{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/337 <br>KARAR NO\t: 2024/701<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı -----, idaresindeki ---- plakalı araç ile 04.06.2019 tarihinde ---- mahallesi yönünden ----- mahallesi yönüne seyir halindeyken müvekkilinin eşi ---- sevk ve idaresindeki----- plakalı araca çarptığını, davalının bu fiili müvekkilinin eşi  --- ile 2 yaşındaki kızı   ----- ölümüne, müvekkili ---- ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu,  ayrıca müvekkilinin ölen eşine ait---- marka aracının da bu olayda pert olduğunu, davalı ----- kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, trafik kurallarını ihlal edici ağır kusurlu davranışları bu kazanın olmasına yol açtığını, olayla ilgili yargılama sonucunda; ---- Ağır Ceza Mahkemesi ----esas numaralı dosyasında davalı ---- 5 yıl 11 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85/1. maddesine göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yine KTK m.91/1'e göre işletenlerin, bu kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu, bu madde ile sigorta şirketi işletenin aynı yasanın 85/1. Maddesinde öngörülen hukuki sorumluluğunu üzerine almış bulunmakta olduğunu, davalı ----- Şirketi kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenlediğini, bu nedenle, davalılardan ---- sürücü,  ----- araç sahibi ve  ----- Şirketinin de poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla sigorta eden sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,  TBK m.53 ölüm hâlinde uğranılan zararları saydığını, 3. bentte ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar hükmüne yer verdiğini, kazada vefat eden -----38 yaşında, ülke çapında faaliyet gösteren bir marketler  zincirinde çalışmakta olduğunu, aynı zamanda babasından kalan toprakları da işleyen biri olduğunu, ---- ölüm olmasaydı. yaşamın ve olayların normal akışı içinde mevcut bakma ilişkisi uyarınca eşi  olan davacı müvekkiline bakması beklenen kimse olarak tanımlanan varsayımlı destek olduğunu, ---- hayatının en verimli çağında olduğunu, kendisini ve ailesinin geçimini rahat bir şekilde sağlamakta olduğunu, küçük   ----- için de; ölüm olmasaydı, yaşamın ve olayların normal akışı içinde kurulacak bakma ilişkisi uyarınca bakması beklenen kimse olarak tanımlanan varsayımlı destek olduğunu, ----- iyi bir eğitim görüp meslek sahibi olmasının  pek mümkün olduğunu, her halükarda ise----- gelir getiren bir işte çalışarak ailesine destek olacağı, ileride onlara bakacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte yardım sağlayacak olan kimse destek sayıldığını, diğer yandan. genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı da çocuğun büyüdüğünde anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını gösterdiğini, çocuğun anne veya babasına hiç destek olamayacağı kabul edilemeyeceğini, çünkü desteğin mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabileceğini, bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabileceğini tüm bu nedenlerle  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve şimdilik kaydıyla 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve pert olan ---- plakalı araç için 10.000.00 TL, (Onbin TL) tazminatın davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı kalması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkili ----- verilmesine, tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve şimdilik kaydıyla 5.000.00 TL (Beş Bin Türk Lirası) İş görememeye ilişkin tazminatın davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı kalması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkili  ----- verilmesine, tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yaşanan manevi acının bir nebze karşılığı olması için 200.000.00 TL (İkiyüz Bin Türk Lirası) manevi tazminatın davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkili ----- verilmesine verilmesine, tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı----Vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle  başvuru sahibi dava açmadan önce usuli işlemler gereği müvekkili şirkete başvurduğunu ancak bu başvuru eksik evrak ile yapıldığıdan kendisinden eksik evrakların temini talep edilmiş ise de bu taleplerine dönüş yapılmadığını,  gereken belgeler sunulmadığından müvekkili sigorta şirketine başvurusunu usuli olarak tamamlamayan davacının başvurusunun usulden reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet vererek, davacının aracının perte çıkmasına, destekten yoksunluğuna ve malul kalmasına neden olduğu iddia edilen, ---- Plakalı aracın müvekkili ----- nezdinde TRAFİK sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,  geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin Trafik Sigortası Genel Şartları, Poliçe Özel Şartları ile Karayolları Trafik Kanunu hükümleri itibariyle, poliçe teminatına dâhil  olmadığını, davacının maddi tazminat taleplerinin sadece tedavi masrafları ve sürekli sakatlık hallerinde poliçe teminatı dâhilinde değerlendirilebilecek olduğunu, söz konusu taleplerinin makbul ve muteber belgelere dayanması gerekli olduğu gibi, bu hususun miktar ve kusur yönünden mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonunda tespit edilmesi gerekli olduğunu,  ZMMS genel şartları uyarınca; bakıcı giderleri sağlık gideri teminatı kapsamından çıkarılarak sürekli sakatlık teminatı kapsamına dâhil edildiğini, ayrıca zmms genel şartlarında teminat kapsamında sayılmayan geçici işgöremezlik tazminatının da artık sigortalı tarafından talep edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını,   davacının maluliyet tazminatı taleplerinin artık sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan sakatlık raporunu kabul etmediklerini,  yargılama makamı olan mahkeme tarafından Yargıtay İçtihatlarına uygun, sakatlık oranını belirleyen rapor aldırılmasını talep ettiklerini tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan  davanın reddine,  davacının iddia ettiği maluliyet miktarının ve illiyet bağının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan maluliyet raporu alınmasına karar verilmesini, “Kusur oranı” ve “Tazminat miktarı”nın tesbiti yönünden mahkemece hazineye kayıtlı bir aktüer tarafından bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tarafları ----- ikamet etmekte olduklarını, dolayısıyla müvekkillerine yöneltilen işbu haksız dava için yetki itirazında bulunduklarını, kanun koyucunun, çok sık karşılaşılan ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları sebebiyle oluşan zararların giderilmesine yönelik hükümler koyduğunu, buna göre zararların tazmini için birtakım işlemlerin yapılması ve öncelikle zorunlu olarak sigortaya yazılı şekilde başvuru yapılması gerekmekte olduğunu, başvurunun usule uygun olmayıp eksik yapıldığını, eksikliğin tamamlanması için süre verilmeksizin davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97’de aynen “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hükmü yer almakta olduğunu, sigorta kuruluşuna ön başvurunun dava şartı olduğunu, ön başvurunun usulüne uygun yapılmadığını,, gereken prosedür izlenmeden müvekkillerine yöneltilen davanın haksız olduğunu, ayrıca davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu, bu durumun yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle de sabit hale geleceğini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarının uğradığı zararların ötesine geçmekte, adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüşmekte olduğunu, bu sebeple davacının maddi tazminat taleplerine itiraz ettiklerini, aynı şekilde manevi tazminat, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, ancak davacının talep ettiği miktarın elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkiline yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettiklerini tüm bu nedenlerle  davanın önce usulden, usul itirazlarımız kabul edilmezse müvekkilleri açısından esastan reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce taraf delilleri toplanmış; ----. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden, dava konusu kazaya karışan --- ve---- plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 04/06/2019 tarihi itibariyle tescil bilgileri ----- Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'den, davacı ---, müteveffalar   ---- ve  ----   04/06/2019  tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu  ölümleri nedeniyle eş ve çocuklarına toplu yada aylık ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemeler için kurumun rücu hakkının bulunup bulunmadığı, rücu hakkının bulunması durumunda bu ödemelerin peşin sermaye değerlerinin ne olduğunun bildirilmesi ve  04/06/2019 kaza tarihinde SGK' ya tabi bir işte çalışıp çalışmadıkları, çalışıyorlar ise hizmet cetvelleri ile işyeri şahsi sicil dosyalarının onaylı suretleri Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan,   davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise buna dair belgenin onaylı suretinin ve ----- numaralı sigorta poliçesinin onaylı sureti ile varsa ödeme/hasar dosyasının onaylı sureti, davacı tarafın herhangi bir başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuruda bulunmuş ise başvuru evrakları ile  davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususları ----,  04/06/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle görmüş olduğu tüm tedavi ve tetkiklere ilişkin bilgi, belge ve kayıtları  ---- Hastanesi'nden, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nden  ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş,  dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların yüzdelik kusur tespiti için ve müteraik kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden, kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacı asilin maluliyetine yönelik olarak  -----İhtisas Dairesinden  ayrı ayrı raporlar alınmış,   sonrasında ise aktüerya uzmanı bilirkişiden tarafların tüm iddia ve savunmaları dikkate alınarak davacıldesteğinin geçirdiği kaza nedeniyle davacıların uğradığı destek zararı bulunup bulunmadığı ile davaının uğradığı geçici ve sürekli maluliyet nedeniyle zararı bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkin, ek rapor alınmasına gerek bırakmayacak, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte rapor  alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.<br>Davacı vekili  08/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını 2.680.717,71 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 36.044,55 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 447.024,00 TL olarak ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.Mahkememizin 02/10/2024 tarihli celsesinin ----nolu ara kararı uyarınca dosyanın geldiği aşama itibariyle yargılamanın daha sağlıklı yürütülebilmesi için davacının araç hasar bedeline ilişkin talebinin iş bu dosyadan HMK 167. Maddesi uyarınca tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydına karar verilmiştir.Dava, ölümlü  trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Davanın dayanağı, maddi tazminat açısından TBK'nin 49/1, 53/1 f.-3.bent ve 55/1, 2918 sayılı KTK'nin 99/1. Maddeleri, manevi tazminat açısından TBK'nin 56. Maddesidir. Dosya kapsamına göre, kaza 04/06/2019 tarihinde, davalı  ---- adına tescilli bulunan ve davalı   ---- tarafından sevk ve idare edilmekte olan---- plakalı araç ile, ---- istikametinden ---- istikametine doğru köy yolu üzerinde seyir halindeyken yolun 2km+500m'sindeki eğimli-virajlı yol bölümünde aracının hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne geçtiği sırada aracının ön kısımlarıyla, karşı yönden gelen maktül sürücü --- idaresindeki ---- plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması  neticesinde davacının yaralanmasına ve davacı desteklerinin ölümüne sebep olduğu, mahkememizce alınan kusur raporuna göre davalı sürücü  ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda da sürücü  ---- asli  kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı görülmüştür.<br> Davalı sürücü   ---  sevk ve idaresinde olan ----  plakalı araç, kaza tarihi itibariyle davalı   ----  adına kayıtlı olup, davalı -----. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalıdır.TBK'nun 53/3. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması icap eder. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir.Bu ilkeler ışığında aktüerya uzmanı bilirkişi  ----- tarafından düzenlenen 26/10/2023 tarihli rapor ile Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonrasında verdiği ---- esas, ----- karar sayılı güncel ilamı gereğince TRH 2010 tablosu ve prograsif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki  gelirlerin her yıl için  %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle hesap yapılmak suretiyle, davacının hem kızı -----, hem de eşi ----- dava konusu trafik kazasında vefatı nedeniyle  yoksun kaldığı destekten kaynaklanan maddi zararları  ayrı ayrı hesaplanmış,  aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 26/10/2023 tarihli  raporda yapılan  hesaplama dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmış, davacının ıslah talebi  de dikkate alınarak, davacının destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden davanın  kabulü ile  toplam 2.680.717,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacıya ödenmesi yönünde karar verilmiştir.Davacının aynı kazada yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde de; ATK tarafından verilen maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hakkında yönetmeliği dikkate alındığında davacının % 7 oranında vücut engellilik oranının bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda davacının  Geçici İş Göremezlik zararının 36.044,55 TL,  Sürekli İş Göremezlik zararının ise 2022 Yılı Sonrası Dönemlerde eski adıyla AGİ ‘ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 376.341,17 TL olacağı,  davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan davacının maddi zararının poliçe limiti dahilinde kalan 360.000,00 TL' lik kısmından sorumlu olduğu işbu miktarı aşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığı hususları ve davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınarak maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 36.044,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 376.341,17 TL'Lik sürekli iş göremezlik tazminatının davacıya  ödenmesine dair karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine  başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak eksik  belge ile  müraacat yapılmış olup bu halde dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü  gerekmekle birlikte, yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda, davalı -----yönünden faiz başlangıç tarihi olarak  03/06/2021 dava tarihi kabul edilmiş; kazaya sebebiyet veren aracın hususi nitelikte olmasına göre yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.<br>Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurularak, davacının hem eşi ve çocuğunun vefatı, hem de kendi yaralanması nedeniyle elem ve ıstırap söz konusu olacağından, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak sebepsiz zenginleşmeye mahal vermeyecek şekilde uygun miktar manevi tazminata hükmedilmek suretiyle  aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.<br><br>HÜKÜM\t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.680.717,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 36.044,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 376.341,17 TL'Lik sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ----- yönünden (poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile ) 03/06/2021 dava tarihinden, davalılar ----- yönünden 04/06/2019 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-)Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-)Alınması gereken 221.536,39  TL nisbi harçtan başlangıçta alınan 768,49 TL peşin  ve 10.721,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 210.046,90 TL harcın davalılardan  (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-)Davacılar tarafından yapılan 836,29‬ TL dava açılış masrafı, 10.721,00 TL ıslah harcı ve 8.402,10 TL yargılama masrafından ibaret toplam 19.959,39 yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 18.163,36 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak  davacılara verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-)Davacı  kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan  292.655,17 TL vekalet ücretinin  davalılardan  (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)  alınarak  davacıya  verilmesine,<br>6-)Davacı  tarafın açtığı maddi  tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalılar  kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin  davacı'dan alınarak  davalılara ödenmesine,<br>7-)Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar  ve ----- alınarak  davacıya  verilmesine,<br>8-)Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalılar ------ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar   ve----- verilmesine,<br>9-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.329,62 TL'sinin  davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,  kalanının  davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>10-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>11-)Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne,  davalılar vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fb74cc5a62c622e57d936f1599452ac","SID":"83edbe090efee2b7"}}