{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/413 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1375<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/289 Esas 2020/643 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Bakanlar Kurulunun 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe giren KHK gereğince ...AŞ nin 670 sayılı KHK md/5/3 hükmü gereği faaliyetinin sonlandırılarak Ticaret sicilinden terkin edildiğini ve bu madde kapsamında tüm hak ve alacakları ile birlikte Hazineye devredildiğini, oluşturulan İnceleme ve Değerlendirme komisyonlarınca yapılan işlemlerde davalı/borçlu ... Ltd Ştinin ... AŞye 8.009,99-TL borcunun olduğunun anlaşıldığını, borcun tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ile davalının İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2018/12797 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.            <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usule, yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile ... AŞnin 07/07/2015-30/11/2015 tarihleri arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak/borçlarının her birinin faturalandırıldığını, bu ticari ilişkinin 30/11/2015 tarihinde son bulduğunu, taraflar arasındaki hesabın kapatıldığını ve müvekkilinin ...AŞ ne herhangi bir borcu kalmadığını, bu hususun 30/11/2015 tarihli fatura ile sabit olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin karşılıksız olduğunu, davanın kabulü halinde davacının sebepsiz yere zenginleşeceğini beyan ile açılan davanın reddine, davacının alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; 670 sayılı KHK. İle kapatılan ve Hazineye devredilen ... AŞ'nin, davalı şirketten alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava nisbi ticari dava olup TTK'nun 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Dava tarihinin  27/02/2019 olduğu ve davacı vekili tarafından 12/10/2020 tarihli  6325 sy yasanın 18/A-2. Maddesi uyarınca anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava açıldıktan sonra mahkememize sunduğu, arabulucuya başvurma dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı arabulucuya başvurmadan eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından, davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM \t         : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-TTKnun 5/A maddesi ve HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında verilen görevsizlik kararının taraflara tebliğ edilmeden dosyanın doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, arabuluculuk tutanağının duruşmadan önce uyap üzerinden gönderildiğini, ayrıca asıllarının duruşmada sunulduğunu, diğer yandan usul ekonomisinin, yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçladığını, usul ekonomisini oluşturan basitli, hızlılık ve ucuzluz ögeleri kapsamında davanın usulden reddi kararının usul ekonomisi açısından da isabetli bir karar olmadığını, davanın ohal kanun hükmünde kararnameleri uyarınca Hazine adına takip edildiğinden ve Hazine harçlar yasanın 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususun gözetilmeden harca ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>                <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının görevli olmayan mahkemede arabuluculuğa tabi olan davada arabuluculuğa başvurmadan dava açmış olmasına, arabuluculuğa başvuru şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmamasına, görevli mahkemece davacıya tensip zaptının  24/08/2020 de tebliğ edilmiş olmasına, davacının ise  29/09/2020 de arabuluculuğa başvurmuş olmasına, görevsizlik kararının öğrenilmesinden sonra makul bir süre içerisinde de arabuluculuğa başvurmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2020 tarih, 2020/289 Esas ve 2020/643 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı Hazine ve Maliye Bakanlığı harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 10/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"088ae14f04b2a8607bc68a1a536730dd","SID":"e375aa40635fe76f"}}