{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/156 Esas<br>KARAR NO: 2024/613<br>DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 28/02/2024<br>KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA  : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ve davalıların ----------Ş. Firmasında ortak olduklarını, ana sözleşmeye göre beheri 25 TL değerinde 2.000 paya ayrılarak 50.000 TL tamamı ödenmiş sermaye  ile ------------ tarafından kurulduğunu, 2019-2020-2021 dönemlerine ilişkin Genel Kurulun 14.09.2022 tarihinde yapıldığını, 6. Maddesiyle --------- üyeliklerine ---------, ----------, ---------- ve ----------Ş.‘nin seçilmelerine oy birliğiyle, 5. Maddesiyle de kar payı dağıtılmamasına karar verildiğini, bu genel kurulun hukuka aykırı olduğu için tescil ve ilan edilmediğini, 05.10.2022 tarihinde tekrar Genel Kurul yapıldığını, yapılan Genel Kurulun 6. Maddesiyle --------- ---------- üyeliğine seçildiğinin tescil ve ilan edildiğini, daha sonra 10.10.2022 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılarak 3. maddesiyle yönetim kurulu üyeliklerine; ----------, ----------, ---------- ve ---------Ş.‘nin seçilmelerine oy birliğiyle karar verildiğini Tescil ve ilan edilmediğini, Müteakiben 11.11.2022 tarihinde olağanüstü genel kurul yapıldığı ve 3. Maddesiyle Yönetim kurulu üyeliklerine; ----------, ----------, ---------- ve --------Ş. ‘nin seçilmelerine oy birliğiyle karar verildiğinin tescil ve ilan edildiğini, 17.01.2023 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılarak 3. maddesiyle yönetim kurulu üyeliklerine; ---------, ---------, -------- ve --------Ş. ‘nin seçilmeleri oy çokluğuyla karar verildiğini, tescil ve ilan edildiğini, Müvekkili ------------ bu olağanüstü Genel kurul ile yönetim kurulu üyeliğinden oy çokluğuyla uzaklaştırıldığını, şirketin son durumdaki ortaklık paylarının %36 ----------, %36 ----------, %10 ----------, %7 -----------Ş. ve %8 ---------- ve %3 ----------- şeklinde olduğunu, yapılan toplantılarda yönetim kurulu üyelikleri sürekli değişiklik gösterdiğini, ortaklar arasında özellikle de en yüksek pay sahipli müvekkili ile ----------- arasında fikri uyuşmazlıkların başladığı, diğer ortakların da taraf tutarak ----------- yanında hareket ettiği ve bu suretle şirketin zararına olacak şekilde menfaat grubunun oluşturulduğunun görüldüğünü, şirket zarara uğratılarak müvekkilin şirketten uzaklaştırılması üzerine yapılan haksızlıkları ve yanlışlıkları ile şirketin göz göre göre zarar ettirildiğini belirtebilmek adına davalıya ----------- Noterliğinin 15.03.2023 tarih ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, müvekkilin TTK. 411 ve 412. maddeleri gereği azlık haklarına (%36 hisse sahibi)  sahip olduğu, bu hakla Yönetim kurulundan, Genel Kurulu; “müvekkilin şirketten uzaklaştırılması, şirketin zarara uğratılması, kötü ve yanlı olarak yönetilmesi, şirket içerisinde müvekkilin dışlanarak menfaat grubunun oluşturulması, bu grubun şirketin zararına olacak şekilde hareket etmesi, Yönetim Kurulu üyelerince şirketle işlem yapma ve/veya rekabet yasağının ihlal edilmesi, bir kısım üye tarafından şirket içi gizli kalması gereken yönetim ile ilgili sorun ve ihtilafların 3. Kişilere anlatılması ve bu suretle şirketin itibarının zedelenmesi, 2023 yılı yatırımlarının belirlenmesi, son ---------- müvekkilin yönetimden uzaklaştırılmasının müşteri bazında olumsuz karşılanması ve bu durumun müşteri kaybına sebebiyet verecek olması, şirket ortakları arasında ciddi çatışmaların başlamış olması nedenleriyle tüm hususların görüşebilmesi, yönetim kurulunun seçilmesi, genel müdürün seçilmesi, gerektiği takdirde bağımsız denetçinin tayin edilmesi” gündemiyle en geç 14.04.2023 tarihine kadar olağanüstü toplantıya çağrılması talep edilmesine rağmen davalı şirketin toplantıya çağrı yapmadığını, TTK.m.411 gereği Olağanüstü GK’a çağırma taleplerinin kabulü zorunlu olmasına rağmen --------- için çağrı yapılmaması; menfaat birliği kuran ----------- üyelerinin menfaat birliği içerisinde hareket ederek müvekkilin ve şirketin zararına olacak şekilde işlemler yaptığını ve yapacağını gösterdiğini, yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, ----------- Noterliğinin 05.05.2023 tarih ve ---------- yevmiye saylı ihtarıyla 12.05.2023 tarihinde --------- toplantısı yapılacağının bildirildiğini, bu bildirim de, ---------- Noterliğinin ihtarıyla talep ettikleri hususlardan hiç birinin gündeme alınmadığını, gündem ile olağanüstü toplantının yapılmaması ve çağrı sürelerine uyulmayarak haklarının engellenmesi TTK.m.411’in ihlali olduğunu, durumu davalı da bildiği için toplantı günü çoğunluk sağlanmadığından toplantı yapılamadığını ve sonlandırıldığı, menfaat grubunun, Olağanüstü Genel Kurulun 27.07.2023 tarih ve 10:00 saatinde  yapılacağı belirtilen çağrı kağıdının müvekkiline gönderildiğini, toplantının gündem maddeleri incelendiğinde TTK.411. maddesinin verdiği hakla toplanmasını istedikleri konuların gündemde bulunmadığı anlaşıldığından ---------- Noterliğinin 17.07.2023 tarih ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile gündeme eklenmesini istedikleri konular belirtilmiş Yönetim Kurulunun bu talebe rağmen hiçbir konuyu yine gündeme eklemediğini, --------- olağanüstü toplanması için belirttikleri gündemin tamamen dışında bambaşka bir gündem belirlenerek toplantıya çağrı yapıldığını müvekkilin azlık hakkının kullandırılmadığını, TTK.m.411 de belirtilen haklarının ihlal edildiğini, 27.07.2023 tarihli Olağan üstü genel kurul kararlarının da tescil ve ilan edilemediğini, 29.09.2023 tarihli 2022 yılı olağan Genel Kurul toplantısında alınan hukuka aykırı kararlara karşı da ------------ E. Sayılı dosyasıyla iptal davası açıldığını, gerek 17.01.2023 tarihli ----------- kararları gerek 27.04.2023 tarihli --------- gündemi ve gerekse 27.07.2023 tarihli ------------ gündemi incelendiğinde menfaat grubunun özellikle 11.11.2022-17.01.2023 tarihleri arası dönem için ibraya çalıştıklarının açıkça görüleceğini, TTK. 395 ve 396. Maddesi kapsamında bu dönemde rekabet etme yasağı, şirketle işlem yapma yasağı ve haksız rekabet yaratmama hususlarının ----------üyeleri tarafından ihlal edildiğini, zira 2022 yılı Ağustos ayında yapılan Genel Kurulda bu hususta yetki ve izin talep edilmesine rağmen  oybirliğiyle reddedildiğini, 17.01.2023 tarihli ---------- kararlarının iptali için -------- E. Sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, 27.07.2023 tarihli ---------- alınan kararlara muhalefet şerhlerinin işlendiğini, 2022 mali döneminin ibrasının yapıldığı 27.07.2023 tarihli --------- muhalefet şerhlerinin açıkça belirtildiği, ibra oylamalarında olumsuz oy kullanmaları nedeniyle sorumluluk davasının açılması hususunda yasal unsurların gerçekleştiği, --------- tutanağı incelendiğinde olumsuz oylarının açıkça görüleceğini, ------------ üyelerinin ve kurucuların kusurlu davranışları nedeniyle şirketin zarara uğraması halinde sorumlu tutulacaklarının açıkça hükme bağlandığını, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalıların menfaat birliği oluşturarak şirketi zarara uğratan kusurlu eylemleri üzerine TTK.m.553 gereği davalıların sorumluluğu nedeniyle şirketin uğradığı şimdilik 5.000 TL zararın (Zararın tam miktarı yargılama neticesinde tespit edilebileceğinden davamız HMK 107. Maddesine istinaden belirsiz alacak davası olarak açılmıştır) avans faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak sorumluluk davalarının, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, davacının kendi beyanı ile sabit olduğu üzere 17.01.2023 tarihinde tescil edilen Genel Kurul kararına kadar yönetim kurulu üyesi olduğunu, dava dilekçesinde sorumluluk sebepleri olarak sıraladığı olayların gerçekte var ise, bunları en iyi bilmesi, gerekli önlem ve tedbirleri alması gereken kişinin zaten Davacının kendisi olması gerektiği, davacının davasını hangi konuda, ne için açtığı hususunun açıklattırılması gerektiği, davacı sorumluluk davası açtığını belirtmesine rağmen asıl amacının bilgi toplamak olduğunu, davacının merakını gidermek ya da bilgi almak maksadına mahkemeyi aracı kılmasına imkan tanınmaması gerektiğini, davacının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı zaten bir dönem yöneticisi olduğu şirkette her türlü bilgiye sahip olduğu, buna rağmen elinde somut bir bilgi belge olmadan açılan huzurdaki sorumluluk davasının kabul edilebilir bir tarafı olmadığını, davacının soyut ve afaki iddialarla müvekkilini suçlamadığını, şirketin nasıl ve ne kadar zarar ettiğini dahi ortaya koyamadığını, mahkeme eliyle araştırma yapılmasını istediğini, yönetim kurulu üyesine karşı açılmış, sorumluluğa dayalı tipik bir tazminat davası türü olduğu, huzurdaki davanın bilgi alma talebinin reddi nedeniyle açılmış bir dava ne de şirkete özel denetçi tayini için açılmış bir dava olduğu, Davacının, bilgi alma hakkı kapsamında şirketten alamadığı ve üçüncü kişilere ait bilgileri, kanunu dolanarak huzurdaki dava üzerinden elde etme çabası olduğunu, dava dilekçesine konu edilen bilgi ve belgelerin hemen hepsi ticari sır niteliğinde olduğu, bu sorulara cevap verecek kişinin davalılar değil, Davacının hissedarı olduğu şirket olduğu, davacı, bilgi alma hakkı kapsamında şirketten alamadığı bilgileri, kanunu dolaşarak huzurdaki dava üzerinden elde etme çabasına mahkemenin müsaade etmemesi gerektiğini, ticari sır kapsamındaki delillerin toplanmaması gerektiği hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar vermesi gerektiğini, Davacının, şirketin yönetim kuruluna genel kurul kararı ile seçilmediğini, genel kurulun iradesine saygı duyması gerektiğini, davacının genel kurulun iradesini, uzaklaştırma olarak yorumladığını, davacı şirketin yönetim kuruluna seçilememiş olmasını bir türlü kabullenemediği için huzurdaki davayı açtığını, yönetim kurulunun seçimi, genel kurulun yetkisi dahilinde olup bu yetkinin münhasır bir yetki ve devredilmeyeceği bir yetki olduğunu, davacının genel kurulun iradesini, uzaklaştırma olarak yorumlaması, şirketin yeni yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğurmayacağı açık olduğu, genel kurulun iradesinin huzurdaki dava ile bir ilgisi olmadığını, Zira  yönetim kurulu üyelerinin tazminat sorumluluğunun doğması için, haksız eylemin ögelerinin gerçekleştiğini, kusura dayanan sorumlulukta zararı, illiyet bağını, hukuka aykırılığı ve kusurun varlığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davaya konu edilen iddialar bakımından ortada ne bir zarar, ne de bir kusurun söz konusu olduğunu, davanın  reddinin gerektiği, genel kurul kararlarının tescil edilmemiş olmasının, şirket yöneticilerinin bir kusuru olmadığı gibi, şirketi zararı uğratan bir eylem de olmadığını, Davacı, genel kurulun zamanında yapılamaması, istediği gündem maddelerinin görüşülmemesi ve kararın tescil edilmemesi nedeniyle, yönetim kurulu üyelerinin ne gibi sorumluluğu olduğunu izah etmediği gibi, hangi ve ne şekilde bir zarar doğduğunu da açıklayamadığını, Davacının, genel kurulda alınan kararlara karşı zaten dava açtığını, açılan davaların da halen derdest olduğu, genel kurulda alınan bir karardan, şirketin mevcut yönetim kurulunu sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, kararın sicil müdürlüğü tarafından tescil edilmemesinin de, yönetim kurulu üyelerinin tazminat yükülüğünü doğuracak bir eylem olmadığını, genel kurulda yapılan işlemlerin divan heyeti tarafından icra edildiğini, Davacının dilekçesine genel kurul kararlarının iptalini huzurdaki sorumluluk davasına mesnet gösterdiğinden, iş bu davaların bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, Müşteri kaybedildiği veya ihalaye kasıtlı olarak katılınmadığı ve şirketin zarara uğratıldığı iddiasının da asılsız olduğunu, müşteri kaybı yaşanmış olsa veya bir sözleşme yenilenmemiş olduğu kabul edilse dahi, yönetim kurulu üyelerinin tazminat sorumluluğunun doğması için, haksız eylemin ögelerinin gerçekleştiğini, kusura dayanan sorumlulukta zararı, illiyet bağını, hukuka aykırılığı ve kusurun varlığını ispat yükünün  davacıya ait olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacının aslı astarı olmayan ithamlar ve soyut iddialar ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, ispatlanamayan ve şartları oluşmayan davanın reddinin gerektiği, tüm bu sebeplerle; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, davacının hiç bir iddiasını somutlaştıramaması sebebiyle, davacının hiç bir iddiasını ispat edememesi sebebiyle, davacının bilgi alma davası mı sorumluluk davası mı açtığının dahi belli olmaması sebepleri ile usulden reddini, Davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların tamamını bildiği bu sebeple bu hususlarla ilgili zamanaşımı sürelerinin geçtiği ve bu nedenle davanın reddine, Davacının, Genel Kurul kararlarına karşı açtığı davaların bekletici mesele yapılmasına, iddia ettiği haksız eylemin ögelerinin gerçekleştiği, kusura dayanan sorumlulukta zararın varlığı, illiyet bağı, hukuka aykırılık ve kusurun varlığını ispat edemediğinden davanın esas reddine, yargılama giderlerini ve karşı vekalet ücretlerinin Davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME ve GEREKÇE : Davacı vekili 12/09/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında : Mahkeme dışı sulh söz konusu olduğunu, davadan feragat etiklerini, davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığını, bu hususta beyanda bulunduğunu, davanın feragat  nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 12/09/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında : Yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.HMK'nun 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle  davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 142,53-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 285,07 TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>5-Talep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br> Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın  tebliğden itibaren 2 hafta içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024      </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11d84bd0cb7d6d0154a4366f0d9bc062","SID":"88076fd992ec33ff"}}