{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/824 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/539<br>DAVA\t: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 16/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı vekili dava dilekçesinde: Taşımacılık işinde faaliyet göstermek amacıyla 2019 yılında kurulan davacı şirket, çok kısa süre içerisinde Esenyurt semtinde taşımacılık sektörünün önde gelen firmalarından biri olduğunu,  Davalı ise davacı şirketin uzun süredir birlikte iş yaptığı firmalardan biri olduğunu, Nitekim en son davalı ile davacı şirket arasında 31.12.2021- 31.12.2022  tarihleri arasında yapılacak personel taşıma işine dair ön sözleşme formu imzalanmış ve davacı şirket davalı şirketin personelinin taşımacılık işini yapmaya devam ettiğini, ancak 18.04.2022 tarihinde davalı şirket bünyesinde çalışan ustabaşının (Yazgül) eşinin  taşımacılık işi yaptığı, artık bu kişiden taşımacılık hizmetinin alınacağı belirtilerek taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi; önelsiz, tazminatsız, haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini, davacı şirket yetkilisi defaten davalı şirket ile görüşmüş ve zararının tazmin edilmesi gerektiğini dile getirdiğini, davalı taraf ise davacının bu talebini ekonomik şartlar ve çeşitli bahanelerle geçiştirdiğini, en son davacı şirket adına tarafımızca ... Noterliği’nin 28.10.2022 tarih ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile haksız fesih nedeniyle oluşan zararlarımızın tazmini istemiyle ihtarname gönderildiğini, anılan ihtarnameyi tebliğ alan davalı ...  Noterliği’nin 04.11.2022 tarih ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile; “18.04.2022 kadar defaten işin aksadığını, haksız fiyat artışı ve çeşitli şikayetleri olduğunu” belirterek fesih işleminin haklı olduğunu iddia ettiğini, aşamalarda yapılan görüşmeler ile davalı ile çözüm üretilemeyeceği anlaşıldığından 2022/...  arabuluculuk numarası ile arabulucuya başvurulduğunu, ancak bu safhada da davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davalı sözleşme süresinin sonuna kadar ahde vefa prensibi gereğince sözleşmeyle bağlı olup, edimlerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında; davacı şirket taşıma işi yapma borcuna karşılık davalının da ön sözleşme formunda belirlenen dönemde taşıma hizmeti alması ve karşılık yapma borcu bulunan, başka bir ifadeyle karşılıklı edimlere havi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalı 31.12.2022  tarihinde imzaladığı personel taşıma sözleşmesi ön formu ile 31.12.2021- 31.12.2022  tarihleri arasında yapılacak olan taşıma işi için davacı şirket ile anlaştığını, davacı varılan bu anlaşma doğrultusunda çok sayıda aracını davalı şirketin taşıma işine tahsis etmiş ve dolayısıyla başka firmalardan gelen iş tekliflerini kabul etmediğini, davalı, davacı şirket adına gönderilen ihtarı tebliğ alana kadar müvekkilin verdiği hizmet ile ilgili hiçbir şikayet bildiriminde veya ihbarda bulunmadığını, davalı şirket tek başına aldığı keyfi bir karar ile sözleşme ilişkisini sonlandıracağını bildirdiğini, davalının ihtarnamesinde ileri sürdüğü mazeretlerin hiçbiri gerçeği yansıtmadığını, zira davalı keyfi olarak başka bir taşımacı ile anlaşmış ve sözleşme ilişkisini sonlandırdığını, haksız fiyat artışı gibi konularda şikayetler olduğunu, davalı tarafın dönem ortasında aniden yaptığı bu  haksız fesih işlemi, herhangi bir kusuru olmayan davacı şirketin itibarını sarstığını ve davacı iş alabileceği muhtemel firmalar nezdinde kusurlu, işini gereği gibi yapamayan, başarısız bir taşıyıcı gibi göstererek davacının ticari itibarını sarstığını, davacı şirket sözleşme süresi boyunca taşıma faaliyetini özenle yerine getirdiğini, davalının sözleşme dışında kalan taleplerini de sorunsuz bir şekilde karşılayarak hizmetini vermeye devam ettiğini, eğer davalı ile davacı şirket arasındaki taşıma işi devam etmiş olsaydı davacı şirket 8 ay daha taşıma hizmeti verecek ve bu hizmet karşılığında her ay için ekstralar ve ilaveler olmaksızın kdv dahil 52.342 tl kazancı olacağını, davacı şirket elde edeceği bu kazançtan mahrum kaldığını, 31.12.2021- 31.12.2022  tarihleri arasında yapılacak personel taşıma işine dair sözleşmenin tek taraflı olarak  önelsiz, haksız ve usulsüz olarak feshi nedeniyle hmk m.107 uyarınca hesaplandığında artırılmak kaydıyla davacı şirketin uğradığı zarar için 150.000 tl maddi tazminat ile işbu haksız fesih nedeniyle davacı şirketin ticari hayatta darbe alan saygınlığı ve zedelenen itibar kaybı için ise 150.000 tl manevi tazminat olmak üzere toplamda 300.000 tl tazminatın davalıdan tahsilini beyan ve talep etmektedir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...  Limited Şirketi olarak ''... Mah. ... Cad. ... San. Apt. No: ... /İSTANBUL' adresinde tekstil atölyesi olarak yaklaşık 80 civarı işçiye istihdam sağladığını, piyasada saygın bir şirket olup bilindik bir çok markanın ürünlerini ürettiğini, müvekkil şirket ile davalı arasında 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiğini, taşıma sözleşmesi süresince davalı tarafın ihmalleri ve kusurları olsa da davalı müvekkil sessiz kaldığını ve sözleşmeye riayet ettiğini, tarafların söz konusu sözleşme süresi dolduktan sonra tekrar bir araya gelerek şartları ve ücret konusunu konuşulduktan sonra 31.12.2021-31.12.2022 tarihleri arasında ön sözleşme formu imzalandığını, tarafların bir nevi deneme süresi şeklinde ön forum düzenleyip asıl sözleşme imzalamadığını, müvekkilinin ön sözleşme forumuna dayalı olarak sözleşmeye uygun bütün edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından kesilen faturaların müvekkili şirket tarafından ödemeleri zamanında yapıldığını, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesine aykırı hareket ettiği ve müvekkili şirket sürekli olarak sözlü uyarıda bulunduğunu, ancak her sorunu tutanak almak yerine belli başlı ve ağır olan sorunları müvekkili firmanın  ayrıntılı olarak yazıldığı şekilde tutanakla imza altına alındığını, bu konularda davacı firma sözlü uyarıldığını, ancak sorunlar tekrarlandığını bildirip,  fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla <br>davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak ileri sürmüş olduğu tüm talep(maddi/ manevi tazminat )ve davanın reddine karar verilmesini, <br>yargılama giderleri, harç ve avukatlık masrafının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:<br>...  Noterliği'ne müzekkere yazılarak 28/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmiştir. <br>... Noterliği'ne müzekkere yazılarak 04/11/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmiştir. <br>...'ne müzekkere yazılarak tarafların sicil kayıtlarının gönderilmesinin istenilmiştir. <br>Mahkememizce Mali Müşavir, Borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı vasıtasıyla 03/01/2024 tarihinde rapor aldırılmıştır.<br>Yine Mahkememizce Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi asıtasıyla  09/07/2024  tarihinde rapor aldırılmıştır.<br>GEREKÇE:<br>Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasında 31/12/2/2021 tarihinde taşıma sözleşmesine ilişkin ön sözleşme imzalanmıştır. Ön sözleşmeye göre davacı taraf, davalıya ait personelleri 31/12/2021-31/12/2022 tarihleri arasında taşıma işini yüklenmiştir. Ön sözleşme sonrası taraflar arasında asıl sözleşme akdedilmemiştir. Her ne kadar asıl sözleşme akdedilmemişse de 4 ay boyunca taşıma hizmetinin verildiği dosya kapsamında sabit olup, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Sözleşmenin feshi noktasında davacı taraf, taraflar arasında yapılan 18/04/2022 tarihli toplantıda davalının başka bir kişiyle anlaşması sebebiyle sözleşmeyi davalının feshettiğini; davalı taraf ise, aynı toplantıda fiyat konusunda anlaşılamaması sebebiyle davacının sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüştür. 04/11/2022 tarihli Noter ihtarı uyarınca davalının fiyat artışı sebebiyle sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır. Yazılı noter ihtarları karşısında mahkememizce, davalının sözleşmeyi yapılan fiyat artışı sebebiyle feshettiği kabul edilmiştir. Yargılama aşamalarında davacı taraf da fiyat artışı yapıldığını kabul etmiş ve bu durumun pandemi sebebiyle artan maliyetler sebebiyle zorunlu olduğunu iddia etmiştir. Bu noktada çözülmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde yapılan fiyat artışının makul olup olmadığı, fiyat artışı sebebiyle sözleşmenin davalı açısından çekilmez bir hal alıp almadığı ile feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığıdır. <br>Davalı tarafın davacıya gönderdiği sözleşme feshine ilişkin Noter ihtarında fesih sebebinin fahiş fiyat artışı olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf, taşıma işinin gereği gibi yapılmadığı hususunda tanık dinletmek istemiş ise de, bu husus sözleşme feshi olmadığından tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Zira davalı tarafın cevap dilekçesinde işin gereği gibi yapılmadığı hususunda tutulan tutanaklar açıklandıktan sonra bunların fesih sebebi olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce fesih sebebi ile bağlı olarak yargılama yapılmış olup, fiyat artışı dışında öne sürülen diğer sebepler yargılamada dikkate alınmamıştır. <br>Davacı tarafın edimlerin ifasına ve sözleşmenin feshine ilişkin tanık dinletme talebi, niteliği gereği tanık dinlenilmesi mümkün olmayan bir husus olması sebebiyle reddedilmiştir. Tanıkla ispat kuralında öncelikle hukuki işlem ve hukuki fiil ayrımının belirlenmesi gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun Dördüncü Kısmında ispat ve deliller düzenlenmiştir. 200. madde senetle ispat zorunluluğunu düzenlemekte olup, madde metni “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.” şeklindedir. Senetle ispatın zorunlu olduğu hallerde ancak karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebilir. Senetle ispat zorunluluğu hukuki işlemler için getirilmiştir. Hukuki fiillerin tanık dâhil her türlü delille ispat edilmesi mümkündür (Baki KURU, Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2018, s.267). Dolayısıyla tanıkla ispatın mümkün olup olmadığı araştırılırken, ispat edilmek istenen hususun hukuki işlem mi yoksa hukuki fiil mi olduğu üzerinde durulması gerekir. Hukuki işlem, belli bir hukuki sonuç meydana getirmeye yönelmiş bir irade beyanıdır (Baki KURU, Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2018, s.267). Hukuki fiil ve hukuki işlem kavramları Yargıtay HGK’nın 2017/(13)3-588 Esas ve 2020/1019 Karar sayılı içtihadında “Hukuki fiil terimi, hukuki işlem teriminin karşıtıdır. Hukuki fiil de, hukuki işlem gibi hukuki sonuçlar doğurur. Bu bakımdan hukuki fiil, hukuken önemi olmayan diğer fiillerden ayrılır ve hukuki işleme yaklaşır (benzer). Fakat hukuki fiil, hukuki işlemden ayrıdır. Hukuki fiiller, ekseriya bir irade beyanını içermezler. İstisna olarak, hukuki fiil bir irade beyanını içerse bile, bu irade beyanı (hukuki işlemdeki gibi) belli bir hukuki sonuç doğurmaya yönelmiş değildir. Yani, hukuki fiiller, bir hukuki sonuç doğurmakla beraber, o hukuki sonucu doğurmak iradesiyle (amacıyla) yapılmaz. İşte, hukuki fiiller belli bir hukuki sonuç doğurmak iradesiyle yapılmadıkları ve hele bu irade beyanının karşı tarafa ulaşması şart olmadığı için, hukuki fiil (meselâ haksız fiil) hakkında senet alınması (düzenlenmesi) imkânsızdır. Bu nedenle, hukuki fiiller HMK’nın 200 ve 201. maddeleri (HUMK m. 288 ve 290) kapsamı dışında kalır; yani tanıkla ispat edilebilir. Uygulamada, hukuki fiil yerine daha çok maddi vakıa terimi kullanılmaktadır. Maddi vakıa terimi, hukuki fiil teriminin tam karşılığı olmadığı için, yanıltıcıdır. Hukuki işlemin içinde de maddi vakıalar vardır; başka bir deyimle, her hukuki işlem maddi bir vakıaya dayanır. Hukuki işlemin kendisi değil de, içindeki maddi vakıalar üzerinde durulursa, maddi vakıaların ispatı bahanesi ile hukuki işlemin tanıkla ispatı mümkün olduğu gibi yanlış bir sonuca varılabilir.  Örneğin, bir borcu ödemek, maddi bir vakıadır. Fakat ödeme, bir borcu sona erdirmek amacıyla yapıldığı için, bir hukuki fiil değil, hukuki işlemdir. Bu nedenle, ispat sınırından bir borcun ödendiği, tanıkla ispat edilemez; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. O hâlde, senetle ispat zorunluluğu olup olmadığını belirlerken, ispat edilmek istenen hususun maddi vakıa olup olmadığını değil, hukuki fiil mi yoksa hukuki işlem mi olduğunu araştırmak gerekir.” şeklinde açıklanmıştır. Somut olayda davacı tarafın servis işinin görülmesine ve sözleşmenin feshine ilişkin tanık dinletme talebi, açıklanan HGK kararı kapsamında, hukuki işlem olduğu gerekçesiyle davacı tanıkları dinlenmemiştir. <br>Taraflar arasındaki ön sözleşmede güzergâh ve personel sayısı ile fiyat bilgisi bulunmadığından; yapılan işe ilişkin güzergâh bilgisi taraflardan istenmiş, fiyat hususunda 4 aylık faturalar esas alınmış ve emsal ücret araştırması yapılmıştır. Davacı tarafından sunulan 01/03/2024 tarihli beyan dilekçesine göre, taraflar arasındaki taşıma işi 4 farklı güzergâhta gerçekleşmiştir. Bunlar 38 km 15 personel, 45 km 25 personel, 39 km 19 personel ve 32 km 16 personeldir. Belirtilen km ve personel sayısına göre yapılan emsal taşıma ücreti araştırma sonuçları dosya kapsamına alınmıştır. Emsal araştırmasına göre 2022 yılı Ocak Şubat ve Mart aylarında aynı tarifenin uygulandığı, Nisan ayında %30 civarı bir zam yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında hizmet verilen 4 aylık sürede kesilen faturalara göre, Mart ayında Şubat ayına göre günlük birim fiyatta %65 civarı zam yapıldığı görülmüştür. Yapılan emsal araştırmasına göre, piyasa koşullarının iki katından daha fazla fiyat artışı yapılmasının fahiş olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dolayısıyla davalının sözleşmeyi feshetmesi, fahiş fiyat artışının sözleşmenin devamını davalı için çekilmez kılması sebebiyle haklı bir sebebe dayandığı kanaatine varılmıştır. Fiyat artışının pandemi sebebiyle artan maliyetler sebebiyle yapıldığı yönündeki davacı iddiası, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle pandeminin ilan edilmiş olması gözetilerek basiretli bir tacirin sözleşme yaparken bu durumu öngörmesi gerektiğinden yerinde değildir. <br> 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda da sözleşmenin fahiş fiyat artışı sebebiyle haklı nedenle feshedildiği tespit edilmiştir. Davalının sözleşmeyi haklı nedenle önel vermeden derhal feshetmesi usul ve yasaya uygun olup, haklı fesih karşısında davacının tazminat talep etmesi mümkün değildir. Davalı tarafından sözleşmenin feshedilmesi haklı bir sebebe dayandığından ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının ticari itibarının zarar gördüğü ispatlanamadığından manevi tazminat talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan sebeplerle; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin davacı tarafından yapılan fiyat artışları sebebiyle davalı tarafından feshedildiği, yapılan fiyat artışının piyasa rayiçlerinin üzerinde ve fahiş olduğu kanaatiyle, feshin haklı bir sebebe dayandığı gözetilerek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden REDDİNE, <br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.695,65-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Maddi tazminat yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 24.000,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Manevi tazminat yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>7- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,  <br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (...  Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2024 <br><br><br>Katip ...<br>¸<br> <br> <br> <br> <br> <br>Hakim  ...<br>¸<br> <br> <br> <br> <br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"552b8d5a6b0d6ac86eb5bbd44768185a","SID":"bdcaad2de14db38f"}}