{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/618 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/100 Karar<br><br>DAVA\t: Öz Sermaye Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 01/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br>G.K. YAZILDIĞI TARİH \t : 02/10/2024<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Şirketlerinin ortaklarından ....’in maliki bulunduğu İstanbul ili ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada, .... Parsel numaralı 6.383,27 m2 tarla niteliğindeki taşınmazın tamamını, sermaye artışında kullanmak üzere şirkete ayni sermaye olarak konulacak olduğunu, TTK’un 343. maddesi hükmünce ayni sermaye olarak konulacak taşınmazların şirket merkezinin bulunacağı yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilmesi gerektiği hükme bağlanmış olduğunu, bu nedenle, dosyaya sundukları tapu senedine konu edilen İstanbul ili Çatalca İlçesi, .... Mahallesi .... Ada, ... Parsel numaralı 6.383,27 m2 tarla niteliğindeki taşınmazın mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesine bağlı olarak tespitini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br><br>Dava, davacı şirketin öz sermayesinin tespiti istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen  kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir. <br>Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka  göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan  yararlanma  ehliyetine  sahip  olan,  taraf  ehliyetine  de  sahiptir.  Buna  göre  tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları  kullanma  ehliyetine  göre  belirlenir.  (HMK  md. 51)  Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, \"sıfat\" yerine \"husumet\" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden  nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının  bulunup  bulunmadığı  ile  ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının  yargılama  sonuna  kadar  devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı  tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara  alınması gerekli hukuki bir durumdur.<br>Somut uyuşmazlıkta, şirkete ayni sermaye olarak konulacak taşınmazın malikinin dava dışı ortak .... olduğu dava dilekçesinde belirtildiğinden, davacı şirketin taşınmaz maliki olmadığı, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle  reddine karar  verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davacı tarafça harç peşin yatırıldığından, harç konusunda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>3-Dosyaya avans yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 02/10/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalı<br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Katip ...<br>¸e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73241c4727abf40946e31ff7cf286823","SID":"75b3d80ced28a65d"}}