{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/461 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/397<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket ( Muradiye Elektirik .. AŞ ile ilgili olarak alınan kararın,  şirketin tek paylı şirket haline getirilmesi ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine dair kararın batıl olduğunun tespitine ilişkindir.)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br><br>DAVA\t: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde,... A.Ş.  ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında  ticaret siciline kayıtlı olduğunu, şirketin türünün,  limited  şirketi iken 14/12/2007 tarihinde ticaret sicilinde  yapılan tescil ile  tür değiştirilmesi  suretiyle  ... A.Ş. Olduğunu,  müvekkillerinden  ..., ..., ..., ... şirketin kurucu ortakları olduğunu,  müvekkillerinin dışında şirketin tür değiştirilmesinin  tescil edildiği  tarih olan   14/12/2007 tarihi itibarıyla şirketin diğer kurucu ortakları  ...,   ...  A.Ş. ...,  ...,  ... ve ... olduğunu,  27/07/2010  tarihinde  ... A.Ş.' nin % 100 payına sahip olan şirket  kurucu ortakları   ile  ... A.Ş.  unvanlı şirket ile  ...,  ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişiler arasında,\"şirket hisse satım ve alım sözleşmesi\" yapıldığını, yapılan  sözleşme uyarınca  ... A.Ş. 'nin  paylarının bir kısmı (% 70 pay)  ... Tic. A.Ş.  unvanlı şirket ile ...,  ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişilere satışının yapıldığını, satış sonrasında  şirket kurucu ortakları olan   müvekkillerinden ...’in şirketteki pay oranı %2,70, ...’in pay oranı %2,70, ...’in pay oranı %1,30 ve ...’in pay oranı da    %1,30 kaldığını, şirketin  diğer  kurucu ortağı olan ... A.Ş. nin  pay oranı  %16, kurucu ortaklar  ... ile ...'nun da pay oranı % 6 olarak   kaldığını,  şirketin kurucu ortaklarında kalan pay oranının  % 30  olduğunu, şirket kurucu ortaklarından  ... A.Ş.   şirketteki  % 16 oranındaki  payını, müvekkili ... A.Ş. tarafından,  şirket kurucularından ... ile ...'nun  şirketteki  toplam  % 6 oranındaki paylarını da müvekkili ... tarafından  devralındığını, müvekkilleri ...A.Ş. ile ...'ya şirketin kurucu ortakları tarafından yapılan pay devirleri ile  davalı şirket tarafından onaylandığını ve şirket pay  defterine kaydedildiğini, davalı şirket tarafından   ticaret sicilinde  22.03.2019 tarihinde yaptırılmış olan   tescil işlemlerinde  de   müvekkili şirketin unvanı ile ...'nun ismi geçtiğini, şirket  payının % 70' ine isabet eden kısmının 27/07/2010 tarihli  sözleşme ile  ... A.Ş.  unvanlı şirket ile ...,  ..., ..., ..., ... ve ... adlı kişiler satışı nedeniyle şirket esas sözleşmesinde yapılan değişiklikler, ticaret siciline 18/10/2010 tarihinde  tescil edildiğini,  şirket  payının % 70 lık kısmını satın alan yeni pay sahipleri  şirket esas sözleşmesinde, \"A Grubu hissedarlar\" olarak ifade edildiklerini, müvekkillerininde  içerisinde bulunan şirket kurucularından oluşan pay sahipleri ise, \" B  Grubu hissedarlar\" olarak ifade edildiğini, davalı  şirketin, \"A Grubu  hissesine\" sahip olan pay sahiplerinden ...,  ..., ..., ... ve ...   hakkında kamu davası açıldığını bu nedenle davalı şirketin idaresinin  ... tarafından yürütülmeye başlandığını, haklarında kamu davası açılmış olan,  \"A Grubu hisse\" sahiplerinden ...,  ..., ..., ... ve ... adlı pay sahipleri hakkında  mahkumiyet kararı verildiğini, bu kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/01/2023 tarih ve E 2021/2528, K. 2023/182 sayılı kararı ile müsadere yönünden bozulduğunu, müsadere yönünden bozulan kararın düzeltilmesinin mümkün bulunduğunun kabul edildiğini ve  kararın düzeltilmek suretiyle onandığını, yapılan Yargıtay düzeltmesinde  ...A.Ş.'nin de  içerisinde bulunduğu şirketlerin  \"İyi niyetli üçüncü  kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla\" müsaderesine karar verilmiş olduğunu, davalı ...ile  onun   oluşturmuş olan ... A.Ş.  yönetim kurulunun,   müsadere yönünden verilmiş olan Yargıtay  kararına  aykırı  olarak,  ... A.Ş.nin  tek paylı  şirket haline getirilmesine ve  tek payı  da  Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine karar verildiğini,    Yargıtay 3. Ceza Dairesinin   23/01/2023 tarih ve E 2021/2528, K. 2023/182 sayılı düzelterek onama  kararı, hem  davalılar  ... ve ...A.Ş yönetim kurulu tarafından  alınan ... A.Ş. nin tek paylı şirket haline getirme ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığına verilme kararlarını müvekkilleri  03/07/2023 tarihinde öğrendiklerini, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin   23/01/2023 tarih ve E 2021/2528, K. 2023/182 sayılı   müsadere yönünden düzeltme kararı ; \" İyi niyetli üçüncü  kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla\" ifadesiyle başladığını,  Yargıtay kararında  bu ifadeden  sonra şirket isimleri  sayıldığını, isimleri  sayılan şirketlerin  (24) sıra numarasında  ...A.Ş. nin isminin geçtiğini, Yargıtay'ın  düzeltme kararı,\" isimli  şirketlerin TCK'nın  54/1. maddesi uyarınca  müsaderesine ibaresinin yazılması\" ifadesi  ile  sona erdiğini, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ... A.Ş. nin,       \"tek paylı şirket\" haline getirme  ve o tek payında,  \"Hazine ve Maliye Bakanlığına\"  verilmesine dair bir karar verilmediğini, idarelerin mahkeme kararlarına aynen  uyma  zorunluluklarının bulunduğunu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi,  ... A.Ş. 'nin tek paylı  şirket haline getirilmesi  kararı verilmediğini ve  davalıların ...A.Ş.'ni tek paylı şirket haline getirmeye haklarının bulunmadığını, şirketin  kurucu ortakları olan müvekkilleri ..., ..., ...,  ...  ile  şirketin diğer kurucu  ortağı olan  ...  A.Ş.'den payını   devralmış olan  müvekkili ...A.Ş.'nin  yöneticileri  ile  yine şirketin kurucuları olan ... ile ...'nun  şirketteki paylarını  devralmış olan müvekkili ...   hakkında açılmış  bir kamu  davası bulunmadığını,  müvekkilleri   hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yine müvekkilleri ile ilgili olarak  verilmiş bir müsadere kararı  bulunmadığını, müvekillerinin iyi niyetli üçüncü kişiler olduklarını, Yargıtay  kararında iyiniyetli  üçüncü kişilerin  haklarının  saklı tutulduğunu,  davalıların  üçüncü kişilerin  hakları üzerinde  tasarrufta bulunmaları  ve iyiniyetli üçüncü kişilerin  ortaklık haklarını ortadan kaldırmalarının mümkün olmadığını, kararda iyiniyetli  üçüncü kişilerin hakları saklı tutulduğunu,  hakların  davalılar tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına  devredilmez olduğunu, davalıların   hangi delile dayalı olarak müvekkillerinin iyiniyetli üçüncü kişi olmadığına karar verip, müvekkillerinin paylarını, bu payların müvekkillerine sağlamış olduğu hakları ortadan kaldırarak, payları Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine  karar vermeleri kanuna aykırı bir karar olduğunu,  TTK 'nun 357. maddesindeki eşit işlem ilkesi gereğince anonim şirketlerde pay sahiplerinin eşit şartlarda, eşit işleme tabi tutulma mecburiyetlerinin bulunduğunu,  davalıların da   uyması ve aldığı  kararların eşit işlem ilkesine uygun olması gerektiğini,   TTK ’nun 391. maddesine göre eşit işlem ilkesine aykırı kararların  batıl  kararlar olduğunu, davalıların şirketi   tek paylı şirket haline getirme ve o tek payında Hazine ve Maliye Bakanlığına verme kararının  batıl bir karar olduğunu,   TTK'nun  490. maddesinde  nama yazılı payların ve pay senetlerinin  devri ancak   nama yazı paya sahip  ortağın  cirosu  ve  teslimi ile mümkün olduğunun bunun dışında bir yolla nama yazılı payın ve pay senedinin  devri mümkün olmadığını, şirketin  % 30 oranındaki  payı müvekkillerinin namına yazılı payları olduğunu ve bu payları  müvekkillerinin  ciro ve teslim etmeden  davalılara devretmelerinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin paylarını hiç bir kimseye  ciro edip, teslim etmediklerini bu nedenle  davalıların  şirketi tek paylı şirket haline  getirme ve  tek payın da  Hazine ve Maliye Bakanlığına verme kararları TTK 'nun 490. maddesine  ve anonim şirketin temel  yapısına  uymadığını  ve sermayenin korunmasın gözetmeyen, pay sahiplerinin özellikle devredilmez  nitelikteki  haklarını ihlal eden ve diğer organların devredilmez yetkilerine  giren    bir karar olduğunu,  TTK'nun 391/1. maddesinde de,  kararların  batıl kararlar olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceğinin bildirildiğini, davalıların almış oldukları şirketin  tek paylı şirket haline getirilmesi  ve tek payın da  Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine dair kararları,  batıl karar olduğunu ve kararlarının  batıl olduğunun tespitinin  mahkemeden  talep ve  dava  edildiğini, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin,  ... A.Ş. hakkındaki  müsadere kararı da,  kanuna,  hukuka  ve adalete  aykırı bir karar olduğunu,  TCK'nın 54. maddesi ile yalnızca  eşyanın müsaderesinin düzenlendiğini, bu nedenle   TCK'nun 54. maddesinin,  madde başlığı,  \" Eşya müsaderesi\" şeklinde olduğunu, tüzel kişinin  tanımı  TMK'nun 47. maddesinde düzenlendiğini,  Türk Ticaret Kanunun  125. maddesinin, \" (1) Ticaret  şirketleri  tüzel kişiliği haizdir.\" \" (2) Ticaret şirketleri, Türk Medeni Kanununun 48 inci  maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilirler ve  borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır.\" şeklinde olduğunu,   TTK'nun 355/1. maddesiyle de  anonim şirketlerin  ticaret siciline tescili ile tüzel kişilik kazanacağının bildirildiğini, gerek gerçek  kişiler olsun, gerek tüzel kişiler olsun, \"kişilerin\" müsadere  edilmeleri   kanunen mümkün olmadığını,  Ticaret şirketleri, kanun gereği  tüzel kişiliğe haiz bulundukları için   gerçek kişiler gibi  tüzel kişi olan ticaret şirketler de  kişi olduklarını ve  eşyalar üzerinde yalnızca hakimiyet  kurabileceklerinden eşyanın   sahibi  olacaklarını, tüzel kişilerin   hiçbir zaman  eşya olmayacaklarını, tüzel kişilerin müsadere edilebileceklerine dair hiçbir kanun hükmü  bulunmadığını, tüzel kişiler hakkındaki güvenlik tedbirleri ile ilgili düzenleme ise TCK ’nun 60 maddesinde yer aldığını, maddenin 2.  fıkrasında müsadere hükümlerinin, yalnızca yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanacağının  bildirildiğini, fıkraya göre özel hukuk tüzel kişisi hakkında müsadere hükümlerinin uygulanabilmesi için suçun mutlaka özel hukuk tüzel kişinin yararına işlenmiş olması şartının bulunduğunu ve bu şart nedeniyle özel hukuk tüzel kişisinin yararına işlenmiş suç olması halinde tıpkı gerçek kişilerde olduğu gibi özel hukuk tüzel kişisinin bizzat kendisi müsadere edilemez olduğunu, yararına işlenmiş suç nedeniyle   özel hukuk  tüzel kişisinin,  o suç nedeniyle  elde etmiş olduğu   eşyalarının  ile kazançlarının müsaderesine karar verilebileceğini, kanun koyucu tarafından  TCK'nun 54. maddesinin başlığı, \"Eşya müsaderesi\" şeklinde ifade edildiğini, bir  tüzel kişi olan ,\"...A.Ş.\" nin müsaderesine karar verilmiş olduğu,  Anayasa'nın 38. maddesine suç ve cezanın kanuniliği ilkesine, TMK'nun 47 ve 48. maddelerine, TTK'nun 125. ve 355/1. maddelerine ve TCK'nun da 60/2. maddesine  açıkça  aykırı bulunduğunu, ticari şirketlerde  pay sahibinin  hakkı   mülkiyet  hakkı olduğunu,    TTK'nun yedinci  bölümünün, birinci ayrımda  pay  senetlerinin  hükümlerinin düzenlenen madde de TTK'nun 494. maddesinde, \" payların  mülkiyeti\"nden söz edildiğini, pay  sahibi,   şirkete sermaye koymak suretiyle pay üzerinde vazgeçilemeyen  hakların  sahibi olduğunu, şirketin müsaderesi  kararı ile herkesin  mülkiyet hakkına sahip bulunduğuna  dair  Anayasa'nın 35 maddesinde yer alan  kural  ihlal edildiğini, şirketin  müsadere kararı ile herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme yapma hürriyetine sahip  bulunduğuna ve özel teşebbüslerin kurulmasının  serbest olduğuna dair  Anayasa'nın 48. maddesindeki kural da  ihlal edilmiş durumda olduğunu, Anayasa'nın bu hükümleri de davalıları bağlayan temel hukuk kuralları olduğunu beyan ederek  ... A.Ş. yönetim  kurulu  ile...  tarafından  ...  Anonim Şirketinin   tek  paylı   şirket haline getirilmesi,   tek payın da  Hazine ve Maliye  Bakanlığına verilmesine  dair  kararlarının  ve  ...A.Ş.'nin  tek paylı şirket haline getirilmesine dair  davalılarının girişmiş oldukları  işlemlerinin,  batıl   olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP \t\t:<br>Davalı ... Aş vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde  ; <br>Ticaret Sicil Gazetesinde , yapılan işlem sadece kararın infazı için gerekli tescil işlemleri olduğunu,  Mahkeme Kararı dışında herhangi bir Genel Kurul/Fon Kurulu veya Yönetim Kurulu  kararı alınarak işlem yapılmadığını,  davacının kesinleşmiş mahkeme kararındaki hüküm içeriğine itirazlarının /taleplerinin inceleneceği mercii asliye ticaret mahkemesi  olmayacağını,  görev, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de itiraz ettiklerini, davaya  konu ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi ‘nin ... Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay 3. Ceza Dairesi 23.01.2023 tarihli 2021/2528 Esas ve 2023/182 Karar sayılı Mahkeme kararında \" K-1 bendi olarak “İyi niyetli üçüncü kisilerin hakları saklı kalmak kaydıyla;... 24-... A.S……. isimli şirketlerin TCK’nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine’’ yönünde hüküm kurulduğunu, davacının beyan ve iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kesinleşen Mahkeme kararının hükmünün  infazı için ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi ‘nin ... Esas sayılı dosyasından ... gönderilen...tarih ve... -Ceza dava Dosyası  sayılı müzekkerede   ‘’Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve 2021/2528 Esas, 2023/182 Karar sayılı “düzeltilerek onanan kararda  '' iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla  TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildiği belirtilerek  kesinleşmiş ilamın yasal gereğinin takdir ve ifası’’ talep edildiğini,  ... ,   14.03.2023 tarihli E-... Sayılı , müsadere kararları hakkında konu’lu Yazısı İle ... Şirketlerine,   “iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine” kaydı işlenerek Maliye Hazinesi adına gerekli değişikliklerin yapılması ve yapılan işlemler konusunda Kurumumuza bilgi verilmesi ‘’ şeklinde talep edildiğini   ve talep müvekkili şirket dahil, ilgili şirketler nezdinde  ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinde  gereği gibi yerine getirildiğini, davacının iddia ettiği  kanunun aradığı butlan koşulları olmadığını ve  herhangi bir genel kurul veya fon kurulu, yönetim kurulu  kararı alınmadığını, müsadere kararını sadece sanıkların hisseleri  yönünden geçerli olan K-2 bendi hükmünde ;  '' sanıklar ....A.Ş.'inde bulunan hisselerinin TCK'nın 54/6. maddesi uyarınca müsaderesine '' şeklinde kurarak ayrımda bulunulduğunu, müsadereyi şirket müsaderesi ve sanıkların hisselerinin müsaderesi olarak ayırdıklarını,  davacıların da içinde bulundaki  k-1 bendi hükmü gereği şirket müsaderesi'ne şeklinde olduğunu, müsadere ve iyiniyetli 3. kişinin karar yönünden tartışması/açıklaması karar gerekçesinde açıklandığını, ilgili yasal düzenlemeler atıf yapıldığını, '' 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanun’un 4. maddesinin 5.  fıkrasında ise “suçun bir tüzel kisinin faaliyeti çerçevesinde islenmesi hâlinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” şeklinde hükme yer verildiğini, somut olaya konu yargıtay kararının temel dayanağı \"terörizmin finansmanı suçunun\" bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlendiği durumlarda, örgütün mensuplarından topladığı bağışlar neticesinde oluşturduğu fonun veya başka yöntemlerle elde ettiği haksız kazançların vakıf, dernek, şirket vb yasal görünümlü kurumlar kullanılarak kayıtdışı paralar kayıt altına alınıp aklandıktan sonra yeniden örgütün finansmanında ve faaliyetlerinde kullanıldığı halde ise artık bu faaliyete tahsis edilen tüzel kişi hakkında suça tahsis edilen eşya hakkındaki müsadere hükümlerine göre müsadere yapılması gerektiğini,  şirket müsaderesi kararının uygulanması için  yapılan işlemler de kesinleşen mahkeme kararının, mahkemece karar  gereğinin müzekkere ile  talebi üzerine, ilgili yasal düzenlemeler kapsamında tanınan yetkiye dayalı işlem yapan  ... tarafından, ticaret sicil müdürlüğü ve şirketlerin pay defterlerinde gerçekleştirilen işlemler olduğunu,  hukuka aykırı bir eylem veya işlem söz konusu olmadığını, nama yazılı pay senedinin devrinin ciro ve teslim ile mümkün olduğunu, davacı tarafından geçersizlik iddiasında bulunulmuş ise de burada doğrudan kesinleşen mahkeme kararının hükmünün gereğinin yerine getirildiğinin açık olduğunu, belirterek mahkememizde açılan davanın , kesinleşen Mahkeme kararının içerik ve hükmünün sayın mahkememizce  yargılanması, değerlendirilmesi  ve butlanla batıl olduğunun tespiti talebi olduğu, bu talebin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi,  Ticaret Mhkemesinin görev alanına girmeyeceği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... tarafından mahkememize ibraz edilen  cevap dilekçesinde  ; Müvekkili kurumun kayyım atanmasına ilişkin yasal hükümlerinin ,  Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “ Şirket yönetimi için kayyım tayini” başlıklı 133’üncü maddesinin birinci fıkrası,  Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674  Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (6758 Sayılı Kanun) “ Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiyesi” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve onuncu fıkraları, 01/02/2018 tarihli ve 7076 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Müsadere edilen şirket, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri” başlıklı 1’inci maddesi olduğunu, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.09.2016 tarihli ve... E. Sayılı ara kararıyla ... A.Ş.nde görev yapan kayyımların yetkileri Müvekkili ... devredildiğini, Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı Makamının muhtelif kararlarıyla anılan Şirketin Yönetim Kurulu oluşturularak başkan ve üyeliklerine atamalar yapıldığını, müvekkili kurumun, mahkemece taraflarına  ifası amacıyla  gönderilen ilamın gereğini yerine getirmek  için zorunlu olan değişiklikleri yapmak üzere diğer davalı ... a.ş.ye  bildirimde bulunduğunu,  davalı şirketin tek paylı şirket haline getirildiğini,  tek payın da maliye hazinesine verilmesi yönünde aldığı bir karar bulunmadığını bu sebeple müvekkili kuruma davalı sıfatıyla yöneltilen  davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasından Müvekkili Kuruma 02.03.2023 tarih ...- sayılı  müzekkere gönderilerek; “Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarih ve 2021/2528 E. ve 2023/182 K. sayılı,  DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilen ilamı gereği;  İyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla; A-…. 24- ... A.Ş….. isimli şirketlerin  TCK’nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine … karar verilmekle, kesinleşmiş ilam, yasal gereği takdir ve ifası için ilişikte sunulmuştur.” denildiğini ve    Mahkeme kararının ifasının istendiğinin belirtildiğini, Mahkemece müvekkili Kuruma ifası için gönderilen ilamın yasal gereğini yerine getirmek için,  Müvekkili Kurum tarafından ... Şirketleri, Yönetim Kurulu Başkanlığına, 14.03.2023 tarihli ... sayılı, müsadere kararları hakkında konulu yazı gönderildiğini ve “, Şirketlerin müsaderesine ilişkin yargı mercii kararı uyarınca Şirketlerin pay defterlerinde  “iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla TCK’nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine” kaydı işlendiğini ve  Maliye Hazinesi adına gerekli değişikliklerin yapılması ve yapılan işlemler konusunda Kuruma bilgi verilmesi “ istendiğini, yazılarda  Mahkeme Kararı dışında alınmış herhangi bir Genel Kurul/Fon Kurulu veya Yönetim Kurulu  kararı bulunmadığını, yapılan işlem sadece kararın ifasına yönelik bildirici bir işlem olduğunu, butlan koşullarının  oluştuğunu, müvekkili kuruma muradiye elektrik üretim a.ş. nin  kayyımı olması sebebiyle  dava yönlendirilemeyeceğini, kayyımlık kararı verilen davalı şirketin tüzel kişiliği Müvekkil Kurumdan ayrı ve bağımsız olarak devam ettiğini, taraf ehliyetine sahip olduğunu, hakkında kayyımlık kararı verilen ... A.Ş.nin hiçbir şekilde hak, alacak, borç, dava veya takiplerin devralınmadığını, şirket tüzel kişiliği haiz, hak ve alacaklarına sahip, borç ve yükümlülüklerinden sorumlu olduğunu, müvekkili kurumun  davada davalı şirketin kayyımı sıfatıyla dahi olsa taraf sıfatı bulunmadığını,  dava konusu uyuşmazlığın idare mahkemelerince görülüp karara bağlanması gereken bir uyuşmazlık olduğunu,  ticaret mahkemelerinin görev alınına girmediğini, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili kuruma yönelik ... 9. İdare Mahkemesinin ... E.  sayılı dosyası ile bir dava daha açıldığını ve her iki davanın taraflarının, sebebinin ve konusunun aynı olduğunu,  davacının müvekkili kurum ve davalı şirketin, Yargıtay 3. ceza dairesi kararını değiştirerek aynen uymadığı yönündeki iddialarının  gerçeği yansıtmadığını, davacıların ... a.ş.nin eşya olarak değerlendirilip müsadere edilmeyeceği yönündeki itirazları yerinde olmadığını, Mahkeme kararında; “6415 sayılı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında ise “suçun bir tüzel kişin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” şeklinde hükme yer verildiğini, Yargıtay 3. Ceza Dairesince düzeltilerek onanan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. ve ...K. sayılı kararıyla  davacıların %30 hissedarı olduklarını beyan ettiklerini,   ... A.Ş.nin  FETO/PYD Silahlı Terör  Örgütünü Finanse Ederek Örgütün amaç ve hedeflerini gerçekleştirme konusunda  kullanıldıklarını  ve belirtilen amaca  tahsis edilerek suça alet edildiğinin tespit edildiğini  ve bu şirket hakkında müsadere kararı verildiğini ve  kararın kesinleştiğini, Müvekkili Kurum ya da Kurumun ilgili birimi tarafından Mahkeme Kararı dışında alınmış herhangi bir Genel Kurul/Fon Kurulu veya Yönetim Kurulu  kararı bulunmadığını, yapılan işlem sadece kararın ifasına yönelik bildirici bir işlem olduğunu,   mama yazılı pay senedinin devrinin ciro ve teslimi ile mümkün olduğunu ve  davacı tarafından geçersizlik  iddiasında da bulunulduğunu, doğrudan kesinleşen mahkeme kararı hükmünün gereğinin yerine getirildiği açık olduğunu  iddianın da yersiz ve geçersiz olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü dava itiraz defi sair hakları  saklı kalmak  kaydıyla,  eksik harcın tamamlatılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, görev, husumet, kesin hüküm, dava şartı  tahkim, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünde ve diğer hukuki nedenlerle reddine, aksi halde davanın esastan reddine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE \t: Dava , ... AŞ yönetim kurulu ile ...'nin ,... AŞ ile ilgili olarak almış oldukları şirketin tek paylı şirket haline getirilmesi ve tek payın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine dair kararın batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Deliller  \t\t\t : Davalı şirkete ait sicil kaydı, .... 2 Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas ....karar sayılı ilamı ile ilgili Yargıtay 3 Ceza Dairesinin 2021/2528 esas 2023/182 karar sayılı ilamı, ...'ye ait 14/03/2023 tarihli müsadere kararı hakkında yazılan yazı, ... 9 İdare Mahkemesine ait ... esas... karar sayılı ilam, olağan üstü hal kapsamında çıkartılan kararnameler. <br>.... AŞ ye ait son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, 29/03/2023 tescil tarihli işlem ile resen tescil sureti ile \"tek pay sahip\" şeklinde işlem tesis edildiği, bu işlemle ilgili, ilgili sicil gazetesi alınıp incelendiğinde, tescil edilen hususlar başlığında tek ortaklık ilgilisi (mahkeme kararı ile ) ibaresinin bulunduğu devamında ise \"... Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı ve 14/03/2023 tarihli yazısında , ... 2 Ağır CEza Mahkemesinin ...ceza dava dosyasından kurumlarına gönderilen müzekkere de özetle , Yargıtay 3 Ceza Dairesinin 23/01/2023 tarihli ve 2021/2528 esas , 2023/182 karar sayılı düzelterek onanmasına karar verilen ilam gereği iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydı ile, TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verildiği ve kesinleşmiş ilamın yasal gereği takdir ve ifası için gönderildiğinin belirtildiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda anılan yargı mercilerin kararları uyarınca şirketin iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydı ile müsaderesine karar verildiğinden şirketin \"iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydı ile TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine kaydı işlenerek Maliye Hazinesi adına tescil ve ilanı  denilerek tek ortaklık bilgisi başlığı altında şirket tek pay sahipli bir anonim şirkettir , bu pay sahibi ...TC Hazine ve Maliye Bakanlığı'dır \" denildiği görülmüştür. <br>Yukarıda bahsi geçen...'nin 14/03/2023 tarihli yazısı alınarak dosyaya bırakılmış olup incelendiğinde yazının ... Gurubu Şirketleri Yönetim Kurul Başkanlığı'na hitaben yazıldığı ve yazı da  \" Bilindiği üzere Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 10/1 1/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanunun 19'uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; “MADDE 19- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından ... devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanı rgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak ... atanır. (3) ... tarihli ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve ... Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fikra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, ... Fonunun gözetiminde, ... Fonunun atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir. Bu şirketlerin yöneticileri ... tarafından atanır ve görevden alınır. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin veya hakkında şahıs kayyımlık kararı bulunmasa dahi anılan şirket ve/veya malvarlığı değerlerinde payları bulunup aleyhlerinde mahkemece kaçak kararı verilen kişilerin bu paylarının kısmen veya tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine ... tarafından karar verilebilir. Satış ve tasfiye işlemleri ilgili şirketin yönetim/müdürler kurulu veya ... tarafından yerine getirilir. Satılan şirketlerin kayyımlık kararı, hisselerinin devrini müteakip Fonun talebi üzerine ilgili mahkeme veya hakimliklerce kaldırılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Fon Kurulu tarafından belirlenir.” hükümlerini 1/2/2018 tarihli ve 7076 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karamamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Müsadere edilen şirket, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri” başlıklı 1'inci maddesi; “MADDE 1-(1) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilip 10/1 1/2016 tarihli ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesine göre kayyımlık yetkisi ... tarafından kullanılan şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerlerinin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile ... tarihli ve ... sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile ... tarihli ve ... sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun İkinci Bölümü kapsamına giren suçlardan dolayı müsaderesine karar verilmesi halinde müsadere kararı; bu şirket, ortaklık payları ve malvarlığı değerlerinin ... ve/veya şirket yönetim/müdürler kurulu/malvarlığı değerleri kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile satış veya tasfiye edilmesi suretiyle yerine getirilir. Satış veya tasfiye sürecinde şirket, ortaklık payları veya malvarlığı değerlerinin yönetiminin 6758 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre atanan yöneticiler tarafından yürütülmesine devam edilir. (Ek cümleler:26/5/2022-7407/18 md.) Müsadere kararı verilen şirket, ortaklık payları veya malvarlığı değerlerinin satış veya ticari ve iktisadi bütünlük satışları 6758 sayılı Kanunun 19 uncu ve 20'nci maddelerindeki esaslar çerçevesinde yapılır. Tasfiye komisyonlarınca tasfiye tamamlanır. (Değişik cümle:26/5/2022-7407/18 md.) Tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir.” “(2) (Ek:26/5/2022-7407/18 md.) Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilmesi halinde, müsadereye konu bu paylar Fon tarafından satışa çıkarılır. En az iki kez satışa çıkarılmış olmasına rağmen satışın gerçekleşmemesi halinde ortaklık payları ilgili şirkete bedeli mukabilinde devredilebilir ve payların bedeli şirket tarafından Hazineye ödenir. Müsadere kararından sonra sermaye artırımına karar verilmesi halinde bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir.” hükümlerini havidir. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava dosyasından gönderilen ve Kurumumuz kayıtlarına 07.03.2023 tarihinde alınan müzekkerede özetle; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve 2021/2528 Esas, 2023/182 Karar sayılı “düzeltilerek onanmasına” karar verilen ilam gereği iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla... Aş'nin TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildiği ve kesinleşmiş ilamın yasal gereğinin takdir ve ifası için gönderildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda Şirketlerinizin müsaderesine “iyiniyetli ilişkin yargı merci kararı uyarınca Şirketlerin pay defterlerinde \"iyi niyetli üçüncü  kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla  TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine” kaydı işlenerek Maliye Hazinesi adına gerekli değişikliklerin yapılması ve yapılan işlemler konusunda Kurumumuza bilgi verilmesi hususunda,\" denildiği görülmüştür. <br>Yargıtay 3 Ceza Dairesine ait 2021/2528 esas, 2023/182 karar sayılı ilam incelendiğinde, ... 2 Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen kararın istinaf incelemesinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesince yapıldığı, istinaf ilamının temyizen incelemesinin ise Yargıtay 3 Ceza Dairesince yapıldığı, kararın ilgili kısımları incelendiğinde \"...Fetö/PDY Silahlı Terör Örgütünün faaliyetlerinin tamamen bitirilmesine, örgütü besleyen ekonomik, sosyal  tüm sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak örgütü sistematik ve sürekli olarak desteklediği tespit edilen ve şirket yöneticilerinin iradelerini örgütün amaçları doğrultusunda terk ettikleri sabit olan bu şekilde örgütsel söylem ve eylemlerin odağı haline geldiği anlaşılan kayyım atanan şirketlerin müsaderesinin kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük ilkelerine uygun olduğu.....bunun karşısında terörizmin finansmanı suçunun bir tüzel kişinin faaliyetleri çerçevesinde işlendiği durumlarda, örgütlerin mensuplarından topladığı bağışlar neticesinde oluşturduğu fonun veya başka yöntemlerle elde ettiği haksız kazançların vakıf, dernek, şirket vb yasal görünümlü kurumlar kullanılarak kayıt dışı paralar kayıt altına alınıp aklanıldıktan sonra yeniden örgütün finansmanında ve faaliyetlerinde kullanıldığı halde ise artık bu faaliyete tahsis edilen tüzel kişi hakkında suça tahsis edilen eşya hakkındaki müsadere hükümlerine göre müsadere yapılmalıdır.....şirketlerin büyük çoğunluğunun yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliklerinin Boydak ailesi mensupları tarafından yürütüldüğü, finans , demir, çelik , kimya, pazarlama , mobilya , tekstil , enerji , lojistik gibi farklı sektörlerde faaliyet yürüten şirketlerin çatı şirket olan Boydak Holding Aş yöneticileri tarafından yönetildiği, şirketlerin ortaklık yapısı dikkate alındığında, Holdingin iştirak ettiği şirketlerle bir bütünlük oluşturup tik bir elden yönetildiği... Yukarıda yapılan hukuki açıklamalar ve tespitler ışığında Fetö/PYD silahlı terör örgütünün finansman kaynakları da nazara alındığında somut dosyada suça tahsis edilen eşya hükümleri ile kazanç  müsaderesi hükümleri iç içe girmiş durumdadır. Şirketlerin suça tahsis edildikleri nazara alınarak , şirketlerin suça tahsis edilen eşya hükümlerine göre müsaderesine karar verilmesi gerekecektir. .... Aş'nin iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı tutulmak kaydı ile müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde yalnızca sanıkların şirketlerdeki paylarının müsaderesine karar verilmesi, uygulama maddesi olarak TCK'nun 54/1 maddesinin karar yerinde gösterilmesi ve ilgili şirketlerin hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğinin gözetilmesi ..... Bu sebeplerle hükmün bozulmasına ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların CMK'nun 303 maddesi uyarınca düzetilmesi mümkün bulunduğundan hükmün müsadereye ilişkin k bendinde yer alan \"kayyım atanan ve kayyımlık görevi TMSF'ye devir edilen tüm şirketlerde sanıklar ...hisselerinin TCK'nun 54 maddesi gereğince müsaderesine \" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine K-1 bendi olarak \"iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydı ile... ... Aş'nin TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine ibaresinin yazılmasına \" denilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Yukarıda özetlenen Yargıtay ilamı değerlendirildiğinde, mahkemece verilen önceki kararda yargılanan sanıkların şirketteki hisselerinin müsaderesine karar verildiği ancak Yargıtay tarafından tüm şirketin iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı tutulmak sureti ile  müsaderesine karar verildiği görülmüştür. <br>Davacılar tarafından söz konusu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açıldığı yargılamanın ... 9 İdare Mahkemesinin... esas, ... karar sayılı dosya ile yapıldığı ve  \"....Davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem niteliğinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği, davalı idarenin, kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca  5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\" denilerek davanın görev yönünden reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>TCK'nun 54/1 maddesinde \" (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.\" denilmiştir. <br>Yargıtay 3 Ceza Dairesi yukarıda özetlenen ilamında TCK'nun 54/1 maddesi gereğince suça tahsis edilen eşya hakkındaki hükümlere atıf yaparak şirketin müsaderesine karar vermiştir.<br>01/02/2018 tarihli ve 7076 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler <br>Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Müsadere edilen şirket, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri” başlıklı 1’inci maddesi;  “MADDE 1- (1) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü  maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilip 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesine göre kayyımlık yetkisi ... tarafından kullanılan şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerlerinin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun İkinci Bölümü kapsamına giren suçlardan dolayı müsaderesine karar verilmesi halinde müsadere kararı; bu şirket, ortaklık payları ve malvarlığı değerlerinin ... ve/veya şirket yönetim/müdürler kurulu/malvarlığı değerleri kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile satış veya tasfiye edilmesi suretiyle yerine getirilir. Satış veya tasfiye sürecinde şirket, ortaklık payları veya malvarlığı değerlerinin yönetiminin 6758 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre atanan yöneticiler tarafından yürütülmesine devam edilir. (Ek cümleler:26/5/2022-7407/18 md.) Müsadere kararı verilen şirket, ortaklık payları veya malvarlığı değerlerinin satış veya ticari ve iktisadi bütünlük satışları 6758 sayılı Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddelerindeki esaslar çerçevesinde yapılır. Tasfiye komisyonlarınca tasfiye tamamlanır. (Değişik cümle:26/5/2022-7407/18 md.) Tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir.” “(2) (Ek:26/5/2022-7407/18 md.) Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilmesi halinde, müsadereye konu bu paylar Fon tarafından satışa çıkarılır. En az iki kez satışa çıkarılmış olmasına rağmen satışın gerçekleşmemesi halinde ortaklık payları ilgili şirkete bedeli mukabilinde devredilebilir ve payların bedeli şirket tarafından Hazineye ödenir. Müsadere kararından sonra sermaye artırımına karar verilmesi halinde bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir.” denilmektedir. <br>Dosya içerisine sunulan ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ait ve ...'e hitaben yazılan yazı cevabı incelendiğinde, \"anılan şirketin dosyasında yapılan incelemede ... İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın .... Sayılı yazısı ile bildirilen ... 2 Ağır Ceza Mahkemesinin ... Sayılı kararı ve Yargıtay 3 Ceza Dairesinin 23/01/2023 tarih 2021/2528 esas, 2023/182 karar sayılı kararında şirketin TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verildiğinden, tek pay sahibinin TC Hazine Ve Maliye Bakanlığı olarak 29/03/2023 tarihinde resen tescil edildiği, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, ekinde TMSF tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilen görüş yazısının suretinin sunulduğu, bu yazı incelendiğinde, kesinleşen Yargı kararı kapsamında söz konusu şirketin iyi niyetli 3.kişilerin hakları saklı kalmak kaydı ile TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine kaydı işlenerek Maliye Hazinesi adına tescili ve bu hususun ilanının İTSM'nden istenildiği bu kapsamda önceki derece yargı mercilerinin sanıkların payları hakkında verdiği müsadere kararını \"şirketlerin TCK'nun 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine\" şeklinde düzelterek onaylanan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden Yargıtay 3 Ceza Dairesinin 23/01/2023 tarihli ve 2021/2528 esas, 2023/182 karar sayılı kararı gereğince kurumları tarafından gerçekleştirilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu hususunda ... tarafından ...'ne yazı yazıldığı görülmüştür. <br>Toplanan tüm deliler kapsamında yukarıda da belirtiltiği üzere daha önce sanıkların payları üzerine koyulan müsadere kararının Yargıtay 3 Ceza Dairesince söz konusu şirketin suçta kullanılan eşya hükümlerine atıf yapılarak sanıkların paylarındaki müsadere kararını kaldırarak şirketin tümünün, iyi niyetli 3.kişilerin haklı saklı kalmak kaydı ile şirketin müsaderesine karar verildiği, kesinleşen karar gereğinin icrası için ... tarafından ...'ye yazı yazıldığı, ...'nce de şirketin hazine adına tesciline karar verildiği görülmüştür. Şirketin tümden müsaderesine karar verilmesi nedeniyle, hazine adına tescil edilmesi TCK 54/1 maddesine uygun bir işlem olup, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davalılar tarafından söz konusu şirketin tek paylı hale getirilmesine ilişkin bir karar alınmadığı, sadece kesinleşen yargı kararının icrası için gereğinin ifası üzere ...'ne gönderildiği,...'nce de kesinleşen yargı kararı kapsamında şirketin tek paylı Anonim Şirket olduğu belirtilerek hazine adına tesciline karar verildiği görüldüğünden davacıların davasının aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;<br>1-Davacıların davasının reddine, <br>2-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT 3/2 maddesi gereğince  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak  davalılara  verilmesine, <br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı ... Aş tarafından yapılan 110,00TL tebligat ve tezkere giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine, <br>5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine, <br>6-Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 269,85TL'den mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  hazineye irad kaydına, <br>Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere  oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/05/2024 <br><br>Başkan <br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye <br> ¸e-imzalıdır   <br>Üye <br> ¸e-imzalıdır   <br>Katip <br> ¸e-imzalıdır  <br> <br><br>       ¸<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e003e9db12d7f7f1160aea90fd5ebca","SID":"bae1aa7c6e9b4f8d"}}