini vermediği, 30/11/2023 tarihi itibariyle vergi aslı 3.494,18 TL, gecikme zammı 102,91 TL olmak üzere 3.494,18 TL vadesi geçmiş vergi borcunun bulunduğu yönünde yazı cevabı verildiği görülmüştür.Yine celp edilen --------- ------------ Müdürlüğü'nün 01/12/2023 tarihli yazı cevabında ise davalı iş yeri hakkında denetim olmayıp 01/12/2023 tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı belirtilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ortaklıktan çıkma isteğinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 638 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” hükmüne havidir. Söz konusu ikinci fıkra, aynen 6762 sayılı Kanun’un 551 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünde olduğu gibi, ortağa haklı sebeplerin varlığında, çıkma davası açabilmesi olanağı sağlamıştır.<br>Davalı şirketin ana sözleşmesinde, bir ortağın tek taraflı iradesi ile şirketten çıkabileceğine dair hüküm öngörülmediğinden TTK m.638/2 hükmü uyarınca ancak haklı sebeplerin varlığı halinde, şirketten ayrılma hakkı doğan ortak, şirketten ayrılmasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilmektedir.Bilindiği üzere, limited şirket bir sermaye ortaklığıdır. Ancak, anonim şirketlerden farklı olarak, ortakların kişiliklerinin de önem arz ettiği ve kişisel unsurları da bünyesinde barındıran bir ortaklık türü olarak Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bir ortağın haklı sebebe dayanarak şirketten çıkma hakkı, mutlak ve vazgeçilmez bir hak olup, bütün ortaklara eşit olarak sağlanmıştır.Haklı sebepler, limited şirket ortaklarının bir araya gelmelerini sağlayan maddi ve kişisel sebepleri ortadan kaldıran böylece şirketin amacına ulaşmasını imkânsız kılan ya da ciddi bir şekilde güçleştiren ya da amacını tehlikeye sokan nedenlerdir. Doktrinde de haklı sebep, hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim ve dava yolu ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek veya değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur şeklinde tanımlanmıştır.Yukarıda arz ve izah edilen sebepler, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller kapsamında davalı şirketin--------- kayıtlarında herhangi bir borcu bulunmuyor ise de vergi dairesi kayıtlarında borçluluk durumunun devam ettiği, davalı şirkete çıkarılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi uyarınca yapıldığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş ise de anılan tebligat usulü ile birlikte münferiden yetkili kılınan ortağın diğer ortak olduğu hususu ve defter ve kayıtlara ulaşılamayacağı ile HMK m.30 hükmü gereğince usul ekonomisine ilişkin ilkeler de gözetilerek ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin ara kararın dosyanın çözüme katkı sağlamayacağı, davacı iddiaları ve toplanan delillerin yasanın aradığı anlamda bir haklı sebep teşkil edeceği, davacının şirketten çıkma halinde pay isteğinin bulunmadığı, şirket ortak sayısı ve bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde çıkma kararının şirketin hukuki ve fiili durumu üzerinde yasal hükümler çerçevesinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davacının çıkmasına izin verilmesi için yeterince haklı sebep oluşturduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kabulü ile, davacı ...'in ----------- Ticaret Sicil Memurluğu'nun ----------- sicil numarasına kayıtlı davalı ----------- Şirketi ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, <br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 238,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 598,55TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,<br>6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>İlişkin olarak davalının yokluğunda davacı vekilinin  yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık  yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1700e849729b2b9e0a2d75ec22f03a18","SID":"7f38558259ebc1f5"}}